“RTÜK ilk kez bir tarikat etkinliğini kamu spotu yaptı” iddiası gerçek değil

İDDİA: "RTÜK, Nakşibendilik Sempozyumu reklam filmiyle, bir tarikatın etkinliğinin kamu spotu olmasına ilk kez izin verdi."

YANLIŞ

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), geçtiğimiz hafta, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı tarafından düzenlenen “Nakşibendilik Sempozyumu” için hazırlanan reklam filminin, kamu spotu olarak yayınlanmasına karar verdi. Bu karar ile ilgili açıklama yapan RTÜK üyesi İsmet Demirdöğen, RTÜK’ün “ilk defa bir tarikatın etkinliğini kamu spotu yaptığını” iddia etti.

Sistem değişikliğinin temel taşları döşenirken RTÜK de bu uygulamaya ne yazık ki alet ediliyor. Tarikatlar, sistemin içerisinde söz sahibi yapılmaya çalışılıyor. Bildiğim kadarıyla ilk defa böyle bir şey oluyor. Kullanılan ifadeler, devrimlerle kullanılması yasaklanmış ifadelerdir. Demokratik, laik Cumhuriyeti tahrip eden bir gelişmedir bu.

RTÜK’ün kamu spotları ile ilgili yönergesi, kamu spotlarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere Üst Kurulun 8/8/2012 tarih ve 2012/45 sayılı toplantısında kabul edilerek yürürlüğe girmişti. Bugüne kadar yayınlanmasına karar verilen diğer kamu spotlarına bakıldığında ise, benzer etkinlikleri görmek mümkün.  

RTÜK üyesinin iddiasının aksine, Demirdöğen’in “tarikat” olarak değerlendirdiği Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın daha önce başka bir etkinliği de kamu spotu olarak yayınlanmıştı.

İmam-ı Rabbani Sempozyumu ve Bediüzzaman Sempozyumu kamu spotu olmuştu

15-16-17 Kasım 2013’te Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından ortak düzenlenen, Hindistan‘da yaşamış İslâm âlimi ve tasavvuf önderi sayılan Ahmed Sirhindî’ye (İmam-ı Rabbani) ilişkin Uluslararası İmam-ı Rabbani Sempozyumu’nun reklam filmi kamu spotu olarak yayınlanmıştı.

Ahmed Sirhindi’nin Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye kolundan olduğu söylenmektedir.

Kamu spotu olarak yayınlanan bir başka film ise 23-24 Eylül 2013 tarihinde İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın 10. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu için hazırlanan reklam.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, vizyonunu “milli, ahlaki, dini ve tarihi esaslara bağlı kalarak ilmin ve ilmi çalışmanın yaygınlaşmasını, fertlerin bu esaslara göre yetişip şahsiyet kazanmasını sağlamak” olarak belirtiyor. Bediüzzaman Sempozyumu ise Bediüzzaman lakabıyla bilinen Risale-i Nur kitaplarının yazarı ve Nur Cemaati’nin kurucu lideri Said Nursi’yi konu almış.