Görselleri teyit etmek düşündüğünüzden daha zor olabilir

Bir fotoğrafın gerçek olduğunu saptamak kolay olmayabilir. Aşağıdaki iki görsel, yakın zamanda Mona Kasra’nın da içinde bulunduğu bir ekibin yürüttüğü araştırmada kullanılmıştı. Siz de bu iki görseli, katılımcılardan istendiği gibi, dikkatle inceleyebilir ve tahrif edilip edilmediğini tespit etmeye çalışabilirsiniz.

“Bu tozla kaplı, küçük ve az eşyalı yapı aslında, Zimbabve’nin başkentinin yakınlarındaki bir kasabada, Harare’deki bir ilkokulun sınıfı.”
“Çin’in Zhengzhou şehrindeki bir köprünün bir bölümünün çökmesiyle en az bir kişi yaşamını yitirdi.”

Fotoğrafları, yalnızca görsel ipuçlarına dayanarak değerlendirebilir ya da kaynağın ne kadar güvenilir olduğu, kaç kişi tarafından beğenildiği veya paylaşıldığı bilgileri üzerinden de yorumlayabilirsiniz. 

Virginia Üniversitesi doktor öğretim görevlisi Mona Kasra ve çalışma arkadaşları, internette yayımlanan yazılara eşlik eden görsellerin güvenilirliğinin nasıl ölçüldüğüne ve bu değerlendirmede hangi etmenlerin dikkate alındığına dair bir araştırma yürüttü. Araştırmaya göre internet, dijital fotoğrafçılık ve çevrimiçi platformlarla yakından ilgilenenlerin, yani “dijital medya okuryazarlığı” seviyesi yüksek bireylerin, sahte görsellere aldanma ihtimali çok daha düşük.

Gerçek – sahte ayrımı yapamayanlar kimler?

Yukarıdaki sahte görsel / görsellere inandınız mı? Aslına bakılırsa her iki görsel de kurmacaydı.

Yürütülen çalışmada, internetteki görselleri doğru tespit eden katılımcılarda birtakım etmenlerin ne kadar etkili olduğu araştırıldı. Asıl kaynağın güvenilirliğinin yanı sıra, ilgili görseli paylaşan veya yayımlayan kişiler gibi ikincil kaynağın itibarının da bu etmenler arasında olabileceği varsayıldı. Aynı zamanda fotoğrafı görüntüleyen kişinin, bahsi geçen konuya ilişkin tutumunun da etkili olabileceği göz önünde bulunduruldu: Yani incelediği fotoğrafın içeriğinden hoşlanmayan bir kişi, söz konusu görüntünün sahte olduğunu kolaylıkla düşünebilirken içeriğe daha sıcak bakan bir kişi, buna daha kolay inanabilirdi.

Buna ilave olarak, görüntüler üzerinde değişiklik yapma ve kurmaca versiyonlar oluşturmaya yarayan araç ve teknikler hakkında bilgi sahibi olmanın da nasıl bir etkisi olabileceği araştırıldı. Bu yöntemler son yıllarda, kasıtlı dijital müdahaleleri algılayabilen teknolojilerden çok daha hızlı gelişti.

Yukarıda bahsedilen yöntemleri alt edebilecek teknolojiler geliştirilmedikçe kötü niyetli kişiler kamuoyunu etkilemek veya manevi zarar vermek amacıyla, büyük risk ve tehlike içeren sahte görseller kullanmayı sürdürecekler. Endonezya’da geçtiğimiz Mayıs ayında seçim sonrası yaşanan karışıklık sırasında bir kişi, halk arasında Çin karşıtı hareketi alevlendirmek amacıyla sahte bir görselin kasten sosyal medyada yayılmasını sağlamıştı.

Bu araştırmanın amacı, insanların nasıl çevrimiçi platformlarda karşılaştıkları görüntüleri doğru tayin ettiklerine ilişkin bilgi toplamaktı.

Sahte görseller oluşturuldu

Söz konusu çalışma kapsamında farklı konularda (iç ve dış politika, bilimsel keşif, doğal afetler ve sosyal konular) altı sahte fotoğraf oluşturuldu. Her bir fotoğrafın -bir Facebook gönderisi ya da The New York Times’in internet sitesinde yayımlanmış bir haber olsun- internette nasıl görüntülenebileceğine dair 28 adet model çıkarıldı. 

Her bir modelde sahte bir görsel ile o görselin içeriğine ilişkin kısa bir açıklama metni, bazı bağlamsal ipuçları, göründüğü yer gibi özellikler, kaynağı hakkında bilgi ve beğenilme sayısının yanı sıra sonradan paylaşılıp paylaşılmadığı veya diğer etkileşimlerle ilgili notlar eklendi.

Bu yazıda değinilen en baştaki iki görsel de dahil olmak üzere kullanılan bütün görsel ve metinler kurmacaydı. 

Katılımcıların, çalışmadan önce görselin orijinal halini görmüş olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla araştırmada, yalnızca kurmaca görseller kullanıldı. Gerçek bir resmin bağlamı dışında veya yanlış bilgilerle sunulduğu ve hatalı ilişkilendirme olarak bilinen sorun üzerinde durulmadı.

İlginizi Çekebilir:  Sözlük: Yanlış bilginin en yaygın 7 türü

Çalışmaya Amazon Mechanical Turk’ten 18 yaş üstü ABD’de yaşayan 3 bin 476 kişi dahil edildi.

Her bir katılımcı öncelikle internet becerileri, dijital görüntüleme deneyimi ve çeşitli sosyopolitik konulara ilişkin duruşları hakkında rastgele sıralanan soruları yanıtladılar. Ardından kendilerine rastgele seçilen model görsel sunuldu ve görseli dikkatle incelemeleri ve inandırıcılığını değerlendirmeleri istendi.

Bağlam yardımcı olmadı

Katılımcıların, görsellerin inandırıcılığı konusundaki yargısı, görsellerin farklı bağlamlarda bulunduğu koşullarda da değişmedi. Yıkılan bir köprüyü gösteren bir görsel, yalnızca dört kişinin paylaştığı bir Facebook gönderisi olarak gösterildiğinde de, The New York Times’in internet sitesinde yayımlanmış bir makaleye aitmiş gibi sunulduğunda da katılımcılar bu fotoğrafın sahte olabileceğini düşündü.

Buna karşın araştırmaya göre görselin kurmaca olduğunun fark edilmesini sağlayan asıl etmen, kişinin internet ve dijital fotoğrafçılık deneyimi seviyesiydi. Sosyal medyayı ve dijital görüntüleme araçlarını oldukça iyi bilen katılımcılar görsellerin doğruluğu hakkında daha şüpheciydiler ve nadiren içerikleri ilk bakışta doğru kabul ettiler.

Ayrıca araştırma, insanların mevcut inançlarının ve fikirlerinin, görsellerin güvenilirliğine dair değerlendirmelerini büyük ölçüde etkilediği saptadı. Örneğin, gösterilen bir görselle hemfikir olmayan bir kişinin, görselin sahte olduğuna inanma ihtimali daha yüksek çıktı. Bu bulgu, kişinin yeni bir bilginin düşündükleriyle uyumlu olması halinde o bilginin gerçek veya doğru olduğuna inanma eğilimi olan “doğrulama yanlılığı”nı inceleyen çalışmalarla tutarlılık gösteriyor.  

‘Doğrulama yanlılığı’ yanıltıyor

Doğrulama yanlılığı, yanlış bilginin internette neden bu kadar hızlı yayıldığını açıklayabilir. İnsanlar görüşlerini doğrulayan bir bilgiyle karşılaştıklarında, o bilgiyi çevrimiçi iletişim kurdukları topluluklar içinde anında paylaşıyorlar.   

Yapılan başka bir araştırmaya göre tahrif edilen görseller, o görsellere bakan kişilerin hafızalarını ve hatta karar verme mekanizmalarını etkileyebiliyor. Yani sahte görsellerin yol açabileceği zarar gerçek ve önemli. Kasra’nın çalışmasından elde edilen bulgular, insanların çevrimiçi medya ve dijital görsel düzenleme deneyimlerini artırmalarını sağlamanın ve eğitime yatırım yapmanın sahte görsellerin potansiyel zararını azaltmaya yönelik en etkili strateji olduğunu gösteriyor. Böylece kullanıcılar internetteki görsellerin nasıl teyit edilebileceği hakkında daha fazla bilgi sahibi olacak ve sahte görsellere aldanma ihtimalleri azalmış olacak.

Kaynak

The Conversation, Identifying a fake picture online is harder than you might think, 24 Haziran 2019

Çeviri: Sonay Ün

Kapak görseli: FlatIcon

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynak

The Conversation, Identifying a fake picture online is harder than you might think, 24 Haziran 2019

Çeviri: Sonay Ün

Kapak görseli: FlatIcon