Şilili reklamcı Ferrada’nın “Hayır” kampanyası hakkında söylediği iddia edilen sözler

İDDİA: Pinochet’e karşı “hayır” kampanyasını yürüten reklamcı “CHP’nin hayır oyunun ne önerdiğini anlamadım”, “Biz diktatöre karşı mücadele ediyorduk burada durum farklı” dedi.

KARMA

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları, Şili’de Augusto Pinochet’nin iktidarını sürdürmesinin oylandığı referandumda, “hayır” kampanyasını yürüten reklamcı Francisco Garcia Ferrada’yı Kadıköy’de düzenledikleri etkinliğe davet etti.

Etkinlik sırasında Ferrada’nın “CHP’nin hayır oyunun ne önerdiğini anlamadım”, “Biz diktatöre karşı mücadele ediyorduk burada durum farklı” dediği MilliyetKararA HaberAnadolu Ajansı, TGRT Haber gibi haber sitelerinde yer aldı.

CHP Kadıköy Gençlik Kolları’nın düzenlediği etkinlikte Ferrada’nın konuşmaları simultane olarak çevrildi. Çeviriyi yapan kişi Ferrada’nın, “Benim yaptığım bir diktatöre karşı yapılan reklam kampanyası gibi bir şeydi. Burada olan biraz daha farklı. Çünkü 30 yıldır olanlar, ülkemizdekiler daha farklıydı. Burada militarist anlamda bir diktatörden bahsetmiyoruz. Askeri bir diktatör olmamasına rağmen bir diktatör gibi davranıyor, davranışları bunu doğruluyor” dediğini aktardı.

Konuşmanın devamında ise hayır kampanyası ve kampanyanın neleri içermesi gerektiğinden bahseden Ferrada’nın sözleri, “Ben yaklaşık bir haftadır buradayım ama hayır oyunun ne önermiş olduğunu anlamış değilim. Eğer bundan emin olamazsanız ülkeye bir mesaj bir hayal üretemezsinizşeklinde çevrildi.

Simultane olarak yapılan çevirinin tamamı şöyle;

Dolayısıyla bir diktatör olup olmadığı da bu oyunun bir parçası olmuş oluyor. Ancak bu referandum gibi süreçler bundan sonra olacakların temelindeki süreçlerdir. Bu yüzden hayır oyu vermek önemli olan değil neyi inşa edeceğiniz önemli olan. Gördüğüm üzere Türkler sahip olduklarını değiştirmek istiyorlar. Hükümetin önerdiği şey bir değişiklik. Bu hoş olmayan bir değişiklik ancak bir değişiklik şu an yine aynı durumda olmamak için hayır oyu vermek lazım. Hayır oyu verildikten sonra olacaklar için bir hayal, bir gelecek inşa etmek lazım. Kampanyada yer alacak şey budur. Hayır oyu vermek bir aksiyon ama sonucunda elde edeceğimiz ürün değil. Ben yaklaşık bir haftadır buradayım ama hayır oyunun ne önermiş olduğunu anlamış değilim. Eğer bundan emin olamazsanız ülkeye bir mesaj, bir hayal üretemezsiniz. Hayır oyu vermeye çağırmak sadece hayır oyu verin şeklinde. Bizim yürüttüğümüz kampanya mutluluğun ülkeye geri döneceği şeklindeydi. Mutluluğa geri dönebilmek için hayır oyu vermek lazım. Burada tam olarak ne için hayır oyu diyeceğiz. Bilen var mı? Öncelikle bir fikre sahip olmak lazım bu çok önemli. Daha iyi bir Türkiye üretmek için bu fikre sahip olmak lazım. İnsanların kalbinden yüreğinden gelen bir şey olmalı. Başkanlık sistemine geçişi kötü gösterecek bir değişiklik olması lazım. Eğer bu fikir açık olmazsa yeterince, kampanyanın ruhu eksik kalmış olabilir. Ve duygusu olmayan bir vücut çalışamaz. Biraz pesimist davranıyorum değil mi? Artık bunu yapmak için pek fazla vakit kalmadı, vakit azalıyor. Ama böylesi daha iyi çünkü tartışmalarla vakit kaybetmeyeceksiniz. Bu hafta Türkler hakkında öğrendiğim bir başka şey de bir yere gitmek, bir yere ulaşmak için çok fazla tartışıyorsunuz. Gidip dönüyorsunuz sürekli. Ama sonuç olarak güzel bir şey. Ama bir yanda bu bir kayboluşa sebep olabilir. Yolu kaybedebilirsiniz ama buna vakit yok. Öncelikle bir yere gitmek için bir fikir, ve bu kuracağınız şey hükümet için oy verenler için de güzel bir şey olması lazım. Ve bu ülkede yaşayan bütün farklı kültürleri çağıran bir şey olması lazım. Ben burada bir yabancıyım ama ben de bunu söylüyorum. Bundan sonra kampanya gelecektir ondan önce değil. Demek istediklerim bu kadar.”

Çeviriyi yapan kişi teyit.org’a, “Çeviri sırasında yanlış kullandığım bir kelime oldu. Aslında hayır oyunun siyasi kampanyada ne demek olduğunu bilmiyorum demeye çalıştı. Pozitif değerler anlatmanız gerekli, umudu anlatmanız gerekli demek istiyor. Röportajdaki bazı kısımlar basın tarafından cımbızlanarak kullanıldı. Benim eksik ya da yanlış çevirdiğim bir şey varsa o da “bilmiyorum” kelimesini kullanmak yerine “anlamadım” kelimesini kullanmak oldu. Arasında bir fark var. Önemli olan Ferrada’nın söylediklerinin bağlamıyla ele alınması ve o şekilde anlatılması gerekli. Kendisi reklamcı olduğu için siyasi kampanyanın mutlaka pozitif değerler içermesi gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden buna vurgu yapmak istiyor. Bu gözle bakıyor. Basında eksik olarak paylaşılan bir diğer kısımsa “bizim ülkemizde diktatör vardı sizde durum böyle değil” dediği yönündeki cümleleri. O cümlede ise bizde askeri bir diktatör, cunta vardı. Sizinki seçilerek geldi ama davranışları tıpkı bir diktatör olduğunu gösteriyor şeklinde bir cümle kurdu ama haberlerde bunlara yer verilmedi” açıklamasında bulundu.

Konuşmanın görüntüleri teyit.org tarafından İspanyolca bilen farklı kişilere dinletildi.

Konuşmayı İspanyolca’dan çeviren farklı uzmanlar, Ferrada’nın konuşması sırasında “hayır oyu kampanyasının ne önerdiğini anlamadım” dediğini doğruladı.

Diktatörlük yorumu eksik verildi

Ancak Ferrada’nın konuşmasını haberleştiren web siteleri diktatörlük yorumunun devamına yer vermedi.

Farklı kaynaklara çevirisi yaptırılan konuşmanın bir kısmı şu şekilde;

Her şeyden önce buraya gelip beni dinlediğiniz için ve beni bu güzel ülkeye çağırdığınız için teşekkür ederim. Görüldüğü üzere “NO” filmi buradaki bu gençleri beni buraya çağırmaya teşvik etmiş. “NO” sizin ülkenizde yaşananlara da oldukça benzer bir durum ve benzer bir senaryo. Yaklaşık 30 yıldır benim sahip olduğum fikir de bu şekilde. Gençleri kendi gelecekleri hakkında konuşmaya daha çok teşvik etmek lazım ve bunu sürdürebilmek lazım. Çünkü bu tarihte yer alacak bir duruş, gençlerin kendi yerlerini alması gerekiyor. Benim yaptığım şey bir diktatöre karşı bir reklam kampanyası gibi bir şeydi fakat buradaki durum biraz daha farklı çünkü 30 yıldır olanlar, bizim ülkemizdekilerden biraz daha farklıydı ve aynı zamanda burada tam anlamıyla askeri bir diktatörden bahsetmiyoruz. Ancak askeri bir diktatör olmamasına rağmen tam anlamıyla bir diktatörmüş gibi davranıyor ve davranışları da bunu doğrular şekilde. Dolayısıyla bir diktatör olup olmadığı da bu oylamanın bir parçası olmuş oluyor ve buna bir karar vermek gerekiyor. Referandum gibi süreçler bundan sonra da olacakların temelindeki süreçlerdir. Önemli olan hayır oyu vermek değil; burada ne inşa edeceğimizdir. Görüldüğü üzere Türkler şu anda sahip olduklarını değiştirmek istiyorlar ve hükümetin önerdiği şey bir değişiklik fakat bu hoş olmayan bir değişiklik. Şu an yine aynı durumda olmamak için hayır oyu vermek lazım. Hayır oyu verildikten sonra olacaklar için bir hayal kurmak, bir gelecek inşa etmek lazım. Kampanyayı kazandıracak şey budur.

Ferrada’nın konuşması sırasında “Hayır oyu kampanyasının ne önerdiğini anlamadım” dediği iddiası doğru.

Ancak Ferrada’nın yaptığı konuşmada, diktatörlük ile ilgili söylediği cümleler eksik aktarıldığı, haber sitelerinde ifadenin yalnızca “bizim ülkemizde askeri bir diktatör vardı burada durum farklı” kısmına yer verildiği  için, Ferrada’nın “Türkiye’de bir diktatör olmadığını” söylediği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmıyor.