Türkiye’de ilk aşı kampanyasının 1985’te yapıldığı iddiası

İDDİA 12: Türkiye’de ilk aşı kampanyası 1985’te yapıldı. 

YANLIŞ

Gazeteci Soner Yalçın tarafından Kasım 2019’da yayımlanan Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitabın 241. sayfasında yer alan bir paragrafta, Türkiye’deki ilk aşı kampanyasının 11 Eylül 1985’te yapıldığı öne sürüldü.  

Paragrafa göre Rockefeller’ın “elçisi” olduğu ifade edilen Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın isteğiyle dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren ve yine dönemin başbakanı Turgut Özal ikilisi ilk kez aşı kampanyası düzenledi. Buna göre kampanya sonucunda 5 milyon çocuğa difteri, boğmaca, tetanos, kızamık ve çocuk felci aşısı yapıldı.

Kara Kutu, beşinci bölüm, 241. sayfa 

Ancak, Türkiye’deki ilk aşı kampanyasının 11 Eylül 1985’te yapıldığı iddiası doğru değil. Türkiye’de 1985’ten önce de aşı kampanyaları düzenlenmiş. 

Aşılama kampanyaları daha önceki yıllarda da yapılmış

Türkiye’de düzenlenen aşı kampanyaları hakkında gazetelerin eski sayılarını taramak işe yarar bir doğrulama yöntemi. Nitekim, Milliyet gazetesi arşivinde yer alan haberlerden Türkiye’de 1985’ten yıllar önce de aşı kampanyaları düzenlendiği anlaşılıyor.

Örneğin Milliyet gazetesinin 24 Mart 1964 tarihli sayısında yer alan bir haberde, yurt çapında çocuk felci aşısı kampanyası başlayacağı ifade ediliyor. Doğu illerinde 15 Nisan’da başlayacak çocuk aşısı kampanyası kapsamında 250 bin çocuğun aşılarının yapılacağı açıklanıyor.

Yine Milliyet gazetesinin 18 Mart 1971 tarihli bir kupüründe de 7 milyon çocuğun felç aşısı olacağı ifade ediliyor. Haberde dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Vedat Ali Özkan, 20 milyon doz çocuk felci aşısının Türkiye’ye getirtileceğini ve kampanyanın yıl boyunca 13’er gün olmak üzere Nisan, Eylül ve Kasım ayları boyunca süreceğini belirtiyor. 

8 Aralık 1981 tarihli bir başka habere ulaşmak da mümkün. Haberde iki ay sürecek verem aşısı kampanyasında 400 bin çocuğun aşılanacağı ifade ediliyor. Türkiye Ulusal Verem Savaşı Derneği Genel Sekreteri Dr. Zülfü Sami Özgen’in açıklamaları da ülkedeki aşılama kampanyalarının tarihine ışık tutuyor. Özgen haberde 1953’ten bu yana Türkiye’yi yedi kez taradıklarını ve 40 milyondan fazla aşı yaptıklarını açıklıyor.

Cumhuriyet döneminde aşı uygulamaları 

Türkiye Aile Hekimliği Dergisi’nin Nisan-Haziran 2016 tarihli sayısında yer alan “Cumhuriyet döneminde bulaşıcı hastalıklarla mücadele” başlıklı bir makalede de ülkedeki bazı hastalıklarla yapılan mücadelelere değiniliyor. Hatta, Mustafa Kemal Atatürk’ün hastalıklar konusundaki gelişmeleri 1 Mart 1922 tarihli TBMM konuşmasında dile getirdiği ve aşıların önemine dikkati çektiği belirtiliyor.

Yine makalede yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde veremle savaşa ağırlık verildiği ve ilk verem aşılamalarının 1927 yılında yapıldığı ifade ediliyor. Ayrıca diğer hastalıklar için de rutin aşılama hizmetine 1930’da başlandığı; çiçek, difteri, boğmaca, tetanoz, BCG, polio ve kızamık aşıları uygulandığının altı çizililiyor. 

İlginizi Çekebilir:  Türkiye'de zorunlu aşı uygulaması olduğu iddiası

Son olarak, 2017 yılında yayımlanan Birinci Dünya Savaşı Öncesi ve Savaş Döneminde Aşılama Uygulamaları ve Hemşirelik isimli makalede, 1930 tarih ve 1590 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’na göre, Türkiye’de çiçek aşısının zorunlu hale geldiği de vurgulanıyor

11 Eylül 1985’teki kampanyadan sonra ne oldu?

Dönemin başbakanı Turgut Özal, 11 Eylül 1985’te düzenlenen aşı kampanyasını 1980 öncesinin karanlık döneminden çıkma olarak değerlendirirken, dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren kampanya kapsamında çocuklara ilk aşıyı yapan kişi olmuş.

O dönem yaşananlar hakkında UNICEF’in 1986’da yayımladığı The State of the World’s Children başlıklı bir rapordan bilgiler edinmek mümkün. UNICEF, Türkiye’de o yıllarda çeşitli hastalıklar yüzünden haftada 500’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğinin altını çizerek kampanya kapsamında 5 milyon çocuğun aşılandığını ifade ediyor. UNICEF tarafından yine aynı isimle 1987’de yayımlanan diğer bir raporda ise 1985’teki aşı kampanyası sayesinde 22 bin ölümün engellendiği açıklanıyor

Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı tarafından 2000 yılında yayımlanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesi’ne göre, 1985 yılında yapılan aşılar sayesinde kızamıktan kaynaklı 25 bin, boğmacadan kaynaklı 10 bin ve poliodan kaynaklı 14 bin ölüm engellenmiş.


1967’deki bir aşı kampanyasında doktor Yasir Bilgiç tarafından aşılanan bir bebek.

Farklı kuruluşlardan yedi bilim insanının bir araya gelerek oluşturduğu “Measles Epidemiology and Elimination Strategies in Turkey” (Türkiye’de Kızamık Epidemiyolojisi ve Eliminasyon Stratejileri) isimli çalışmada da 1985 yılındaki aşı kampanyasından sonra kızamığın, Türkiye tarihindeki en düşük hastalık ve ölüm seviyesine ulaştığı tespit edilmiş.

İhsan Doğramacı kampanyaya öncülük etmiş

UNICEF Türkiye Milli Komitesi tarafından hazırlanan İhsan Doğramacı’dan Günümüze (1958-2018) başlıklı bir çalışmada Doğramacı’nın 1985’te düzenlenen ulusal aşı kampanyasındaki rolü üzerinde de durulmuş. Buna göre Sağlık Bakanlığı liderliğinde ve UNICEF’in desteğiyle yürütülen kampanyada İhsan Doğramacı, UNICEF Genel Başkanı James P. Grant ve UNICEF Türkiye Temsilcisi Richard Reid önemli çalışmalar yapmış. 

Sonuç olarak kitapta bahsedildiği üzere Türkiye’deki ilk aşı kampanyasının 1985 yılında düzenlendiği iddiası doğru değil. Sözü edilen tarihten çok daha önce Türkiye’de aşı kampanyaları düzenlenmiş.

#SalgınVar okuma rehberi

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitap hakkındaki çalışmaya dair Teyit ekibi tarafından yayınlanan 63 yazı bu rehberde yer alıyor.

Komplo teorileri hakkındaki yazıları okuyarak kitabın içinde düşülen genel yanılgıları anlayabilirsiniz: 

Manisalı eczacıları kim öldürdü?

Komplo Teorileri I: Aşırı şüpheci tutum etrafımızı sardığında

Komplo Teorileri II: Bilimsel görünme çabası

Komplo Teorileri III: Sağlığımızı korumak için ne yapabiliriz?

Bu bölümdeki yazılar Kara Kutu’nun yazım sürecine mercek tutuyor. Kitaptaki kaynak gösterimi, izlenen metodoloji ve tespit edilen intihaller sizi şaşırtabilir. Ayrıca kitapta yer alan ve Yalçın’ın konuşmalarından hareketle oluşturulan safsatalara ve daha fazlasına göz atabilirsiniz: 

Kara Kutu’nun yöntemi – I: Nasıl yazıldı? Nasıl basıldı?

Kara Kutu’nun yöntemi – II: Kaynakça nasıl hazırlanmış?

Kara Kutu’nun yöntemi – III: 30 farklı kaynaktan yapılan intihaller

Korelasyon nedensellik değildir

Kara Kutu’nun ‘kozmik odasındaki’ intihaller

Safsatalar I: Komplo teorilerini safsatalar ile süslemek

Safsatalar II: Hatalı akıl yürütmenin kitabı

Özellikle ‘doğallık safsatasını’ özümsedikten sonra homeopati üzerine iddiaları inceleyebilirsiniz:  

Homeopati: Sulandırılmış Tıp

Kapitalizm homeopatiyi teğet mi geçti? Sektöre genel bakış

ABD’deki en büyük kütüphanelerin homeopati okullarıyla ilişkisi olduğu iddiası dayanaksız

İDDİA 1: Patofizyoloji kürsülerinin 12 Eylül’den sonra kapatıldığı ve yıllardır bu dersin verilmediği iddiası

Türkiye’de tıp eğitimi nasıl kurumsallaştı?

Rockefeller’ın -muhtemelen- girmekte zorlanacağı diyarlarda modern tıp ve tıp müfredatı: Kuzey Kore örneği

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitabın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde yer alan iddiaların ele alındığı yazılar bu bölümde: 

İDDİA 2: ABD ve Avrupa’da Augmentin’in evcil hayvanlarda kullanımının yasaklandığı iddiası

İDDİA 3: 12 yaşındaki her çocuğun kolesterol ilacı alması tavsiye edilmiyor

İDDİA 4: İlaçların farklı ülkelerde daha ucuz olmasının nedeni fiyat politikaları

İDDİA 5: Yan etkileri olan serzone isimli ilacın ‘henüz’ toplatıldığı iddiası

İDDİA 6: Bazı psikiyatrik hastalıklar piyasayı canlandırmak için mi uyduruldu?

İDDİA 7: Beyindeki organik değişimler mutasyon anlamına mı geliyor?

İDDİA 8: Gebelikte antidepresan kullanımının bebekte otizm riskini artırdığı iddiası

İDDİA 9: Serotonin ile depresyon arasında ilişki yok mu?

İDDİA 10: Sadece çocuklar üzerinde ve belli bir evre için yapılan araştırmanın sonuçları genellenebilir mi?

İDDİA 11: ABD’deki yaygın ölüm sebepleri arasında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğu iddiası

Aşılar kitapta önemli bir yer tutuyor. Çalışmamızın önemli bir kısmı, bu nedenle aşılar hakkındaki iddialara ayrıldı:  

Aşılar bağışıklığı zayıflatıyor mu? Vücudumuzun ‘askerleri’ nasıl çalışıyor?

Aşılarda bulunan maddeler o kadar ‘korkutucu’ mu?

Aşılar etkisiz mi?

Sürü bağışıklığı: ‘Benim çocuğum istersem aşılatmam’ denebilir mi?

KONDA: ‘Aşı zorunlu olmamalı diyenlerin önemli bir kısmı uluslararası şirketlerin bizi hasta etmek istediğini düşünüyor’

Osmanlı’dan günümüze Türkiye’de aşı çalışmaları

:point_right::skin-tone-2: İDDİA 12: Türkiye’de ilk aşı kampanyasının 1985’te yapıldığı iddiası

İDDİA 13: Türkiye’de zorunlu aşı uygulaması olduğu iddiası

İDDİA 14: Menenjit aşısının 2013 yılında aşı takvimine eklendiği iddiası

İDDİA 15: Almanya’daki zorunlu kızamık aşısı yasasının ‘kıl payıyla’ kabul edildiği iddiası

İDDİA 16: Almanya’da çocuk doktorlarının yüzde 92’si çocuğunu aşılatmıyor iddiası

Finlandiya İngiltere İrlanda Hollanda ve İsveç’te aşıların zorunlu olmaması ne anlama geliyor?

İDDİA 17: FDA’da görevli Morris’in grip aşısı hakkındaki açıklamayı 2009’da yaptığı iddiası

İDDİA 18: İsrail’de hiç aşı yapılmadığı iddiası

Wakefield I: Aşı ve otizm arasındaki ilişki olduğu iddiaları nereden çıktı?

Wakefield II: Kızamık virüsü için aşı patenti almış

Wakefield III: Otizmli ailelerin avukatlarından para aldı

Aşı ve otizm arasında bağ olduğu tartışmalarını kimler kitleselleştirdi?

Aşı otizm arasında bağ olduğunu söyleyenlerin bilimsellik iddiası

Bugün 50’lerinde olanların çocukluğunda çevrelerinde otizmli çocuk yok muydu? 

İDDİA 19: İki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı civa miktarı 100 gramdan 237 grama yükseldi iddiası

İDDİA 20: Neil Z. Miller aşı karşıtı derneklerle ilişkili

İDDİA 21: Houweling makalesinde aşıların zararlarından bahsetmiyor

İDDİA 22: Prof. Dr. Claire-Anne Siegrist aşının uzun dönemdeki faydalarının bilindiğini belirtiyor

İDDİA 23: Kızamık aşısının kadınların yüzde 55’inde romatoit artrit gelişmesine neden olduğu iddiası

İDDİA 24: Boğmaca aşısından sonra bebeklerin normalden yedi kat daha fazla hayatını kaybettiği iddiası

Difteri tetanoz ve boğmaca aşılarının ani bebek ölümü vakalarıyla bağlantısı yok

İDDİA 25: Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok

İDDİA 26: Aşılarda kullanılacak antijenleri patent sınırlamaları mı belirliyor?

İDDİA 27: Gluten ve kazeinin otizme yol açtığını gösteren bulgu yok

Aşı üretimi kâr maksimizasyonuna dayanıyor ve bu halk sağlığını tehdit ediyor

Facebook’un reklam politikası Kara Kutu’daki aşı karşıtı iddiaların yayılımını engelledi mi?

Son olarak Kara Kutu’da modern tıbbın karşısına anti kapitalizmin konduğunu görüyoruz. Tıp ve anti kapitalizm ilişkisine dair yazılar aşağıdaki gibi:

Sosyalist deneyimlerde modern tıp: Sovyetler Birliği

Tıbbi enternasyonalizm: Küba

Bastırılmış bir deneyim: Allende ve Şili

İddia hakkında hazırladığımız analizi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler. Okuduğunuz bu analizi daha fazla kişiye ulaştırabilmek, daha çok iddiayı daha kısa zamanda inceleyebilmek için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz. 

Kaynaklar

Milliyet Gazete Arşivi, Milliyet gazetesi 1965, 1971, 1981 ve 1985 yılı sayıları

Aile Hekimliği Dergisi, Cumhuriyet döneminde bulaşıcı hastalıklarla mücadele, 2016

Getty Images, Türkiye’deki aşı kampanyasına dair görsel, 1967

Dergipark, Aşıların tarihçesine dair makale, Nisan 2017

UNİCEF, İhsan Doğramacı’dan günümüze, Ağustos 2018