Kurgu sahte haberlerin hakkından gelebilir mi?

Hint yazar Amitava Kumar tarafından yazılan bu içerik ilk kez Columbia Journalism Review’de Sonbahar 2019 sayısında yayımlanmış ve Teyit tarafından çevrilmiştir.

Kurgu yazımına bir hayalet musallat olmuş durumda: Korkarım ki romancılık yeteneklerim, sosyal medyada yalan söyleyen kişiler tarafından sınanıyor. Kurgu var, kurgu var— Linçe ve isyana yol açan yalanlar. Her ikisi de hikaye anlatıcılığına dayanıyor, ancak bu, bahçede de mezarlarda da toprak kullanıldığını söylemeye benziyor. Dilin her durumda kullanılış şekli, karşıt olmasa da tamamen farklı.Hint yazar Amitava Kumar

Facebook’un anlık mesajlaşma servisi WhatsApp, tüm dünyaya günde altmış beş milyar mesaj iletiyor. Hindistan’daki kullanıcılar, çoğu sahte haber içeren bu mesajların büyük bir kısmından sorumlu. Geçen yıl, üzücü bir şekilde, adam kaçıranların, çocukları kaçırıp organlarını topladığına dair söylentiler, ülkenin farklı yerlerinde en az yirmi dokuz kişinin linç edilerek öldürülmesine sebep oldu. Bu kaçırılma olaylarından birini gösterdiği iddia edilen ve WhatsApp’ta viral olan bir video sebebiyle olayların fitili iyice ateşlendi; üstelik gazetecilerin ve polisin, videonun sahte olduğuna dair uyarılarına rağmen. 

Aslında video görüntüleri Pakistan’ın Karachi kentindeki çocuk kaçırmalarını önleme kuruluşunun reklamına aitti. Cinayetler ihbar edildikten sonra, BBC, reklamın yaratıcı yönetmeni Asrar Alam ile röportaj yaptı. “Hiçbir şey söyleyemiyorum,” dedi Alam. “Bu videoyu kötü amaçlar için düzenleyen adamın yüzünü görmek istiyorum.” 

Bir karakteri şekillendirmek ve ona ses vermek, karakter ne kadar şeytani olursa olsun, bir yazarın en büyük arzusu. İnternet çağında, çevrimiçi olarak etkileşimde bulunduğunuz kişi çoğu zaman anonim ve sizi tehdit eden kişi uydurma bir ismin arkasına saklanır. Belki de Alam, şeytaniliğe bir surat vermek istediğini, çünkü kim olduğu belirsiz bir düşman fikrinin onun için dayanılmaz olduğunu söylemek istemiştir. Belki de sahte videoda tasvir edilen evrenin hissiyatının ve içselliğinin olmadığını söylüyordur. Her iki durumda da, bir şeyin— birinin— bir insanın varlığını istediği açıkça görülüyor. Edebiyat dünyası da böyle. 

“İyi, anlamlı kurgu önceden var olan inançları doğrulamaz. Tüm varoluş nedeni, bu tür inançları bozmak ve bunlara meydan okumaktır.”

Sahte haberlerin okuyucular için karşı koyulamaz olduğu ortada. Araştırmalar, insanların Twitter’da yanlış haberleri, gerçek haberlerden altı kat daha hızlı yaydıklarını gösteriyor. Tüketmek ve anlamak için belli bir zaman gereken ve karmaşık bir olay örgüsüyle kurulmuş romanlardan farklı olarak, sahte haberler tüketicilere çok az bağlamı olan veya hiç bağlamı olmayan, hazır sonuçlar sunar. Bunlar, nüans sağlamayan ve sorgulamaya davet etmeyen sansasyonel bilgilerdir. Bu hikayeler, şu an komplo teorileriyle ilgilenen, gerçekliğin arka sahnesine kapılan sayısız insan için oldukça çekici. Bilgi doğrulama genellikle aldatmacaları ortaya çıkarır, fakat bir şeyin yanlış olduğu kanıtlanana kadar, kimin umurunda? Mesele, “yalan tarafından baştan çıkarılmanın heyecanı.” 

Edebi kurgudan farklı olarak, sahte haberler yeni bir şey sunmaz. Bunun yerine, mevcut, popüler önyargılara uyar. Basmakalıptır, genellikle duygusaldır ve rahatsız edici bir tekrarlama özelliğine sahiptir. Geçen yaz ortada dolaşan çocuk kaçırma videosu, türünün ilk örneği de değildi; benzer videolar Hindistan’da ilk olarak 2017 yılında WhatsApp’ta paylaşılıyordu. Bu videolar, adam kaçıran çetelere karşı insanları uyardıklarını iddia ederek ve parçalanmış çocuk cesetlerini göstererek tanıdık bir örüntü izliyorlardı. Videolar o kadar yayıldı ki polis, insanların bu görüntülere inanmamaları gerektiğini söyleyen bildiriler yayınladı. Yine de bu videolar, korkutucu bir intizam ile, insanları korkunç ve öngörülebilir şiddete doğru kışkırtmaya devam etti.

Özellikle Müslümanlar sık sık sahte haberlerin hedefi oluyor. Hindistan’da, bu en sık sığır eti ile ilgili ihlallerde gerçekleşiyor: Müslüman bir adam, sığır eti yemek veya bir ineği öldürmekle suçlanıyor. Acımasızca dövülüyor. Hindu sloganlarını söylemek zorunda bırakılıyor. İzleyiciler de ona vahşice davranıyor; diğerleri telefonlarıyla video çekiyor. Polisler de genellikle suç ortağı oluyor. Üst düzey siyasi liderler bu cinayetler konusunda sessiz kalıyorlar, alenen olmasa da sessiz kalarak katillere destek veriyorlar. WhatsApp ile yayılan yalanlar ve söylentiler, dar görüşlü insanların silahlı kanun infazcıları gibi davranmalarını işte bu şekilde cesaretlendiriyor.

Temmuz 2018’de, Alwar, Rajasthan’da, ineklerini köyüne götüren yirmi sekiz yaşındaki Müslüman bir sütçü, mezbahaya giden bir sığır kaçakçısı olduğu şüphesiyle bir çete tarafından dövüldü. Polis gelene kadar, olayın olduğu yerde yaralı şekilde yattı. Daha sonra Hindistan medyasında, polisin, adamı hastaneye götürmeden önce iki kez durduğu söylendi: İlk seferinde inekleri bir barınağa bırakmak, ikincisi de çay içmek için. Adam hastaneye ulaştıktan sonra öldüğü açıklandı. Bireysel acıma duygusu arayan bir yazar olarak Amitava Kumar, sütçü adamın hikayesindeki en dokunaklı şeyin, adamın babasının ifadesi olduğunu düşünüyor. Baba, oğlunun ineklerini çok sevdiğini ve onlar için yeterli yiyecek olmazsa aç kalmayı yeğleyeceğini söylemişti.

Anton Çehov veya Alice Munro’nun hikayelerinde bulduğumuz türden gerçek bir sürpriz, bizi dünyaya dair hoşnutsuzluğumuzdan uzaklaştırır. Kendimiz hakkında bildiğimizi sandığımız şeylere, dahası, başkaları hakkında bildiğimizi sandığımız şeylere karşı şüpheci davranmamıza sebep olur. Ancak sahte haberler bunun tersini yapar. Dünyaya dair yetersiz ve hoşgörüsüz bir bakış açısı olan tutucu yandaşlar yaratmak için varlardır. 

Ekim 2018’de Amritsar’da, dini bir bayram sırasında yaklaşık altmış yolcunun ölümüyle sonuçlanan bir tren kazası yaşandı. Bir dezenformasyon kampanyası, trenin kondüktörünün Imtiaz Ali isimli Müslüman bir adam olduğunu söyledi ki bu tamamen uydurma çünkü asıl sürücü bir Hindu ismine sahip olan Arvind Kumar’dı. Bu büyük trajedi, sahte haber trajedisi ile daha da yoğunlaştı. 

Sık sık kendime soruyorum: Bu kurguları kim hayal ediyor ve aklın bu karanlık köşeleri nerede? İyi, anlamlı kurgu önceden var olan inançları doğrulamaz. Tüm varoluş nedeni, bu tür inançları bozmak ve bunlara meydan okumaktır. Basitliğe karşı, karmaşıklık. Yargılamaya karşı, anlayış. Sahte haberlere karşı, gerçek hayatın radikal sürprizleri.” – Amitava Kumar

Kaynak

Columbia Journalism Review, How Fiction Can Defeat Fake News, Sonbahar 2019. 

Çeviri: Can Başaçek

Kapak görseli: Jackie Ferrentino

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynak

Columbia Journalism Review, How Fiction Can Defeat Fake News, Sonbahar 2019. 

Çeviri: Can Başaçek

Kapak görseli: Jackie Ferrentino