Yolsuzluk araştırması yapmak isteyenler için doğrulama yöntemleri

Daha şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim, devleti vergileriyle ayakta tutan tüm yurttaşların hakkı. Uluslararası Şeffaflık Derneği, 9 Aralık Yolsuzlukla Mücadele Günü için bir çağrı yaparak Türkiye’deki sivil toplum örgütlerini yolsuzluğun yoksullaştırıcı, yozlaştırıcı sonuçlarına karşı işbirliğine davet etti

Sosyal faydayı önceleyen bir platform olarak, çorbada tuzumuz olsun istedik. Dikkati hayli dağınık okuyucuların radarına yanlış bilgi tuzağına düşmeden girmek isteyen genç araştırmacı gazetecilere, yolsuzluklar üzerinde çalışırken destek olması için bazı ipuçlarını bir araya getirdik. 

Türkiye’nin karnesi iyi değil 

Yolsuzluk ve usulsüzlük iki farklı kavram. Bir usulsüzlük yapılması için, ortada bir usul olması gerekiyor. Bir ihalenin, ihale kanununun gerektirdiği usulce yapılmaması, ya da vergi defterlerinin usulünce tutulmaması gibi. Ancak usulsüzlüğün amacı her zaman yolsuzluk olmayabilir; hata ve kusurdan da kaynaklanabilir. Yolsuzluk ise, bulunduğu konumu kötüye kullanmak suretiyle, usulsüzlük de dahil olmak üzere çeşitli araçlar kullanarak, haksız güç, para ya da statü elde etmek demek. Uluslararası Şeffaflık Derneği de yolsuzluğu “Yetkili birinin görevinden kaynaklı gücünü kişisel çıkarı için kötüye kullanması” olarak tanımlıyor. Dernek her sene Ocak ayında yayınladığı raporlarla, dünya genelindeki yolsuzluk algısını ölçüp ülkelere 100 üzerinden puanlar veriyor. Türkiye 2019’da 180 ülke arasında Bulgaristan, Hindistan ve Kuveyt’in ardından 41 puanla 78. sıradaydı

Tanımından da anlaşılacağı üzere, yolsuzluğu tespit edebilmek için, bilhassa yürütme görevini elinde tutanları yakından izlemek, hesap verebilirlik araçlarını iyi okuyabilmek, idarenin işleyişine hakim olmak ve en önemlisi de bulguları veri ve belgelere dayandırmak gerekiyor. Çünkü idareciler kadar, gazeteciler de hesap verebilir olmak zorunda. 

Gazeteciliğin büyük ölçüde dijitalleştiği günümüzde, bu misyonu yerine getirebilmek hem daha kolay hem de daha zor. Araştırmacı gazeteciler yanlış bilginin hızla yayıldığı böyle bir dönemde, hem kullandıkları araçlar hem de kaynaklar konusunda nelere dikkat etmeli? 

Doğrulama ve yolsuzluk gazeteciliği

Gazetecilerin elinde yolsuzluğu tespit etmek için geniş bir alet çantası var. Hem geleneksel araştırmacı gazetecilik teknikleri halen geçerli, hem de yeni birçok araca kolayca ve düşük maliyetle ulaşılabiliyor. Örneğin bankalar arası para akışlarını online takip etmek, idari raporlara internet üzerinden ulaşabilmek, bütçeleri izleyebilmek, mahkeme kayıtlarına erişmek ve soruşturmaların sıkı analizlerini yapabilmek aslında eskisinden daha kolay. 

Beri yandan gazetecilerin en çok maruz kaldıkları ithamlardan biri “müfteri” olabilir. Bir yolsuzluk iddiasıyla ortaya çıktığınızda, minik de olsa gürültü kopacaktır; yolsuzlukla itham edilenler bir yana, iddia konusu kişi ve kurumlarla çıkar çatışması olan herkes iddialarınızı inkar edecek, çürütmeye çalışacaktır. Bu nedenle elinizde birden fazla kaynaktan doğrulanmış ve birbirini de doğrulayan deliller olması, bu delilllerin orijinalliğinden emin olmanız gerekiyor. Büyük emek harcanarak oluşturulan yolsuzluk araştırmalarının hedefine ulaşabilmesi için hem çevrimiçi, hem de şahsi kaynakları doğrulamak bu nedenle çok önemli. 

İllüstrasyon: Mariam Ali

Kişisel kaynakları doğrulamak 

Yolsuzluk üzerinde çalışan gazetecilerin bilgi ve doküman temin etmek için başvurdukları en geleneksel araçlarından biri, kurumlardaki yetkililerdir. (Kaynaklar) Beri yandan, insanlar belgeler ve veriler kadar güvenilir değildir. Kaynaklar gazetecileri yanıltabilir, kendi çıkarları için kullanmak isteyebilir, yanlışa sürükleyebilir. 

Örneğin Uluslararası Araştırmacı Gazetecilik Ağı’ndan Umar Cheema, fazla göz önünde, birçok gazeteciyle aynı anda iletişime geçen kamu görevlileri, milletvekilleri gibi isimlerden uzak durulması gerektiğini öğütlüyor. Bu insanlar, işlerinin doğası gereği sürekli bir güç savaşı içinde ve kimi zaman belli ilkeleri gözardı edebilir. Reuters’in gazetecilik el kitabı, kaynaklarla kurulacak ilişkiye dair temel prensipler açısından epey yol gösterici. Ancak kaynakların verdiği bilgiyi ve belgeyi doğrulama açısından, Teyit olarak şunları da ekleyebiliriz: 

  • Güvenli bir şekilde ulaşılabilir olun. Kaynağınıza mümkünse ilk elden ulaşın, aracılara güvenmeyin. 
  • Kaynağınız size ilk kez bilgi veriyorsa standart doğrulama prosedürünüzün de ötesine geçin. 
  • Yolsuzluk haberlerinde kaynaklar çoğunlukla anonimdir; ancak kaynağınızın neden güvenilir olduğunu, paylaştığı bilginin neden dikkate alınması gerektiği konusunda kullanıcıları ikna edin. 
  • Kaynaklarınızın çıkar çatışmalarına ve bağlantılarına hakim olun; araştırın. Verilen bilgiyi bu rezervle değerlendirin. 
  • Kaynağınızın sarih olduğundan emin olun. İletişiminiz aksıyor; ifadeler ve bilgiler birbiriyle çelişiyorsa biraz ara verin. 
  • Kaynağınızın ulaştığı belgeleri doğrulayın. Benzer başka dokümanlar var mı, hukuki ve bilimsel olarak anlamlı mı, belgede adı geçen kişi ve kurumlar gerçek mi, belgede geçen yer, zaman gibi ayırıcı bilgiler birbiriyle tutarlı mı, belge taslak mı yoksa nihai mi gibi soruları sorun ve yanıtları derleyin. 
  • Uzmanlık gerektiren teknik meselelerle güvendiğiniz isimlerden destek alın. Tam anlamıyla hakim olmadığınız belgelerle habere başlamayın. 
  • Tekil bir kaynaktan elde ettiğiniz dokümanlarla haberinizi yazmak zorunda kalacaksanız, çok daha titiz olun. 
  • Aktarılan gizli bir bilgi ise, hukuki sınırlar içinde kaldığınızdan emin olun. Aynı belge ya da bilgiyi başka güvenilir bir kaynaktan daha teyit etmeyi deneyin. 
  • Kaynaktan aldığınız bilgi ve belgeler üzerinde, daha iyi anlatmak için dahi olsa değişiklik yapmayın; olduğu gibi muhafaza edin. 
İlginizi Çekebilir:  Doğrulama sürecinde kaynaklara ne kadar güvenmeliyiz?

Veri, istatistik ve belgeleri çarpıştırarak doğrulama

Yolsuzlukları araştırırken, kişisel kaynaklarınızdan elde ettiğiniz bilgi ve belgeleri inandırıcı kılmanız için kamusal kaynaklardan elde edilmiş istatistik ve veriler, en güvenilir kaynaklardır. Örneğin ‘Yolsuzluğun belgesi olmaz’ dense de, yolsuzlukların önemli bir kısmına, usulsüzlüğün de eşlik ettiğini biliyoruz. Usulsüzlükler, çelişkili ve birbirini tutmayan rakamlar, raporlar, aralarında bir bağ olması varsayılan istatistiki bilgilerdeki sapmalar gibi yerlerde kendini gösterebilir. İşte burada, farklı tipte veri ve belgeleri bir araya getirebilmek, birbirleriyle çarpıştırabilmek ve çelişkileri, kayıpları, fazlalıkları gösterebilmek, elde ettiğiniz verileri doğrulamak çoğunlukla mümkündür. Her yıl 10 birim olan bir kamu kurumunun x harcaması bir yıl 40 birim mi olmuş, bu x harcaması için yalnızca y kurumu mu ihale almış, bu y kurumunun bütün iş hacmini bu ihaleler mi oluşturuyor? Açık kaynaklardan erişebileceğiniz bu gibi bilgiler üzerinde çalışmak, ciddi açıklar yakalamamıza, argümanınızın sağlamasını yapmanıza ve verilerinizi doğrulamaya olanak verebilir. 

Örneğin Sayıştay, anayasanın 160. maddesinin verdiği yetkiyle, merkezi idarenin tüm gelir ve giderleri ile mallarını meclis adına denetliyor; raporları da internet sitesinde yayınlıyor. Nitekim milletvekillerinin verdiği soru önergelerinin çoğu da Sayıştay raporlarına dayanıyor. Soru önergelerine ve yayınlanmış cevaplarına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) internet sitesinden ulaşabilirsiniz. 

Eskiden ancak matbu dokümanları didikleyerek erişebileceğiniz bazı bilgiler de artık yalnızca bir tık uzakta. Örneğin yerel seçimlerin ardından pek çok belediyenin hep aynı şirketlere ihaleler verdikleri, bu ihalelerden bir çıkar sağladıkları gibi iddialar gündemi epey işgal etmişti. Bir ihalenin gerçekten iddia edilen kurum ya da kişiye verilip verilmediğini öğrenmek istiyorsanız “Elektronik Kamu Platformu” ya da “İlan.gov.tr” gibi internet sitelerini efektif kullanmayı öğrenmeniz epey işinize yarar. 2005-2010 arasında yapılan ihaleler için ise KSP (Kamu Satınalma Platformu) sorgu ekranlarını kullanabilirsiniz. Elde ettiğiniz verilerin kamunun elindekilerle tutup tumadığını denetleyebilmek için bilgi edinme hakkını kullanmaktan da çekinmeyin. Size verilen ve verilmeyen ner yanıt, elinizi güçlendirecektir. 

Yine şirketlerin ortaklık yapılarına ulaşmak için de “E-şirket” adlı internet sitesi kullanabilir, bir olayla ilişkisi olduğunu düşündüğünüz kurumlara ait belgeleri görüntüleyebilirsiniz. Örneğin sermaye artırım ilanları, imza sirküleri, faaliyet raporları, şirket esas sözleşmesi, genel kurul tutanakları gibi pek çok bilgi burada bulunuyor. 

Araştırılan şirket İstanbul’da faaliyet gösteriyorsa, İTO (İstanbul Ticaret Odası) sorgu ekranı da iyi bir kaynak. Şirketlerin sicil kayıtları kısmından da kuruluş tarihleri ve kurucu ortakları ile ilgili bilgi alınabiliyor. Birbiri ile iş ilişkisi olduğu düşünülen iş adamları ve kamu görevlilerinin ismi belki de bu belgelerde saklı. Türkiye’de kayıtlı tüm şirketlerin bilgilerine ise Ticaret Sicil Gazetesi’nde açacağınız ücretsiz üyelikle ulaşabilirsiniz. Şüpheli gördüğünüz kurumların internet sitelerinin kim tarafından açıldığı, serverların kime ait olduğunu ise “Who.is” gibi araçlar sayesinde öğrenebilirsiniz. Arama kısmına ilgili internet sitelerinin linkini girdiğinizde, o kişilere ait diğer internet sitesi domainlerine ulaşabilirsiniz. 

Kaynakları anlatın ve erişilebilir tutun 

Kaynak her haber için en önemli bileşen; ancak yolsuzluk dosyaları söz konusu olduğunda, haberin belli yargı süreçlerine ön ayak olması muhtemel. Bu nedenle, haberin odağındaki iddia ile ilgisiz kaynakları dışarıda bırakmalı; ilgili kaynakların ise neden önemli olduğunu ve neyi gösterdiğini, argümanınızı ne yönden desteklediğini açıkça anlatmanız gerek. 

Unutmayın ki kullandığınız kaynakların inandırıcılığı, ulaşılabilir ve denetlenebilir olmalarına bağlı. Örneğin bir gazete küpürü kullandıysanız, hangi gazetenin hangi sayısının hangi baskısı olduğunu, sayfa sayısını mutlaka belirtin. Eski tarihli bir gazeteyse nasıl ulaşılabileceğini açıklayın. Dijital kaynakların silinme ve kaybolma riskine karşı da önlem almalısınız. Okuyucuların kaynakların tam olarak sizin kullandığınız haline erişebilmeleri için, önemli önemsiz demeden tüm linkleri arşivleyin. “Archive.is” ya da “teyit.link” gibi arşivleme siteleri her zaman bir sekmenizde açık olsun. 

Veri görselleştirme konusunda cömert olun 

Yolsuzluk dosyaları genelde karmaşıktır. Olaya müdahil ya da olayla bağlantılı onlarca kişi ve kurum adı, hukuki süreçler, rakamlar, karmaşık ilişkiler ve terminolojiyi tek seferde sindirmenin zorluğu, dosyayı hazırlayan gazeteci için bir başka sorumluluk daha getiriyor: Metni okuyucunun kolaylıkla izleyebileceği ve hazmedebileceği şekilde kaleme almak. Ancak bazı dosyalarda metin yeterli olmayabilir. 

Alışkın olduğumuz grafik çözümlerinin yanı sıra, interaktif veri görselleştirme araçlarından da yararlanabilirsiniz. Para akışlarını, kurumlar ve kişiler arası ilişkileri, istatistikleri ağ haritalarına yerleştirebilirsiniz. Yüz binlerce belgenin en anlaşılır şekilde aktarıldığı Panama Belgeleri çalışması bu konuda çok iyi bir örnek. İnteraktif grafikler için Tableau, Graphcommons ve Infogram gibi araçlara başvurulabilir. Örneğin Birgün, Ensar Vakfı ile iktidar partisi arasındaki ilişkileri görselleştirdiği ağ haritasını, Graphcommons kullanarak hazırlamıştı. İmkanlar elveriyorsa ve üzerinde çalışılan dosya kapsamlıysa, görselleştirmeyi ehline bırakmak en iyisi olacaktır. 

Kendinizi ve kaynaklarınızı koruyun 

Yolsuzlukları ortaya çıkarmada gazeteciliğin rolü genel kabul görmüş olsa da, araştırmacı gazetecilik faaliyetleri en demokratik ülkelerde bile beraberinde belli riskler getirir. Comittee to Protect Journalists (CPJ) araştırmasına göre 1992’den beri bin 200 gazeteci, bir dosya üzerinde çalışırken hayatını kaybetti. Cumhuriyet gazetesinden Pelin Ünker, Paradise Belgeleri’nin yayınından sonra yaptığı haberler nedeniyle, bir yıl hapis cezası almıştı. 

Bu nedenle öncelikle kendinizi ve kaynaklarınızı korumalısınız. İktidar ve güç odaklarınının çıkar ilişkilerine dokunacak bir dosya hazırlığı içindeyseniz, mutlaka hukuki destek alın, haklarınızı ve sınırlarınızı öğrenin, hazırlıklı olun. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği gibi gazetecilere ücretsiz hukuki destek sağlayan sivil toplum kuruluşlarıyla iletişime geçebilir, uluslararası örgütlerden de destek alabilirsiniz. 

Kaynaklarınızı korumak için ise Nieman Lab’in rehberine mutlaka göz atın. Özellikle yolsuzluk söz konusu olduğunda, kaynaklarınız bunu başka bir çıkar için yapmıyorlarsa (ki bundan asla emin olamazsınız) yüksek risk altındadırlar. Eğer anonim kalmak istiyorlarsa bu söze sadık kalın. Hem kendiniz hem de kaynaklarınızın güvenliği için, dijital olarak takip edilmenizi engelleyecek araçlar üzerinden iletişim kurun. Bunun bir hak olduğunu da unutmayın. 

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynaklar

P24, Gazetecilikte dijital gizlilik: Suç değil gereklilik, 16 Kasım 2019

Journo, Dijital güvenlik ile ilgili yanlış bildiğiniz her şey, 14 Mart 2019

News Lab Turkey, Sahadaki gazeteciler için mahremiyet araçları, 29 Aralık 2018

Nieman Lab, Here are 12 principles journalists should follow to make sure they’re protecting their sources, 16 Ocak 2019

CPJ, Protecting journalists who cover corruption is good for the bottom line, 13 Ekim 2016

Cumhuriyet, Gazeteci Pelin Ünker'e hapis cezası, 8 Ocak 2019

Graph Commons, Ensar Vakfı İlişkileri

The International Consortium of Investigative Journalists

Global Investigative Journalism Network, Holding Big Fish Accountable: How to Uncover Corruption, 10 Şubat 2014

Uluslararası Şeffaflık Derneği, Corruption Perceptions Index

Reuters, Handbook of Journalism 

Uluslararası Şeffaflık Derneği, Sivil Toplum Örgütlerine Çağrımızdır!

Yazarlar: Nilgün Yılmaz, Alican Acanerler