Bilginin yaşadığımız çağın hızına paralel giden ve çoğumuzu allak bullak eden bir temposu var. İsrail Gazze'ye bomba yağdırırken, savaşa eşlik eden dezenformasyon da sosyal medyada sıkça karşımıza çıkıyor ve zihnimizi derinden etkiliyor. Tıpkı Covid-19 salgını vücudumuzu tepetaklak ederken olduğu gibi.
Medya okuryazarlığından, platform politikalarına, siyasi parti propagandalarından, yankı fanuslarına, dikkat etmemiz gereken o kadar çok şey var ki, çoğumuz zaman zaman bu bilgi gümbürtüsünün nereye varacağından emin değil. İnsan olmaktan kaynaklı bilişsel yanlılıklarımız, zihnimizin çatlaklarından sızan yanıltıcı bilgiyi durdurmamızın önüne geçebiliyor. Ya da aile ve arkadaşlarımızdan gelen bilgiyi doğru kabul etmekte çok daha mahiriz.
Tüm bunları fark edebilmek ve internette “yalan geçirmez” gibi dolaşabilmek için merak böceği* tarafından ısırılmış olmak gerekiyor. Hayatın gidişatına ve neyin gerçek olduğuna dair bir algı geliştirebilmek, meşakkatli ve yorucu. Tüm bunlar aidiyetlerden arınmayı ve kutuplaşmanın bir yanına düşmeden ayakta kalabilmeyi gerektiriyor.

2016’da teyit.org’u yayın hayatına alırken istediğimiz, dezenformasyonla mücadele ederken internet kullanıcılarına eşlik edebilmek, onların şüphe kasını çalıştırmasını sağlayabilmekti. 7. yılımızı kutladığımız bugün, Türkiye’de teyitçiliğin de doğrulamanın da hiç olmadığı kadar çok konuşulduğunu görüyor, bunda payımız olduğu için sevinç duyuyoruz.
Seneler içerisinde bu fikrin ve pratiğin nasıl geliştiğine yaptığımız çalışmalar üzerinden kısa bir bakış atalım.
Yedi senede yedi mihenk taşı
2016’da teyit.org’u açarak internetteki viral içeriklerin doğruluğunu sınama macerası, 2014’te Türkçe’ye kazandırdığımız Doğrulama El Kitabı’na kadar geri gider. Yeni dijital araştırma teknikleri üzerine gelişen bu uzmanlığı sadece anlatarak değil göstererek de pratik etmenin hem tutarlılık hem de sosyal etki açısından önemli olduğuna inandık.
Elbette teyitçiliği uygulamak kadar onun zeminini yaratmak da, dezenformasyonun ardındaki nedenlere, internet kullanım alışkanlıklarımıza hatta neyden şüphelenip neye kolayca balıklama atladığımıza dair veri üretmek de sorumluluğumuzdu. Bu yüzden 2017’de yayınladığımız “İnternette nelerden şüphe ediyoruz?” çalışmasının sadece bir faaliyet raporu olarak kalmamasına, gelecekte Teyit’in hangi alanlara odaklanması gerektiğine dair bir zemin çalışması olmasına dikkat ettik. Doğrusu neyi neden yaptığımıza dair kararlarımızın çoğunu veriye dayandırma gayretimizin bu ilk örneği hala Türkiye’de eşi olmayan bir çalışma.

Bilgi kirliliği sorununun katlanmasında en büyük pay sahibi olan platformlardan Meta’nın (o günkü ismiyle Facebook) 2018’de üçüncü taraf haber doğrulama partneri olarak Türkiye’de Teyit’i tercih etmesi de kritik bir mihenk taşı. Bu programın etkisi yalnızca platformla sınırlı kalmadı, yaptığı yalan haberler yüzünden Facebook sayfası üzerinden gelir elde edemeyen bir kısım medyadaki hatalı bilgilerin düzeltilmesinde çok önemli katkılarımız oldu.
Birey düzeyinde etkiden topluluk düzeyinde etkiye
Yanlış bilgi ortaya çıktıktan sonra müdahale etmenin, sınırları ve zorlukları var. Zararın önüne geçmek her zaman mümkün değil. Bu yüzden teyitçiliğin tek başına yeterli olmayabileceği fikri bize teyitçiliği kitleselleştirme ve her internet kullanıcısını birer dijital araştırmacı yapma hedefi kazandırdı. Yanlış bilgileri çürüterek yarattığımız sosyal etkiyi Facebook anlaşmasıyla katlamamamızın akabinde, eleştirel düşünce kaslarını geliştirmeye daha çok odaklanmamızın önemli sebeplerinden biri de bu oldu.
Yerel seçimlerin gündemin büyük bir kısmını kapladığı 2018 ve 2019, Teyit’in siyasete etki eden yanlış bilgilerle mücadelede vites artırdığı, bunu da Sahte Haber Karnesi’yle taçlandırdığı yıllardı. Bu iki yıl seçim sürecindeki dezenformasyonun taraf farketmeksizin safları daha da sıkılaştırarak kutuplaşmayı artırdığına tanık olduk.
2020 herkes gibi bizim için de pek çok şeyin alt üst olduğu bir yıl olmasına rağmen pandeminin hemen öncesinde başladığımız “Salgın Var” araştırması, yaklaşmakta olan Covid-19 salgınının ama ondan daha çok infodeminin ilk işaret fişeğiydi. Soner Yalçın’ın hatalı bilgilerle, çalıntı sayfalarla, dedikodu ve internetin karanlık dehlizlerinde sıkışıp kalmış eski komplo teorileriyle bezenmiş kitabı hakkında yayınladığımız çalışma, salgın kapımıza dayandığı anda Yalçın gibi bir profilin infodemiyi katlayarak artırmasını durdurmamızı sağladı.

2021’de Türkiye’nin en güçlü öğretmen topluluğu Öğretmen Ağı’yla eleştirel düşünme becerileri üzerine kapsamlı bir çalışma yaptık ve öğretmenlerin meslektaşları için sınıfta eleştirel düşünme becerileri uygulamaları geliştirmelerine vesile olduk. Bizi en çok gururlandıran işlerden biri Öğretmenden Öğretmene El Kitabı yanlış bilgi ortaya çıktıktan sonra onunla mücadeleye giriştiğimiz teyitçilik cephesine yeni bir destek hattı açtı; yanlış bilgiyi üretmemek ve onu paylaşmadan anlama becerisini önce öğretmen odalarına oradan da sınıflara, genç dimağların zihinlerine taşıyabildik.
Bu yıl yapılan seçimlerle birlikte artık sadece internetteki bilgileri değil, siyasilerin dillerinden dökülen ve kamuoyunun kararlarını belirlerken beslendiği bilgi ortamını şekillendiren demeçleri de incelemeye başladık. Öyle ki en başta Cumhurbaşkanı’nın kendisi olmak üzere pek çok siyasi figürün hem deprem hem seçim gündemi sırasında kamuoyunu ciddi şekilde yanıltmaya dönük çabalarını afişe etmiş olduk. Şimdiyse vaat takibi yaparak verilen sözlerin tutulup tutulmadığını takip ediyoruz.
Tüm bu işler siyasi kazanç elde etmek ve bilgi akışı üzerindeki otoritesini kanıtlamak dışında herhangi objektif bir hedef belirleyemeyecek devlet kurumlarının, belediyelerin, haber ajanslarının ve siyasi partilerin “Teyit” ismini kullanarak taklit projeler hayata geçirmesine de vesile oldu. Teyitçilik disiplinini gazetecilik içinde yeşertip büyütmeyi beceremeyen medyanın bıraktığı bu boşluğu hem erken bir zamanda hem de dürüst ve adil şekilde doldurarak, bu taklitlerin başarı şansını çoktan elediğimizi görmemeleri ne kadar şaşırtıcıysa, mevcut işleri desteklemek yerine basit kopyalar olmanın ötesine geçemeyecek hayaller peşinde koşmalarını da bir o kadar hayret verici buluyoruz.
Tekrar hatırlatmak gerekirse, teyitçilik yanlış bilgi sorunu ve onu besleyen tüm sebeplere dair sadece bir çözüm yolu. Bu kadar karmaşık bir problemin tek bir çözümü olamayacağı su götürmez bir gerçek. Her aktörün yapabileceği ve yapması gereken farklı. Bu yüzden enerji ve vakti iyi konsolide etmenin, işbirliği ilkesini Teyit’in DNA’sına işlemenin ne kadar gerekli olduğunu tekrar tekrar görüyoruz.

Teyit yönetiminde devir teslim zamanı
Tüm bu çalışmalarda kurucular olarak elimizden gelen en ideal iş ortamını yaratmaya çalışarak, ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu ve iyilik halini korumaya özen gösterdik. Bu süreçte gördük ki, mükemmele ulaşma çabası kıymetli olmakla birlikte bu hedef sonu olmayan bir çalışma temposunu gerektirecek kadar uzakta. Gelin görün ki, bizi güçlü, cesur ve etkili tutanın, boyumuzdan büyük işlere kalkışmak olduğunu da gayet iyi biliyoruz.
Yedi senedir Teyit’e gözü gibi bakan, onu bugünkü haline getirebilmek için ne gerektiyse yapan kurucular olarak Teyit’in aktif yönetiminden ayrılıyoruz. Hem bizim hem de organizasyonumuz için yenilik ve dönüşüm zamanı olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar iyi ya da kötü ortak deneyimler paylaştığımız iş arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, destekçilerimize, dostlarımıza ve ailelerimize hem bize kattıkları için hem de güvenip destek oldukları için teşekkür ederiz.
Son üç senedir yazı işleri sorumlusu olarak başarılı işlere imza atan Emre İlkan Saklıca’nın bu yeni yıl dönümü kutlaması vesilesiyle Teyit’in yeni direktörü olduğunu duyurmaktan mutluyuz. Emre’nin vizyonu, ekiple uyumu ve yanlış bilgi sorununa bakış açısı Teyit’in geliştirdiği işlerin daha derinlikli bir sosyal etkiye ulaşmasında büyük rol oynayacak.
Gerektiği noktalarda sağlayacağımız danışmanlıkla Teyit’in bilgi ekosistemindeki rolünü korumasına yardımcı olurken, dezenformasyon üzerine geliştirdiğimiz bilgi birikimini yeni işler ve çalışmalarla farklı platformlarda sizinle buluşturmayı sürdürmeyi arzu ediyoruz.

Tüm bu niyetlerin ve hayallerin gerçekleşebilmesi için takipçilerimizin, okurlarımızın yani topluluğumuzun katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Teyit birlikte öğrenme ve birlikte çalışma yollarını kurmaya devam ederek, hakikatin tekeli değil, ona açılan kapılardan biri olduğunu göstermeyi sürdürecek.
Şüphe kasınızı diri tutun, görüşmek üzere.
Atakan - Gülin
Not: Mehmet Atakan Foça, Teyit Medya A.Ş. adına imtiyaz sahipliğini sürdürmektedir.








