Sosyal medyada paylaşılan İngilizce bir haberin başlığındaki “Turkish Dictator likes gay life” cümlesinin“Türk diktatör eşcinsel hayatı seviyor” anlamına geldiği iddia edildi.

Söz konusu haber daha önce de benzer bir iddiayla sosyal medyada paylaşılmış.

Paylaşılan görselden haberin 12 Mart 1933 tarihinde İngiliz Sunday Journal And Star gazetesinde yayınladığını tespit ediyoruz. Haberin fotoğraf altı yazısında Türkçe, “Yine de Mustafa Kemal Paşa en önemli kararlarından bazılarını sıklıkla yemek yerken, dans ederken veya kağıt oynarken verir” yazıyor.

12 Mart 1933 tarihli Sunday Journal And Star gazetesinde yer alan yazının bir kısmı.
Gay kelimesi aynı zamanda “mutlu, neşeli” anlamına geliyor
Haberin tam metnine ulaşmak için Google’da haberin başlığı ve yayınlandığı tarihle İngilizce arama yapıyoruz. Newspapers üzerinden ulaştığımız haberin içeriğinde Atatürk’ün çocukluğundan 1933 yılına kadar hayatındaki önemli bazı olayların ele alındığını görüyoruz.

Haberin başlığındaki anlamına baktığımızda ise "gay" kelimesinin farklı bir anlamda kullanıldığını tespit ediyoruz. Günümüzde eşcinsel anlamında kullanılan “gay” kelimesi aynı zamanda mutlu, neşeli anlamlarına da sahip.

Cambridge sözlükten alınan ekran görüntüsü.
Kelimenin etimolojisini araştırdığımızda 12. yüzyılda Fransızcada kullanılan “Gai” kelimesinin İngilizceye geçtiğini görüyoruz. “Gai” kelimesi Fransızcada neşeli olan, hoş ve neşeli bir karaktere sahip, neşeye meyilli olan, doğuştan neşeli kişi anlamına geliyor.

17. yüzyılda İngilizcede kabul edilebilir, orta derecede iyi anlamında gelen kelime, 19. yüzyılda eşcinsel anlamına gelecek şekilde kullanılıyor. Fakat bu kullanım o dönemde yaygın değil.
Kelimenin 1920’lerde Amerika Birleşik Devletleri’nde yükselen queer (kuir) mücadelesiyle birlikte eşcinsel anlamında kullanılması yaygınlaşıyor. Dil bilimci Jorge Martínez Guille’ye göre, 1940’larda psikolojik yazılarda rastlanıyor. 1950'lere gelindiğinde daha çok klinik bir terim olarak kullanılsa da 1960’larda eşcinsel mücadelesi tarafından tercih edilen bir kelime oluyor.
Başlıkta kullanılan bir diğer kelime diktatör ise Fransızcadan Türkçeye geçen bir kelime. Her iki dilde de bütün yetkileri kendinde toplamış, mutlak yönetici anlamı taşıyor.

Dil Derneği sözlüğünden alınan ekran görüntüsü.

Türkçede mecazi olarak zorba anlamında da kullanılan kelimenin Fransızca kökeni Antik Roma’ya dayanıyor. Antik Roma’daki anlamı ise altı ayı geçmeyecek bir süre için belirli kritik durumlarda olağanüstü şekilde atanan kişi.
Kelime günümüzde yasal olarak veya zorla iktidara gelen, kontrolsüz veya açık muhalefet olmaksızın kullanılan yetkiye sahip olan devlet veya hükümet başkanı anlamına taşıyor.
Diktatör kelimesi söz konusu haberde başlık dahil üç kez kullanılıyor. Yazı genelinde ise yönetici anlamında gelen “ruler” kelimesine yer veriliyor.
Haberin içeriğinde Atatürk’ün hayatına dair genel bir çerçeve çiziliyor
Hampton Ford tarafından yazılan yazı Atatürk’ün yemek sofralarına, dansa ve eğlenceye düşkün olduğu cümleleriyle başlıyor. Atatürk’ün evlat edinme nedeninin küçük yaşta babasını kaybetmesiyle ilgili olduğunu ifade eden yazı, Atatürk’ün babasını tanıyan bir tüccar sayesinde askeri okula girdiği, burada Sultan Abdülhamid’in düzenine karşı arkadaşlarıyla gizli topluluklar kurduğu ve bu nedenle tutuklandığını söylüyor.

Öğretmenlerinin desteğiyle hapisten çıkarak okulunu bitiren ve askeri kariyerinde yükselen Atatürk’ün batıyı örnek alarak hayata geçirdiği hukuki ve toplumsal reformlardan söz ediliyor.
Latin alfabesine geçilmesi, kılık kıyafet reformu, medeni kanun ile çok eşliliğe son verilmesi, zorunlu ve parasız eğitim yasasıyla eğitimi zenginlerin ulaştığı bir imkân olmaktan çıkardığı yazıda söz edilen gelişmelerden.
Yazar yazısının sonunda ise şöyle diyor: “Dans maratonları, iskambil oyunları ve gönülleri fethetmesini etmesini sağlayan ulusal başarıları arasından yaşamın kurallarını hiçe sayarak nasıl yöneticilik yapıyor? Elbette ABD’nin Türk Büyükelçisi’nin dediği gibi Mustafa Kemal Paşa sıradan bir adam değil.”

12 Mart 1933 tarihli Sunday Journal And Star gazetesinde yer alan yazının tamamı.

Atatürk’ün hayatına dair İngiliz okuyucular için genel bir çerçeve çizen yazıda, iddia edildiği gibi eşcinselliğe dair herhangi bir bilgi yer almıyor. Yazıda Atatürk’ün yaşadığı zor koşullara rağmen eğlenceyi sevdiği ve neşeli bir hayat sürdüğü anlatılıyor.







