Gündemi sarsan veya kamuoyunu ilgilendiren olaylardan sonra olayla ilgili kişiler arasında geçtiği iddia edilen yazışmaların sosyal medyada dolaşıma girmesi uzun sürmüyor.
4 Ekim’de İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in İstanbul’da Semih Çelik tarafından öldürülmesinin ardından İkbal Uzuner ve Semih Çelik arasında geçtiği iddia edilen yazışmalar sosyal medyada yankı uyandırdı.
Oysa kendini “ifşa hesabı” olarak tanıtan sosyal medya hesaplarından yayılan bu yazışmaların gerçek olduğuna dair bir kanıt yoktu. TikTok’ta ise birçok kullanıcının “İkbal ve Semih’in mesajlaşmasını gördüm” temalı içerikleri, milyonlarca görüntülenmeye ulaştı.

TikTok’ta “İkbal ve Semih’in mesajlaşmasını gördüm” temalı paylaşımların bazılarının milyonlarca görüntülenme aldığı biliniyor.

Bunlar, gündemdeki bir olayla ilgili dolaşıma giren ilk mesajlaşma görüntüleri değil. Bundan önce de kamusal figürler hakkında veya kamuya yansıyan güncel olaylarla ilgili konuşmalardan alındığı iddia edilen ekran görüntüleri, sosyal medyada epey etkileşim almıştı.
İki kişi arasında geçen konuşmalar açık ve birincil kaynak olmamasının yanı sıra ulaşması da çoğu zaman imkansız; bu yüzden teyitlenmeleri de ekseriyetle mümkün değil. Fakat teyitlemenin zor veya kimi zaman imkansız olması şüpheyi elden bırakmak anlamına gelmiyor.
Sahte yazışmalar üretmek çok basit
Gündemdeki kişilerin yazışmalarını gösterdiği iddia edilen ekran görüntülerine şüpheyle yaklaşmamızın bir diğer nedeni, detaylı ve gerçekçi sohbetler üretmenin epey basit olması. Bu tür sahte sohbetleri yaratmak için kullanılan internet siteleri veya uygulamalar yardımıyla, sohbet edilen kişinin profil fotoğrafını, adını, mesajın gönderildiği telefonun operatör bilgilerini, batarya seviyesini, mesajın gönderilme saatini, mesajlaşma partnerinin çevrimiçi olup olmadığını ve mesajın görülüp görülmediğini manipüle etmek mümkün.

Sahte WhatsApp yazışmaları üretebileceğiniz bir site.

Her ne kadar bu platformların tanıtımında "şaka" amacı öne çıkarılsa da sadece birkaç saniyede oluşturulan bu konuşmalar genellikle dolandırıcılık, şantaj, karalama kampanyaları ya da mevcut olaylara dair alternatif anlatılar üretmek için kullanılıyor.
Üstelik çoğu ücretsiz olan bu uygulamaların kolay erişilebilirliği, sosyal medyada karşılaştığımız yazışmalara ait ekran görüntülerine karşı daha dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor.
Sahte bir yazışma oluşturmak için bu araçları kullanmaya gerek yok. Çünkü tanıdığınız herhangi bir numarayı istediğiniz şekilde kaydedebilir ve o kişinin profil fotoğrafına dilediğiniz kişinin görüntüsünü koyabilirsiniz. Böylece, kurguladığınız sahte bir profille tamamen manipülatif bir sohbet oluşturabilirsiniz. Bu yöntemle hazırlanmış sahte sohbetlerde, kullanılan mesajlaşma uygulamasının gerçek arayüzüne sadık kalınması, içeriğin doğruluğunu tespit etmeyi daha da zorlaştırıyor.
Arayüzü tanımak sahte yazışmaları tespit etmeyi kolaylaştırıyor
Bir yazışmaya ait ekran görüntüsünün sahte olduğundan şüpheleniyorsak, öncelikle gözle görülebilir maddi hatalara odaklanmak iyi bir başlangıç olabilir. Bu tür yazışmaların birçoğu yukarıda anlatılan uygulamalarla üretildiğinden, genellikle mesajlaşma uygulamasının veya telefonun sahip olduğu işletim sisteminin standart arayüzünden farklı bir tasarıma oluyorlar.

Örneğin, soldaki görsel Teyit'in WhatsApp topluluğuna aitken, sağdaki görsel sahte yazışmalar üretilebilen bir sitede oluşturuldu. İki arayüz arasındaki en dikkat çekici farklar arasında, arka plan renk tonlarının farklılığı, batarya, saat ve diğer telefon bilgileri için kullanılan yazı tipi ve tasarımın uyumsuz olması, ayrıca profil fotoğrafının orijinalde solda, sahte versiyonda ise sağda yer alması sayılabilir.
Görseli kaydırın: Sağdaki görsel Teyit'in WhatsApp topluluğuna aitken, soldaki görsel sahte yazışmalar üretilebilen bir sitede oluşturuldu.
Dikkat edilmesi gereken bir başka ipucu mesajların gönderildiği saatler. Gerçek bir sohbette, mesajların zaman damgaları arasında mantıklı bir akış bulunur; mesajlar arasındaki süreler, konuşmanın temposuna uygun olur. Uzun süreli bir sohbetteki tüm mesajların tek bir zaman damgasına sahip olması, örneğin hepsinin "14.42" olarak gösterilmesi, o sohbetin sahte olduğuna işaret eder. Benzer şekilde, "14.42"'de atılan bir mesajın ardından gelen mesajların "14.30" gibi geçmiş bir zaman damgasına sahip olması da, zaman akışında mantıksızlık yarattığı için sahteliğe işaret eder.

Bunların haricinde, uygulamanın standart arayüzü kullanılarak üretilen sohbetlerde, mesaj kutucuklarının içerikleri de değiştirilebilir. Ekleme veya çıkarma gibi manipülasyonları tespit etmenin başlıca yolu piksel bozulmalarına, renk uyumsuzluklarına ve bulanıklığa dikkat etmek.
Görüntüdeki ipuçlarının yanı sıra arka plandaki motivasyonları da sorgulamayız
Sahte sohbetler üretmenin epey basit olması, internette karşılaştığımız her yazışmanın sahte olduğu anlamına gelmiyor.
Peki, şüphe kasımızı harekete geçirecek başka unsurlar neler?
Yazışmalara ait olduğu iddia edilen ekran görüntüleri, genellikle toplumun büyük bir kesimi tarafından dikkatle takip edilen güncel olaylar etrafında şekilleniyor. Bu dönemlerde, olaylarla ilgili hızlı ve ayrıntılı bilgi edinme ihtiyacımızla birlikte her türlü içeriği doğruluğunu sorgulamadan kabul etme eğilimimiz de artıyor. Yani, bilgi boşluklarını doldurma ihtiyacımız, sosyal medyada gezinirken akışımızda gördüklerimize karşı eleştirel gözle bakmamızı engelliyor.

Bu noktada, "Bu yazışmaların gerçek olması veya olmaması ne anlama gelir? Gündemi nasıl etkiler?" gibi sorular sormak, ilgili içeriklerle hemen etkileşime girmemizin önüne geçebilir.
Mesajların içeriğinde, taraflardan birinin olayları kendi perspektifinden yansıtmayı amaçlayan bariz ifadeler var mı? Bu soru, belirli bir söylemi pekiştirmek, kutuplaşmayı artırmak veya taraflardan birinin imajını zedelemek ya da onu yüceltmek amacıyla bu mesajların oluşturulmuş olabileceğine dair sorgulamamızı sağlayabilir.
Örneğin, İkbal Uzuner ve Semih Çelik’in arasında geçtiği iddia edilen mesajların sosyal medyada yayılmasının ardından, birçok kullanıcı İkbal Uzuner’in kendi isteğiyle katilin yanına gittiğine ve satanist bir eyleme kendi özgür iradesiyle karıştığına dair yorumlarda bulundu. Ancak bu, kadın cinayetlerini meşrulaştıranların yaymayı amaçladığı türden bir söylem.
2021’de ise gazeteci Erk Acarer, TÜGVA yöneticisi Veysel Yılmaz’ın bir çocuğu taciz ettiğine dair iddiaları içeren mesajları yayınladıktan hemen sonra, Yılmaz bu mesajların nasıl kolaylıkla üretilebileceğine dair bir video paylaşmıştı.

Daha sonra TÜGVA ile ilişkili bir başka kullanıcı, Acarer'in bir kadını işe alım sürecinde taciz ettiğine dair bir yazışma yayınlamıştı. Her iki yazışmanın da gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu tespit etmek zor.

Benzer bir paylaşım X hesabı Solcu Gazete için de yapıldı. Bu yazışmalarda Solcu Gazete’nin ücret karşılığı yanlış bilgi paylaştığı iddia ediliyordu.

Solcu Gazete’nin ücret karşılığı yanlış bilgi paylaştığını iddia eden sohbet görüntüsü.

Fakat tüm bu tutarsızlıkları veya bir tarafın aşırı karikatürize edilmesini kesin kanıt olarak ele almanın yanıltıcı olabileceğini akılda tutmakta fayda var.
Bu noktada, paylaşılan ekran görüntülerinin kaynağını sorgulamak önemli. Bu yazışmaları ilk kim paylaştı ve kimler yaymaya devam ediyor? Bu kişi veya kurumlar güvenilir mi? İçeriği yayan kaynağın olaylarla doğrudan bir bağlantısı var mı? İçeriği yayan kişinin geçmiş paylaşımları ve aldığı etkileşimler bize söylüyor?
Peki bir iddiayı yalnızca metin olarak sunmak ile yazışmaları paylaşmak arasında ne gibi bir fark var? Sosyal medyada sahte belgelerin ya da tarihle ilgili çarpıtılmış görsellerin sık sık dijital ortamdan kağıda basılarak fotoğraflandığını görüyoruz. Kağıda basılmış bir belgenin veya yazının görüntüsü, o iddiayı kullanıcıların gözünde daha inandırıcı kılabiliyor.

Atatürk’ün 1919 yılında Suud kralına gönderdiği iddia edilen telgraf.

WhatsApp'tan alınmış ekran görüntüleriyle oluşturulan sahte yazışmalar da benzer bir yöntem izliyor. Mesajların ekran görüntüleri, basit bir metin paylaşımının ötesine geçerek, daha gerçekçi ve güvenilir bir izlenim yaratma potansiyeline sahip olabilir.
Kısacası, sosyal medyadaki ekran görüntülerinin gerçek bir konuşmadan olup olmadığı tespit etmek zor. Ama iddiayı yanlışlamak için yeterli bulgunun olmaması, her zaman iddianın doğru olduğu anlamına gelmediği akılda tutmak ve şüpheyi elden bırakmamak önemli.






