Aşı, birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik olarak tanımlanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü, önlenebilir hastalıklara dikkat çekmek ve aşılanma hakkında farkındalığı artırmak için 24-30 Nisan haftasını Avrupa Aşı Haftası (Europe Immunization Week) ilan etti. Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı hakkında bilinen 13 yanlış bilgi üzerine hazırladığı listeye de göz atabilirsiniz.
1) Daha iyi hijyen ve steril ortam sağlamak, hastalıkların ortadan kalkmasını sağlıyor, aşılar gerekli değil.
Aşının kullanılabileceği hastalıklarda aşı kullanımı bırakılırsa hastalık geri dönebilir. Daha iyi bir hijyen, el yıkama ve temiz su insanları bulaşıcı hastalıklardan korusa da pek çok bulaşıcı hastalık ne kadar temiz olursanız olun yayılmaya devam eder. Eğer insanlar aşı yaptırmazsa, daha az bilinir hale gelmiş hastalıklar (örneğin çocuk felci ve kızamık) kısa bir sürede tekrar ortaya çıkar.

2) Aşılar henüz bilinmeyen, hasar verici ve uzun süreli yan etkileri olabilecek bazı sorunlara yol açıyor. Aşılar ölümcül bile olabilir.
Aşılar epey güvenli. Pek çok aşının etkisi genellikle önemsiz ve geçicidir örneğin kol ağrısı ya da hafif ateş gibi. Ciddi sağlık sıkıntıları olağan dışı ve nadir rastlanan durumlardır ve dikkatlice takip edilerek araştırılır. Aşı yüzünden değil aşıyla tedavi edilebilecek hastalıklar yüzünden zarar görebilirsiniz. Örneğin, çocuk felcinde hastalığın kendisi felç eder, kızamık körlüğe ve beyin iltihabına neden olur ve aşının önlediği bazı hastalıklar ölümle dahi sonuçlanabilir.
3) Difteri, tetanoz ve boğmaca aşılarıyla, çocuk felci aşıları birlikte yapıldığında ani bebek ölümü sendromuna neden oluyor.
Aşıların verilme şekliyle ani bebek ölümleri arasında bir bağ yok. Aksine bu aşılar, bebekler ani bebek ölümü sendromuyla karşı karşıya kaldıklarında veriliyor. Bir diğer deyişle, ani bebek ölümü sendromu yüzünden yaşanan ölümler aşılarla aynı anda meydana geliyor ve eğer aşı yapılmamışsa ortaya çıkıyor. Unutulmaması gereken şey şu: Bu dört hastalık hayati tehlikeye sebep olanlar ve bebekler bu hastalıklara karşı aşılanmadığı takdirde sakat kalma ve ölüm riskiyle karşı karşıya.
4) Aşıyla önlenebilir hastalıklara ülkemde artık rastlanmıyor bu yüzden aşı yapılmasına gerek yok.
Aşıyla önlenebilir hastalıklar pek çok ülkede artık rastlanır olmasa da enfekte ajanlar (enfeksiyon oluşturma yeteneğine sahip organizmalar) dünyanın bir kısmında bu hastalığın yayılmaya devam etmesine neden oluyor. Dünyayla bağlantısı çok olan yerlerde, bu ajanlar coğrafi sınırları aşıp korunmayan birine hastalığı bulaştırabiliyor. Örneğin kızamık vakalarında Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre ve Britanya'da 2005 yılında patlama yaşadı. Yani aşı yaptırmak önce kendimizi, sonra da çevremizdekileri korumak için gerekli. Başarılı aşı programları, başarılı toplumlar gibi, her bireyin herkesin iyiliği için birlikte hareket etmesine bağlılar. Hastalıkların yayılmasının önüne geçme işini çevremizdekilere yükleyemeyiz, bizler de elimizden geleni yapmalıyız.
5) Aşıyla önlenebilir çocukluk hastalıkları hayatın talihsiz bir gerçeği.
Aşıyla önlenebilir hastalıklar, kaçınılmaz değiller. Kızamık, kabakulak, boğmaca gibi hastalıklar ciddi hastalıklar; hem çocuklar hem de yetişkinlerde beyin iltihabı, körlük, ishal, kulak enfeksiyonu gibi ciddi sorunlara neden olabilir, hatta ölüme yol açabilirler. Bütün bu sağlık sorunları aşıyla önlenebilir. Bu aşıları yaptırmamak, çocukları gereksiz yere riske atmaya neden olur.

6) Bir çocuğa tek seferde birden fazla aşı yapmak yan etki riskini artırıyor ayrıca çocuğun bağışıklık sistemine fazla yüklenme yapıyor.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki aynı anda birkaç aşı yapılmasının çocukların bağışıklık sistemini etkilediği yönünde hiçbir gösterge yok. Çocuklar bağışıklık sistemini tetikleyecek yüzlerce yabancı maddeye maruz kalıyor. Yemek yemek gibi en basit aktivite bile vücuda yeni antijenler sokuyor ve birçok bakteri ağızda ve burunda yaşıyor. Çocuklar sıradan bir soğuk algınlığında ve boğaz ağrısında bile aşıdan çok daha fazla antijene maruz kalıyor. Birkaç aşıyı birlikte olmanın en büyük avantajı daha az hastane ziyareti demek. Bu da hem para hem zaman kazanmanızı sağlıyor. Ayrıca çocukların tavsiye edilen aşıları tamamlaması için bir program oluşturmanıza yardımcı olur. Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık gibi bazı aşıların birlikte verilmesi de daha az sayıda iğne yapılması demek.
7) Gribal enfeksiyon sadece bir rahatsızlık ve aşı o kadar da etkili değil.
Gribal enfeksiyon basit bir rahatsızlıktan daha fazlası. Her yıl dünyada 300 - 500 bin kişiyi öldüren ciddi bir hastalık. Hamile kadınlar, küçük çocuklar, sağlık koşulları kötü olan yaşlılar, astım ve kalp rahatsızlığı gibi kronik rahatsızlığı olan herkes yüksek enfeksiyon riski ve ölüm tehdidi altında. Aşı yaptırmış hamile kadınlar aynı zamanda yeni doğacak çocuklarını da korumaya almış oluyorlar, çünkü altı aydan önce çocuklar için yapılabilecek bir aşı bulunmuyor. Aşı, ağır bir grip geçirmenizi ve başkalarına bulaştırmanızı engellemek adına en iyi yol. Gripten korunmak demek fazladan tedavi almamak demek.
8) Hastalıkla bağışıklık kazanmak aşıyla bağışıklık kazanmaktan iyi.
Aşılar, doğal enfeksiyon tarafından üretilenlere benzer bir bağışıklık tepkisi üretmek için bağışıklık sistemi ile etkileşime girer, ancak hastalığa neden olmazlar veya aşılanmış kişiyi potansiyel komplikasyon riskine sokmazlar. Buna karşın, doğal enfeksiyon yoluyla bağışıklık kazanmak için ödenen bedel, Haemophilus influenzae tip b (Hib) nedeniyle zeka geriliği, kızamıkçık kaynaklı doğum kusurları, hepatit B virüsünden kaynaklanan karaciğer kanseri veya kızamığa bağlı ölüme neden olabilir.
9) Aşılar civa içerir ve bu yüzden zararlı.
Tiyomersal, koruyucu olarak bazı aşılara eklenen organik, civa içeren bir bileşik. Çok dozlu flakon aşılarda en yaygın kullanılan koruyucu. Aşılarda kullanılan tiyomersal miktarının bir sağlık riski oluşturduğunu gösteren hiçbir kanıt bulunmuyor.

10) Aşılar otizme neden oluyor.
Bu sorunu ortaya çıkaran şey, 1998 yılında yapılan bir çalışmayla kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısının otizmle bağlantısı olduğunun ortaya koyulması. Bu çalışmanın ilerleyen dönemlerde çok sorunlu olduğu ortaya çıktı ve bu makale yayınlandığı dergi tarafından geri çekildi. Ne yazık ki, bunun yayınlanması panik yarattı ve aşı yapılma oranları düştü, bu da hastalıkların tekrar ortaya çıkmasına neden oldu. Sonuç olarak aşıyla otizm arasında herhangi bir bağlantı olduğuna dair delil bulunmuyor.
11- Geçmişte aşı vurulmamış pek çok insan uzun ve sağlıklı yaşamlar yaşadı. Bu yüzden aşı gerekli değil.
Kızamık aşısı bulunmadan önce 10 yaşına erişmemiş insanların yüzde 90’ından fazlası kızamık hastalığına yakalandı. Her 1000 vakadan biri ölümle sonuçlandı. Kızamık hastalığından kurtulanların pek çoğu hastalık sebebiyle yaşamları boyunca etkilendikleri ciddi sorunlarla karşılaştılar. Aşı ile önlenebilen hastalıklar bazı durumlarda hafif bir seyirde devam etmesine rağmen bir hastalığın sizi ne derecede etkileyebileceğini asla bilemeyeceğiniz için korunmanız daha iyi olacaktır.
12- Aşılar küresel çapta kanser vakalarının artmasından kısmen sorumlu.
Aşılar kansere sebep olmaz. HPV’ye karşı üretilen aşı, bugüne kadar servikal, anal, penis ve orofarinks kanseri gibi pek çok kanser türünü önlemek için kullanıldı. Kanserin son 50 yılda küresel çapta artış göstermesinin sebebi, değişen yaşam tarzı, uzayan yaşam beklentisi ve daha iyi tanı koyma teknikleri gibi faktörler.
13- Aşılar güvenli değil.
Bir aşıyı lisanslamak ve aşının güvenli ve etkili olduğunu ispatlamak, oldukça teferruatlı değerlendirme ve test aşamalarından sonra gerçekleşiyor. Ayrıca aşıların bulunduğu kutular her seferinde ayrı ayrı kontrol ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü, bir aşının ön yeterlik ve lisans belgesi almasından sonra aşıyı izlemeye devam ediyor ve bildirilen yan etkileri derinlemesine araştırıyor.

Yalansavar ekibinin aşı karşıtı iddialara yönelik yayınladığı yazılara buradan ulaşabilirsiniz.









