Araştırma: İnsanlar içeriklerde yapay zekâ katkısı varsa medyaya daha çok güveniyor
#teyitpedia

Araştırma: İnsanlar içeriklerde yapay zekâ katkısı varsa medyaya daha çok güveniyor

Medyaya yönelik değişen güven dinamikleri ve sosyal medya platformlarının artan etkisi, teyitçiliğin değerinin ve günümüz bilgi ortamında medya okuryazarlığına duyulan ihtiyacın altını çiziyor.

Bu içerik 2 yıl önce hazırlandı.

28 ila 30 Haziran tarihlerinde onuncusu düzenlenen Global Fact’e ev sahipliği yapan Seul, dünyanın dört bir yanından teyitçi, araştırmacı ve gazetecileri ağırladı. Teyit’in de katıldığı zirvenin bir diğer konuğu Logically Facts’ti. Uluslararası Doğruluk Kontrol Ağı’nın (IFCN) üyelerinden olan Logically Facts, teyitçilik aracılığıyla yanıltıcı ve aldatıcı çevrimiçi söylemin neden olduğu bireysel, kurumsal ve toplumsal zararı azaltmayı amaçlıyor.

Logically Fact’in bu zirvede yayınladığı, medyaya ve teyitçiliğe duyulan güveni irdeleyen rapor konuyu bütünlemesine ele almanın yanı sıra geleceğin medyasının nasıl şekillenebileceğiyle ilgili de ipuçları barındırıyor.

Medyaya ve teyitçiliğe güven verileri ne söylüyor?

Logically Facts tarafından yayınlanan raporun en önemli bulgularından biri katılımcıların beşte birinin medyanın her türüne olan güvenini kaybetmiş olması. Bu durum, hem geleneksel hem güncel bilgi kaynaklarına yönelik artan bir hayal kırıklığına işaret ediyor.

Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Medyaya duyulan güven konusunda, birçok katılımcı geleneksel veya "ana akım" medya yerine sosyal medya platformlarından oluşan bir kombinasyona güvenme eğiliminde. Geçmişe nazaran sosyal medyanın daha “güvenilir” olarak anılması, insanların bilgiyi tüketme biçimlerinin değiştiğini ve sosyal medyanın kamuoyunu şekillendirmedeki artan etkisini vurguluyor. 

Bir diğer önemli soru ise teyitçilik mekanizmalarını kullanan sosyal medya platformlarına güvene yönelik. Katılımcıların yaklaşık yüzde 55'inin teyitçilik mekanizmalarından faydalanan platformların daha güvenilir olduğunu düşünmesi, sosyal medya platformlarının yürüttüğü politikalar içinde yanlış bilgi problemine yer verilmemesinin, güveni zedeleyen nitelikte olduğunu gösteriyor.

Teyitçilik mekanizmalarına sahip platformların tercih edilmesi, medya okuryazarlığı konusunda artan bir farkındalığa işaret ediyor olabilir. İnsanların doğru ve yanlış bilgi arasında ayrım yapma ihtiyacının farkına varmaları ve yanlış bilginin potansiyel tehlikelerinin anlaşıldığını görmek biz teyitçiler için umut verici. 

Peki, yüzde 8’lik kesimin teyitçilik mekanizmalarının sosyal medya platformlarında yer almasının gereksiz olduğunu düşünmesi neye işaret ediyor olabilir? Teyitçilerin kullandığı metodolojiye duyulan önyargılar, kötüye kullanım potansiyeli hakkındaki endişeler ve teyitçiliğin belirli anlatıları veya görüşleri hedef alan bir sansür biçimi olarak kullanılabileceğine dair endişeler, teyitçiliğin gerekliliği konusunda ikna edilmeyi zorlaştırıyor olabilir. 

Araştırma: Medyada güven nasıl artar?
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Teyitçilerin metodolojilerini açık bir şekilde sunması, sosyal medya platformlarıyla yaptıkları işbirliklerini şeffaflık gözeterek yayınlaması ve her şeyden önemlisi yanlış bilgi sorunuyla nasıl mücadele ettiklerini geniş kitlelere aktarması, çözümün bir parçası olabilir. 

Peki sosyal medya platformlarını daha “güvenilir” kıldığı düşünülen teyitçilik faaliyeti, insanların zihninde nasıl canlanıyor? 

Katılımcıların yüzde 74’ü “Teyitçilik birincil kaynaklarla görüşmeyi, kamuya açık verilere başvurmayı ve fotoğraf ve videolar da dahil olmak üzere medya analizi yapmayı kapsayan orijinal raporlama yoluyla haberleri teyit etmeyi içeren bir gazetecilik uygulamasıdır” olarak tanımlanan teyitçilik kavramına aşina olduğunu belirtiyor. Bu oran, teyitçiliğin ne olduğuna ilişkin nispeten yaygın bir farkındalığa işaret ediyor.

Yanlış bilginin yaratabileceği olumsuz etkilere yönelik soru, yanlış bilginin toplumda uyandırdığı endişeyi gözler önüne seriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı yanlış bilginin yarattığı “çevrimdışı etkilere” dikkat çekiyor. Toplumsal huzursuzluk ve protestoları teşvik etmek de önemli olumsuz etkiler arasında sayılmış. Bir diğer dikkat çeken bulgu, yanlış bilgiler sebebiyle insanların hem ana akım hem de sosyal medyayı kullanmaktan imtina etmeleri. 

Medyanın güven sorununu şeffaflık nasıl aşar?
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Peki teyitçiliğe en çok ihtiyaç duyulan alan hangisi? Katılımcıların yüzde 72’si toplum ve siyasetin sosyal medya platformlarında dolaşan yanlış bilgilerden olumsuz etkilendiğini düşünüyor. Bu bulguya paralel şekilde, teyitçiliğe en çok ihtiyaç duyulan alan olarak seçimler ve diğer siyasi etkinlikler gösterilmiş. 

Teytiçiliğin önemli görüldüğü bir başka alan olarak iklim değişikliği ve çevresel meseleler gösterilmiş. Tüm dünyada endişe uyandıran kuraklık seviyesi, her sene daha da büyüyen yangınlar ve şiddeti artan kasırgalar bu konuda bir farkındalık oluşmasının yanı sıra iklim teyitçiliğinin önemini vurguluyor.

Peki bu tartışmada sosyal medya platformlarına düşen görev ne?

Araştırma sonuçları, teyitçilik faaliyetlerinde bulunan medya şirketleri ve sosyal medya platformları arasında daha fazla işbirliği yapılması gerektiğini vurguluyor. Çünkü katılımcıların yüzde 74’ü eğer içerik yanıltıcı bilgiler içeriyorsa veya içerikte bağlamdan koparma söz konusuysa bunun işaretlendiğini görmek istiyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 66'sı yanlış iddiaların nasıl tespit edileceği konusunda daha fazla şey öğrenmek istediklerini ifade ediyor. Bu durum, medya kuruluşlarının ve örgün eğitim kurumlarının dijital medya okuryazarlığı konusunda tasarlayabilecekleri eğitimlerin önemini vurguluyor.

Biyomedikal makalelerde uydurma kaynaklar üç yılda 12 kat arttı
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?
Teyitçiliği ve eleştirel düşünmeyi teşvik etmek ve dijital okuryazarlığı geliştirmek için tasarlanmış Pürmerak Kulübü’ne katılmak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Yapay zekâ teyitçilik yöntemlerini şekillendirmeye başladı mı?

Raporun dikkat çekici bulgularından bazıları şüphesiz yapay zekâya dair olanlar. Yapay zekâ gazetecilerin ve teyitçilerin mesleğini elinden alacak mı tartışmaları sürerken, raporun teyitçilik yöntemleriyle yapay zekânın kesişim kümesine dair sorduğu sorular, konuyu farklı bir yerinden tartışmamıza olanak sağlıyor.

“Aşağıdaki doğruluk kontrolü yaklaşımlarından hangisinin en güvenilir olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 47’sinin “insan müdahalesinin yanı sıra gelişmiş teknolojilerin kullanılması” seçeneğini işaretlemesi, yapay zekânın güvenilirliği konusunda epey dikkat çekici bir veri sunuyor. Dahası, “gelişmiş teknolojilerin müdahalesi olmaksızın insan uzmanlığının kullanılması” seçeneğinin yüzde 14 tarafından benimsenmesi de yapay zekânın tek başına güvenilir bir kaynak görülmediği gibi, tek başına insan uzmanlığının kullanılmasının da güven vermediğini gösteriyor.

Aynı soru Teyit’in X (Twitter) hesabından sorulduğunda, ankete katılan takipçilerin yüzde 61’inin insan ve yapay zekânın ortaklaşa çıkardığı teyitçilik faaliyetini daha güvenli bulduğu sonucu çıktı. Bu güvensizlik sadece insana değil, aynı zamanda medyaya güvensizliğin bir yansıması olarak da görülebilir. Medya organlarının sorgulanması gereken güvenilirliği, gazetecilerin dünya genelinde hedef haline gelmesi ve dezenformasyonun farklı otoriteler tarafından bir silah olarak kullanılması gibi faktörler, insanların yapay zekâ ve insan uzmanlığı arasındaki dengeye dair endişelerini etkileyebilir. 

teyit anket logically fact1

Teknoloji ve insan müdahalesinin bir kombinasyonunun tercih edilmesi, teknolojinin potansiyel faydalarına rağmen, bilgi doğrulama süreçlerinde insan yargısının ve eleştirel düşüncenin değerine hâlâ inanıldığına işaret ediyor. 

Yapay zeka insan iradesini nasıl aşındırıyor?
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Teknoloji destekli doğruluk kontrolü konusunda genel bir uzlaşı olsa da, rapora göre ChatGPT gibi yapay zekâ araçları söz konusu olduğunda güven oranı düşüş gösteriyor. Katılımcıların sadece yüzde 36'sı doğruluk kontrolü için yapay zekâ araçlarına güvendiğini ifade ederken, yüzde 25'i bu araçlara güvenmediğini belirtiyor. Bu rakamlar, insanların yapay zekânın yetenekleri konusunda şüpheci yaklaştığını veya yabancılık duyduğunu gösteriyor olabilir.

logically facts anket x

Aynı soru Teyit takipçilerine sorulduğunda, katılımcıların yüzde 62 gibi büyük bir kısmı ChatGPT gibi araçların doğru ve tarafsız bilgi vereceğine inanmadığını belirtti. Bu oran, Logically Fact’in raporuyla paralellik göstermiyor. Üretken yapay zekânın sık sık anlamsız çıktılar üretmesi, yanlı verilerle eğitilmiş olması, görsel çıktılarının yanlış bilgilerle eşleştirilerek sosyal medyada yayılması ve verdiği bilgilerin kaynağını açık bir şekilde aktaramaması insanlarda bu araçlara karşı genel bir güvensizlik halini tetikliyor olabilir.

Dijital uçurum farklı yaş ve cinsiyetlerde göze çarpıyor

Raporun tamamı incelendiğinde, bazı ifadelerde cinsiyet ve yaşa bağlı olarak verilerin değişkenlik gösterdiği fark ediliyor.

Yapay zeka botları propagandaya nasıl alet oluyor?
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Bu veri farklılıklarını açıklamamıza yardımcı olabilecek bir kavram olan dijital uçurum, dijital teknolojilere erişim, benimseme ve kullanımdaki eşitsizliği ifade etmek için kullanıyor. Bu uçurum, teknolojiye erişim, dijital beceriler ve çevrimiçi kaynakların kullanımındaki eşitsizlikler de dahil olmak üzere çeşitli şekillerde ortaya çıkabiliyor.

Bu rapora göre, cinsiyet temelli veriler incelendiğinde, erkeklerin yüzde 41’lik oranla ChatGPT‘ye daha fazla güvenme eğiliminde olduğu, kadınların ise sadece yüzde 29’unun güvenli bilgi için ChatGPT’ye yöneldiği dikkat çekiyor. Peki, kadınların ChatGPT’ye daha şüpheci yaklaşmasının altında yatan sebep ne? Raporun bir diğer dikkat çekici verisi bu soruya yanıt olabilir: yüzde 70’lik oranla erkekler ChatGPT'ye daha aşinayken, kadınların yüzde 48’i ise aşina olmadığını itiraf ediyor. Bu durum potansiyel olarak güven düzeylerini etkileyebilir.

Uçurumun bir diğer tarafında ise yaş faktörü var. Medya kaynaklarına güvenin 55 yaş ve üzeri bireyler arasında daha düşük olması, medya güvenilirliği algısında kuşaklar arası bir farka işaret ediyor. Rapora göre, doğruluk kontrolüne aşinalık da yaşla birlikte, özellikle de 45 yaşından sonra azalma gösteriyor. Bu düşüş, farklı yaş grupları arasında çevrimiçi bilgilere ve sosyal medya platformlarına maruz kalma düzeylerinin farklı olduğunu vurguluyor.

Cinsiyete veya yaşa dayalı bu eğilimler, teknolojiye aşinalık ve medya okuryazarlığı gibi faktörlerin ChatGPT gibi teknolojilere yönelik tutumların şekillenmesinde ve doğruluk kontrolünün öneminde rol oynadığını gösteriyor. Dijital uçurumun tüm yönleriyle ele alınması ve farklı cinsiyet ve yaş grupları arasında medya okuryazarlığının teşvik edilmesi, daha bilinçli ve eşitlikçi bilgi tüketim modellerine katkıda bulunmamıza yardımcı olabilir. 

Araştırma: Yapay zeka haberleri tüketiyor ama “bedelini” ödemiyor
Araştırma: İnsanlar haber kuruluşlarına neden güvenmiyor?

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar
asistan arkaplanNasıl yardımcı olabilirim?