Telefonunuza günde kaç bildirim geliyor, mail kutunuzda yanıtlanmayı bekleyen e-posta sayısı kaç? Yalnızca bir kaydırmada X akışınızda kaç farklı paylaşıma denk geliyorsunuz? Ve daha da önemlisi, tüm bu bilgi akışında zihninizi olabildiğince berrak tutabildiğinizi hissedebiliyor musunuz?
Çoğu zaman bu mümkün olmuyor, çünkü maruz kaldığımız bilgi kütlesi arttıkça, beynimizin onu işleme kapasitesi de aynı oranda azalıyor. Aşırı bilgi yüklemesi (information overload) olarak adlandırılan bu durum, beynin başa çıkabileceğinden ve işleyebileceğinden çok daha fazla miktarda bilgi ile boğulması anlamına geliyor.
Kavram ilk defa siyaset bilimi profesörü Bertram Gross tarafından 1964 tarihli The Managing of Organizations isimli yayında kullanıldı. Fakat kavramın popülerleşmesi, 1970 yılında Amerikalı yazar ve fütürist Alvin Toffler’ın kaleme aldığı "Future Shock" adlı kitap sayesinde oldu. Toffler kitabında aşırı bilgi yüklemesine dikkat çekerek, “geleceğin erken gelmesinin yol açtığı baş döndürücü yönelim bozukluğunun, yarının en önemli hastalığı olacağından” söz ediyordu.

Aşırı bilgi yüklemesine dair tartışmalarda sıklıkla kaynak gösterilen bir diğer kişi The Futurist dergisi yazarlarından Ben Bagdikian. Bagdikian, 1971 yılında yayınladığı bir makalede o günlerde ortalama altı farklı televizyon kanalına sahip olduklarından, fakat gelecekte bu sayının 200’e tırmanacağından bahsediyor. Aynı makalede ayrıca, bilgisayarların yakında dakikada 12 milyon kelime bilgi depolayabilecekleri ihtimaline değinerek “Bunun sonu nereye varacak?” diye soruyor. Bagdikian için tüm bunlar endişe verici, çünkü insanlığın bilgiyi işleme yeteneğiyle bu ölçüde bilgi yükünün şiddetli bir şekilde çarpışacağından emin.
Tarih boyunca, özellikle Rönesans ve sanayi devrimi dönemlerinde aşırı bilgi yükünden şikayet edildiği bilinse de, kavramın tam anlamını hissettirmesi bilgi çağının başlangıcını beklediği aşikar. Bilgisayarların ve cep telefonlarının insanları sürekli olarak bilgi ile kuşattığı bugün, günde 500 milyon tweet atılıyor, 294 milyar e-posta gönderiliyor ve WhatsApp'ta 65 milyar mesaj iletiliyor. Gelin bir de bugünden geleceğe bakalım. Dünya Ekonomik Forumu, mevcut veri yaratma hızıyla, dünyanın 2025 yılına kadar bir günde 463 milyar gigabayt veri üretebileceğini öngörüyor.
Peki bu durum insanlığın bu savaştan galip ayrıldığının ve Bagdikian’ın yersiz endişesinin bir kanıtı mı?
ABD merkezli düşünce kuruluşu Pew Research Center’ın araştırmasına göre, insanlar geçmişe göre sınırsız bilgi gerçeğine daha fazla alışmış olsa da, hala toplumun önemli bir kısmı bilgi tüketilen alanların çeşitlenmesi sebebiyle aşırı yüklenmiş hissediyor.

2016 yılında yapılan ankete göre aşırı bilgi yüklemesi hissedenlerin oranı yüzde 20. Bu oran on yıl öncesine göre yüzde 7 daha az olsa da, yine de nüfusun beşte birini oluşturuyor. Araştırmadaki bir diğer önemli bulgu ise, aşırı bilgi yükü hissinin internete erişimi olan kişiler arasında daha yaygın olması.
Aşırı bilgi yükü stresi de beraberinde getiriyor
Araştırmalar, aşırı bilgi yükünün gerginlik ve tükenmişlik hissini arttırdırmanın yanı sıra çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koyuyor. Bunların sonucunda ortaya çıkan performans kaybı ise yapılan işten alınan keyfi ve tatmini büyük oranda azaltıyor. Aşırı bilgi yükünün neden olduğu bir başka sorun ise kararlarımızın niteliğini etkilemesi. Aşırı bilgiye maruz kalan beyin yoruldukça odağımız da aynı ölçüde sınırlanıyor ve böylece karar vermek giderek zor hale geliyor.
Bu yükün verdiği stres ise bilgi görselleştirmenin öncüsü ve bilgi mimarisi teriminin de yaratıcısı olan Richard Saul Wurman tarafından “bilgi kaygısı” olarak nitelendirilmiş. Wurman, bilgi kaygısının bilgi yığınlarının niceliğinden ziyade bu yığında yer alan alakasız ve ilgisiz bilgilerden kaynaklandığını düşünüyor. Bu nedenle, kavram günümüzde özellikle görevi bir web sayfasında veya uygulama ekranında doğru miktarda ve ihtiyaca yönelik bilginin görünmesini sağlamak olan kullanıcı deneyimi (UX) ve kullanıcı arayüzü (UI) tasarımcılarını yakından ilgilendiriyor.
Bu yükün altından nasıl kalkacağız?
Bu alanda yapılan araştırmalar, yalnızca aşırı bilgi yükünün nedenleri veya sonuçlarına odaklanmıyor, aynı zamanda farklı başa çıkma yöntemlerine de değiniyor. Filtreleme (filtering) ve geri çekilme (withdrawal) en çok kullanılan yöntemler arasında. Filtreleme, e-posta gibi bir bilgi parçasının belirli kriterlere göre göz ardı edilip edilmeyeceğine dair bir yol planı sunarken, geri çekilme kişinin etkileşimde bulunduğu bilgi kaynağının sayısının sınırlandırılmasını içeriyor. Bilgiyi filtrelemenin ve içeriği gözden geçirmenin bir diğer önemi de alınan bilginin alaka düzeyini, geçerliliğini ve güvenilirliğini belirlemeye yardımcı olması.

Neye ne kadar zaman ayıracağınıza karar vermek de aşırı bilgi yüküne maruz kalmanızı önleyebilir. İşinizle veya sevdiklerinizle ilgili bazı bildirimler için bu geçerli olmasa da, alakasız bilgi tüketmemeyi seçebileceğiniz zaman aralıkları yaratabilirsiniz. Örneğin, sosyal medyada geçireceğiniz bir zaman aralığı belirlemek, haber sitelerini kontrol etmek için gün içinde ayrıca bir plan oluşturmak, tükettiğiniz bilgileri daha iyi özümsemenize yardımcı olabilir. Genellikle iş dünyası için önerilen ve aşırı bilgi yükünü azaltacak bir diğer yöntem ise önceliklendirme yapmak. Önceliklendirme yaparak daha az önemli veya alakasız bilgilere maruz kalmanızı azaltabilir, daha önemlilere veya ihtiyacınız olanlara odaklanabilirsiniz.
Her saniye akışımıza düşen onlarca paylaşım, kontrol etmemiz gereken yüzlerce e-posta ve araştırma yaparken karşımıza çıkan 19 milyon arama sonucu, doğru bilgi arayışında hızımızı da yavaşlatıyor. Çünkü mevcut bilgi hacmi nedeniyle, güvenilir kaynaklara ulaşmak giderek zorlaşıyor ve sürekli bilginin güvenilirliğini değerlendirme ihtiyacı aşırı yüklenmeye yol açıyor. Tükettiğimiz bilgilere ilişkin öz farkındalığımızı arttırmak ve çevrimiçi ortamda üretilen bilgi miktarını azaltmak ise bir çözümün bir parçası olabilir. Ürettiğimiz bilgilerin konuyla ilgili, geçerli ve doğru olduğundan emin olmak, bu konuda atabileceğimiz bireysel adımlar arasında.
Teyitçilerin en sık kullandığı kavramlardan oluşan Teyit Sözlük posterine yayınlar bölümünden ulaşabilirsiniz.
Kapak görseli: iStock










