Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde Pfizer yetkilisinin, mRNA Covid-19 aşılarının test edilmediğini itiraf ettiği öne sürüldü. İddia, bazı haber sitelerinde aşının piyasaya sürülmeden önce hiçbir testten geçmediği şeklinde yer aldı.

İddia, Hollandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Rob Roos’un sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım üzerine yayıldı. Roos paylaşımında, Pfizer yetkilisine Avrupa Parlamentosu’nda yönelttiği soruyu gündeme getirerek, Pfizer direktörünün aşının bulaşmayı önleme konusunda hiçbir zaman test edilmediğini itiraf ettiğini belirtmiş. Roos ayrıca Pfizer’ın açıklamasıyla Covid-19 pasaportunun büyük bir yalana dayandığının ortaya çıktığını öne sürmüş.

Rob Roos’un aşı karşıtı olduğunu söylemek güç olsa da, geçmişte yaptığı paylaşımlar Pfizer’ın yeterince şeffaf olmadığını düşündüğünü gösteriyor. Ayrıca Roos, Covid-19 pandemisi için alınan kapanma gibi önlemlere de karşıydı.
Aşının bulaştırmaya etkisinin test edilmediği, hiçbir güvenlik testinden geçirilmediği anlamına gelmiyor
Rob Roos söz konusu soruyu Avrupa Parlamentosu’ndaki oturum sırasında yöneltti. 10 Ekim 2022’de Avrupa Parlamentosu’nda ‘Covid-19 Pandemisi: Alınan dersler ve geleceğe yönelik tavsiyeler’ oturumunda Pfizer ve Curevac temsilcileri, Covid-19 aşı ve tedavilerinin üretimi, dağıtımı ve adil erişimi hakkındaki görüşlerini paylaştı. Oturum, yeni varyantlar için aşı geliştirmek için gerçekleştirilen faaliyetler, yetkilendirme süreci ve sözleşmelerin şeffaflığı üzerinde odaklandı.
Avrupa Parlamentosu üyesi Rob Roos da oturum sırasında Pfizer yetkililerine, Covid-19 aşıları piyasaya sürülmeden önce aşıların virüs bulaşına dair etkisini test edip etmediklerini sordu:
“Pfizer, Covid-19 aşısı piyasaya sürülmeden önce virüsün bulaşmasını durdurma konusunda test edildi mi? Edilmediyse, lütfen açıkça söyleyin. Edildiyse, verileri bu komite ile paylaşmaya hazır mısınız?”

Pfizer adına soruları yanıtlayan Pfizer Uluslararası Gelişmiş Pazarlar Başkanı Janine Small, hızlı hareket etmeleri gerektiği için aşının virüs bulaşına dair etkisinin test edilmediğini söyledi. Rob Roos’un paylaştığı videoda, Janine Small’un sözleri burada sonlanıyor.
Videonun devamını izlediğimizde, Janine Small’ın konuşmasının tamamında şunları söylediğini öğreniyoruz:
“Bu soruyla ilgili olarak, piyasaya sürmeden önce aşının virüs bulaşını durduracağını biliyor muyduk? Hayır. Bildiğiniz gibi, piyasada neler olup bittiğini gerçekten anlamak için bilim hızında hareket etmek zorundaydık ve bu açıdan her şeyi riske atarak yapmak zorundaydık. Bence Dr. Bourla burada olmasa bile, dönüp size 'Biz değilsek o zaman kim yapacaktı?' derdi. Dr. Bourla o dönemde dünyada neler olup bittiğinin önemini gördü ve aşı üretimi yapabilmek için Pfizer'in kendi kendini finanse ettiği parayı riske atarak iki milyar dolar harcadık.
Her şeyden önce, pandemiye yardımcı olabilecek bir konumda olduğumuzdan emin olmak için araştırma, geliştirme ve üretme konusunda risk aldık. Imperial Collage'ın yakın tarihli bir makalesinde, aşıların piyasaya sürülmesinin ilk yılında dört milyon insanı kurtardığımızı belirtildiği için çok iyi hissediyorum. Dolayısıyla bu bakış açısından, dünyanın her yerinden insanlara aşı ve ağız yoluyla tedavi konusunda yardım edebildiğimizden emin olmak için dünyanın bize ihtiyacı olduğunda orada olduğumuzu hissediyorum. Bizim gibi şirketler bu aşıyı geliştireceğimizden emin olmak için risk almasalar, klinik araştırmalar ve geliştirmeler yapmasalardı, şu anda dünyada nasıl bir durumda olacağımızı hayal etmek bile istemiyorum. Hayal kırıklığınızı gerçekten anlıyorum ama umarım bir noktada, aşıları bu kadar hızlı geliştirmek için ilaçların neler yaptığımızı takdir edersiniz.”

Yani Small aşının, virüsün bulaşma etkisinin test edilmediğini söylüyor. Bunun nedenini de pandemi sırasında hızla aşı geliştirmek gerekliliğiyle açıklıyor.
Zaten aşıların birincil amacı, bulaşı sıfıra indirmesi değil, aşı olan kişiyi hastalığın neden olabileceği etkiler ve ölüm riskine karşı koruması. Aşıların bulaşı etkilemesi, dolaylı yoldan gelişen bir durum. Yani semptomlar düşüşe geçtikçe bulaş da düşüyor. Nitekim eldeki veriler, aşı olanların enfekte olsalar dahi hastalığı hafif atlattıklarını; aşıların virüsün yayılmasını da yavaşlattığını gösteriyor.
Yani, aşıları piyasaya sürülmeden önce Pfizer/BioNTech araştırmacılarının bulaşa dair bir araştırma yürütmemesi, aşı üzerinde hiçbir güvenlik testi yapılmadığına dair bir itiraf değil.
Diğer taraftan bu gizlenen bir durum da değildi. ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin yayınladığı acil durum kullanım izni belgesinde de “… aşının SARS-CoV-2'nin kişiden kişiye bulaşmasını önlediğine dair kanıt yok” ifadesi yer alıyor. Yani bu durumu bir itiraf gibi değerlendirmek mümkün değil.

Dahası aşılama başladıktan sonra, aşının bulaş etkisi de araştırıldı ve aşının bulaş riskini de azalttığı görüldü. Ağustos 2022’de güncellenen Dünya Sağlık Örgütü bilgi notunda da aşının Covid-19 enfeksiyonunu önlemek için ‘bulaş üzerinde orta derece bir etkisi’ olduğu belirtiliyor.
Teyit Pfizer’a ulaştı
Teyit, konuyla ilgili bilgi almak için Pfizer’a ulaştı. Pfizer yetkilileri, III. faz çalışmaları sırasında virüsün bulaşması üzerine araştırmanın yer almadığını söyledi. Ancak Pfizer’a göre bu durum, aşının etkinlik ve güvenlik profilini etkilemedi:
“Avrupa İlaç Ajansı da dahil olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki yetkili sağlık kurumları, Pfizer/BioNTech Covid-19 aşısının kullanımına izin verdi. Bu izinler, III. faz klinik araştırmaları da dahil olmak üzere kalite, güvenlik ve etkililiğe ilişkin bilimsel verilerin güvenilir ve bağımsız değerlendirmesine dayanıyor. Gerçek dünya çalışmalarından elde edilen veriler, klinik deney verilerini destekliyor ve aşının şiddetli hastalığa karşı etkili koruma sağladığına dair kanıt sağlıyor.”
Faz çalışmalarında bulaş riskinin değerlendirilmesi zorunlu değil
Peki faz çalışmalarında aşılar, hangi araştırma ve testlere tabii tutuluyor?

Keşif, formül geliştirme ve klinik öncesi araştırma adımlarından sonra, klinik araştırma süreci başlıyor. Bu adımda, üç aşamadan oluşan faz çalışmaları başlıyor. Faz çalışmalarının amacı, farklı gruplar üzerinde aday aşının güvenliğini değerlendirmek ve aşının oluşturacağı bağışıklık tepkisinin kapsamını belirlemek. Yani aşıların faz çalışmaları arasında bulaş riskinin değerlendirilmesi gibi bir zorunluluk yok.
Aşılarla ilgili komplo teorilerine kulak vermeden önce, her aşı adayının, bu aşamalardan geçmek zorunda olduğunu göz önünde tutmak, aklımızdaki şüphelerle baş etmemize destek olabilir.
İlginizi çekebilir: Aşı ve ilaçlar nasıl geliştiriliyor?
Pfizer/BioNTech aşısı bir dizi klinik testten geçti
Pfizer/BioNTech aşısı geliştirilirken ulusal ve uluslararası kurumlar, aşının güvenliğini test etmek için bir dizi klinik araştırmaya tâbi tuttu.

BioNTech araştırmacıları, aşı üzerinde çalışmaya Ocak 2020'de başladı. Mart 2020'de BioNTech, araştırmayı büyütmek için Pfizer ile ortaklık kurdu ve Mayıs ayında klinik deneyler başladı.
Aşı hakkında yürütülen en güncel çalışma, aşının aşının ikinci dozdan sonra yüzde 91,3 etkili olduğunu söylüyor. Ayrıca, Ekim 2021'de Aşı Güvenliği Küresel Danışma Komitesi mRNA Covid-19 aşılarının Covid-19'a bağlı hastaneye yatış ve ölüm oranlarını azaltmada tüm yaş gruplarında açık faydaları olduğu sonucuna vardı.
Teyit'in ulaştığı virolog Semih Tareen, Pfizer'ın herhangi bir itirafta bulunmadığını, bilinen bir şeyin tekrarlandığını söyledi. Çünkü aşının amacı zaten bulaşmayı önlemesi değil, ciddi hastalıktan koruması.
Benzer şekilde, Prof. Dr. Cenk Kıraklı, videonun bağlamından kopartılarak paylaşıldığını söyledi.







