Kime "güvenilir bilim insanı" diyeceğiz?

Teyitçiler, sağlık alanında yanlış bilgiden korunmak için güvenilir uzmanlara kulak verilmesini tavsiye ediyor. Peki uzmanları güvenilir kılan ne?


22/09/2021 16:30 5 dk okuma

Bu içerik 1 yıldan daha eski tarihlidir.

Dünya Covid-19 salgınıyla mücadele ederken, Covid-19’un kendisi, aşılar ve tedavi yöntemleri etrafındaki yanlış bilgi salgınıyla da karşı karşıyayız. Yanlış sağlık tedbirleri almak ve yanlış tedavi yollarına yönelmekle sonuçlanabilecek bu salgından korunmanın ise birçok yolu var: Aşırıya kaçmadan dozunda bilgi tüketmek, şüphe kasını çalıştırmak, sosyal medyada eleştirel olmak, güvenilir kaynaklara kulak vermek… Söz konusu sağlık olduğunda, güvenilir kaynaklar bilim insanları ve hekimleri de kapsıyor.

Peki bir bilim insanı ve hekimi güvenilir kılan ne? Tüm uzman ve hekimleri dinlemek mi gerekli? Bunu belirleyen pek çok ölçüt var. Bizim bu yazıda değineceklerimiz ise bilim insanının uzmanlık alanı, kurumsal bağlantıları, şeffaflığı ve nezaketi olacak.


Bilim insanı alanında uzman bir kişi mi? 

Teyit, salgının başından beri kime kulak verilmesi konusunda iki önemli kıstasa işaret ediyor: Konusunda uzman olanlar ile mümkünse bir kurumu temsilen konuşanlar. Bu kıstaslardan ilki, liyakat ve doğru bilgi için kategorik bir zorunluluk. Bir bilim insanının konu hakkında belirttiği fikirlerin değerli ve güvenilir olabilmesi için fikir belirttiği alanda uzmanlık eğitimi alması gerekiyor. Söz konusu sağlık olduğunda da böyle. Misal, Covid-19 pandemisinin başında uzmanlık alanı viroloji ya da enfeksiyon hastalıkları olmayan kişilerin virüs ve tedavi yöntemleri hakkında televizyonlarda konuşmaları kafa karışıklığı yaratmıştı. Nasıl ki kolunuz kırıldığında dermatoloğa gitmiyorsanız, Covid-19 salgını için de konunun uzmanı olmayanların görüşleri dinlemek bulanıklığa yol açabilir.

İkinci önemli husus uzmanların temsiliyeti ile bağlantıları. Çünkü kurumsal hesap verme sorumluluğu çerçevesinde konuşmak, mesleki hırslar ve şahsi zaafları engelleme gücüne sahip. Misal Dünya Sağlık Örgütü, Türk Tabipleri Birliği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği gibi sağlık meslek örgütleri bünyesindeki uzmanlar, kendi hesabına değil, belli bir kurumu temsilen konuşuyorlar ve sözlerinin sorumluluğunu almak zorundalar.

Çıkar çatışmasına dikkat

Çıkar çatışması, belirli bir sonuç üretmeyi teşvik eden herhangi bir şeydir ve hakikat arayışını bozar. Aynı zamanda, bir kişinin kişisel çıkarları doğrultusunda hareket etme riskinin bulunduğu durumları da tanımlar. 

Sağlıkta esas olan kamu yararı olduğundan, olası çıkar çatışmaları karşısında dikkatli olmak önemli bir ilke. Misal uyuşturucu kullanımının sağlık risklerine ilişkin bir hükümet araştırması, olumsuz risklere dair kanıt bulmaya meyilli olabilir. Ya da bir mısır gevreği şirketi tarafından finanse edilen araştırmanın, mısır gevrekleri faydalı bulmaya eğilimli olma ihtimali yüksektir. Aynı şekilde, gıda takviyesi ya da alternatif tedavi yöntemlerinden ekonomik çıkar elde eden bir hekimin, kanıta dayalı tıbba saldırması da epey beklenir bir durum.

Kamusal fayda gözetiliyor mu?

Bilim insanlarını güvenilir yapan bir ölçüt daha var: Kendi kişisel menfaatlerinden ziyade kamusal faydayı gözetmeleri. Elbette bilim insanlarının araştırmalarını yapabilmeleri için destek almaları olağan ve bu yüzden finansal destek almaları güvenilmez olmaları anlamına gelmiyor. Mühim olan bu olası çıkar çatışmalarının açıklık ve dürüstlükle sergilenmesi, meslektaşların ve kamunun kontrolü için alan açılması.

Türk Tabipleri Birliği, hekimlerin, mesleğini uygularken ticari reklamlara araç olamayacağını, insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamayacağını belirtiyor.

Güvenilir bir bilim insanının, kendini uzmanı olduğu alandaki yeni araştırmalar ve gelişmeleri takip eden, kendini ve bilgisini sürekli güncelleyen kişi olduğunu söylemekte de fayda var. Çünkü bilimsel bilgi, sınanır ve gerek olduğunda değişir.

Nezaket ve işbirliği altın kural

Gelelim bilim insanları ve hekimlerin iletişim biçimlerine. Türk Tabipleri Birliği hekimlerin, kendi meslektaşları ve insan sağlığı ile uğraşan öteki meslek mensupları ile iyi ilişkiler kurması gerektiğini vurguluyor. Bilim insanlarının ve hekimlerin nezaket anlayışı içerisinde işbirliklerine açık olmaları, halk sağlığı alanında yayılan yanlış bilgilerin önüne geçebilir. Bir ekibin parçası olarak çalışmaları, insanların anlayabileceği ölçüde bilgi paylaşmaları veya dünyanın dört bir yanındaki meslektaşlarıyla işbirliği yapmaları, hem bilgi ekosistemi hem de bilimsel gelişmeler açısından önemli.

St. George's Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Acil Hekimi Dr. John Madden, “İyi bir dinleyici olmak, iyi bir hekim olmak için çok önemlidir” diyor. İletişim becerilerinin ve nezaket anlayışının gelişmiş olması yalnız hastalar açısından değil, sağlık sistemi genelinde bilgi aktarımı için de kritik öneme sahip. Bu yüzden işbirliği içerisinde bilgi aktarımı yapan uzmanların güvenilir kaynaklar olduğunu söyleyebiliriz.

Örneğin sosyal medyada ya da televizyonlarda megaloman, saldırgan, bilim insanı ihtiyatından uzak, buyurgan, dramatik ya da suçlayıcı ifadeler kullanan bir hekimi dikkate almak için ciddi bir nedeniniz olmayabilir. 

Sağlık alanında güvenilir kaynakları bulabilmek, kişilerin doğru ve yerinde sağlık kararları alması açısından kıymetli. Uzman olmayan kişilerden gelen iyi niyetli tavsiyeler, nadiren işe yarasalar da, çoğunlukla işlevsiz olabiliyor. Daha kötü ihtimal ise bu tavsiyelere uyulmasının sağlığımızı tehlikeye atması. Bu yüzden güvenilir uzmanlara kulak vermek önemli.