Aşı hakkında bilinen 10 yanlış bilgi

Aşı, birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik olarak tanımlanmakta.

Dünya Sağlık Örgütü, önlenebilir hastalıklara dikkat çekmek ve aşılanma hakkında farkındalığı artırmak için 24-30 Nisan haftasını Avrupa Aşı Haftası (Europe Immunization Week) olarak ilan etmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı hakkında bilinen 10 yanlış bilgi üzerine hazırladığı listeye aşağıdan göz atabilirsiniz.

1) Daha iyi hijyen ve steril ortam sağlamak, hastalıkların ortadan kalkmasını sağlıyor, aşılar gerekli değil.

Aşının kullanılabileceği hastalıklarda aşı kullanımı bırakılırsa hastalık geri dönebilir. Daha iyi bir hijyen, el yıkama ve temiz su insanları bulaşıcı hastalıklardan korusa da pek çok bulaşıcı hastalık ne kadar temiz olursanız olun yayılmaya devam eder. Eğer insanlar aşı yaptırmazsa, daha az bilinir hale gelmiş hastalıklar (örneğin çocuk felci ve kızamık) kısa bir sürede tekrar ortaya çıkarlar.

2) Aşılar henüz bilinmeyen bazı hasar verici ve uzun süreli yan etkiye sahip etkilere neden oluyor. Aşılar ölümcül bile olabilir.

Aşılar oldukça güvenlidir. Pek çok aşının etkisi genellikle önemsiz ve geçicidir örneğin kol ağrısı ya da hafif ateş gibi. Ciddi sağlık sıkıntıları olağan dışı ve nadir rastlanan durumlardır ve dikkatlice takip edilerek araştırılır. Aşı yüzünden değil aşıyla tedavi edilebilecek hastalıklar yüzünden ciddi biçimde zarar görebilirsiniz. Örneğin, çocuk felcinde hastalığın kendisi felç eder, kızamık körlüğe ve beyin iltihabına neden olur ve aşının önlediği bazı hastalıklar ölümle dahi sonuçlanabilir.

3) Difteri, tetanoz ve boğmaca aşılarıyla, çocuk felci aşıları birlikte yapıldığında ani bebek ölümü sendromuna neden oluyor.

Aşıların verilme şekliyle ani bebek ölümleri arasında bir bağ bulunmamakta. Aksine bu aşılar, bebekler ani bebek ölümü sendromuyla karşı karşıya kaldıklarında veriliyor. Bir diğer deyişle, ani bebek ölümü sendromu yüzünden yaşanan ölümler aşılarla aynı anda meydana geliyor ve eğer aşı yapılmamışsa ortaya çıkıyor. Unutulmaması gereken şey, bu dört hastalık hayati tehlikeye sebep olanlardandır ve bebekler bu hastalıklara karşı aşı olmadığı takdirde sakat kalma ve ölüm riskiyle ciddi biçimde karşı karşıyadırlar.

4) Aşıyla önlenebilir hastalıklara ülkemde artık rastlanmıyor bu yüzden aşı yapılmasına gerek yok.

Aşıyla önlenebilir hastalıklar pek çok ülkede artık rastlanır olmasa da enfekte ajanlar (enfeksiyon oluşturma yeteneğine sahip organizmalar) dünyanın bir kısmında bu hastalığın sirkülasyonuna devam etmesine neden oluyor. Dünyayla bağlantısı çok olan yerlerde, bu ajanlar coğrafi sınırları aşabilir ve korunmayan birine hastalığı bulaştırabilir. Batı Avrupa’da, örneğin kızamık aşılanmamış coğrafyalarda Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta 2005 yılında patlama yaşadı. Bu yüzden aşı yaptırmanın iki ana nedeni öncelikle kendimizi korumak ve çevremizdekileri korumak. Başarılı aşı programları, başarılı toplumlar gibidir, her bireyin herkesin iyiliği için birlikte hareket etmesine bağlıdır. Hastalıkların yayılmasının önüne geçme işini çevremizdekilere yükleyemeyiz, bizler de elimizden geleni yapmalıyız.

5) Aşıyla önlenebilir çocukluk hastalıkları hayatın talihsiz bir gerçeği.

Aşıyla önlenebilir hastalıklar kaçınılmaz hastalıklar değildir. Kızamık, kabakulak, boğmaca gibi hastalıklar ciddi hastalıklardır ve hem çocuklarda hem de yetişkinlerde beyin iltihabı, körlük, ishal, kulak enfeksiyonu, doğuştan rubella gibi ciddi hastalıklara neden olabilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Bütün bu hastalıklar ve sıkıntılar aşılarla önlenebilir. Bu aşıları yaptırmamak gereksiz yere çocukların bağışıklığının düşmesine neden olur.

6) Bir çocuğa tek seferde birden fazla aşı yapmak yan etki riskini artırıyor ayrıca çocuğun bağışıklık sistemine fazla yüklenme yapıyor.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki aynı anda birkaç aşı yapılmasının çocukların bağışıklık sistemini etkilediği yönünde hiçbir gösterge yok. Çocuklar bağışıklık sistemini tetikleyecek yüzlerce yabancı maddeye maruz kalıyorlar. Yemek yemek gibi en basit aktivite bile vücuda yeni antijenler sokuyor ve birçok bakteri ağızda ve burunda yaşıyor. Çocuklar sıradan bir soğuk algınlığında ve boğaz ağrısında bile aşıdan çok daha fazla antijene maruz kalıyor. Bir kaç aşıyı birlikte olmanın en büyük avantajı daha az hastane ziyareti demek bu da hem para hem zaman kazanmanızı sağlar. Ayrıca çocukların tavsiye edilen aşıları tamamlaması için bir program oluşturmanıza yardımcı olur. Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık gibi bazı aşıların birlikte verilmesi de daha az sayıda iğne yapılması demek.

7) Gribal enfeksiyon sadece bir rahatsızlık ve aşı o kadar da etkili değil.

Gribal enfeksiyon basit bir rahatsızlıktan daha fazlası. Her yıl dünyada 300 bin – 500 bin kişiyi öldüren ciddi bir hastalık. Hamile kadınlar, küçük çocuklar, sağlık koşulları kötü olan yaşlılar, astım ve kalp rahatsızlığı gibi kronik rahatsızlığı olan herkes yüksek enfeksiyon riski ve ölüm tehdidi altında. Aşı yaptırmış hamile kadınlar aynı zamanda yeni doğacak çocuklarını da korumaya almış oluyorlar çünkü altı aydan önce çocuklar için yapılabilecek bir aşı bulunmuyor. Aşı, ağır bir grip geçirmenizi ve başkalarına bulaştırmanızı engellemek adına en iyi yol. Gripten korunmak demek fazladan tedavi almamak demek.

8) Hastalıkla bağışıklık kazanmak aşıyla bağışıklık kazanmaktan iyidir.

Aşılar, doğal enfeksiyon tarafından üretilenlere benzer bir bağışıklık tepkisi üretmek için bağışıklık sistemi ile etkileşime girer, ancak hastalığa neden olmazlar veya aşılanmış kişiyi potansiyel komplikasyon riskine sokmazlar. Buna karşın, doğal enfeksiyon yoluyla bağışıklık kazanmak için ödenen bedel, Haemophilus influenzae tip b (Hib) nedeniyle zeka geriliği, kızamıkçık kaynaklı doğum kusurları, hepatit B virüsünden kaynaklanan karaciğer kanseri veya kızamığa bağlı ölüme neden olabilir.

9) Aşılar cıva içerir ve bu yüzden zararlıdır.

Tiyomersal, koruyucu olarak bazı aşılara eklenen organik, cıva içeren bir bileşiktir. Çok dozlu flakon aşılarda en yaygın kullanılan koruyucudur. Aşılarda kullanılan tiyomersal miktarının bir sağlık riski oluşturduğunu gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır.

10) Aşılar otizme neden oluyor.

Bu sorunu ortaya çıkaran şey, 1998 yılında yapılan bir çalışmayla kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısının otizmle bağlantısı olduğunun ortaya koyulması. Bu çalışmanın ilerleyen dönemlerde çok sorunlu olduğu ortaya çıktı ve bu makale yayınlandığı dergi tarafından geri çekildi. Ne yazık ki, bunun yayınlanması panik yarattı ve aşı yapılma oranları düştü, bu da hastalıkların tekrar ortaya çıkmasına neden oldu. Sonuç olarak aşıyla otizm arasında herhangi bir bağlantı olduğuna dair delil bulunmuyor.

Yalansavar ekibinin aşı karşıtı iddialara yönelik yayınladığı yazılara buradan ulaşabilirsiniz.

SON GÜNCELLEME: 28.04.2017 / 09:20

  • Dizanteri olarak yanlış çevirilen diphtheria, difteri olarak düzeltildi.