Yaşadığımız dijital çağ, bize bu çağın kendine özgü dilini öğrenmeyi mecbur kılıyor.
Bu yeni dile ait kavramları tanımak, dijital dünyanın risklerini ve fırsatlarını daha iyi anlamak için bir ön koşul. Üstelik her biri, çevrimiçi deneyimimizin pusulası olma potansiyeline sahip.
Bundan yüz sene önce yeni bir dil öğrenmenin yolu sözlük karıştırmaktan geçiyordu. Bugün ise öğrenmenin yolları değişti: Parmaklarımız ekranlarda kayıyor, tıklıyoruz, beğeniyoruz, paylaşıyoruz. Her hareket, bu yeni dilde bir kelimeyi öğrenmek için attığımız adımlardan biri.

Kavramları öğrenme yolumuz değişirken, biz de bu yeni kavramları daha etkili ve kalıcı bir şekilde sunmanın yollarına odaklandık. Bunun ilk adımı, Teyit Sözlük içerikleriyle eleştirel dijital okuryazarlık ve teyitçiliğe dair kavramları erişilebilir hale getirmekti.
Neden bir sözlük?
Kavramlar, düşüncenin yapı taşları. Bir kavramı öğrenmek, sadece o kelimenin anlamını bilmek değil, aynı zamanda o kavram üzerinden dünyayı farklı bir şekilde yorumlamaya başlamak demek.
Bu felsefeden hareketle başladığımız Teyit Sözlük’te, 2019’dan bu yana eleştirel dijital okuryazarlık ve teyitçilikle ilgili sıkça kullandığımız kavramları açıklıyoruz.

Teyit Sözlük Posteri’nde yer verdiğimiz kavramlardan dezenformasyon, yankı fanusu, eleştirel dijital okuryazarlık ve bot hesap.

Teyit Sözlük yazılarında odaklandığımız tek nokta kavramın anlamı değil. Yazılarda, bireysel kullanıcıların bu kavramla ilgili güncel tartışmaları takip edebilmesini, kavramın yaşamı üzerindeki olası etkilerini anlamalarını ve bu etkiyi daha iyiye götürebilmeleri için rehber olabilecek çözüm önerileri sunmayı önceliklendiriyoruz.
Teyit Sözlük, bu nedenle sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda bilinçli bir dijital vatandaşlık rehberi.
Niyetimiz Teyit Sözlük’ün güncel gelişmelerle uyumlu, esnek bir yapıda, canlı bir kaynak olmasını sağlamak. Bunu da yapay zekânın hızla gelişmesiyle ortaya çıkan "yapay zekâ halüsinasyonu" ya da sosyal medya platformlarında sıkça karşılaştığımız "algoritma yanlılığı" gibi hayatımıza yeni yeni giren kavramları ele alarak yapıyoruz.
Kavramlardan sahnelere
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle Teyit Sözlük’te yer alan 12 temel kavramı, popüler dizi ve film sahneleriyle eşleştirerek anlattık. Proje kapsamında, Teyit’te sıkça kullandığımız şüphe kası, oltalama, komplo teorisi, dijital uçurum, safsata, deepfake, suskunluk sarmalı, mandela etkisi, yapay zekâ, meme, dezenformasyon ve trol hesap kavramları kısa videolara dönüştü.

Bu videolarda referans noktamız popüler dizi ve filmlerdi. Örneğin, şüphe kası kavramını 1998 yapımı komedi filmi Truman Show’da, Truman’ın hayatının bir televizyon şovundan ibaret olduğunu fark ettiği sahneyle eşleştirdik. Suskunluk sarmalı kavramını 1957 yapımı film 12 Öfkeli Adam’ın, bir azınlık fikrinin bir grubun baskısı altında nasıl kaybolabileceğini göstermesiyle anlattık.
Suskunluk sarmalı kavramını 12 Öfkeli Adam filmiyle eşleştirerek anlattığımız videomuz.
Videoların tamamına Teyit’in Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.
Sosyal medyanın dinamiklerine uyum sağlamak
Videoların kurgusunda, bireysel kullanıcıların giderek azalan dikkat süresini de dikkate aldık. Bu yüzden, her bir kavramı maksimum 90 saniyelik kısa videolarda sunarak izleyicilerin kısa bir zaman diliminde hem bilgi edinmesini ve hem kavramlar üzerine düşünmesini amaçladık.
Eleştirel dijital okuryazarlık ve teyitçilikle ilgili sıkça kullandığımız kavramlara ilişkin içerikler hazırladığımızdan bahsetmiştim. Bunun bir adımı da kavramları tanımlarıyla birlikte verdiğimiz, sosyal medya hesaplarımız için hazırladığımız kart formatındaki tasarımlardı. Bu projedeki asıl hedefimiz, kavramları yalnızca tanımlamak değil, yaşamın içindeki örneklerle ilişkilendirerek zihinlerde kalıcı hale getirmekti. Çünkü geçmiş deneyimimiz, metin bazlı görsel kartlarla bu kavramları anlatmanın yaratabileceği etkinin sınırlarını test etmemizi sağladı.

Dijital uçurum kavramıyla birlikte tanımı verdiğimiz bilgi kartı (solda) ve kavramı film ve dizi sahneleriyle anlattığımız videonun (sağda) aldığı etkileşim sayıları.

Bu farkındalıkla, kavramları güçlü görsel hikâyelerle somutlaştırmayı, günlük yaşamla bağ kurabilmeyi ve kullanıcıların bilgiyi içselleştirmelerini sağlamayı hedefledik. Bu sayede 1 milyon 900 bini aşan erişime, 13 bin etkileşime ulaştık.
Bence tüm bunlar, artık meselenin sadece bilgi vermek değil; bilginin hissettirdiği, düşündürdüğü ve harekete geçirdiği bir deneyim sunabilmek olduğunu söylüyor.
Dijital dönüşümün ayak seslerinin daha yüksek sesle işitildiği bu çağda, onun kendine özgü diline uyum sağlama yolculuğumuz işte böyleydi. Bu dönemin bize neler sunacağını kestirmek zor. Ama siz, dijital okuryazarlık tutkusunu daima canlı tutmayı sakın unutmayın!
Yenilenmiş Teyit Sözlük Posteri’ne buradan ulaşabilir, dilerseniz çıktı alıp yaygınlaştırabilirsiniz.









