Haber merkezleri için etkileşim ne anlama geliyor?

Nisan ayında İtalya’nın Perugia kentinde düzenlenen Uluslararası Gazetecilik Festivali’nin bu yılki ana konusu “yalan haber”di. Kavram, Amerikan seçimlerinde popüler olması sebebiyle, genellikle Amerika ve Trump eksenli tartışıldı.

Haber merkezlerinin dijital varlıklarını sürdürdükleri mecralar olan Google ve Facebook, algoritmaları ve yayıncılara sunduğu gelir modelleriyle “yalan haber” meselesinde odak haline gelmişti. Her iki şirket de festivalde hem fiziksel olarak hem de gerçekleşen oturumlar içerisinde çokça yer kaplıyordu. Facebook da Google da oturumlarda “yalan haber” konusunu açmaktan kaçınmazken Google, Festival’in ikinci günü Google Fact Checking Tag’i duyurdu.

Tabii yalan haber meselesi içerisinde hedef haline gelen bu iki dev teknoloji şirketi gazeteciler ve medya organizasyonları için de iletişim ve etkileşimlerini yürüttükleri mecralar olarak dijital varlıklarını devam ettirmek için büyük öneme sahipler. Dijitalleşen yayıncılıkta görünür olabilmek için kullanıcılarını önceliklendiren ve onların deneyimlerine göre mecralarını tasarlayan bu iki platformdaki etkileşim performansıyla ölçülüyor.

Google ve Facebook oturumlarına katılımın yoğunluğundan da anlaşılıyor ki tüm gazeteciler bu mecralarda görünürlüğünü daha nasıl artırabilirim sorusuna yanıt arıyor. Ancak öncelikle sorulması gerekenlerin başında medya kuruluşlarının etkileşimi nasıl tanımladıkları geliyor.

Medya ve etkileşim

Benim de en çok ilgimi çeken oturumlardan biri Oregon Üniversitesi Agora Gazetecilik Merkezi’nden Andrew DeVigal’in moderatörlüğünü yaptığı, medya kuruluşları için etkileşim stratejileri geliştiren Hearken’in kurucu ortağı Jennifer Brandel ve topluluk etkileşim aracı  GrounSuorce kurucusu Andrew Haeg’in bulundukları “Bugün kullanabileceğiniz etkileşim stratejileri ve araçları” oturumu oldu.

Oturum etkileşimin tanımı tartışmasıyla başladı ve etkileşim; hareket (tıklama, beğenme, yorum yapma ya da paylaşma) olarak değil bir ilişki kurma biçimi olarak tanımlanması gerekliliği vurgulandı. Konuşmacıların her biri haber merkezlerinde etkileşimle olan ilişkinin gazetecilerin lehine kullanılabilecekken nasıl da sayılara indirgenerek bir pazarlama faaliyetine dönüştüğünden bahsetti. Etkileşim, medya organizasyonu için hareket sayılarından ibaret kaldığı sürece bir pazarlama çalışmasından öteye gidemiyor. Bu potansiyel kullanılmadıkça klasik yayın anlayışıyla sürdürülen etkileşim bir topluluk oluşturmaktan uzak bir monolog’a dönüşüyor.

kaynak: http://journalismthatmatters.org/experienceengagement/

Etkileşimin stratejisi

Strateji tarafında kurdukları Hearken’le medya organizasyonlarıyla çalışan Jennifer Brandel’in sorduğu temel soru şuydu; okuyucular, ortaya konulan gazeteciliği ve hikayeleri ne kadar etkileyebiliyor? Eğer anlamlı bir cevap verilemiyorsa aslında mecralar içerisinde yürütülen iletişim, etkileşim olarak anlamlı bir sonuç vermiyor.

Brandel, etkileşimi etkileşim yapanın okuyucunun hareketleri değil, gazetecinin ya da haber merkezinin okuyucuyu karar alma süreçlerine dahil etmesi ve onu yeniden etkileşime çağırarak bu döngüyü tamamlaması olduğunu savunuyor.

kaynak: Hearken

Ancak kurulan bu çemberin sonuç vermesi bu yapının sürdürülebilirliğine bağlı. Eğer yayıncı karar alma sürecine okuyucuyu davet etmeye karar vermişse bunu düzenli ve uzun vadeli düşünmeli. Böylece uzun vadede haber merkezi için okuyucu topluluğa dönüşebilir ve  hikayelerin, kendisinin desteği ve katkısıyla ortaya çıktığını deneyimleyen okuyucu, haber merkezi için bir topluluğa dönüşebilir.r.

Yeni, alternatif araçlar

Topluluk oluşturmak ve bu topluluğu yönetirken aynı zamanda topluluktan hikayeler toplamak, etkileşimin en temel unsurlarından biri. Bu ihtiyacı ve etkileşimi kolaylaştırmak için Andrew Haeg’in kurucusu olduğu GroundSource haber merkezlerine  toplukluklarıyla doğrudan bir mesajlaşma uygulamasıyla iletişimi sürdürebilecekleri ve yönetebilecekleri bir mesajlaşma uygulaması sunuyor.

Etkileşim yaklaşımlarını topluluk oluşturma yönünde geliştiren medya organizasyonlarının kullanabilecekleri Quartz gibi chatbotlar ve mesajlaşma uygulaması bulunuyor. Bunların bir kısmı da Festivalde alana getirdikleri yeniliklerle birlik kendilerine yer bulmuştu.

Sonuç olarak yalan haber meselesinin ardından en çok anlaşılmaya çalışılan ve üzerine konuşulan konulardan biri de etkileşim. Dijitalde etkileşimde kalmak için nasıl içerik oluşturulmalı, önemli tartışma konularından biriydi ve öyle görünüyor ki haber merkezlerinin ilerleyen süreçte okuyucuyu içeriğe dahil etmesi etkileşimin yönetiminde belirleyici olacak.