Farklı haber formatları teyitçiler için yol gösterici olabilir mi?

Ocak ayının ilk haftasında Teyit’e kullanıcılar tarafından aşağıdaki tweet ihbar olarak birçok kez gönderildi.

Bunun üzerine Teyit’in şef editörü Gülin Çavuş ile birlikte hızlı bir incelemeye giriştik ve bu iddianın kısmen doğru olduğunu tespit ettik. Analizin yazım sürecinde ise poşet yasasıyla ilgili akıllarda birçok sorunun oluştuğunu fark ettik. Bu noktada yazdığım analiz, metodolojimiz gereği uzun soluklu, daha derinlikli veriyi kullanabileceğim bir “dosya yazısına” dönüşmeye başladı.

İlginizi Çekebilir:  'İşimize geleni' mi teyitliyoruz?

Bu içgörü yazısında kendi deneyimlerimden yola çıkarak farklı haber formatlarının teyitçiler için nasıl yol gösterici olabileceğini göstermeye çalışacağım. Bu yazıyı okudukça bir dosya yazısını yazarken aklıma gelen fikirlere tanık olacaksınız. Yazının son bölümünde ise farklı ülkelerdeki medya kuruluşlarının yeni bir haber formatı fikri olarak hangi yapısal gazetecilik uygulamalarından yararlandığından bahsedeceğim.

Gençler uzun yazılara ilgisiz olabilir mi?

İçerisinde akademik telaşlarla yola çıkıp ortaya koyduğumuz verilerin “herkesin kolayca okuyabileceğii” duruma getirilememesi çok önemli bir problem. Açıkçası yayımladığım birçok vaka çalışması niteliğindeki uzun analizde kullanıcılardan “Okumak istemedik çok ayrıntılı ve sıkıcıydı” eleştirisini aldım. Okunamazlık ve ilgi çekici olmama hali, Teyit’in amaçlarına ters düşüyor. Belki de birçok gazete ve medya yayıncısından daha “okunabilir” içerikler sunmamız gerekiyor. Storytelling yani hikaye anlatıcılığı ise yazıları bir noktaya kadar okunabilir kılabiliyor. İlgiyi sürekli bir arada tutmak gerekiyor. Farklı çözüm yolları üretmek gerekiyor.

Hem yazar hem de kullanıcı açısından “zor okunan” bir veri gazeteciliği yöntemindense ortaya çıkacak metni bir nevi “deneyime” çevirmek daha dikkat çekici olabilir.

Bir araştırmada gençlerin sosyal medya nedeniyle dikkatlerinin daha çok dağıldığını ve haber okumaya daha az zaman ayırdıkları belirtiliyor. Bu yönüyle de özellikle genç okuyucuların dikkatini toplayabilecek farklı yöntemlere duyulan ihtiyaç ortaya çıkıyor.

BBC’nin “Araştırma ve Geliştirme” biriminin projelendirdiği ve genç okuyucuya farklı bir deneyim sunan “snackable news” (çerez haberler), “elastic news” (elastik haberler) ve “atomised news” (atomlarına ayrılmış haberler) ayrımları bulunuyor. Çerez haberler, tam da 16-24 yaş arasındaki okuyucuların dikkatini çekmek için video ve görselin ağırlıklı olduğu kısa haber formatlarını tanımlamak için kullanılıyor. Elastik haberler, birçok formatın beraber yer aldığı daha ayrıntılı incelemeleri belirtiyor. Atomlarına ayrılmış haberler ise bir haber metnindeki bilgilerin farklı konu başlıklarıyla tekrar paylaşılabildiği durumları açıklıyor.

Gençler çoğu zaman bir haberin altında yatan hikayeleri takip etmekte zorluk çekiyorlar. Bunun birçok sebebi olabilir ama en önemlilerinden biri de “içeriklerin uzunluğu”. Burada bir ikilem de karşımıza çıkabilir. Biz bir haber metnini ya da teyit analizini daha iyi okunabilsin diye farklı formatlarda sunduğumuzda bile okuyucuların medya okuryazarlık seviyelerinin aynı olduğunu farz ediyoruz. ABD ve Avrupa gibi medya okuryazarlığının yüksek olduğu yerlerde bile bu uygun bir yöntem değilse Türkiye’de işleyebileceği düşüncesi biraz iyimser olabilir. Peki bu “okunmama” sorununa başka bir çözüm üretilebilir mi?

“Bandersnatch” tarzı Teyitçilik

Geçen aylarda Netflix dizisi Black Mirror’ın yeni bir kullanıcı deneyimi ile birlikte sunduğu “Bandersnatch” bölümü çok konuşuldu. Bu bölümde “Choose the experience!” (Deneyimi seç!) diyerek karar alma mekanizmalarının izleyicide olduğu vurgulanıyordu. Hikayenin belirli anlarında dizinin baş karakterinin alacağı kararları izleyicilerin seçmesi sağlanıyordu. Bu sayede de hikayenin beş farklı sonundan birine varılabiliyordu.

Bu beş farklı sondan biri olan çekimlerin yapıldığı seti gördüğüm an oldukça sevinmiştim. Bunun bir benzeri neden uzun soluklu haber metinlerinde kullanılmasın? Örneğin poşet dosyasında hammaddenin üretime olan etkilerinde kısa bir yolculuğa çıkmak isteyen okuyucu interaktif bir sistemle buna ulaşabilmeli ama bu konuda ilgisiz kalan okuyucu bunun sadece sonucunu görebilir durumda olmalı.

Hikayeler arası gezintiye çıkabilmeliyiz

“Hikayeler arası gezintiye çıkmak” fikri ilgili okuyucunun her zaman tercih edeceği bir düşünce olabilir. Oluşturulacak yeni haber formatları ile kullanıcıların hikayenin hangi kısmı ile ilgilendiklerini kendileri seçebiliyor olmaları gerekiyor. Örneğin geçen haftalarda yayımlanan “Bakan Pakdemirli’nin eskiden bir dondurulmuş patates firmasına danışmanlık yaptığı iddiasında” Türkiye’nin patates dış ticaretinin artmasının sebepleri bu iddiayı okuyan herkesi ilgilendirmeyebilir. Fakat analizin içerisinde bir bölümde yer alacak “fazladan” bilgiler bazı okuyucuların ilgisini çekebilir. Bu bilgilerden de farklı hikayeler çıkabilir.  Hazırladığımız dosya yazıları veya uzun soluklu analizlerde “teyitli bilgi kutularının” bulunması başka teyitçilerin bu bilgi kutularını kullanarak yeni bir analiz yazmalarını kolaylaştırabilir. Teyit ekibi olarak “Serbest Kürsü 3” başlıklı yazıda kullandığımız dilde yenilikler yapma gayesi ile bir tartışma yürütmüştük. Bu yazının sonucu olarak şu an ekip içerisinde oluşturulan gruplar yeni yazı formatları için çalışmalar yürütüyor. Bu ekiplerin çoğu da benzer önerilerde bulunuyor. Nasıl sonuçlar çıkacağını yakında sizlerle paylaşacağız.

Bahsettiğim bu “teyitli bilginin” başka hikayeler için tekrar tekrar kullanılabilir hale gelmesi editoryal süreçleri kolaylaştıracağı düşüncesindeyim. Çünkü çoğu zaman analiz yazım süreçlerinde önceki analizlerde yer alan verileri kullanmaya çalışırken buluyorum kendimi. Bu parçaları herkesin kullanabileceği şekilde sunmak çok önemli bir teyit platformu için.

GDO’lu gıdaların insan hayatını tehdit edip etmediğiyle ilgili bir yazı yazdığınızı hayal edin. Teyit’in daha önce yayımlamış olduğu “mısır şurubu bulunan içecekler” gibi analizlerde bu konuda işinize yarayacak teyitli bilgi kutularının olduğunu düşünün. İşiniz ne kadar kolay olurdu değil mi? Teyitçinin bir yaptığının kaybolmayıp tekrar tekrar kullanılabilir hale getirilmesi haberi takip eden herkesin işine yarayabilir. Bu sayede hikayenin anahtar noktalarındaki detaylar sürekli taze tutulur. Bu detaylar daha sonra okuyucunun takip edebilmesi için kendi başına anlamlı küçük parçalara bölünüp de paylaşılabilir.

“Ağ haritalandırma” işimize nasıl yarayabilir?

Bandersnatch’ten tekrar 25 kuruşluk poşetlere dönecek olursak hazırladığım dosya yazısına Mehmet Atakan Foça, herkesin merak ettiği bir soruyu yöneltti: “Bu işten kim kâr sağlayacak?” Bu soru nedeniyle Türkiye’de faaliyet gösteren poşet şirketlerini araştırmaya ve bu şirketler arasında bir sermaye haritası çıkarmaya çalıştım. Poşet sektöründe sermayenin yoğunlaştığı noktaları takip etmek zor olsa da Türkiye’de bu alanda başarılı çalışmalardan birine “Mulksuzlestirme.org” örnek olarak gösterilebilir.

Mulksuzlestirme.org’un aktarımına göre mülksüzleştirme ağları, sermaye-iktidar üzerine kolektif veri derleme ve haritalandırma işini kapsıyor. Bunu yaparken ihtiyaçlar, güncellenmiş, detaylandırılmış ve kamuya açılmış veritabanları kullanılıyor. Birbiri ile alakasız gibi gözüken  birçok verinin bir araya getirildiği ve bunların ayrı ayrı da farklı hikayelere gebe olması mülksüzleştirme ağlarını farklı bir gazetecilik deneyimine dönüştürüyor.

İlgilenenler için mulksuzlestirme.org’da yer alan ağ haritalarında gezinmek ve Türkiye’deki sermaye odaklarında bir keşfe çıkmak Bandersnatch deneyimindeki gibi keyifli olabilir. Mülksüzleştirme Ağlarındaki gibi kişi, kurum, proje ve büyük şirketlerden ziyade örneğin İstanbul’daki seri katiller ya da son 10 yılda alkol tüketimi ile ilgili aklımıza takılanlar gibi daha “özel” başlıklı gazetecilik deneyimleri ile de oluşmuş içerikler okuyucuya hikayeyi istedikleri gibi tamamlama fırsatı yaratabilir.

Peki ağ haritalama sadece eli kod tutan gazetecilere mi hitap ediyor? Elbette hayır. Bir “pattern” (örüntü) izlemek ve bu örüntüdeki “sapmaya” bakmak zaten bilimsel bilgi üretim süreçlerinin bir parçası. Biz de zaten Teyit’te bilimsel bilginin yöntemlerini kullanıyoruz.

“Poşet yasasını” da bilimsel yöntemleri izleyerek bazı soru başlıkları ile ayrıntılı olarak ele almaya başladım. Günler geçti. Hızlı bir şekilde ilerleyemiyordum. Daha önce benzer inceleme yöntemleriyle yayımladığımız “Alkol”, “Benzin” ve “Limanlar” dosyalarındaki gibi sorduğum sorulara karşılık gelen veriler TÜİK’te yoktu, Eurostat’ta yoktu, uluslararası kuruluşlarda yoktu. Neredeyse kimse bu konuda konuşmamıştı. Örneğin bu süreçte Gülin çoğu kez “bir ülkede kullanılan petrolün yüzde kaçının poşet üretimine harcandığı” sorusunun üzerinde durmam gerektiğini belirtiyordu. Fakat bu alanda yazılmış bilimsel bir makale ya da alan araştırması yoktu. Poşet dosyası, çevre politikalarından dış ticarete ve sermaye birikim modellerine kadar birçok başlığı içine alıyordu. Bu sebeplerle de kolayca çözümleyemeyeceğim bir dosya konusuydu.

Böyle günlerden birinde akademisyen Bilge Narin’in şu tweeti karşıma çıktı:

Neymiş bu yapısal gazetecilik?

Gazeteciler için temel kodlama bilmenin önemi, veri gazeteciliği tekniklerinin artık bu anlamda içeriklerin çoğunu oluşturduğu bir gerçek. Narin’in bu paylaşımı üzerine “neymiş bu yapısal gazetecilik” diye araştırmaya başladım. Ne yazık ki bu konuda Türkiye’de sadece akademik makale değil neredeyse hiçbir paylaşımın bulunmadığını fark ettim. Söz konusu konuyla ilgili ulaşılabilir Türkçe metinlerden biri Ahmet Sabancı’nın 2015’te yazdığı kısa bir yazı. Sabancı bu yazısında Graph Commons ekibinin yapısal gazetecilik ve ağ haritalamada gazetecilerin ve araştırmacıların kullanabileceği araçlar geliştirilmesi için düzenledikleri bir etkinlikten bahsediyor. Peki “Yapısal Gazetecilik” neydi ve benim işime nasıl yarayabilirdi?

Yapısal gazetecilik uygulamalarının tek cümlede tanımı “Bir haberi, veriye aktarıp bunu birçok kez yeniden yorumlanabilecek şekilde okuyucu ile buluşturmak” olarak ifade edilebilir. Yapısal gazetecilik uygulamaları, gazetecilerin ve teyitçilerin sürekli farklı hikayeler üretmeleri sürecinde karşılaştıkları zorluklara bir çözüm olarak düşünülebilir. Konu hakkında yazılmış birkaç akademik metinde yapısal gazetecilik “veri güdümlü” gazetecilik olarak ele alınıyor. Uluslararası Gazeteciler Ağı (IJNet), yapısal gazeteciliğin “teyitçilik” sırasında da kullanılabildiğini ifade ediyor. Ritvvij Parrikh bu noktada doğru konuyu seçmenin yapısal gazeteciliğin temel noktalarından biri olduğunu dile getirmiş.

Bir “iddiayı” aktardığımızda bazen birçok açık nokta kalabiliyor. Çünkü hikayeler “slotlardan” (boşluklar) oluşuyor. Yapısal gazetecilik uygulamalarında da aynı hikayede bilinçli olarak birçok boşluk bırakılıyor. Bu boşluklar daha sonra “kırpılmış, oluşturulmuş” yeni bir hikayenin oluşmasında kullanılıyor.

Farklı hikayeleri anlatmanın deneyimini sunma fikri keyifli olabilir. Yukarıda bahsettiğim gibi 16-24 yaşları arasındaki genç okuyucuyu dinamik tutmak ve hikayeler içerisinde özgürce hareketlerini sağlamak için çeşitli yöntemler düşünmemiz gerektiği kanısındayım. Örneğin poşet dosya yazısı oluşurken aşağıdaki diyagram üzerinden hareket etmiştim. Her bir “ok” yayımlanacak bağımsız analizlere de dönüşebilirdi. Belki siz de bu başlıkları ayrı ayrı okumak isteyebilirsiniz.

Dünyada yapısal gazeteciliğin farklı uygulamaları

Washington Post’un “ISIS Knowledge Map’i” (IŞİD Tanıma Haritası) yapısal gazetecilik uygulamalarına örnek olarak gösterilebilir. Columbia Eyaletinde topluluk bazlı habercilikle ortaya çıkan “Homicide Watch D.C.” projesi, eyalette intihar eden insanların intihar sebeplerinin verisini tutuyor. Bu proje yapısal gazeteciliğin uygulaması denebilecek (bir kişinin öyküsü anlatılırken  o kişinin kendini öldürdüğü silaha bile yer verip bu silahın izini sürmek) yöntemlerle ilerlediği için ilgi çekici kılınmış.

The Guardian’ın “The Counted” isimli farklı bir yöntemle oluşturduğu internet sitesinde ise 2015-2016’da ABD gündeminde yer alan ve siyahlara uygulanan polis şiddetinin çok boyutlu ele alındığı bir deneyim okurlara sunuluyor. Bu interaktif deneyimde infografikler ve anlatılan hikayenin içerisinde bulunan “ek bilgi” (teyitli bilgi gibi düşünün) niteliğindeki verilerle okuyucu içerikte istediği gibi yol alabiliyor. Kullanıcının okuduğu başlığı seçerek okuma deneyimine devam ettiği başka bir örnek de Reuters’ın “Polling Explorer” projesi sayılabilir. Bu projeyle insanların uzun yazılarda kaybolmaması amaçlanmış.

BBC ise yapısal gazeteciliği bir süre günlük haber akışı içerisinde kullanmaya çalışmış. Saat 10.00’da şu haber başlığı ile karşılaştığınızı düşünün:

“Venezuela’da geniş çaplı elektrik kesintilerinin üçüncü günü”

Aynı akış içerisinde bunun ne anlama geldiği ile ilgili kısa hikayeler de görmek istemez miydiniz? Yani bu habere tıklayıp haber metni içerisinde ek bilgilerle karşılaşmak yerine bir akış içerisinde “yan hikayelerle” karşılaşmak ve bunları okumanın “isteğe bağlı” olması şeklinde bir deneyim alanı açmak mantıklı olabilir. BBC’nin buradaki amacı günlük iş akışının tekrarlardan uzaklaşması için TV, çevrimiçi ve radyo kanallarına yeni bir habercilik anlayışının kazandırılmasıydı. Fakat bu projenin çok da aktif bir şekilde kullanılmadığı fark ediliyor.

Yapısal gazetecilikte “Circa” deneyimi

İlk kapsamlı yapısal gazetecilik uygulamalarından biri olan Circa’da günlük haber akışında az önce yukarıda bahsettiğim şekilde hikayeler farklı başlıklarla okuyucunun önüne geliyordu. Yaptıkları iş çok tutmadı ve bu yöntemden vazgeçtiler. Politifact kurucularından Bill Adair Circa’nın “yeteri kadar yapısallaştırılamadığı” için sonlandığının altını çiziyor. David Cohn, Circa’nın motivasyonunu tek cümlede özetliyor: “Hikayeyi küçük parçalara böldüğünde daha büyük şeyler yakalarsın.” Yani aynı bir bulmacanın parçaları gibi. Bulmacanın küçük parçaları bize hikayenin geri kalanı hakkında daha çok bilgi verebilir.

Circa uygulamasının ekran görüntüsü

Circa deneyimi bize yapısal gazeteciliği denemek isteyen medya kuruluşlarının illa ki bu yöntemi izlemek zorunda olmadıklarını gösteriyor. “Yapısal gazetecilik” denilince sürekli aynı yöntemler aklımıza gelmek zorunda değil. Bu alanda çalışmak isteyenlerin sürekli akıllarında tutması gereken “bir hikayeyi ya da bilgiyi birimlerine ayırıp kümülatif olarak ilerleyen yapısal öyküler kurabilmek”.

Farklı deneyimleri uygulamanın zorlukları ve kolaylıkları

Farklı deneyimlerle yola çıkmanın yararlarından biri gazeteciliğin sorunlarından olan “kaynak odaklı” düşünmekten uzaklaşmak. Örneğin yapısal gazetecilik deneyimi, haberi hazırlayan kişinin sürekli aynı noktalara referans vermek zorunda kalmadığı bir yazım süreci doğuruyor.

Yapısal gazetecilik uygulamalarının dezavantajlarından biri ise haberi yaymanın kendisinin gittikçe tekno belirlenimciliğe / bilgi faşizmine yol açtığı şeklinde yorumlanabilir. Ama yeniliklerden korkmadan, Circa’da ya da BBC’de olduğu gibi deneme yanılma yöntemleriyle hareket edilebilir.

Yeniliklere açık olmamız gerekiyor

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan’ın belirttiği gibi eğer içeriği şekillendiren şey araç (medium) ise “ne dediğimiz”, söyleyeceklerimizi nasıl ileteceğimizi belirlerken daha önemli hale gelmiş oluyor. Teyit’in sosyal fayda odaklı bir girişim olması aslında bazı durumlarda kullanıcıların da hikayeleri oluşturmada aktif rol oynayabileceklerinin de bir kanıtı. Bu nedenle Bandersnatch tarzı teyitçilik ya da yapısal gazetecilik uygulamaları gibi yeni formatların etkimizi artırabilmemiz için bir araç olabileceğini düşünüyorum. Çünkü hazırladığımız analizler bunu bir yere kadar yapabiliyor. Eğer eleştirel düşünce alışkanlığının toplumda yayılmasını amaçlıyorsak bizim bir yerde bıraktığımız hikayeleri farklı yönleri ile görebilecek insanlara da ihtiyacımız var.

Gazeteciliğin ileride nasıl görüneceğini hiçbirimiz bilmiyoruz. Yapay zekaya yazdırılan haberler gazetecilerin yazdıklarının yerini almaya başladı bile. Daha güvenilir bir alan yaratabilmek ancak bu mesleğe gereken önemi verip yeni gelişmelere açık olmakla mümkün.

Kaynaklar

Medium, Structured journalism : the next revolution in storytelling?, 4 Ekim 2015

Online Journalism, 5 questions about the pros and cons of data journalism

Structure of news, (re)Structured Journalism

International Journalism Network, Use structured journalism to cover complex, ongoing stories, 26 Kasım 2018

BBC, Explainers - Using Structured Journalism to Provide Context

Graph Commons, Mega İstanbul

Duke Reporters Lab, Structured Journalism

Columbia Journalism Review, Structured journalism’ offers readers a different kind of story experience, 30 Temmuz 2015

BBC Research & Development, Our purpose

BBC News Lab, Structured Journalism

BBC News Lab, A Manifesto for Structured Journalism

Fach Journalist, Journalistische Genres (25): Structured Journalism, 16 Ekim 2017

 

Teyit ekibinin çalıştığı alanla ilgili bilgi, birikim ve deneyimlerini aktardığı İçgörü yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.  

Kaynaklar

Medium, Structured journalism : the next revolution in storytelling?, 4 Ekim 2015

Online Journalism, 5 questions about the pros and cons of data journalism

Structure of news, (re)Structured Journalism

International Journalism Network, Use structured journalism to cover complex, ongoing stories, 26 Kasım 2018

BBC, Explainers - Using Structured Journalism to Provide Context

Graph Commons, Mega İstanbul

Duke Reporters Lab, Structured Journalism

Columbia Journalism Review, Structured journalism’ offers readers a different kind of story experience, 30 Temmuz 2015

BBC Research & Development, Our purpose

BBC News Lab, Structured Journalism

BBC News Lab, A Manifesto for Structured Journalism

Fach Journalist, Journalistische Genres (25): Structured Journalism, 16 Ekim 2017