Türkiye Sudan’dan gümrüksüz at eşek ve katır eti ithal edecek mi?

Yediğimiz etlerin nereden geldiği, ne eti olduğu, yerli mi yabancı mı olduğu, cinsi, hatta besi hayvanlarının nasıl beslendiği bile sık sık ülke gündemine düşüyor. Gıda güvenliğine dair kaygılar yükseldikçe, bu konularda üretilen haber ve içeriklerin yarattığı etki de büyüyor. Et ithalatıyla ilgili son tartışma ise, Sudan’dan at, eşek ve katır etlerinin ithal edileceğine dair haberle başladı. Haber 12 Aralık 2019’da Cumhuriyet’te yayımlanmıştı ve Hüseyin Hayatsever imzalıydı. Habere göre Türkiye Sudan’dan 500 ton at, eşek ve katır eti ile sakatatlarını gümrük vergisi uygulanmadan ithal edebilecekti. Bu özel haber üzerinden üretilen iddialar sosyal medyada ve çeşitli haber sitelerinde jet hızıyla yayıldı; kaygı büyüdü. Yalnız Emre Kongar’ın yazdığı bir tweet, 521 retweet ve 1600 beğeni aldı.

Ancak bahsi geçen ürünlerin ithalatı, görünenden biraz daha çok boyutlu bir konu. Bu farklı boyutları ortaya koyarak, henüz gerçekleşmemiş bir iddianın izini süreceğimiz bu “büyüteç” yazısıyla, sürecin nasıl geliştiğini olgularla incelemeye çalışacağız. Çünkü konunun birbirinden bağımsız ele alınması gereken birden fazla boyutu var ve iddiayı kısa yoldan doğru ya da yanlış olarak nitelendirmek yanıltıcı olabileceği gibi geleceğe yönelik bir tahminde bulunmak anlamına da gelebilir.

Teklif henüz genel kurula gelmedi

Türkiye’nin bazı ürün gruplarında Sudan’dan gümrüksüz ithalat yapmasına olanak veren bir anlaşma imzalandığı doğru. Bu anlaşma 27 Aralık 2017’de imzalanan ticaret ve ekonomik ortaklık anlaşması. Ticaret Bakanlığı’nın sitesinde işbirliği anlaşmasının notları da mevcut. Türkiye’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı anlaşmalar, mecliste görüşülüp kanunlaştıktan ve Cumhurbaşkanı da onayladıktan sonra yürürlüğe girebiliyor.  

Sudan ile imzalanan anlaşma da 15 Ekim 2019 tarihinde ilgili kanun teklifiyle meclise sunuldu. Türkiye ve Sudan arasındaki bazı ürünlerin ticaretinde uygulanan gümrük vergileri ile bazı önlemlerin kaldırılmasını öngören teklifin 59. sayfasındaki Ek 1.2B tablosu, hangi ürünlerin bu kapsama gireceğini gösteriyor. Bu listede, 500 ton kota şartıyla at, eşek, katır veya bardo etleri ile sakatatları da yer alıyor. (Bardo, erkek at ile dişi eşek çiftleştirilerek, katır ise dişi atla erkek eşek çiftleştirilerek üretiliyor.)

Teyit’in ulaştığı, Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Hüseyin Hayatsever de, haberin kaynağının ilgili anlaşma olduğunu belirtti. Anlaşmada at, eşek, katır eti yanı sıra birçok ürüne daha rastlanabiliyor:

Ancak kanun henüz genel kurulda görüşülmedi. Meclise gelen kanunlar, genel kurulda görüşülmeden önce, ilgili komisyonlarda olgunlaştırılmak zorunda. Bu kanun teklifinin muhatabı olan komisyonlardan Dışişleri Komisyonu, 4 Aralık tarihli toplantısında konuyu görüşüp raporunu verdi. Ancak konuyla ilgili genel kurul görüşmesinin ne zaman yapılacağı henüz belli değil. 

Anlaşma ithalat anlamına gelmiyor

Diğer yandan, bir anlaşmanın imzalanmış olması, hayata geçmesi için yeterli koşul yaratmıyor. Keza, meclisin bu yasama dönemi gündeminde Sudan ile yapılan ve kanunlaşmayı bekleyen üç anlaşma var. Ancak bunlardan hiçbiri genel kurul onayından geçmemiş ve haliyle yürürlüğe girmemiş. 

Kaldı ki anlaşma kanunlaşsa da, bu ithalatın gerçekleşmesi demek değil. Anlaşma yalnızca, ilgili 500 tonluk mal için gümrüksüz ticaret olanağı yaratıyor; ithalatı zorunlu tutmuyor.  

Bir önceki (26.) yasama döneminde de Sudan ile anlaşmalara ilişkin kanun teklifleri meclise gelmiş; ancak onlar da kabul edilmemiş.  

Bu grupta uzun yıllardır ithalat yapılmadı 

Türkiye için bu ürünlerin ithalatı, sıradan bir ticari faaliyet de sayılmaz. Türkiye İstatistik Kurumu Dış Ticaret Veri Tabanından, GTIP numaraları kullanılarak geçmiş yıllarda ait katır, eşek ve at eti ile sakatatı ticareti verilerine erişilebiliyor. Buna göre Türkiye, ilgili dört ürün grubundan (020500200019 – taze eşek, katır ve bardo eti, 020500800019 – dondurulmuş eşek, katır ve bardo eti, 020680910000 – taze at, eşek, katır ve bardo sakatatı, 020690910000 – dondurulmuş at, eşek, katır ve bardo sakatatı) 2000 yılından beri herhangi bir ülkeden ithalat yapmamış. Bu bize Türkiye’de bu ürün gruplarında ithalatı gerektiren bir talep olmadığını gösteriyor. 

Konu mecliste Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye de soruldu. Bakan, “Böyle bir talep mi varmış? Bu konuda teknik gerekli bilgiye sahip olmadan arkadaşlarımız yorumlar yapıyorlar. Ben bunları doğru bulmuyorum. At eti meselesi şudur; ‘GTİP’ diye bilinen yurtdışında ‘HS’ denilen genel tarif vardır, her ürün grubuyla ilgili. Bunlar at, eşek, dana ve diğer etleri de kapsar. Bununla ilgili bir yanlış anlaşılma var. Yoksa Türkiye’nin ithal ettiği at eti, eşek eti, domuz eti de yoktur” açıklamasında bulundu. Ancak bakanın açıklamasının aksine, GTIP numarası, ürün grubundan farklı olarak, oldukça spesifik bir tanımlama ve sadece bahsi geçen ürünleri kapsıyor.

Hayvan maması yapımında kullanılabilir

Peki olur da bu ürünler ithal edilirse ne için kullanılabilir? Teyit’in görüşüne başvurduğu Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, Türkiye pazarına giren katır, eşek ve at etleri ile sakatatlarının, hayvan maması yapımında kullanılabileceğini söyledi. Diğer yandan Güngör’e göre, bu etlerin insan gıdası pazarına girmesi, denetim yetersizliğinden ötürü imkansız değil; denetimlerin artırılması gerekiyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Murat Arslan da bu ürünlerin nerede kullanılacağının mutlaka açıklanması gerektiğini belirtti. İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk de konuyu bir soru önergesi ile meclis gündemine taşıdı. Öztürk Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye’nin bu ürünlere neden ihtiyacı olduğunu sordu

Yine TÜİK istatistiklerini incelediğimizde Türkiye’nin bu ürün gruplarında üretim ve ihracat da yapmadığını görüyoruz.

Kaynak: TÜİK

Elbette bu ülkede bu ürünlerin hiçbir şekilde tüketilmediği anlamına gelmiyor. Bu etlerin içinde bulunduğu işlenmiş ürünler yasal olarak satılıyor olabilir ya da yasadışı olarak bazı ürünlere giriyor olabilir.

Nitekim geçmişte de çeşitli gıdalarda bu ürünlerin izlerine rastlanmış. Sağlık Bakanlığı’nın yakın geçmişte yayımladığı taklit ve tağşiş ürün satan firmaları listesi incelendiğinde, sucuk, kavurma, et döner, tavuk döner, sosis, salam, kıyma gibi ürünlerde, at eti, kanatlı hayvan eti ve domuz eti tespit edildiği görülebiliyor: 

Özetle, Sudan ile Türkiye arasında imzalanan ticaret anlaşması, genel kurulda da kabul edilirse belli mal gruplarında Sudan’dan gümrüksüz ithalat olanağı doğacak. Gümrüksüz ithal edilebilecek ürünler arasında at, eşek ve katır eti ile sakatatları da var. Fakat anlaşmanın kabul edilmesi, at, eşek ve katır etinin kesin olarak ithal edileceği anlamına gelmiyor. Türkiye uzun yıllar bu ürün grubunda ithalat gerçekleştirmedi. Fakat denetim yetersizliği sebebiyle bazı ürün gruplarında et, eşek ve katır eti tespit edilebiliyor. Yazı içerisinde belirttiğimiz kaynaklar ve yöntemlerle Sudan ile imzalanan anlaşmanın ilerde nasıl bir yol izleyeceğini takip edebilirsiniz. 

Şüpheli bilgilerden yola çıkarak veriye dayalı ve uzun soluklu bir araştırma neticesinde hazırladığımız Dosya yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.  

Kaynaklar

TBMM, Türkiye-Sudan ticari ve ekonomik iş birliği anlaşması, 14 Ocak 2019

TBMM, Kanun teklifinin özeti

Ticaret Bakanlığı, Anlaşma detayları

Hüseyin Hayatseven ile yapılan telefon görüşmesi

TBMM, Türkiye-Sudan ticari ve ekonomik iş birliği anlaşması ekleri 

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı ile yapılan telefon görüşmesi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Taklit ve tağşiş ürün satan firmalar listesi

TÜİK Dış Ticaret İstatistikleri Dinamik Sorgulama Ekranı

TÜİK Kırmızı Et Üretim İstatistikleri Dinamik Sorgulama Ekranı

T24, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Murat Arslan'ın görüşü, 16 Aralık 2019

Cumhuriyet, İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk'ün verdiği soru önergesi

Hürriyet, Bakan Pakdemirli'den 'at eşek' eti ithalatı iddialarına yanıt, 16 Aralık 2019