Haber ve fikir yazısı arasındaki fark belirginleştirilmeli

Habere duyulan güvenin azalmasının muhtemel sebeplerinden biri haber ve fikir yazıları arasındaki sınırların belirsizleşmesi. Eğer okur bir köşe yazarının belli bir konuya yaklaşımından memnun değilse, bu hoşnutsuzluk okurun tüm yayına bakışını etkileyebiliyor. Üstelik American Press Institute’un (API) yaptığı bir araştırmaya göre okurlar haber içeriğini ve fikirsel içerikleri ayrıştırmada sorun yaşıyor. Araştırmanın bulguları, Amerikalıların yüzde 32’sinin medyada yer alan görüş bildiren ve bilgi temelli içerikleri ayıramadığını gösteriyor.

Duke Medya Laboratuvarı tarafından yapılan yeni bir analize göre bunun sebebi, haber organizasyonlarının haber, fikir ve analiz odaklı içerikleri etiketlemede özensiz davranmaları. Söz konusu analizi hazırlayanlara göre, haberin kategorisini ve türlerini belirlerken görülen kimi tutarsızlıklar okurda kafa karışıklığı yaratıyor.

İyi haber şu ki, bu problem aslında bir fırsat. Biraz özenli düşünmeyle ve tasarımda yapılacak ufak değişikliklerle, haber kuruluşları okurun güvenini kazanmak ve okurda içerik üretimine dair bir anlayış geliştirmek konusunda ciddi mesafe katedebilir.

Duke Medya Laboratuvarı Proje Direktörü Rebecca Ianucci ile API analizinin bulguları, haber kuruluşlarının içeriklerini daha iyi tanımlamak için neler yapabilecekleri ve içeriğin ne olduğunu belirten kategoriler ile okur güveni arasındaki ilişkiyi konuştuk.

Araştırma için nasıl yöntemlere başvurdunuz ve en önemli bulgularınız nelerdi?

Okurların bir yayını ellerine aldıkları zaman ne gördüklerini bilmek istedik ve yirmi beşi yerel, yirmi dördü ulusal ve fikir yazıları üzerine kurulu internet sitesi olmak üzere, toplamda kırk dokuz yayının etiketleme sistemlerini inceledik. Veri tabanı oluşturmak için çalışan öğrenciler, karşılaştıkları etiketlerle alakalı olabildiğince fazla bilgi toplamaya çalıştılar: Ellerindeki metin etiketlenmiş miydi? Etiketlenmişse bu etiket neydi ve metnin türünü betimleme noktasında başarılı mıydı? Etiketin farkına varmak okur için ne kadar kolaydı?

Burada belirtmek gerekir ki, araştırmamızın amacı incelediğimiz içeriğin ait olduğu kategoriden (fikir, eğlence, haber) ziyade türünü (editoryal, değerlendirme, analiz) belirlemekti.

Bu araştırmanın en büyük kazanımı haber organizasyonlarının büyük kısmının içeriklerini kategori ve türlerine ayırmak adına yeterince çaba göstermediklerini görmek oldu. İncelediğimiz kırk dokuz haber kuruluşundan yalnız yirmisi, yani yaklaşık yüzde 41 kadarı, yayımladığı metinler için en az bir kez etiketleme yapmış. Fakat bu yirmi yayından on altısı, yani yüzde 80’i, yalnızca fikirsel içeriklerinde editoryal, yorum, köşe yazısı ve mektup gibi etiketler kullanmış. Fakat yalnızca yorum kısımlarında kullanılan bu etiketler de hem yeterince tutarlı ve belirleyici değildi, hem de okurun bunları görmesi oldukça zordu.

Araştırmanız sırasında etiketleme konusunda iyi örnek olabilecek herhangi bir yayın kuruluşuna rastladınız mı?

The Washington Post. Tutarlı ve açıklayıcı etiketleriyle en iyi örnek onlar. Yorum, analiz, görüş ve değerlendirme şeklinde dört etiket kullanıyorlar. Kullanıcılar imleçlerini etiketin üzerine getirdiklerinde, o etiketi tanımlayan bir kutucuk beliriyor. Araştırmamız boyunca etiketleri tüm içerik kategorilerinde bu süreklilik, tutarlılık ve açıklıkla kullanabilen başka bir yayına rastlamadık.

Post’un tek eksiği aynı etiketleri haber metinlerine uygulamıyor olması. Haberlere dair ayrı bir etiketin yokluğu okura etiketlenmemiş içeriğin yorum değil haber metni olduğu izlenimini verebilir tabii ama araştırmaya katkı sağlayan öğrencilerimiz bunu kafa karıştırıcı buldular. Haber metinlerinin de etiketlenmesi halinde, zannediyorum Post’un okurları ulaşılan tutarlılık düzeyini takdir edeceklerdir.

İçeriklerini etiketleyen haber organizasyonları etiketlerin belirttiği ayrımları daha açık ve anlaşılır kılmak için neler yapabilirler?

The Washington Post’un kullandığı metottan alınabilecek derslerden biri, organizasyonların her şeyden önce yorum ve bilgi temelli içerikleri ayrıştırması gerektiği. Medyaya duyulan güven bu günlerde oldukça zayıf ve yayın kuruluşları okura okudukları içeriğin türüyle alakalı bilgi vererek güveni arttırabilirler. Fikir içeriklerini etiketleyip haber içeriklerini etiketlememek ya da bunun tam tersini yapmak okurun okuduklarını yanlış yorumlamasına yol açabilir.

İkincil olarak, haber organizasyonları fikirsel ve haber içeriklerini ayrıştırmada fikir içeriklerini farklı renkte etiketlemek, daha kalın puntolarla belirtmek ya da başlıklardan önce “köşe yazısı” ibaresi koymak gibi estetik ayrımlara başvurabilirler.

Okuyucunun güvenini kazanmak ile haber ve fikir içerikli yazıları etiketlemek arasındaki ilişki nasıl? Sizce etiketlemedeki tutarsızlık okurun güvenini zedeleyebilir mi?

Medyaya dair en sık dillendirilen eleştirilerden biri, özellikle geçen yıl, gazetecilerin yanlı olduğuydu. Bu algının sebebi, okurun yerel bir haber sitesindeki köşe yazısına bunun bir fikir yazısını olduğunu bilmeden tıklayıp okuyabiliyor ve okuduğu şeyin kesin bilgilere dayandırılmış bir haber olduğu izlenimine kapılıyor. Etiketlemenin bu denli önemli olmasının sebebi bu.

Sally Kohn, bu konu hakkında USA Today’e yazdığı bir makalede durumu; “Ücretli bir çalışanı olduğum CNN’de bir programa katıldığım zaman, ekranda söylediklerimin benim yorumum olduğunu belirten hiçbir işaret bulunmuyor ve benimle benden önce yahut sonra söz alıp, edinilen son bilgilerin ışığında, izleyiciyi gelişmelerden haberdar eden muhabirler arasında fark var. Bu fark kimilerine çok bariz görünebilir fakat izleyicilerin tamamı için durum böyle değil.Ve asıl problem de bu.” cümleleriyle ifade etti.

Analiziniz, içeriklerini daha açıklayıcı biçimde etiketlemek isteyen medya kuruluşlarına neye öncelik vermeleri gerektiğini söylüyor?

İçeriğin kategorisini değil türünü belirtmeyi.  Okurlar gazetenin magazin ya da spor kısmını okuduklarını kolayca anlayabilirler.

Okur için esas önemli olan okuduğu metnin türünden haberdar olmak. Tıkladıkları eğlence içeriği aslında bir haber yahut değerlendirme mi, okudukları spor yazısı analiz mi, bilmeliler.

Daha etkili bir etiketleme yöntemi geliştirmek isteyen haber organizasyonları ne gibi araştırmalar yapmalı?

Doğrudan kaynağa gitmeliler. Odak grup çalışmaları ve anketler yoluyla okurların ne tür etiketleri etkili bulduğunu öğrenmeliler. Okurlar etiketsiz bir metnin türünü belirtebiliyorlar mı? Etiketli bir metin sunulduğunda, etiketi kolayca fark edebiliyorlar ve ne manaya geldiğini tanımlayabiliyorlar mı?

İçeriklerin büyük kısmı haber kuruluşunun kendi internet sitesinden başka mecralarda da var olduğundan, kuruluşlar haber ve fikir yazısı arasındaki farkı sosyal medya ve diğer platformlarda da görünür kılmak için neler yapabilir?

Etiketleme için kullanılacak sosyal medya stratejilerinin karmaşık ya da zahmetli olması gerekmiyor ama Twitter ve Facebook da dahil olmak üzere tüm platformlarda kullanılmaları sağlanmalı. Gazeteciler, nerede yayımlanırsa yayımlansın, içeriğin etiketinin görülebilir olduğundan emin olmalılar. Pek çok okur haber kaynağına sosyal medya üzerinden ulaşıyor, bu sebeple etiketlerin bu platformlarda da görünür olması önemli.

Kaynak: Laurie Beth Harris / American Press Institute Çeviri: Rumeysa Sena Şahbaz

Kapak görseli: Simon Brader