Kara Kutu’nun yöntemi – II: Kaynakça nasıl hazırlanmış?

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti‘nde izlenen yönteme dair hazırladığımız serinin ikinci yazısında, “kaynakça” problemine değineceğiz. Yazar Soner Yalçın’ın televizyon programlarında kimi zaman 500, kimi zaman 700, kimi zamansa 1000 olarak ifade ettiği kaynak sayısının gerçekte ne olduğuna biraz kafa yoracak, kaynak gösterim yöntemindeki eksiklik üzerinde duracağız.

Başlamadan önce kitabın 553 ila 561. sayfalarında yer alan “Kaynakça” bölümünde 224’ü kitap, 16’sı rapor, 18’i dergi, altısı belgesel ve 34’ü internet sitesi olmak üzere toplam 299 kaynak yer aldığını ifade etmek gerek. Kaynakçadaki bazı muğlaklık ve tutarsızlıkların ise dikkat çekici olduğu söylenebilir.

Site linkleri ve dergi isimlerinin yarattığı muğlaklık

Örneğin kitapta verilen kaynaklardan biri “TÜBİTAK Bilim ve Teknik” dergisi. Derginin hangi sayısındaki hangi makaleden yararlanıldığı ise belirtilmiyor. Benzer bir durum, kaynak olarak belirtilen “academia.edu” bağlantısına sahip internet sitesi için de geçerli. Kitabın yazımı süresince bünyesinde yüz binlerce akademik makale barındıran academia.edu’daki birçok metinden yararlanılmış olabilir. Öyle ki her ne kadar bu konuda kendisi farklı farklı sayılar belirtiyor olsa da, bu gerçekten Yalçın’ın bin farklı kaynaktan yararlanmış olması olasılığını da doğuruyor. 

Yararlanılan kaynak sayısının azlığı veya çokluğunun çalışmanın niteliği açısından bir anlam ifade etmediği gerçeğini bir yana koyarsak, bu durumun ta kendisi kitabın temel kaynakça problemini teşkil ediyor. “Kara Kutu’nun yöntemi” başlıklı serinin ilk yazısında kitap içerisinde sunulan birçok verinin nereden alındığına dair sistematik bir biçimde referans verilmediğinden, dipnotların bu işlev için kullanılmadığından söz etmiştik. Bu yazıda ise aynı problemin bir başka yüzünü kitabın kaynakçasında görüyoruz.

Kaynakça kitabın “araştırılmaya” kapalı olduğu portresini çiziyor. Onlarca iddianın ardı ardına sergilendiği Kara Kutu’da yazar, sanki okuyucuya “bana güvenin” diyor. Bunun teyitçiler için neden sorun olduğunu açıklamamıza gerek yok.

Burada kitapta bilimsel çalışma titizliği aramadığımızı yeniden hatırlatmamız gerek. Ancak kaynakçadaki muğlaklığın da “araştırmacı gazetecilik” iddiasındaki bir metin için biraz sorunlu olduğunu da söylemeden geçmemeli. Mesela bir diğer örnek kaynakçada yer alan “dergipark.gov.tr”. Burası Aralık 2019 itibariyle, Türkiye’de yayımlanan 1907 farklı bilimsel yayın ve bu yayınlardan on binlerce makaleyi barındırıyor. Yalçın’ın buradaki hangi yayınlardan faydalandığını bilebilmek güç.

İnternet siteleri ve dergilerde daha belirgin olan bu sorunun, kitaplar ve raporlar için biraz daha farklı olduğu görülebiliyor.

Kitap referanslarındaki tutarsızlıklar

Kara Kutu’da kaynakça bölümünde 224 farklı kitap yer alıyor. Bu kitaplardan bazılarına Kara Kutu’nun içerisinde şu formatta rastlamak mümkün:

  • Geçen yıl Homeopati Bilimi kitabını yazan Prof. George Vithoulkas… (sf. 43)
  • James L. Barton… Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri idi. II. Abdülhamit dönemindeki misyonerlik faaliyetlerini yazdığı Türkiye’de Gündoğumu adlı kitabında… (sf. 60)

Ancak bazılarına nerede değinildiğine dair bir fikir elde etmek güç. Örneğin kaynakçada “Cem Say, Yapay Zeka, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, 2018” diye bir kaynak görülüyor; ama bu kitaptan nasıl yararlanıldığını gösteren bir işaret yok. (Unutmadan kitabın asıl isminin “50 Soruda Yapay Zeka” olduğunu da anımsatalım.) Yazar elbette fikren esinlendiği yayınlara kaynakçada yer verebilir, bunların illa kitap içerisinde yer alması gerektiği gibi bir kaidenin bulunmadığını söyleyebiliriz.

Bir diğer ilginç nokta da kitapta ismi anılarak uzun alıntılarla yer verilen bazı kaynakların kaynakçada hiç yer almıyor oluşu. Örneğin:

  • Marc Duke, Acupuncture adlı 1972 tarihli kitabında yazdı:… (sf. 60)
  • Prof. Irving Kirsch……Üniversitenin “Plasebo Çalışmaları ve Terapötik Karşılaşım Programı” araştırmasını yürütüyor. Yazdığı The Emperor’s New Drugs kitabında dedi ki:.. (sf. 205)

şeklindeki ibarelerin ardından beş altı satırlık uzun alıntılara yer veriliyor. Ancak her iki kitap da kaynakçada yok. Bu durum Yalçın’ın bu alıntıları kaynakçada yer alan başka kitaplardan mı derlediği yoksa bu kitapları kaynakçaya eklemeyi mi unuttuğu sorusunu beraberinde getiriyor. Biraz kafa karıştırıcı bir durum.

Kaynakçadaki belgeseller ve raporlar

Daha önce de belirttiğimiz gibi kaynakçada altı belgesele yer veriliyor. Bu belgesellerden yalnızca birinden (sf. 192’de Take Your Pills isimli belgesel) kitapta doğrudan bahsedilmiş. Kalan beşinden doğrudan söz edilmiyor, ancak bunun bir sorun olmadığını hatırlatmak gerek. İlginç bir şekilde bu altı belgeselden üçü Yalçın’ın “yığınları komplo teorileriyle geleceğe hazırlamak”la itham ettiği Netflix yapımı. 

Kitapta bahsedilen “Public Schools: Pushing Drugs?” (sf. 199) ve “The Human Laboratory” (sf. 244) gibi belgesellere ise kaynakçada yer verilmemiş. 

Kaynakçada yer verilen 16 rapordan ise dördünün (sf. 475’te Türkiye İlaç Sektörü Vizyon 2023 Raporu, sf. 480’de Ulusal Sağlık Politikası Taslak Dokümanı, sf. 480’de Ulusal Sağlık Politikası Taslak Dokümanı Üzerine Öneriler, sf. 482’de Sağlıkta Dönüşüm) doğrudan kitapta ele alındığı görülüyor.

Yine kitapta bahsi geçen “Integrity in Scientific Research” (sf. 461) ve “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim, Yasal Çerçeve ve Uygulamalar” (sf. 470) gibi raporlarsa kaynakçada yer almıyor. 

Sonuç olarak kaynakçada yer verilen kalemlerin seçiminde izlenen usül ve özellikle internet siteleri ile dergi isimlerinin yarattığı muamma kaynakçanın özenle hazırlanmadığı izlenimini beraberinde getiriyor. “Kara Kutu’nun yöntemi” isimli serimizin son yazısında ise kaynak göstermedeki yetersizlik ve kaynakça hazırlamadaki yöntem sorununun da  ötesinde bir noktaya değineceğiz: intihal. 

#SalgınVar okuma rehberi

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitap hakkındaki çalışmaya dair Teyit ekibi tarafından yayınlanan 63 yazı bu rehberde yer alıyor.

Komplo teorileri hakkındaki yazıları okuyarak kitabın içinde düşülen genel yanılgıları anlayabilirsiniz: 

Manisalı eczacıları kim öldürdü?

Komplo Teorileri I: Aşırı şüpheci tutum etrafımızı sardığında

Komplo Teorileri II: Bilimsel görünme çabası

Komplo Teorileri III: Sağlığımızı korumak için ne yapabiliriz?

Bu bölümdeki yazılar Kara Kutu’nun yazım sürecine mercek tutuyor. Kitaptaki kaynak gösterimi, izlenen metodoloji ve tespit edilen intihaller sizi şaşırtabilir. Ayrıca kitapta yer alan ve Yalçın’ın konuşmalarından hareketle oluşturulan safsatalara ve daha fazlasına göz atabilirsiniz: 

Kara Kutu’nun yöntemi – I: Nasıl yazıldı? Nasıl basıldı?

:point_right::skin-tone-2: Kara Kutu’nun yöntemi – II: Kaynakça nasıl hazırlanmış?

Kara Kutu’nun yöntemi – III: 30 farklı kaynaktan yapılan intihaller

Korelasyon nedensellik değildir

Kara Kutu’nun ‘kozmik odasındaki’ intihaller

Safsatalar I: Komplo teorilerini safsatalar ile süslemek

Safsatalar II: Hatalı akıl yürütmenin kitabı

Özellikle ‘doğallık safsatasını’ özümsedikten sonra homeopati üzerine iddiaları inceleyebilirsiniz:  

Homeopati: Sulandırılmış Tıp

Kapitalizm homeopatiyi teğet mi geçti? Sektöre genel bakış

ABD’deki en büyük kütüphanelerin homeopati okullarıyla ilişkisi olduğu iddiası dayanaksız

İDDİA 1: Patofizyoloji kürsülerinin 12 Eylül’den sonra kapatıldığı ve yıllardır bu dersin verilmediği iddiası

Türkiye’de tıp eğitimi nasıl kurumsallaştı?

Rockefeller’ın -muhtemelen- girmekte zorlanacağı diyarlarda modern tıp ve tıp müfredatı: Kuzey Kore örneği

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitabın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde yer alan iddiaların ele alındığı yazılar bu bölümde: 

İDDİA 2: ABD ve Avrupa’da Augmentin’in evcil hayvanlarda kullanımının yasaklandığı iddiası

İDDİA 3: 12 yaşındaki her çocuğun kolesterol ilacı alması tavsiye edilmiyor

İDDİA 4: İlaçların farklı ülkelerde daha ucuz olmasının nedeni fiyat politikaları

İDDİA 5: Yan etkileri olan serzone isimli ilacın ‘henüz’ toplatıldığı iddiası

İDDİA 6: Bazı psikiyatrik hastalıklar piyasayı canlandırmak için mi uyduruldu?

İDDİA 7: Beyindeki organik değişimler mutasyon anlamına mı geliyor?

İDDİA 8: Gebelikte antidepresan kullanımının bebekte otizm riskini artırdığı iddiası

İDDİA 9: Serotonin ile depresyon arasında ilişki yok mu?

İDDİA 10: Sadece çocuklar üzerinde ve belli bir evre için yapılan araştırmanın sonuçları genellenebilir mi?

İDDİA 11: ABD’deki yaygın ölüm sebepleri arasında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğu iddiası

Aşılar kitapta önemli bir yer tutuyor. Çalışmamızın önemli bir kısmı, bu nedenle aşılar hakkındaki iddialara ayrıldı:  

Aşılar bağışıklığı zayıflatıyor mu? Vücudumuzun ‘askerleri’ nasıl çalışıyor?

Aşılarda bulunan maddeler o kadar ‘korkutucu’ mu?

Aşılar etkisiz mi?

Sürü bağışıklığı: ‘Benim çocuğum istersem aşılatmam’ denebilir mi?

KONDA: ‘Aşı zorunlu olmamalı diyenlerin önemli bir kısmı uluslararası şirketlerin bizi hasta etmek istediğini düşünüyor’

Osmanlı’dan günümüze Türkiye’de aşı çalışmaları

İDDİA 12: Türkiye’de ilk aşı kampanyasının 1985’te yapıldığı iddiası

İDDİA 13: Türkiye’de zorunlu aşı uygulaması olduğu iddiası

İDDİA 14: Menenjit aşısının 2013 yılında aşı takvimine eklendiği iddiası

İDDİA 15: Almanya’daki zorunlu kızamık aşısı yasasının ‘kıl payıyla’ kabul edildiği iddiası

İDDİA 16: Almanya’da çocuk doktorlarının yüzde 92’si çocuğunu aşılatmıyor iddiası

Finlandiya İngiltere İrlanda Hollanda ve İsveç’te aşıların zorunlu olmaması ne anlama geliyor?

İDDİA 17: FDA’da görevli Morris’in grip aşısı hakkındaki açıklamayı 2009’da yaptığı iddiası

İDDİA 18: İsrail’de hiç aşı yapılmadığı iddiası

Wakefield I: Aşı ve otizm arasındaki ilişki olduğu iddiaları nereden çıktı?

Wakefield II: Kızamık virüsü için aşı patenti almış

Wakefield III: Otizmli ailelerin avukatlarından para aldı

Aşı ve otizm arasında bağ olduğu tartışmalarını kimler kitleselleştirdi?

Aşı otizm arasında bağ olduğunu söyleyenlerin bilimsellik iddiası

Bugün 50’lerinde olanların çocukluğunda çevrelerinde otizmli çocuk yok muydu? 

İDDİA 19: İki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı civa miktarı 100 gramdan 237 grama yükseldi iddiası

İDDİA 20: Neil Z. Miller aşı karşıtı derneklerle ilişkili

İDDİA 21: Houweling makalesinde aşıların zararlarından bahsetmiyor

İDDİA 22: Prof. Dr. Claire-Anne Siegrist aşının uzun dönemdeki faydalarının bilindiğini belirtiyor

İDDİA 23: Kızamık aşısının kadınların yüzde 55’inde romatoit artrit gelişmesine neden olduğu iddiası

İDDİA 24: Boğmaca aşısından sonra bebeklerin normalden yedi kat daha fazla hayatını kaybettiği iddiası

Difteri tetanoz ve boğmaca aşılarının ani bebek ölümü vakalarıyla bağlantısı yok

İDDİA 25: Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok

İDDİA 26: Aşılarda kullanılacak antijenleri patent sınırlamaları mı belirliyor?

İDDİA 27: Gluten ve kazeinin otizme yol açtığını gösteren bulgu yok

Aşı üretimi kâr maksimizasyonuna dayanıyor ve bu halk sağlığını tehdit ediyor

Facebook’un reklam politikası Kara Kutu’daki aşı karşıtı iddiaların yayılımını engelledi mi?

Son olarak Kara Kutu’da modern tıbbın karşısına anti kapitalizmin konduğunu görüyoruz. Tıp ve anti kapitalizm ilişkisine dair yazılar aşağıdaki gibi:

Sosyalist deneyimlerde modern tıp: Sovyetler Birliği

Tıbbi enternasyonalizm: Küba

Bastırılmış bir deneyim: Allende ve Şili

Şüpheli bilgilerden yola çıkarak veriye dayalı ve uzun soluklu bir araştırma neticesinde hazırladığımız Dosya yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.