Siyasi kutuplaşma gerçeklerden değil duygularınızdan besleniyor

Dünya genelinde birçok siyasetçi ve uzman sık sık demokrasideki kutuplaşmadan duyduğu hoşnutsuzluğu dile getiriyor. Siyasi kutuplaşmadan bunalan vatandaşlar, diğer taraftan daha fazla esneklik bekliyor.  Kutuplaşmayı kınamak, muhalif tarafları yalanlamanın bir parçası haline geliyor. Fakat kutuplaşmanın neden olduğu siyasi çıkmazların ve kızgınlıkların üzerinde durulmuyor.

Sizce de ironik değil mi?

Siyaset yorumcuları “kutuplaşma”dan ne kastettiklerinden pek bahsetmez. Fakat Amerikalılar, bu sorunla nasıl mücadele edeceklerini öğrenmek için öncelikle kutuplaşmanın ne olduğunu kesin olarak anlamalılar. Vanderbilt Üniversitesi Felsefe bölümünden Robert B. Talisse, yakın zamanda okurlarla buluşacak kitabında (Overdoing Democracy: Why We Must Put Politics in its Place) kutuplaşmanın, haberlere nereden ulaşıldığı ya da siyasetçilerin nasıl bölündüğüyle ilgili değil, siyasi kimliğinin nasıl bir kişinin yaptığı her şeyin sonucunda oluştuğuyla ilgili olduğunu tartışıyor.

Üç kutuplaşma türü

Mutlak olanla başlayın: Kutuplaşma, tarafları ayıran siyasi mesafeyi ifade ediyor. Fakat bu sezgisel düşünce o kadar basit değil. Siyaset uzmanları siyasi mesafeyi ölçmeye yönelik en az üç yöntem uyguluyor.

İlkinde, rekabet eden partilerin platformları kıyaslanıyor. Kutuplaşma, bu platformların birbirleriyle ne kadar zıt olduğu üzerinden tanımlanıyor. İkinci yöntem, her bir partinin ideolojik türdeşliğini ölçüyor. Bu kutuplaşma tanımı, parti üyelerinden kaçının “ılımlı” veya ara bulucu olduğuna odaklanıyor. Üçüncü yöntemde ise platformlar veya parti üyeleri değil, siyasi partiye katılan sıradan vatandaşların duyguları dikkate alınıyor. Vatandaşların diğer partilerin üyelerini ne kadar sevmedikleri gözlemleniyor

Araştırmaya göre, ABD’deki büyük partiler ilk iki ölçüte göre oldukça kutuplaşmış olsa da ABD halkı, siyasi konularda 30 yıl öncesi kadar bölünmüş değil. Aslında kürtaj ve eşcinsel  hakları gibi gündeme gelen bazı konular, kendini siyasi bir partiyle özdeşleştiren sıradan vatandaşları birbirine yakınlaştırıyor.

Bununla birlikte Amerikalılar siyasi bölünmelerinin özellikle belirginleştirildiğine inanıyor. Üçüncü türe göre ise kutuplaşma hızla yükselişe geçti çünkü partiler arası düşmanlık 25 yıl öncesine göre bugün daha şiddetli.

Partilerin birbirleri hakkındaki düşünceleri

Diğer bir deyişle Amerikalılar, yaşanan sorunlar konusunda daha az bölünmüş olsalar da kendilerinin ileri boyutta anlaşmazlık yaşadıklarını düşünüyorlar. Siyasi bakımdan kendilerinden farklı gördükleri kişileri aşırı derecede sevmiyorlar.

Bu hususu Talisse şöyle değerlendiriyor: ABD’de vatandaşlar karşı görüşlü kişilerden nefret ettiklerinde, siyasi partiler aralarındaki farkları abartma eğilimi gösteriyor, ideolojik saflığı öne çıkartıyor ve karşı tarafı yermeye başlıyorlar. Örneğin, kendilerini parti ideolojisine yeteri kadar adamadıkları görülen Cumhuriyetçileri aşağılamak için “RINO” (“Yalnızca Sözde Cumhuriyetçi”) ifadesi bugünlerde sıklıkla kullanılıyor. Benzer bir dinamik, Demokratik Parti adaylığı için rekabet eden kişilerde de görülebiliyor. Ümit veren adaylar Trump karşıtı düşüncelerine göre değerlendiriliyorlar. Yalnızca birkaç gün önce ABD Başkanı, kongredeki bazı kadın Demokrat üyelerin “tehlikeli” olduklarını ve “Amerika’dan nefret etmeye” yatkın olduklarını açıkladı.

Grupla birlikte düşünmek 

İşte bu kutuplaşma türü için kolaylıkla uygulanabilecek bir çözüm: Siyasi bakımdan karşıt fikirlere sahip kişilerden nefret etmeye son verin. Ne var ki bu çözümü anlatmak uygulamaktan daha zor. Peki insanlar, siyasi açıdan kendilerinden farklı olan kişileri neden hor görüyorlar?

Bu sorunun cevabı, “grup kutuplaşması” olarak adlandırılan bilişsel bir olguyla ilgili. Yalnızca anlaştığınız kişilerle konuştuğunuz veya sadece kendi fikirlerinizi onaylayan haberler dinlediğiniz zaman inançlarınız konusunda daha radikal hale geliyorsunuz. İnsanlar bu şekilde radikalleşirken muhalif görüşleri anlama kapasiteleri azalıyor, düşüncelerine itiraz edenlere karşı daha az tahammül gösteriyorlar ve karşıt görüşlüleri yetersiz ve ahlaksız olarak görme eğiliminde oluyorlar. 

Bizzat yerinde seyrettiğiniz ve tuttuğunuz takımın kendi sahasında galip geldiği maçı hatırlayın. Arkadaşlarınızla beraber bağırırken herkesin takıma yönelik coşkusu en üst düzeydeydi. Bu sırada karşı takıma ve taraftarlarına olan düşmanlık da artmıştı. Oldukça keyifliydiniz ve kişiliğiniz tasvip edilmişti. Yani aynı düşünceyi paylaştığınız taraftarlarla alkış tutmak, kendinizi iyi hissetmenizi sağlamıştı.

Çevrimiçi ortamlar, müthiş kutuplaşma makinaları olarak işliyor. Bireylerin bilgi kaynaklarını seçmelerini ve muhalif veya aşina olmadıkları konuları filtrelemelerini sağlıyor. Birçok kişi, “yankı odalarının” dışına çıkabildiğinde ve daha farklı fikirlerle maruz kalabildiğinde kutuplaşma seviyesinin düşeceğini ileri sürüyor.

Bununla birlikte engelleme ile düzeltme arasında çok önemli bir fark bulunuyor. Medya alışkanlıklarınızı çeşitlendirmek, siyasi kutuplaşmayı önleyebilir fakat yine de kutuplaşmayı tamamen ortadan kaldıramayabilir.

2018 yılında gerçekleştirilen bir sosyal medya çalışmasında Demokratlara ve Cumhuriyetçilere ılımlı muhalif kişilerin görüşlerini yansıtan Twitter mesajları gösterildi. Çalışmanın sonunda katılımcıların taraflı düşünceleri, çalışma başlangıcına göre daha yanlıydı. Grup kutuplaşması kişileri etkilemeye başladığında o kişiler karşı görüşleri, şahıslarına yapılan bir saldırı olarak görme eğilimi gösterdiler. Bu, kişilerin siyasi muhalefete yönelik olumsuz tavırlarının nasıl oluştuğunu açıklıyor.

İnsanlar, ortak bir kimliğin doğrulanması sebebiyle,  aynı fikirde olan kişilerle uyumlu bir biçimde radikalleşiyorlar. Bu davranış, yabancılara karşı olumsuz görüşleri dahil olmak üzere ortak tutumlarını güçlendiriyor. Böylece parti platformlarında ve parti yetkililerinde kutuplaşma oluşuyor.

Bütün bunların kolay bir çözümü yok. Robert B. Talisse’e göre asıl sorun, siyasi ilişkileri grup kimlikleri, siyasi partileri ise kazananın her şeyi aldığı ölümcül bir mücadelede savaşan ekipler olarak gören insanlar.

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynak

NiemanLab, Maybe facts don’t care about your feelings — but political polarization is about feelings, not facts, 4 Ağustos 2019

Çeviri: Sonay Ün

Kapak Görseli: Jason Walton