Henüz yolun başı okyanustaki tüm güzellikleri görene dek kulaç atmaya devam!

Teyit ile yolum kesişeli henüz dört ay oluyor. Bu kısa sürede Türkiye ve dünya gündemi çok hareketliydi, hala da öyle. Tam da bu yüzden Aralık ayından bu yana içinde olduğum Teyit’te neler yaşadığımdan bahsedeceğim.   

Bir stajyer ve birkaç kriz

Teyit’e 2019 yılının Aralık ayında stajyer olarak başladığımda dünyada ve Türkiye’de hemen her şey bugüne kıyasla yolundaydı. 2020 henüz geliyordu, yeni bir yıl, yeni umutlar derken, her şeyin olağan olduğunu düşünüyorduk. Gündemde Kanal İstanbul projesi ve, Avustralya’yı kasıp kavuran orman yangınları vardı. Ta ki Ocak ayının sonlarına yaklaşırken yaşanan bir deprem ve henüz yalnızca fısıltılarını duyduğumuz, bize çok uzaktaki bir ülkeden gelen bazı haberler, yeni yılın ışıltısına gölge düşürene dek. Bu arada, o uzak ülkenin neresi olduğunu bugün hepimiz biliyoruz. Evet, doğru tahmin; Çin! 

Ocak ayına geldiğimizde Çin’le ilgili iddialar hızla yayılmaya başlamıştı ve odağımız değişmişti. İlerleyen günlerde Türkiye’de de panik hali oluşmaya başlayacak ve “şu hastanede bir vaka var”, “bu hastane karantinada” gibi paylaşımlar görecektik. Ancak bunları konuşmaya henüz başlamamışken 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da büyük bir deprem yaşandı. Böyle dönemlerde sosyal medyada ortaya çıkacak bilgi kirliliği önemli bir hal alıyor. Sosyal medya hesabınıza girdiğiniz andan itibaren yüzlerce video ve fotoğrafa boğuluyorsunuz. Bu nedenle de birilerinin sakinliğini koruyabilmesi ve ortalıkta dolaşan yanlış bilgileri bertaraf etmesi gerekiyordu. Teyit de tam olarak burada devreye giriyor. 

Depremin yaşandığı akşam tüm ofis evlerinde olmasına rağmen hızla organize olup önümüze düşen şüpheli bilgileri derlemeye ve olabildiğince doğru bilgiye ulaşmaya çalıştık. Bunun aslında medyanın rutin işi olması gerek, ancak bugünkü koşullarda editöryal süzgeç mekanizmaları olması gerektiği gibi çalışmıyor. Örneğin, Elazığ Tabip Odası’nın depremde hayatını kaybedenlerin sayısını açıkladığı iddiası, pek çoğumuzun takip ettiği haber sitelerinde hiçbir süzgeçten geçmeden paylaşılmıştı. Halbuki bu haberi teyitlemek, sadece bir telefon görüşmesi yapmayı gerektiriyordu. Gelin görün ki Emre iddiayı yazdığında öğrendik ki, ortada ne Elazığ Tabip Odası vardı, ne de böyle bir açıklama. 

Bu kriz anıyla öğrendiğim en önemli şeyler, uzakta bile olsanız bir ekip ruhunun hızlıca oluşabileceğini bilmek ve sakin kalarak akıştaki yanlış bilgileri hızlıca toplayabilmek olmuştu. 

Kriz anları gelişmeniz için büyük bir fırsat

Gelelim Çin’den tüm dünyaya yayılacak olan koronavirüs salgınına. Çin daha kapalı ve haber almanın görece zor olduğu bir ülke. Dil engeli de cabası. Bu nedenle oradan gelecek bilgileri de nerede nasıl bulacağımız ve teyitleyeceğimiz konusu biraz bakış açımızı değiştirmemizi gerektiriyordu. Tüm bunlar yaşanmaya başladığında ben henüz stajımın ikinci ayındaydım. O güne dek sıkça başvurduğumuz arama motorları ve  doğrulama araçları alışkanlıklarımız değişip çeşitlenmişti. Bu süreci yaşamasam Çin’de kullanılan sosyal medya platformlarından ne kadar haberdar olurdum emin değilim. Şimdilerde kendi derdimize düştüğümüzden Çin’e ilgi azalsa da devam ediyor. 

Salgının Türkiye’deki kısmı da başlangıçta hayli zorluydu. Gündeme bir anda “İstanbul’da bir hastane karantinaya alındı”, koronavirüs taşıyan bir hasta var” iddiaları düşüyordu. Sürekli panik halinde bekleyen insanlara doğru bilgi verebilmek yine çok büyük önem taşıyordu. Bugün hala benzer iddialarla karşılaşıyoruz, yanlış bilgi krizi bitmiş değil. Burada öğrendiğim en önemli şey ise doğruya ulaşmanızı sağlayacak onlarca yol olduğunu bilmek ve öğrenmenin  sonunun olmadığı. 

Özetle Teyit’te olmak sizi içinde bulunduğumuz dünyada şüphe kasınızı kullanmanızda çok etkili olduğu için zaten bir adım öne taşıyor. Fakat kriz anında Teyit’te olmak sanırım kendinizi geliştirebilmeniz için çok daha öğretici. Yanlış bilginin “bir boşluk bulsam da sizi yakalasam” dediği zamanlarda,  öğrendiklerimle güçlü hissediyorum. Ama henüz yolun başı, okyanustaki tüm güzellikleri görene dek kulaç atmaya devam!

Teyit ekibinin çalıştığı alanla ilgili bilgi, birikim ve deneyimlerini aktardığı İçgörü yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.