Gazeteci kaynak ilişkisinde yanıltıcı bilgi sorunu

Gazetecilik önemli bir tartışmayla karşı karşıya. Sözcü gazetesinden Rahmi Turan’ın ortaya attığı “Saraya giden önemli CHP’li” iddiası hem siyaset dünyasında hem de gazetecilikte ortaya çok sayıda cümle çıkardı. Bu yazıda, gelişmelerin yanlış bilgi boyutunu ele almaya çalışacağız. Çünkü ortadaki iddialar ve yayılma şekilleri gazeteci – kaynak ilişkisindeki etik sınırların da ötesinde kaynakların yanıltması durumunda ne yapılması gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Olayı daha anlaşılır kılmak içinse önce ne olup bittiğini kısaca özetleyerek başlayalım.

Saraya ziyaret

Her şey Rahmi Turan’ın 20 Kasım 2019 tarihinde Sözcü gazetesindeki köşe yazısıyla başladı. Turan, “Müthiş bir haber!” başlığıyla saraya yakın bir haber kaynağından aldığı çok önemli bir bilgiyi paylaşacağını belirtiyordu. Yazısının daha dördüncü satırında dikkati çeken bir cümle vardı. Rahmi Turan, haber kaynağının bilgiden yüzde yüz emin olduğunu ve tekzip etmenin mümkün olmadığını söylüyordu. Turan sonrasında ise çok tartışılacak iddiasını ortaya atıyordu. Turan’a göre 9 Kasım 2019 akşamı, CHP’li çok önemli bir isim Cumhurbaşkanlığı sarayını ziyaret etti. Üstelik bu sıradan bir ziyaret değildi. Bu önemli kişi, Cumhurbaşkanı ile gündemi değerlendirdi ve Erdoğan ona “Ülkenin güvenliği için senin CHP genel başkanı olman gerekir” dedi. Önemli kişi önümde engellerim var diye yanıt verince Cumhurbaşkanı ona, düşün karar ver ben destek olurum dedi. Bu yazı haliyle tozu dumana kattı. Turan bir gün sonra bir yazı daha yazarak iddiasını devam ettirdi ve kaynağının işini kaybetmekten endişelendiğini vurgulayarak o “önemli ismi” unutacağını yazdı. 

İkinci yazının yayınladığı 21 Kasım’da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir televizyon programına katıldı ve iddiaya ilişkin, “Ben şaşırmadım, doğrudur” dedikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yorum yapma çağrısında bulundu. Sonrasında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Fahrettin Altun bir açıklama yaptı ve iddiaların tamamen hayal ürünü olduğunu söyledi. İki parti milletvekilleri ve sözcülerinden açıklamalar gelmeye devam etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bir gün sonra İzmir’de yaptığı konuşmada böyle bir görüşme olmadı dedi ve “Ben cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum. İspat ettin ettin. Etmediğin taktirde CHP genel başkanlığını bırak” çağrısı yaptı. 

Siyaset cephesinde tartışmalar karşılıklı açıklama yağmuruyla devam ederken 22 Kasım gecesi Rahmi Turan o “önemli ismi” açıkladı. Sarayda Erdoğan’la görüşen isim Muharrem İnce dedi ve kaynağının kendisine İnce’nin saraya giriş çıkış anındaki plakaları ve saatleri dahi verdiğini söyledi ve kaynağının iddiası olduğunu bir kez daha vurguladı. Hemen ardından İnce’den, Erdoğan’dan, Kılıçdaroğlu’ndan ve daha birçok isimden açıklama geldi. Ardından da Turan’dan bir açıklama daha geldi. Turan, “Kaynağım Talat Atilla” dedi… 

Gazeteci – kaynak ilişkisi ve yalan

Yazının başında da belirttiğimiz gibi, mevcut tartışmanın en önemli boyutlarından biri gazeteci – kaynak ilişkisi üzerine. Bir gazeteci kaynağını açıklamalı mı? Ya da hangi durumlarda açıklamalı? 

Gazeteci-kaynak ilişkisi ile ilgili temel bir tanımı ortaya koyarak bu bölüme başlayalım. İletişim alanındaki önemli kitaplardan Temel Gazetecilik’te Oya Tokgöz haber kaynakları ile ilgili üç noktanın altını çiziyor. Bunlardan ilki haberleri kaynağından elinden geldiği ölçüde doğru olarak toplama, ikincisi gerektiği durumlarda haber aldığı kaynakları koruma son olarak da kendisine güvenilip bilgi verildiyse buna saygı göstermek. Tokgöz bu üç maddenin hemen devamında, bugünkü tartışmalara da ışık tutacak bazı cümlelere yer veriyor: “Gazetecinin ilk görevi, topladıklarının doğru olup olmadığını denetlemedir. Bunu da ancak, haber kaynaklarını iyi denetleyerek yerine getirebilir. Devamlı olarak, aklında kullandığım haber kaynakları güvenilir midir yoksa şaşırtıcı mıdır? soruları olmalıdır.” Rahmi Turan, iddiayı ortaya attığı ilk yazıda, ismi geçen CHP’liyi aradığını ancak kendisine ulaşamadığını bu yüzden ismi açıklamayacağını belirtiyor. Konuyla ilgili ikinci yazısında kaynağının bilgiden emin olduğunu yineliyor. Ama yine de doğrulama yöntemi hakkında herhangi bir adımından bahsetmiyor.

24 Kasım tarihinde Rahmi Turan bir yazı daha yazarak kaynağını açıklarken, haber kaynağının 20 yıllık arkadaşı olduğunu ve haberi destekleyen belge istemesi gerekirken istemediğini belirtiyor. Turan “hata yaptım” derken her haberde kanıt arardım ama bu defa bunu yapamadım çünkü sağlık sorunlarım vardı diyor. Turan 25 Kasım’da konuyla ilgili bir yazı daha yazıyor ve kaynağı Talat Atilla’nın CHP’li bir kaynak tarafından yanıltılmış olabileceğini belirtiyor. Bu yazılarla ilgili söylenecek sözü yine Tokgöz’ün satırlarında okuyabiliyoruz. Tokgöz, gazeteciliğin ustalığının, çeşitli kişilerle görüşmenin varsa belgeler veya dosyalara inmesi, “görülmeyen” olaya, haber değeri kazandırılarak görülebilir şekle dönüşebilmesi olduğunu yazıyor ve doğruluğu kanıtlamadan anonim kaynaklara güvenmemek gerektiğini de net bir şekilde vurguluyor.

Gazeteci kaynak ilişkisi üzerine birçok tartışmaya değinilebilir, hatta etik boyutları ile ilgili de birçok kaynağa ulaşmak mümkün. Ancak buradaki durumun klasik gazeteci kaynak ilişkisinin ötesinde farklı bir boyutu var. O da gazetecinin kaynağı tarafından yanıltılması durumu. Rahmi Turan’ın kaynağı olarak gösterdiği Talat Atilla 23 Kasım 2019’da yazdığı yazıda, iddiayı ortaya atanın CHP’li bir isim olduğundan bahsediyor ve Twitter hesabından da asla bu ismi açıklamayacağını vurguluyor. 

Gazeteci kaynağı yalan söylediğinde kaynağını açıklamalı mı?

Rahmi Turan’ın kaynağı ile ilgisi bir yana, Talat Atilla’nın da açıklamalarını görünce akla bir soru geliyor. Gazeteci kaynağını açıklamalı mı? Bu konuda Türkiye’de üç kurumun temel gazetecilik ilkeleri bize yol gösterici olabilir. 

  • Türkiye Gazeteciler Cemiyeti hak ve sorumluluk bildirgesi C bölümü: “Gazeteci; kaynakların gizliliği ilkesi uyarınca, kaynağını ve elindeki belgeleri açıklamaya, tanıklık yapmaya zorlanamaz. Gazeteci ancak kaynağının izin vermesi ve kaynağı tarafından yanıltılmış olması hallerinde kaynağını açıklayabilir.” 
  • Çağdaş Gazeteciler Derneği ilkeleri 15. madde: “Gazeteci, kaynaklarının gizliliğine ihanet etmez; saklı kalmak üzere verilen bilgileri yayımlamaz; kaynağın yanıltmayı amaçlaması durumunda, kamu yararı doğrultusunda hareket eder.” 
  • Basın konseyi gazetecilik ilkeleri 11. madde: “Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.” 

Türkiye’deki gazetelerin bu konudaki ilkeleri incelendiğinde ise, Demirören grubu ilkelerinin 17’nci, Türkuvaz grubu 11’nci maddesinde açıkça kaynağın kamuoyunu yanılttığı durumlar hariç gizliliğe önem verdiğini vurguluyor. Cumhuriyet ise ilkelerinde yer vermese de TGC ilkelerinin tamamlayıcı olduğunu belirtiyor. 

Gazetecilerin örgütlü yapıları ve bazı kurumlar gazeteciliğe dair ilkeleri net bir çerçeve çiziyor kuşkusuz. Ancak önemli bir ismin görüşleri ile yazıya devam edelim. Faruk Bildirici bir yazısında Türkiye tarihindeki “askeri kaynaklara dayandırılarak” yazılan haberlere ilişkin bir değerlendirmeyi kaleme alıyor. Bildirici, kaynağın kimliği gizli tutulan haberlerin yazımı ve sunumu ile ilgili temel birkaç kurala dikkat çekiyor. İlk cümlesiyse şu; gazeteci kaynağının, doğru bilgiye sahip olduğundan ve kendisini yanıltmayacağından kuşku duymamalı. Kaynağın verdiği bilgiyi mümkün olduğunca kontrol etmek, araştırmak ve analiz etmenin önemine değinen Bildirici, kaynağı korumak adına bile olsa hiçbir gerekçe okura yanlış bilgi verilmesine mazeret sayılamaz diyor. 

Gazeteci kaynak ilişkisi üzerine önemli noktaya değinen kaynaklardan bir diğeri ise Birleşik Krallık merkezli “Ethical Journalism Network”. Aidan White’ın kaleme aldığı yazıda gazetecilerin kaynaklarıyla ilişkisinin bir ilkeler çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini vurguladıktan sonra kaynakların korunmasının önemine değiniyor. Yasal durumlar gereği kaynak açıklamanın şartlarını da anlatan yazıda White, gazetecinin kaynağını açıklayıp açıklamamayla ilgili bazı sert soruları düşünmenin önemine değiniyor. Temel soru ise şu, kaynağı açıklamak kime yarar sağlayacak? Türkiye’deki durumda en başından beri söylediğimiz gibi önemli bir nokta var. Herkesin yalanladığı bu gibi durumda ne yapmalı? Yazıdaki bazı cümlelerden yola çıkarak bu konuda bir fikre sahip olabiliriz. Gazeteciler zaman zaman kaynaklarıyla ilişkisinde yakınlık derecesini ayarlamakta zorlanabilir. Güçlü konumlarda bulunan kişilerin elbetteki kendi fikirleri, motivasyonları ve hedefleri var. Gazetecinin yapması gereken de bu ilişki dinamiğini kurarken bu ajandaya hassasiyet göstermek olmalı. Elbette kaynakları açıklamak karşıdaki kişinin itibarını, işini kaybetmesine sebep olabilir. Ancak bir kaynağın gizli kalması onun şahsi amaçlarının kamuoyunu yönlendirmesine de izin vermemeli. Aslında gazetecinin bu durumda da sorması gereken bazı sorular olduğu aşikar. Gizli kaynağın anonim olma sebebi ne? Bu sebep gazetecinin yayını, kişiliği veya mesleğine zarar veriyor mu?

Gazetecilik üzerine çalışmalar yapan Dan Gillmor yalan söyleyen kaynaklarla ilgili yazdığı bir yazıda New York Times’ın birkaç olumsuz deneyimini sunduktan sonra yeni bir öneri getiriyor. Bozulmaya yüz tutmuş sistemde güvenirliği yeniden sağlamak için kaynağınız size yalan söylerse ya da yanlış bilgi verirse onu ifşa edin. Bu kötü bir durum gibi görünebilir belki ama, kaynakların artık daha sağlıklı bilgi vermesini sağlayabilir. 

İki gazeteci kaynağını açıklamalı

Yine tartışma konusu olaya dönersek eldeki ilkelerle konuyu tekrar gözden geçirmeye çalışalım. Haberi yazan ilk kişi Rahmi Turan köşesinde ilk üç gün kaynağını açıklamayacağını belirtiyor. Yanıldığı ortaya çıkmasına rağmen bu ismi yazmayacağını söylüyor. Sonrasında Talat Atilla’dan açıklamalar gelmeye başladığında, kaynağım Talat Atilla diye duyuruyor. Ardından da haberi doğrulatmadım benim hatam yazıyor. Bir diğer gazeteci Talat Atilla ise bilgi birçok kaynaktan yanlışlanmasına rağmen asla kaynağımı açıklamayacağım diyor. Bu sıradan bir gazeteci – kaynak ilişkisinin çok ötesinde, ilkesel bir tartışmaya işaret ediyor. Gizli kaynak bilgileri ile ilgili en temel noktalardan biri mutlaka bu verilerin çoklu kaynaklardan doğrulanmasıdır. Doğrulatılmıyorsa da bu içeriklerin yazımı büyük riskler taşır. Eğer gazeteci yanıltıldıysa kamuoyunun aydınlatılması için mutlaka kaynağını açıklamalı. Yine bu konuda yukarıda koyduğumuz ilkeleri ortaya koyarak bir soru daha sormalı, kaynak bu yanlış bilgiyi gazeteciyle paylaşarak neyi amaçlamıştır? İşte tam da bu yüzden bu isimler kaynağını açıklamak zorundadır. 

Yayın amacı şüpheli haberleri doğrulama olan Teyit ise analizleri ve diğer yayınlarında gazeteciliğin temel ilkelerini esas alarak rotasını belirlemeye çalışıyor. Haber siteleri ve gazetelerden Teyit’i ayıran en önemli unsur ise şu; doğrulama, her gazete ve haber sitesi için gerekli. Ancak doğrulama Teyit’in işinin ta kendisi. Yaygın medyada sıkça karşılaşılan kulislerden alınan bilgileri haberleştirmek Teyit’in ekosisteminde yer almıyor. Teyit, gizli kaynaklardan kural olarak görüş ve bilgi almıyor ve kaynakların güvenilir olmadığı veya delillerin birbirini doğrulamadığı durumlarda içerik yayınlamıyor. 

Faruk Bildirici’nin cümlesiyle noktalayalım; “Eğer adını vermediğimiz bir kişinin demecini yazarsak, birincisi, o kişinin düşüncesini kaynak gösterdiğimiz kurumun tamamına maletmiş oluruz. Bu kuruma haksızlık. İkincisi, o kişi söylediklerinin sorumluluğunu almamış, gazeteciyi kullanmış olur. Gazeteciliğe de haksızlık.”

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynaklar

Yeni Şafak, İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan 'Beştepe'ye giden CHP'li iddiası'na yalanlama, 21 Kasım 2019

CNN Türk, "Beştepe'ye giden CHP'li" iddiasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan açıklama, 22 Kasım 2019

Sözcü, Rahmi Turan o ismi açıkladı, 22 Kasım 2019

OdaTV, Rahmi Turan kaynağını Oda TV’ye açıkladı, 23 Kasım 2019

Oya Tokgöz, Temel Gazetecilik, Ankara, 1982

TGC, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi

Çağdaş Gazeteciler Derneği, İlkelerimiz

Basın Konseyi, Basın Meslek İlkeleri 

Faruk Bildirici Blog, Askeri Kaynak nedir?, 27 Temmuz 2015

Ethical Journalism Network, Ethical Ground Rules for Handling Sources

Dan Gillmor, News organizations: If your anonymous sources lie to you, out them, 19 Aralık 2015

Demirören Grubu Yayın İlkeleri

Cumhuriyet, Yayın İlkeleri

Türkuvaz Medya, Oryantasyon Kitapçığı