Ekşi Sözlük ve bilgi kirliliği altında ezilen ‘kalabalıkların bilgeliği’

Aktif bir kullanıcısı olarak her gün ziyaret edip ‘gündem’ sekmesinde üzerine en çok tartışılan konuları takip ettiğim Ekşi Sözlük’te, 11 Ocak’ta bir başlık dikkatimi çekti: ‘‘Suriyelilerin Türklerden üstün bir halk olması’’

Sözlük yazarı, “Türklerin kabul etmekte zorlandıkları bir gerçek” olarak tanımladığı önermeyi agresif kabul edilebilecek bir üslup ile savunuyordu. Peş peşe sıraladığı argümanların, başlığı okuyan çoğu kullanıcıyı sinirlendireceğini kestirmek hiç de güç değildi.

‘‘Ne olmuş yani?’’ diye sorabilirsiniz. Neticede Ekşi Sözlük, hukuki sorumluluğu yazara ait olmak üzere her düşüncenin özgürce, herhangi bir ön denetime tabi tutulmadan ifade edilebildiği bir platform.

Sözlüğün ve yazarların hukuki yükümlülüklerinin çerçevesi, ‘‘kullanım koşulları’’ ve ‘‘kullanıcı sözleşmesi’’ metinlerinde çiziliyor. Ekşi, 5651 sayılı kanuna göre ‘‘yer sağlayıcı’’ sıfatıyla hizmet veriyor. Bunun ne anlama geldiğini bilişim hukukçusu Nihan Güneli’ye soruyorum. Güneli, internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesine ilişkin kanuna göre, yer sağlayıcıların platformlarında yayımlanan içeriklerden herhangi bir başvuru olmadığı müddetçe hukuki olarak sorumlu olmadığını anlatıyor.

Ekşi Sözlük, ne Facebook ne Twitter ne YouTube ne de Reddit’in ortalarda olduğu Şubat 1999’da kuruldu. Silikon Vadisi merkezli devasa şirketler, dünya nüfusunun neredeyse yarısını kullanıcıları haline getirecek kadar büyürken, Ekşi Sözlük Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteleri arasındaki yerini korudu. Kurucusu Sedat Kapanoğlu’nun ifade ettiği gibi eşi benzeri olmayan bir mecra Ekşi Sözlük.

O yüzden olacak ki, kullanıcısı olduğum diğer bütün platformlarda var olan; kötücül amaçlarla ve bilinçli olarak yanlış bilgi yaymayı, hakareti, nefret söylemini, tacizi, zorbalığı ve tehdidi yasaklayan topluluk kuralları Ekşi Sözlük’te yok.

Kullanıcı sözleşmesinde birden fazla kez geçen ve kullanıcıların uymakla yükümlü oldukları belirtilen ‘‘ekşi sözlük kuralları’’ 2012’den beri aktif olarak kullandığım platformda hiç karşıma çıkmadı. Yine sözleşmedeki ‘‘site üzerinden duyurulan kuralların takibi sizin sorumluluğunuzdadır’’ ifadesinden yola çıkarak uzunca bir süre bu kuralları aradıysam da bir sonuca ulaşamadım.

‘Yazılanların hiçbirinin doğru olmadığı’ bir ‘bilgi kaynağı’

‘‘Suriyelilerin Türklerden üstün bir halk olması’’ başlığında yazar, önermesinin gerekçelerini sıralamaya girişmeden önce, ‘‘Ben de Suriye asıllı bir vatandaşım, iç savaştan çok daha önce Türkiye’ye geldim’’ diyor. İçerikteki Türkiye’ye özgü bazı kalıplaşmış argümanlar, bu iddianın inandırıcılığını sorgulamama neden oluyor. Bunun yerinde bir şüphe olup olmadığını teyit etmek için yazara mesaj atıyorum ve ‘‘Elbette Suriyeli değilim’’ yanıtını alıyorum.

Hâlâ, ‘‘ne olmuş yani?’’ diye sorabilirsiniz. Ne de olsa sözlüğün kullanım koşullarında, ‘‘Ekşi’de yer alan içeriğin doğru ve/veya güncel olduğu hiçbir şekilde iddia veya garanti edilmemektedir. Aksine, yazarlar tamamen gerçek dışı içerik dahi üretebilirler’’ uyarısı yapılıyor. Sözlük yönetimi, platformda yer alan herhangi bir bilginin referans alınması sonucu doğabilecek maddi ve manevi kayıplardan sorumlu olmadığını belirtiyor.

Ekşi Sözlük’ün kullanım koşulları Ocak 2016’dan beri güncellenmedi

Bilinçli olarak bir Suriyeli tarafından öne sürüldüğü izlenimi verilen provokatif başlığın altına yanıt olarak girilen 397 içerik incelendiğinde, bu uyarının sözlük yazarlarınca içselleştirilmemiş olduğu rahatça görülebiliyor.

Yazarın bir yalan üzerine kurduğu önerme, yanıtların neredeyse tamamında doğru olarak kabul edilmiş. Önermenin kendisinden ve kullanılan dilin tonundan rahatsız olanlar, tepkilerini nefret söylemi, hakaret ve tehdit içeren söylemlerle göstermişler.

Yazara, bu başlığı açmaktaki motivasyonunu soruyorum. İnsanları kızdırmanın, sinirlendirmenin kendisini tatmin ettiğini, sözlük kullanıcılarının içlerindeki nefreti açığa çıkararak eğlendiğini söylüyor başlığı oluşturan kullanıcı.

Sözlükte yanlış bilgi yayan kullanıcı motivasyonunu böyle özetliyor

Her ne kadar sözlük; en başından beri platformda yazılanların doğru kabul edilmemesi gerektiği mesajını farklı şekillerde veriyor olsa da bu birçok kullanıcının fikir ve davranışlarını sitede okuduğu bilgileri doğru kabul ederek şekillendirdiği gerçeğini değiştirmiyor.

Sözlüğün en son Ocak 2016’da güncellenen kullanım koşulları ve kullanıcı sözleşmesi metinleri; geçen üç yılı aşkın süre boyunca internetteki bilgi düzensizliği sorununun yol açtığı yıkıcı sonuçları ortaya koyan onlarca vakayı görmezden geliyor.

Teknoloji şirketi mi yayıncı mı?

Sözlüğün kullanım koşulları ve kullanıcı sözleşmesi metinlerinin en son güncellendiği 2016 yılından bugüne, platformların sahte haberlerin yayılmasında oynadığı roller etrafında sürdürülen tartışmalara kısaca bir bakalım.

‘‘Facebook’taki yalan haberlerin herhangi bir şekilde seçimi etkilediği düşüncesi, hiç akıllıca bir düşünce değil.’’

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 11 Kasım 2016’da katıldığı bir konferansta kullandı bu ifadeleri. Yani, Donald Trump’ın Amerika’da başkanlık seçimini kazanmasından sadece iki gün sonra. Yanıt verdiği ise seçimin hemen ardından, ‘‘Trump’ın seçilmesine Facebook’taki yalan haberler yardım etmiş olabilir’’ temasını yoğun şekilde işleyen liberal Amerikan medyasıydı.

Fakat bu yanıt, kimseyi tatmin etmemişti. Kendisi de Eylül 2017’de bu ifadeleri kullandığı için duyduğu pişmanlığı dile getirmiş, yalan haberlerin kayıtsız kalınamayacak kadar önemli bir sorun olduğunu ifade etmişti. Ancak platformdaki bilgi kirliliğini önlemek için yeterince hızlı harekete geçmemesi, Facebook’un başını daha çok ağrıtacaktı. Birbirini izleyen skandallar yüzünden Zuckerberg, Amerikan Senatosu’nda ifade vermek zorunda kalacak, defalarca özür dileyecekti.

Facebook’taki sahte haberlerin Trump’ın başkan seçilmesinde oynadığı olası rol etrafında başlayan tartışma; Google, YouTube, Reddit, WhatsApp, Instagram ve Twitter’ı da teğet geçmedi. Geçen iki yılı aşkın sürede platformlarda yayılan yanlış bilgi, dedikodu, sahte haber ve komplo teorilerinin yol açtığı olumsuz birçok vaka hem medya hem de akademi tarafından etraflıca belgelendi. Meksika’da Kasım 2018’de, bir çocuk kaçırma vakası üzerine WhatsApp’ta yayılan dedikoduların, olayla ilişkisi olmayan iki kişinin yakılarak öldürülmesiyle sonuçlanması, bunlardan en vahim olanıydı.

Platformlar uzunca bir süre, ‘‘Biz teknoloji şirketiyiz, yayıncı ya da medya kuruluşu değiliz’’ diyerek ‘‘yer sağladıkları’’ ve algoritmaları aracılığıyla kullanıcılarının ‘‘önüne çıkardıkları’’ içeriklerin sorumluluğunu üstlenmekten kaçındı. Fakat kamuoyundaki sert eleştiriler ve regülasyon ‘‘tehlikesinin’’ giderek belirginleşmesi üzerine bu tutumlarını yumuşatmaya başladılar. Her ne kadar hala samimiyetleri sorgulanıyor olsa da platformlar, yanlış bilginin yayılmasına aracılık etmemek adına en azından daha ciddi araştırmalar yürütmeye; teknik güncellemeler yapmaya; programlar, eğitimler ve işbirlikleri geliştirmeye başladı.

Ekşi Sözlük ne yapabilir?

İnternetteki bilgi düzensizliği sorunu ve sorunun çözümüne yönelik platformların üzerlerine düşen sorumluluklar etrafında süregiden tartışmalar, Türkiye’de de akademi, haber medyası ve bağımsız doğrulama platformları tarafından yakından takip ediliyor.

Sözlükteki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için ne tür çalışmalar yürütüldüğünü sorduğum Nilgün Gürsoy, şu bilgileri veriyor:

Yanlış bilgi çok genel bir tabir. Gergedanların uçabildiği de ‘yanlış bilgi’ kapsamına giriyor. Ekşi Sözlük’ün dinamizmi ve kolektif yapısı bu yanlış bilgilerin doğrusunun paylaşabilmesi için birebir. Sözlük’te yanlış bilgi paylaşabilirsiniz ve diğer kullanıcılar sizin yanlışınızı tespit eder ve doğru bilgiyi paylaşırlar. Bu süreçlere platformun müdahil olmasına gerek yok. Ancak ‘yanlış bilgi’ diyerek kastetmeye çalıştığınız algı operasyonu gibi platformun hukuk dışı bir amaçla kullanılmasıysa, bu hem hukuka aykırılık ve aynı zamanda kötüye kullanım olacağından müdahale söz konusu olacaktır. Zamanında nefret söylemine ilişkin yapılabilecekleri tartıştığımız bir çalışma grubu da oluşturmuştuk. Halihazırda nefret söyleminde bulunduğunu tespit ettiğimiz kullanıcıların hesaplarını kapatıyoruz.

Bu noktada; bir Suriyeli tarafından yazıldığı izlenimi verilen başlığın ilk sayfasında, kullanıcılardan herhangi bir düzeltme gelmediğini belirtmeliyim. İkinci sayfadan itibaren içeriğin gerçekliğinden şüphe edenlerin girdiği yorumların, yanlış bilginin yayılmasının önüne geçen bir işlev görmediğini de.

Gürsoy, sosyal medya platformlarının yer sağladıkları içeriklerden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunuyor. Sözlüğün tüm kullanıcılarından hukuka uygun içerik girmelerini beklediğini ekliyor.

Teyit’ten Alican Acanerler, devletlerin yalan haberler konusunda devreye girmelerindeki motivasyonun bireyleri değil kendilerini korumak olduğunu, geçen yıl Kasım’da yazdığı içgörü yazısında vakalar üzerinden anlatıyor. Alican yazısında, Teyit’in yalan haber ve devlet müdahalesi konusundaki duruşunu, ‘‘Eleştirel düşünce, toplumun çoğunluğuna yayılırsa yalan haberin önüne geçme konusunda devletin bir müdahale olanağı bulmasının mümkün olmayacağı kanısındayız’’ ifadesiyle özetliyor.

İlginizi Çekebilir:  Sahte habere neden inanıyoruz? [Video] 

İnternetteki en ciddi sorunlardan biri olan bilgi düzensizliğinin önüne geçmek için ne devlet müdahalesine ne de ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı herhangi bir önleme ihtiyaç var. Sözlükte yanlış bilginin yayılmasını engellemek adına atılabilecek adımları sorduğum Türkiye’deki bağımsız doğrulama platformları temsilcilerinin sözlük yönetiminin faydalanabileceği birçok önerisi var.

Sözlüğe ufak bir çağrı yaptıktan sonra sözü teyitçilere bırakıyorum:

Teyit, farklı disiplinlerden katılımcılarla yanlış bilgi sorununa inovasyon ve tasarım odaklı çözümlerin geliştireceği bir ‘Design Sprint’ programı düzenliyor. Programın İstanbul ayağı, 10-11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sözlük yönetimi dilerse bu programa katılım sağlayıp platformdaki bilgi kirliliği sorununu farklı disiplinlerden katılımcılarla tartışabilir.

Factory: Teyit’ten yanlış bilgi düzenine multidisipliner çözümler

Malumatfuruş’tan Ekrem Söyler: ‘İç doğruluk denetimi mekanizması kurulabilir’

Ekşi Sözlük’ün yalan bilginin, hurafelerin, dezenformasyonun kasıtlı ya da kasıtsız şekilde oluşmasına ve yayılmasına kaynaklık ve aracılık ettiğine daha önce defalarca şahit olduk. “Kutsal” “bilgi” “kaynağı” tanımlamasını kullanan Ekşi Sözlük’ün bu unvanı günümüz gerçek ötesi atmosferinde layıkıyla sürdürebilmesi için diğer platformlarda süregelen “doğrulama” çabalarından etkilenmemesi ya da benzer bir süreci kendi içinde uygulamaması düşünülemez. Aynı zamanda bir Ekşi Sözlük yazarı olarak ifade etmek isterim ki, Ekşi Sözlük’ün dışarıdan etki altında kalmayacak şekilde kendi formatı içerisinde yine sözlük yazarları tarafından sağlanacak bir iç doğruluk denetimi mekanizması oluşturması elzem. Bu denetim mekanizmasının bir grup yazarın ya da eskilerin sözlük tabiriyle eli sopalı hacivatların eline verilmesi yerine daha geniş katılım sağlayacak bir formata bürünmesi önemli. Yanlış/yalan bilgi içeren entry’lerin silinmesi gibi Ekşi Sözlük’ün ruhuna aykırı yöntemleri ele almaya dahi gerek yok, böyle bir ortamda insanların kasıtlı ya da kasıtsız yalan söyleme özgürlüğü dahi kısıtlanamaz. Doğruluk kontrolüne yönelik Ekşi Sözlük moderasyonunun Sözlük’ten ayrı bünyeye sahip bir girişim yerine bizatihi yazarlar tarafından yapılması gerekli. Doğruluk kontrolü bilincinin Ekşi Sözlük’te hakim olması için bu yolun izlenmesi daha yerinde olur.

Malumatfuruş “köşe yazarı yanlışlama” girişimidir. – malumatfurus.org

Evrim Ağacı’ndan Çağrı Mert Bakırcı:

Ekşi Sözlük’ün bünyesine gelen ziyaretçilere karşı dürüstlük ve açıklık sorumluluğu var. Ne var ki “E burası sözlük, herhalde her okuduğunuzu ciddiye almayacaksınız” gibi bir vurdumduymazlık ve varsayım, kitlelerin fikirlerini buradan okuyup öğrendikleri şeylere göre şekillendirdiği gerçeğini değiştirmiyor. Dolayısıyla Ekşi Sözlük’ün istese de, istemese de, bu yayınları halka mâl eden kurum olarak bir sorumluluk yükü doğmuş oluyor.

  • Ekşi Sözlük bir “geyik ortamı” olma iddiasında ısrarcı olmayıp, bir “bilgi paylaşım kaynağı” olma konumunda kendisini pozisyonlandıracaksa, mutlaka deneyimli editörlerin bilgi ayıklamaya başlaması gerekiyor.
  • Sözlük sistemine mutlaka kaynak gösteriminin eklenmesi, var olan kaynak gösterim yöntemlerinin (dış bağlantı vermek gibi) teşvik edilerek güçlendirilmesi gerekiyor. Bir diğer yaklaşım, “seçilmiş açıklama” (İng: “featured answer”) tarzı bir öne çıkarma mekanizması ile alanda uzman isimlerin belli bir konudaki doğru, isabetli, iyi hazırlanmış, kaynaklı ve güvenilir paylaşımları öne çıkarması olabilir.
  • Ekşi Sözlük’ün en büyük kullanım alanlarından birisi de  “son dakika” olarak tabir edilen haberler. Eğer Ekşi Sözlük, “medya oluşumu” rolünü kabul ediyorsa, ki etmelidir, bu tarz yayınlara dair çok büyük bir sorumluluğu olduğunu da fark etmek durumundadır. Son dakika gelişmelerinin filtrelenerek, yalnızca güvenilir kaynaklardan, doğrulanmış haberlerin yayınlanmasına izin vererek, çok daha sağlıklı bir ortam yaratılabilir. Bu hem yanlış bilginin önüne geçmekle kalmaz, hem de sayfalar dolusu gereksiz yorum okumanın da önünü alarak platformun kalitesini yükseltir.
  • Platform sahipleri ellerinde bulundurdukları gücün ve bu güç ile birlikte gelen sorumluluğun farkına varırlarsa ve iyi niyetli bir şekilde, insanlığın iyiliği yönünde çalışmayı seçerlerse, her biriyle ilgili radikal olan ve olmayan yöntemlerle çözümler mümkün.

Evrim Ağacı bilimle ilgili iddialarda gerçeklik analizleri de üreten bir popüler bilim oluşumudur – evrimagaci.org

Doğruluk Payı’ndan Batuhan Ersun:

Türkiye’nin en büyük sosyal oluşumlarından biri olan Ekşi Sözlük’ü kullanan neredeyse herkes bilgi kirliliğinden şikayetçi. Bu çok yeni bir durum da değil, “kutsal bilgi kaynağı” uzun zamandır bu yönden eleştiriliyor. Dünyada diğer sosyal ağların yaptığına benzer şekilde üçüncü parti fact-checkerlar (doğruluk kontrolü yapanlar) ile bir anlaşma yoluna gidebilir sözlük yönetimi. Yazılan entrylerin (örneğin belirlenmiş kritik başlıklarda olabilir) bir kısmı anlaşılan kurumlara iletilir ve bu kurumlar ilgili entyler’in doğruluk kontrolünü yapabilir. Doğru olmadığı somut veriler ile kanıtlanabilen entry’leri silmek iyi bir model olmayabilir ancak bir uyarı sistemi ile diğer kullanıcılara bir bilgilendirme yapılabilir site üzerinden. Sözlüğün doğruluk kontrolü kurumları ile bu tip bir profesyonel ilişki içine girmesi herkes için kazançlı bir durum ortaya çıkaracaktır.

Doğruluk Payı siyasetçilerin iddialarını kontrol eden bir fact-checking platformudur. – dogrulukpayi.com

Teyit’ten Mehmet Atakan Foça:

Teyit’i kurduktan birkaç ay sonra Ekşi Sözlük ofisine bir ziyaret gerçekleştirdik. Sitedeki yanlış bilgileri önlemek için neler yapabileceğimizi konuştuğumuz bu toplantıdan sonra Ekşi Sözlük Teyit için bir kullanıcı oluşturdu. Şimdiye dek yanlış bilgi içeren pek çok başlığın altına Teyit incelemelerini referans alan entry’ler girdik. Ancak tüm bunların erişimi ve yanlış bilgiyi önleme çabası yetersiz kaldı. Daha kapsamlı bir çözüm için kolları sıvamak gerektiğini düşünüyorum:

Ekşi Sözlük yanlış bilgi içeren entry’leri raporlamak üzere bir sistem geliştirerek, okurlarının sahte bilgileri işaretlemesini kolaylaştırmalı. Facebook’un üçüncü taraf haber doğrulayıcılarla yaptığı anlaşmaya benzer şekilde bu raporları üçüncü taraf teyitçilere ileterek doğrulamasını isteyebilir. Sahte olduğu tespit edilen entry’ler mutlaka diğerlerinden ayrıştırılmalı ve okuru yanıltmasının önüne geçilmeli. Teyit gibi organizasyonların sahte olduğunu belirttiği içerikler farklı bir renk veya ikonla işaretlenerek okur uyarılabilir. Sahte haberin sol frame’de yükselmesinin önüne geçecek adımlar atılmalı. Ekşi Sözlük sol frame’in düzeninde editoryal bir müdahalede bulunmak istemiyorsa, içeriğinde sahte bilgilerin dolaştığı başlıklarda sağ kısımda konuyla ilgili teyit sitelerinden makaleleri öne çıkarabilir veya sahte içeriklerin yer aldığı başlıkların ilk entry’sine konuyla ilgili teyit sitelerinden gelen yorum/entry’i sabitleyebilir.

Teyit, medya ve sosyal medyada yaygınlaşan iddiaları kontrol eden bir fact-checking platformudur. – teyit.org

GÜNCELLEME: 22 Şubat 2019, 18:00

Ekşi Sözlük’ten gelen e-posta’nın spam kutusuna düşmesi nedeniyle, bu yazının ilk versiyonunda “sözlük yönetiminden yazının yayımlandığı saate kadar yanıt alınamadığı” ifadesi yer almıştı. Sözlük yönetiminden gelen yanıt, yazının güncel versiyonuna eklendi.

Teyit ekibinin çalıştığı alanla ilgili bilgi, birikim ve deneyimlerini aktardığı İçgörü yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.