Yalanlar ve yalan söyleyen politikacılar nasıl haberleştirilmeli?

Kişilerin sözlerini tırnak içerisine koyarak haberleştirmek, “bunun doğru olup olmadığını bilmiyoruz, sadece bu kişinin sözlerini aktarıyoruz” demek oluyor ya da sadece “bu bilgi doğru değil” demek gazetecilik bağlamında yetersiz kalıyor ve yan çizmek anlamına geliyor.

Üç günlük bir süre için bile olsa eğer internetten uzak kaldıysanız Amerika Birleşik Devletleri’nde günümüz medyası ile ilgili yapılan sayısız anket, çalışma ve makaleyi kaçırmış olabilirsiniz. Kısaca şöyle;

Gerçekler neden fikrimizi değiştirmiyor?

The New Yorker’dan Elizabeth Kolberth insanların bir konu hakkındaki yanlışlarını kabullenme konusunda neden bu kadar başarısız olduklarıyla ilgili (ABD seçimlerinden önce yayınlanan fakat şuan gündeme daha uygun olan) üç yeni kitap üzerine bir inceleme yazısı yazdı.

Gerçeklerin yetersiz kalmasıyla ilgili sebeplerin başında, alakasız bir veri kullanarak mantıklı olmayan ve soyut çıkarımlarda bulunmamızı sağlayan biyolojik nedenler yer alıyor. Avcı ve toplayıcı olduğumuz zamanlarda sebep sonuç ilişkilendirmesini sağlıklı kurmanın öneminden ziyade, tartışmaları kazanmak daha ön planda idi.

Bu konu hakkında Kolbert şunları yazıyor: “İnsanlara doğru ve kesin bilgiyi vermenin tek başına yardımı olmuyor çünkü insanlar bu bilgiyi görmezden geliyor” (Fakat not düşmek gerekir ki bu yorum çok kolay abartılabilir). Benzer şekilde DigiDay’in Craig Silverman Yalan Haberleri Avlıyor yazısında Silverman, “Çoğu zaman insanların benden internetteki yanlış bilgi ve inanışa bağlı önyargıyı nasıl çözeceğimiz konusunda bir cevap beklediğini hissediyorum. İnsan doğası burada büyük öneme sahip. Aynı zamanda kullandığımız dev platformlar ve algoritmaları da bu durumu besliyor.” ifadelerini kullandı.

Görmek istemediğimiz haberleri göz ardı ediyoruz. The New York Times’ın Upshot’ı web analizi yapan Chartbeat şirketiyle birlikte çalışarak 148 haber sitesini inceledi ve ortaya çıkan sonuca göre; bütün siyasi yelpazedeki yayınların günün haberlerine yer verdiğini ancak okuyucuların görmek istemedikleri haberleri göz ardı ettiklerini ortaya çıkardı. Chartbeat’in araştırmacıları haber sitelerini daha çok liberal okuyucuya ve daha çok muhafazakar okuyucuya sahip olmasına göre kategorize etti. Ortaya çıkan bulgular yukarıda tartışılan inanışa bağlı ön yargıyı destekler şekilde; haber kuruluşları geniş yelpazede haberlere yer verse de okuyucular katılmadıkları haberleri es geçiyorlar.

Muhafazakar okurlar bazı haberleri göz ardı ediyor gibi görünüyor

Donald J. Trump, Başkanlık kabul konuşmasında en büyük kalabalığı topladığını dile getirdi.

Arz: Yayıncı kuruluş başına makaleler.

Talep: Yayıncı kuruluş başına harcanan vakit.

Kellyanne Conway “Bowling Green Katliamı” konusunda medyanın yetersiz davrandığını dile getirdi.

Arz: Yayıncı kuruluş başına makaleler.

Talep: Yayıncı kuruluş başına harcanan vakit.

Gazeteciler yalan söyleyen güçlü figürleri nasıl haberleştirmeli?

The Reuters Enstitüsü’nden Rasmus Kleis, enstitü üyesi Heidi Skjeseth ve eski Guardian baş editörü Alan Rusbridger iki hafta boyunca insanlardan bu konu hakkında yorum topladıkları online bir araştırmayı bitirdi, düzenledi ve Pazartesi günü yayınladı.

Dokümanın Trump’dan esinlenilmiş olduğu aşikar olsa bile yazar notunda şunu belirtti: “Bu problem sadece Birleşik Devletler ya da sağ görüşlü popülist hareketlerle sınırlı değil”. Öneriler, sadece ABD yönetimini haberleştirirken değil, Avrupa’da yaklaşan seçimler için de kullanılmalı.

Öne çıkan ve yapılması önerilenlerden biri: “Yalana yalan, sahteye sahte denilsin. Bunu yapmamak kamuoyu karşısında güvenilirliği ve inanılırlığı düşürüyor (Fanatikleri kızdırsa bile). Karşılığında ise yalan söyleyen güçlü figürleri partizanca savunan kişileri haberleştirin.”

Aynı zamanda “yanlış ilişkilendirmeye yenik düşmeyin…Sonu gelmeyen provokatif yorumları bir kenara bırakın ve hikayeyi haberleştirin, kişileri değil.” Yazarlar bunun dışında “Canlı yayından gerekli olmadıkça kaçının” önerisinde bulundu. Özellikle şüpheli kaynaklarla, aynı anda doğrulama yapmak ve canlı yayını devam ettirmek zor ve bir yalanın yayılmasına yardımcı olabilir.

Güvenilir başlıklar atın ve insanların bilgiyi nasıl algılayacaklarını göz önünde bulundurun. Çoğu insan sadece başlıkları okur. En başta ve daha kalın harflerle sunulan bilgi, her zaman devamındaki bilgiye göre okuyucuda daha büyük etki bırakır. Kişilerin sözlerini tırnak işareti içerisine koyarak sizlere sözlerinin, “doğru olup olmadığını değil, sadece bu kişinin sözlerini aktarıyoruz” demek ya da “bu bilgi doğru değil” demek gazetecilik bağlamında yetersiz ve yan çiziş anlamına geliyor ve bu durum istenildiği gibi bir etkiyi okuyucuda muhtemelen bırakamıyor.

Araştırmaya katılan birkaç katılımcının önerisi ise farklı medya gruplarının haberleştirme ve ağ kurmak için bir araya gelmesi gerektiği. Bu fikir bir havuz oluşturup spesifik konular hakkında toplu biçimde doğrulama yapılmasını sağlayacak bir web sitesini de öneriyor.

Rekabet halindeki bu yayıncıları bir araya gelme konusunda ikna etmek zor olsa da, dolaşımdaki farklı yorum ve haberleri göz önüne alma konusunda yardımcı olabilir. Bu aynı zamanda haberlerin çürütüldüğü nötr bir alan oluşturmak için de bir fırsat olur. Örneğin sosyal medyada bir kişi yanlış bir bilgi paylaştığında, kullanıcılar bu havuz web sitesine gidip konu ile ilgili diğer yazı ve makalelere ulaşabilir ve aynı zamanda diğerlerine bunu yapmasını önerebilir.

Hükümet dışında oluşturulan ve görevi kötüye kullanma ve suistimal gibi konuları araştıracak ulusal ya da uluslararası bir yapı oluşturulması fikri de katılımcılar tarafından dile getirildi. Bu yapı devletleri içermeyecek ancak suistimaller, üye kurumlar tarafından incelenebilecek.

Kısaca, medya kendi kendini kontrol etmeli. Bu durum ne Facebook ne Twitter ne de yalan haber problemi. Bu bir liderlik problemi. Tık çekmek, yalan haber üretmek ve diğer dezenformasyon üretimi büyük bir problem olsa da bunlar sorunun kökü değil.

Avrupa buna benzer bir şey deniyor

New York Times’ın haberine göre Avrupa Birliği “Rusyanın dezenformasyon kampanyalarına karşı” East Stratcom adında bir girişim başlattı:

Bu grup canlı olarak Facebook ve Twitter’da paylaşılan düzmece haberleri çürütüyor ve bunun dışında günlük, haftalık yalan haberler ile ilgili rapor ve bültenler paylaşıyor. Sosyal medyada 12 binden fazla takipçileri var.

Fakat yalan haberlerle ilgili paylaştıkları 2 bin 500 rapor, sosyal medyada dolaşımda olan yanlış bilgiye nazaran çok az kalıyor. Bütün yalan haberleri yakalayıp raporlamak neredeyse imkansız ve çürüttükleri haberler çoğu zaman doğrulamalarından daha fazla görüntüleniyor.

East Stratcom tamamen bir iletişim girişimi. Buna rağmen Rusça konuşan çalışanları ölüm tehditleri alıyor. Bunun dışında bir Çek vatandaşı, çalışanları Rus televizyonunda iki defa ajanlıkla suçlandı.

Kanadalılar sosyal medyanın haberleri mahvettiğini düşünüyor

Toronto’dan bir firma tarafından online ve mobil bazlı yapılan ankette bu sonuç çıktı. (Konuyla ilgili haber The Globe and Mail’de de paylaşıldı.)

Sosyal Medyanın Haberlere Etkisi

Neredeyse 10 Kanadalı’dan 7’si Twitter gibi sosyal medya platformlarının haberleri negatif etkilediğini düşünüyor. Yüzde 68’i sosyal medya platformlarının negatif etkisi olduğunu ve yüzde 18’i pozitif etkisi olduğunu düşünürken yüzde 11’i bir etkisi olmadığını ve yüzde 3’ü ise emin olmadıklarını dile getirdi.

Cevap verenler aynı zamanda yalan haberlerle ilgili de endişeli.

Yalan haberler ile ilgili endişeli olan kişiler %52

Yalan haberler ile ilgili bir şekilde endişeli olan kişiler %29

Yalan haberler ile ilgili bir şekilde endişeli olmayan kişiler %7

Yalan haberler ile ilgili endişeli olmayan kişiler %11

Yalan haberler konusunda emin olmayan kişiler %1

Konuyla ilgili ABD bazlı bir araştırma aradığımda ise Pew’in Aralık ayında yaptığı anketi buldum.

Çoğunluk yalan haberlerin Amerikalıların gerçekler konusunda aklını karıştırdığını söylüyor.

Amerikalıların yüzde 64’ü uydurma haberlerin derin bir akıl karışıklığına yol açtığını düşünüyor. Yüzde 24’ü bir şekilde insanların aklını karıştırdığını yüzde 11’i ise akıl karışıklığına sebebiyet vermediğini ya da çok az yol açtığını düşünüyor.

Pew’in yaptığı Ekim anketinde ise sosyal medya kullanıcılarının yüzde 64’ü “online ortamlarda karşılaştıkları karşıt politik görüşlü insanların yorumlarının, birbirleri hakkında daha az ortak noktaları bulunduğunu düşünmelerine yol açtığını söyledi.”

Kaynak: NiemanLab / Laura Hazard Owen Çeviri: Ekin Gürel