Topluluk etkileşiminin peşinde: ‘Salgın Var!’ kampanyası nasıl başarıya ulaştı?

Kitle fonlama kampanyanızın hedeflediğiniz tutara ulaşmaktan belki daha da önemli kazanımı, insanların yaptığınız işe güvenmiş olması ve nihayetinde bir fikrin etrafında heyecanlı bir topluluk yaratabilmiş olmanız.

Geçen aylarda, bir süredir Türkiye’nin en çok satanlar listesinde yer alan Soner Yalçın’ın Kara Kutu isimli kitabından hareketle halk sağlığını ilgilendiren  iddiaları araştırmaya başladık. Çalışmayı yayınlayabilmek için ‘‘Salgın Var! Yanlış Bilgiye Karşı Aşı Olun!’’ isimli bir kampanya başlatarak 234 destekçimizden toplam 19.150 Liralık toplamayı başardık. Bu deneyim bizim için çok heyecan verici ve önemliydi. Kampanyayı bizim için bu kadar önemli yapan şey ise; belli bir zaman aralığında, spesifik bir çalışma için ve tutarı belli kaynak hedefiyle örgütlenmiş olmasıydı. Peki, neden böyle bir kampanya yaptık? Süreci nasıl yönettik, neler deneyimledik? 

Salgını durdurmak için topluluğumuzu nasıl harekete geçiririz?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de modern tıp ve aşılar ile ilgili yanlış bilgi ve komplo teorileri giderek yaygınlaşıyor. Yanlış bilgiler arasında bir hiyerarşi kurmak çok mümkün değilse bile sağlık bizim öncelik verdiğimiz, sonuçlarını pek çok açıdan doğrudan gözlemleyebildiğimiz alanların başında geliyor. Teyitçiler olarak kendimizi bu konuda sorumlu hissediyor ve sağlık özelinde bir çalışma yapmayı istiyorduk. 2019’un Kasım ayında Soner Yalçın’ın kaleme almış olduğu Kara Kutu isimli kitap yayımlandıktan kısa süre sonra modern tıp, aşılar, tıp müfredatı, ilaç sektörü gibi pek çok başlıktaki iddialar tekrar kamuoyunun gündemine geldi. Dikkat kesildiğimiz bu tartışmalar bize kitabı bütünlüklü bir şekilde teyitçi perspektifiyle ele almanın ne kadar elzem olduğunu gösterdi ve işe koyulduk.

Kitlesel fonlama kampanyasını kitlesel bir sahiplik ve ortaklık duygusu yaratmak, maddi bir kaynak sağlamanın yanında çalışma yayımlanmadan topluluk oluşturmak ve insanları harekete geçirmek amacıyla başlattık.

Yürüttüğümüz her faaliyetin kendi gelir modelini de beraberinde getirebilmesini önemsiyoruz. Bir kitabı tümüyle teyit süzgecinden geçirmek meşakkatli bir iş olacaktı ve kendi gelir modelini yaratabilmesi bizim için önemliydi. Teyit’in farklı faaliyet alanlarındaki tüm operasyonlar sürerken, ekipçe bu çalışma için de yoğun bir tempo yürütmek durumundaydık. Çalışmanın editörleri Ali Osman ve Gülin büyük oranda günlük çalışma rutinlerini askıya alarak, yaklaşık 3 ay boyunca Kara Kutu’nun incelenmesine odaklandılar. Dışarıdan pek çok bağımsız araştırmacı da makaleleriyle çalışmaya katkıda bulundu.

Araştırmanın sadece içerik boyutu yok elbette. Kampanya sürecinin kurgulanması, sosyal medya stratejisinin belirlenmesi ve nihai çalışmanın yaygınlaştırılması gibi iş kalemleri için de yoğun mesai harcamak gerekti. Teyit ekibindeki her bir üyenin katılımı ve emeğiyle bu süreçleri yapılandırdık. Hem topluluğumuzu çalışma öncesinde harekete geçirebilmek hem de çalışmanın ruhuna uygun bir gelir modeli olduğuna inandığımız için kitlesel fonlamanın bu işe denk gelen bir yaygınlaştırma ve kaynak yaratma yöntemi olduğunu düşündük.


Aksiyon planı: Strateji ve mesaj

Kampanyayı ve çalışmanın aksiyon planını kurgularken pek çok meseleyi göz önünde bulundurmamız gerekiyordu. Öncelikle kampanyayı neden yaptığımızın yanıtını hem kendimize hem de kullanıcıya net bir şekilde verebilmemiz elzemdi. Bunun için kampanya çağrımızı olabildiğince anlaşılır kurgulamaya gayret gösterdik. Öte yandan kimseyi hedef haline getirmek, itibarsızlaştırmak gibi bir gayemizin olmadığını, derdimizin sadece varsa yapılan yanlışlara şerh düşmek ve ‘’gerçeğin kaydının doğru tutulmasına’’ katkı sunmak olduğunu iyi aktarabilmemiz gerekiyordu. Hazırlanan metinler aynı zamanda geleceğe aktarılabilecek ve şüphe kasını çalıştırmak isteyen herkes için birer içgörü niteliğinde olmalıydı.

Mesaj ve sloganlarımızın tümünü bu stratejiye göre kurguladık. “Salgın Var!” diyerek internet kullanıcılarının yaklaşan tehlikenin farkına varmasına, acil aksiyon almamızda bize yardımcı olabilmelerini sağlayacak duygusal tetiklemeyi yaratmaya çalıştık. En az çalışmanın kendisi kadar, kampanyanın duyurusunda da aşıların işe yaradığına dair bir vurgunun yapılmasına önem verdik.

Kampanyayı başarıya ulaştıran 5 yöntem

Kampanyayı bunun için Türkiye’deki en uygun aracı kurum olan Fongogo üzerinden gerçekleştirmeye karar verdik. Fongogo’da bir kampanya açmak kişi, şirket ve dernek için farklı prosedürler içeriyor fakat bu konuyu başka bir yazıda kaleme almak daha uygun olacak. 

  • Makul bir hedef ve kitle belirlemek

Her kampanyanın olmazsa olmazı ve ilk adımı kampanyanın amacını ve hedef kitlesini belirlemek.  Kampanyayı yaygınlaştırma potansiyelinize göre farklı senaryolar için farklı tahminlerde bulunabilirsiniz. Biz hedefimizi belirlerken bu çalışma için ne kadar kaynağa ihtiyaç duyacağımızı kalem kalem hesapladık ve günün sonunda bu hedefin bizim için gerçekçi olduğuna da ikna olduk. 

  • Farklı fanuslara girmek için elçilerle birebir iletişim

Kampanyayı sadece çevrimiçi mecralardan yaygınlaştıramayacağımızı, daha geleneksel yöntemleri de kullanmanın faydalı olabileceğini düşündük. Farklı fanuslara temas edebilmek, kampanyayı kendi sosyal medya araçlarımızla yaygınlaştıramayacağımızı düşündüğümüz kitlelere de ulaştırabilmek için çalışmayla ilgilenebileceğini düşündüğümüz bazı ‘’elçilerle’’ birebir iletişime geçerek kampanyayı anlattık ve desteklerini istedik.

  • Potansiyel destekçilerle etkinlik

Kitle fonlama kampanyalarında, desteğe gelen ilk kişiler genelde en yakınınızdaki topluluk üyeleri oluyor. Ankara ofisimizde, topluluğumuz için düzenlediğimiz kampanya için önemli bir kırılma noktası oldu. Bu etkinlik kapsamında bir yarışma düzenledik. 1 saat içerisinde en çok destekçi getiren ilk 3 kişiye çeşitli ödüller verdiğimiz yarışma, kısa süre içerisinde kampanyayı en dinamik anlarına taşıdı. Gecenin sonunda bir ay süren kampanyanın 5. gününde hedeflediğimiz kaynağın yarısına ulaşmıştık.

  • Destekçileri süreçle ilgili güncelleme

Süreçle ilgili güncellemeleri destekçilerle paylaşmak kampanyanın önemli sac ayaklarından biri. Fongogo kendi işleyişi gereği destekçi bilgilerini bizimle ancak kampanya tamamlandıktan sonra paylaştı. Dolayısıyla kampanya sürecinde destekçilerimizle iletişim kurmakta çok etkili olamadık. Kampanya sayfamızda güncellemeler paylaştık fakat bu paylaşımlar destekçilere e-posta yoluyla iletilmediği için ancak kampanya sayfasındaki güncellemeleri takip eden destekçilerimize ulaşabildik. Fakat yine de kendi sosyal medya hesaplarımızdan kampanyanın gidişatıyla ilgili belirli periyotlarla kullanıcılarımızı bilgilendirdik.


  • Destekçileri ödüllendirmek ve desteklerini görünür kılmak

Her kampanya kendi özgün koşullarında destekçilerine bir şeyler vaad eder. Örneğin bağımsız bir film çekmek için kaynak yaratmaya çalışıyorsanız, size destek olacak insanları filminizin galasına özel davetiyeyle ödüllendirebilirsiniz. Biz de kendi çalışmamıza uygun olarak, çalışma özelinde kullandığımız kaynak kitapları hediye etmek, çalışmanın özetine öncelikli erişim gibi farklı ödüller belirledik. Teyit’in Instagram hesabından kişilere özel teşekkür de destekçileri onore etmek için kullandığımız diğer bir yöntemdi.Destekçiler etiketlendikleri hikayeleri kendi hesaplarından paylaşarak kampanyanın destekçisi olduklarını kendi arkadaş kitleleriyle paylaşmış oldular. Bu yöntem kampanyanın yaygınlaşmasında da önemli rol oynadı. 

Sırada ne var?

1 ay süren kampanya süreci tamamlandıktan sonra, çalışmanın gidişatıyla ilgili destekçilerimize bilgilendirici e-postalar ilettik. Akabinde onlara vadedettiğimiz ödüller (kitap, IG teşekkürü, e-posta bültenleri, söyleşi vs.) için harekete geçtik. Kitapların iletilmesi konusunda yine bizim gibi bir sosyal girişim olan Kitap Koala’dan tedarik ve lojistik desteği aldık. (Kitap Koala, gelirlerinin bir kısmını sokak hayvanlarına destek olmak için kullanıyor.) Hangi kitapları hediye ettiğimizi merak edenler için söyleyelim, Tevfik Uyar’ın Safsatalar kitabı ile Kerem Karaosmanoğlu’nun Komplo Teorileri kitabı.

Destekçilerimiz için özelleştirdiğimiz e-posta bültenlerinden görüntüler.

Kimi çevrelerden çalışmanın içeriğine dair, kimi çevrelerden de bu çalışma kapsamında bir kitle fonlama kampanyası planlamış olmamıza dair olumlu, olumsuz eleştiriler aldık. Tüm eleştirileri kıymetli buluyoruz. Öğrenme sürecimize çok büyük katkısı oluyor. Türkiye’de kendi yolumuzu bulmak ve bu yöntemle kaynak yaratmak isteyen gazetecilere deneyimimizi aktarabilmek de aynı derecede önemli.

Henüz çalışmayı yaygınlaştırma aşamasında değiliz. Kampanya destekçilerine çalışmayı özetleyen e-postalar göndererek onların geri bildirimleriyle araştırmalarımızı nihai haline getiriyoruz. 1 Mart itibariyle çalışmanın detaylarına, bu çalışma için oluşturulacak mikrosite ve podcast yayınları üzerinden ulaşabileceksiniz. 

Teyit ekibinin çalıştığı alanla ilgili bilgi, birikim ve deneyimlerini aktardığı İçgörü yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.