Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan veya ejderha olarak resmedilen Ourorobos, yeniden yaratılmayı ve sürekli ve sonsuz bir döngüde olmayı simgelemesiyle biliniyor. Farklı medeniyetlerin mitolojik anlatılarında sıkça karşımıza çıkan bu güçlü simge, günümüzde yanlış bilgilerle de bazı paralellikler içeriyor. Şimdilerde çoğu içerik, çarpıtılarak, bağlamından koparılarak veya hatalı ilişkilendirilerek yeniden karşımıza çıkıyor. Kendi kuyruğunu yiyen yılan bu sefer, yanlışlardan beslenip gerçekliği öldürüyor ve kendini yeniden yaratmış oluyor. Bu döngü, biz şüphe kasımız harekete geçene kadar devam ediyor.
Kavramı ilk ortaya atan Snopes ekibinden Bethania Palma. 2020 ABD başkanlık seçimlerini takip eden günlerde, bazı sosyal medya kullanıcıları, Georgia eyalerinin Fulton ilçesinde kullanılan 132 bin oy pusulasının adres değişiklikleri sebebiyle "büyük olasılıkla" geçersiz sayılacağına dair asılsız iddialar paylaşmıştı.
Palma, araştırmasını sürdürürken iddianın çıkış noktası bir tweetle karşılaştı. Bu tweette, Big Data Poll isimli anket şirketinin direktörü Richard Baris, Georgia'daki seçmen dosyalarını araştırırken, insanların taşındığını gösteren 132 bin veri olduğunu fark ettiğini söylüyordu.

Bu tweetin ardından, 132 bin oy pusulasının geçersiz sayılacağı iddiası, haber siteleri de dahil birçok platformda kaynak gösterilmeden ve bağlamından koparılarak dolaşıma girdi. Oysa Baris’in attığı tweet bu oyların geçersiz sayılacağı anlamına gelmiyordu. Snopes’un ulaştığı Richard Baris, adres değişikliği verisinin, bir kişinin adresinin değiştirilebilir olduğunu bildirdiği, ancak yine de seçmen kütüklerinde yer aldığı anlamına geldiğini açıkça belirtiyordu.

Yani, bağlamından koparılan cümleler birbirinden beslenerek yeniden türetilip, gerçekliği alaşağı etme döngüsünü tamamlıyordu, aynı Ouroboros’un hikayesinde olduğu gibi. Bethania Palma da bu benzerlikten yola çıkarak, bu durumu “Misinformation Ouroboros” yani “Yanlış Bilgi Sarmalı” olarak adlandırdı.
Bunun son örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde başlayan Çanakkale yangını sırasında yaşandı. Bölgede yaşayan bir sosyal medya kullanıcının evinden yangını kaydettiği görüntüler, gündemdeki bir komplo teorisini kanıtladığı iddiasıyla sosyal medyada yaygınlaştırıldı.

Başka bir sosyal medya kullanıcısı ise, “Komplo diyen cidden aptaldır. Çanakkale'yi lazerle yaktılar! Hawai'de de aynısını yaptılar. Buğdayları da aynı şekilde yaktılar. Akıllı Şehirler kapsamında yakılıyor, akıllı şehirler kapsamında yapay depremler tetikleniyor.” yorumunda bulunarak, yanlış bilginin üzerine yenilerini ekledi.

Oysa, videoyu çeken sosyal medya kullanıcısı, lazer sanılan dikey çizgilerin aslında antrasit perdenin yansıması olduğunu açıklamıştı

Fakat, komplo teorisi gerçekten çok daha hızlı yayıldı ve hatta çok daha fazla etkileşim aldı.
Yanlış bilgi sarmalının bir ucunda da yapay zekâ var
ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarının da kimi zaman olmayan kaynaklar sunduğu, yanıltıcı bilgiler verdiği ve varolmayan makalelere atıfta bulunduğu biliniyor. Bunun bir nedeni, bu araçların birçoğunun herhangi bir konuyla ilgili kaynakları eşleştirme yeteneğine sahip olmaması ve güvenilir kaynakları tespit edememesi. Bunun ilginç örneklerinden biri, Microsoft’un geliştirdiği Bing ve Google’ın geliştirdiği Bard arasında yaşandı.

Twitter kullanıcısı ve UX yazarı Juan Buis, Mart ayında Bard’a "Google Bard'ın kapatılması ne kadar sürer?" şeklinde bir soru yöneltmiş ve şu cevabı almıştı:
Bilginin kaynağı, Hacker News'in yorum bölümünde şakayla karışık yapılan bir yorumdu. Bu yorumda Google'ın Bard'ı bir yıl içinde kapatacağı şakası yapılmış ve muhtemelen teknoloji devinin hizmetlerini kapatma konusundaki ününe atıfta bulunulmuştu. Bard, gönderinin bağlamını ve komik doğasını gözden kaçırmış ve bunu gerçekmiş gibi paylaşmıştı. İşin ilginç tarafı, aynı soru Microsoft’un geliştirdiği Bing sohbet robotuna sorulduğunda da “evet” yanıtı alındı ve kaynak olarak Hacker News’te yapılan yorum ve Juan Buis’in attığı tweet gösterildi.
Twitter’ın yeni ödeme sistemi yanlış bilgi sarmalını besleyebilir
Twitter’ın (X), kullanıcılara ödeme yaptığı yeni sistem şimdiden kimileri için ek bir gelir kaynağı haline geldi. Blue abonesi olan -yani mavi tike sahip- kullanıcının bir paylaşımı, belirlenen sayıda etkileşim aldıysa o kullanıcıya reklam gelirinden bir pay veriliyor. Peki bu yeni düzen, yanlış bilgi sarmalını nasıl etkiliyor?
Kaynağı belli olmayan bilgiler, farklı hesaplar tarafından tek bir harf değişmeden paylaşılan içerikler, “uzmanlara göre en başarılı burçlar” gibi “güvenilir” olduğu yanılsamasıyla yaygınlaşan fakat aslında herhangi bir araştırmaya dayanmayan bulgular, yalnızca halihazırda var olan mezenformasyonu beslemekle kalmıyor, yeni ve tehlikeli başka Ouroboros’lar da yaratıyor.

Çözüm ise basit. Bu döngüyü kıracak, Ouroboros’un kendi kuyruğunu yemesine ve yeniden doğmasına engel olabilecek bir süper gücümüz var: şüphe kasımız. İnternette karşılaştığımız her türlü içeriğin kaynağını araştırmak, doğruluğundan emin olmadan paylaşmamak ve şüphe kasımızı yanlış bilgiye karşı bir kalkan olarak kullanmak, yalnızca döngünün kırılmasına değil yeni döngülerin yaratılmasını da engelleyecektir.
Teyitçilerin en sık kullandığı kavramlardan oluşan Teyit Sözlük posterine yayınlar bölümünden ulaşabilirsiniz.









