HIV/AIDS hakkında bilinen 13 yanlış bilgi

HIV/AIDS ortaya çıktığı tarihten bu yana hakkında en çok rivayetin ve yanlış bilginin yayıldığı konulardan biri.

HIV Nedir?

HIV kelimesinin açılımı, ‘Human Immmunodeficiency Virus’ (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü). Bu ifade, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açabilen bir virüs anlamına geliyor.

 

AIDS nedir?

AIDS ise, ‘Acquired Immune Deficiency Syndrome’ (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) kelimelerinin kısaltması.Yani HIV enfeksiyonunun bağışıklık sistemini yetersiz hale getirdiği ve hastalık belirtilerinin başladığı duruma verilen isim.

HIV, doğrudan bağışıklık sistemine zarar verir. AIDS ise HIV’in tedavi ile baskılanmadığı durumda bağışıklık sistemini zayıflatmasından sonra ortaya çıkıyor

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) 2015 yılı raporuna göre, dünyada 2015 yılı içinde yaklaşık 2,1 milyon kişi HIV ile enfekte oldu. 36,7 milyon HIV taşıyıcısı bulundu ve 1,1 milyon kişi AIDS’ten kaynaklı hastalıklar tablosu nedeniyle hayatını kaybetti. Tüm dünyada HIV ile yaşayan yetişkinlerde tedaviye erişim oranı %41, çocuklarda %32 hamilelerde %73. Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 ülkeden topladığı verilere göre HIV pozitif kişilerin % 60’dan fazlası HIV ile yaşadığından habersiz.

Türkiye’de 1987 yılından beri kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmekte. Sağlık Bakanlığı konu ile ilgili dönem dönem yaptığı açıklamalarda, “Hastalık, virüsü taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yemek, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz” diyerek herkesi bu konuda bilinçli olmaya çağırıyor.

Yıllar içerisinde toplumda HIV/AIDS konusundaki bilinç ve farkındalık artmış olsa da hala yaygın şekilde kullanılan yanlış iddialar bulunmakta.

1)  HIV testi, HIV bulaşmasına neden oluyor

Bazı iddialara göre HIV testinin kendisi kişilere virüs bulaştırıyor. Ancak hâlihazırda HIV ile yaşayan birinin iğnesi tekrar kullanılmadığı takdirde, HIV testi yaptırarak virüsü  almanız mümkün değil.

2)  Oturduğunuz klozetten HIV bulaşabilir

HIV klozetten, çataldan, el sıkışmakla, kapı kolunu tutmakla yani gündelik temaslarla bulaşmıyor. HIV’in en bilinen bulaşma şekilleri korunmasız seks, virüsle yaşayan kişinin kanına ya da vücut sıvılarına başkasının maruz kalması, annenin hamileliği sırasında virüsü çocuğuna geçirmesi, kan nakli sırasında virüs taşıyan kişiden kan alınması.

3) HIV tedavi edilebilir

HIV’le yaşayan kişilerin virüsü kontrol altına alabileceği ilaçlar bulunuyor ve bu ilaçlar virüsün etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor. Bu tür tedaviler ömrü uzatıyor ya da AIDS’in gelişmesini engelliyor. Ancak bilim insanları HIV’i tamamen vücuttan atabilecek bir tedavi yöntemi henüz geliştiremedi.

Panjab University, Sumit Malhotra

Panjab University, Sumit Malhotra

4) Eğer HIV pozitifseniz, en kısa sürede AIDS’ten hayatınızı kaybedersiniz

Eskiden, HIV teşhisi, virüs bulaşmış kişinin bağışıklık sistemi neredeyse çöktüğünde anlaşılabiliyordu. Virüsün etkileri nedeniyle yıllar içerisinde kişiler hayatını kaybediyordu. Ancak bu artık doğru değil. İlaçlar, hayat tarzındaki değişiklikler, terapiler vücudun virüsü kontrol altında tutmasını sağlıyor ve HIV’in AIDS’e dönüşmesinin önüne geçiliyor.

5) Eğer virüsle yaşayan kişinin partneri de HIV ile yaşıyorsa korunmasız seks yapabilirler

Eğer iki kişi de HIV pozitif ise bu onların teşhis konulmadan önceki davranışlarını ve hayat tarzlarını değiştirebilecekleri anlamına gelmez. Virüsle yaşayan kişilerin AIDS olmaması için en önemli şey, iki kişinin de sağlık uzmanlarının tavsiyelerini dinleyerek hastalığın üstesinden gelmeleri. Çünkü virüsün farklı tipleri var ve farklı virüs tipleri arasındaki transferden kaynaklı dirence çapraz direnç deniyor. Elinizden geldiğince bu virüsü başkasına geçirmemek için uğraşmalısınız. Bunun en önemli unsurları ise korunmasız seks yapmamak. Kanamanız olması gibi durumlarda vücut sıvılarının başka birisine bulaşmaması için uyarılarda bulunmak.

6)  Oral seks yaparak HIV kapamaz ya da bulaştıramazsınız

HIV uzmanlarının en çok duyduğu mitlerden birisi de bu virüsün oral seksle bulaşmayacağı yönündeki iddia. Oral seks sırasında HIV ile yaşayan kişide kesik ya da çizik oluşursa partnere tıpkı vajinal ya da anal sekste olduğu gibi virüs bulaşır. Vajinal sıvı ve meninin içinde virüsün bulunması da bulaşma riskini arttırır. Oral seks sırasında prezervatif kullanmak bu riski düşürecektir.

7) Sivrisinekler HIV yayar

Sivrisineklerin Batı Nil virüsü ya da sıtma gibi hastalıkları yaydığı bilinse de HIV taşıdığı ya da bulaştırdığına rastlanmamıştır. Eğer sivrisinekler HIV bulaştırabilseydi çocuklarda, ergenlerde, HIV’le karşılaşma riski düşük kişilerde daha yaygın olması beklenirdi. Aynı zamanda HIV’in sadece insanlarda barınabilen bir virüs tipi olduğu düşünülüyor.

8)  HIV taşısaydınız bunu bilirdiniz

HIV ile yaşayan insanlar kendilerini mutlaka hasta “hissetmez”.  Herhangi bir semptom görülmeden de, HIV’e sahip olmak mümkün. HIV testi yaptırmak, birisinin HIV pozitif olup olmadığını belirlemenin tek yoludur.

9)  HIV ve AIDS’e aynı virüs neden olmaz

Bazı kişiler HIV ve AIDS’e aynı virüsün neden olmadığını iddia ediyor. Bu doğru değil. Tedavi edilmediğinde, HIV muhtemelen bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına gelen Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromuna (AIDS) ilerleyecektir. Ama HIV tedavisi ile, virüsle yaşayan çoğu insan AIDS’in gelişme süresini uzatabilir veya önleyebilir.

10) Eğer HIV için ilaç kullanıyorsanız, virüsü yaymazsınız

İlaç kullanıyor dahi olsanız, HIV ile yaşayan kişi başkalarıyla korunmasız seks yaptığı, kullanmış olduğu iğneyi paylaştığı, başkalarını kanına ya da diğer vücut sıvılarına maruz bıraktığı takdirde virüsü bulaştırır.

dünya-aids-günü

Al Jazeera

11) HIV pozitif olmam çünkü eşcinsel değilim

Cinsel yöneliminiz ne olursa olsun HIV ile enfekte olabilirsiniz. HIV cinsiyet ayrımı yapmaz.

12) HIV pozitif kadınlar bebek sahibi olamazlar, olmamalılar

HIV taşıyıcılığını kronik bir tıbbi durum seviyesine indirgeyen ilaçların bulunduğu 1996’dan bu yana HIV pozitif kadınlar çok basit önlemlerle HIV negatif bebek sahibi olabilirler. Ancak dikkat etmeleri gereken şeyler bulunmaktadır. HIV pozitif anne, gebeliği süresince de tedavi olmaya devam ederse bu oran %0,5’in altına kadar düşürülebilmektedir. HIV pozitif gebenin, doğumu sezaryen ile yapılması önerilmektedir. Bebeğin doğumdan sonra belli süre tedavi olması, hekim kontrolü altında olması gerekmektedir. Emzirme ile HIV, bebeğe bulaşabileceğinden, anne, bebeğini emzirmemelidir.

13) HIV ile yaşayanlar her işte çalışamaz ve çalıştıkları yere bunu bildirmek zorundadırlar

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 48’inci maddesine göre herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme yapma hürriyetine sahiptir. Dolayısıyla HIV’le yaşayanların diledikleri alanda çalışma hakları vardır. HIV ile yaşayan bireylerin HIV statülerini çalıştıkları iş yerine bildirme zorunlulukları yasal olarak mevcut değildir. İşe girişte başvurucudan HIV testi istenmesi yasal değildir.

Kaynaklar: Kırmızı Kurdele,  Everyday Health, Pozitif Yaşam, Sağlık Bakanlığı