E-104 isimli renklendiricinin deri hastalıklarına sebep olduğu ve bazı ülkelerde yasaklandığı iddiası

İDDİA:  Avustralya, Amerika, Norveç gibi ülkelerde yasaklanan; kozmetikte kullanılan E-104 Kinolin sarısı renklendirici madde, deri rahatsızlıklarına neden oluyor.

KARMA

Sosyal medyada yer alan paylaşımlarda E-104 isimli  bir gıda renklendiricisinin deri rahatsızlığına neden olduğu; Avustralya, Amerika ve Norveç’te de yasaklandığı iddia edildi. Google’da iddia ile ilgili yapılan bir araştırmayla aynı iddiaların bulunduğu İngilizce bir metne ivyroses.com’dan ulaşmak mümkün. Haber Bankası isimli Facebook sayfasındaki iddiaya ek olarak Ivyroses.com’daki açıklamada kinolin sarısının yani E-104 renklendiricisinin Avrupa Birliği tarafından onaylandığı belirtiliyor.


Kinolin sarısı tüm dünyada kullanımı tartışmalı bir katkı maddesi. Kozmetikten, ilaç ve gıdaya kadar birçok üründe kullanılıyor.

Norveç ve Amerika’da yasak, Avustralya’da gıdalarda kullanılabiliyor

Gıda ve ilaç renklendiricileri üreten Colorcon adlı firmanın websitesinden ulaşılan bilgilendirici bir metinden kinolin sarısının kozmetik ürünlerde kullanıldığını doğrulamak mümkün. Renklendiricinin ABD’de yasaklandığı ise kısmen doğru. Colorcon’daki formda yazdığına göre ABD’de sadece kozmetik ürünlerde kinolin sarısı ismiyle anılan fakat farklı bir kimyasal formüle sahip renklendiriciler (D&C Yellow #10 ve #11) kullanılıyor. Formda bu renklendiricinin ABD’de gıdalarda kullanılmasının yasak olduğu belirtiliyor. Metinde aktarıldığına göre diğer ürünlerde ise, içerdiği monosülfür bileşeninin yüzde 75’ten düşük, disülfür bileşeninin yüzde 15’ten yüksek olmaması gerekiyor. Bu bilgiyi ABD’de gıda ve ilaç standartlarını belirleyen ve kontrol eden Gıda ve İlaç Birliği’nin (Food and Drug Association-FDA) websitesinden de doğrulamak mümkün. Bununla birlikte renklendiricinin Avustralya’da yasaklandığı iddiası, Colorcon’un yayınladığı belgeye göre doğru değil. Avustralya Hükümeti’nin resmi websitesinden de kinolin sarısının belirli ölçüleri geçmemek şartıyla gıdalarda kullanılabildiği görülebilir.

Norveç hükümetinin websitesinde, Southampton renkleri adı da verilen 6 katkı maddesinden üçünün AB tarafından önerilen oranda bile kullanımının yasak olduğu doğrulanabilir. Sayfada gıda katkı maddeleriyle ilgili 1333/2008 numaralı düzenlemenin kabul edildiği ancak bazı katkı maddelerinin insan sağlığına karşı daha yüksek risk taşıdığı gerekçesiyle kabul edilebilir katkı maddeleri arasından çıkartıldığı belirtiliyor. E-104 dahil gıdalarda bulunan birçok katkı maddesinin kullanımıyla ilgili düzenlemelerin bulunduğu maddelere Avrupa Birliği Kanunları’nın resmi websitesinden ulaşılabiliyor.

Deri hastalıklarına mı neden oluyor?

İddiada kinolin sarısının ne tür bir deri rahatsızlığına sebep olduğu açıklanmıyor. Ancak kinolin sarısıyla ilgili akademik araştırmalara, açık kaynak bir kimya veri tabanı olan Pub Chem’den ulaşılabilir. Pub Chem’de de Avustralya, Norveç ve ABD’de katkı maddesinin kullanımının yasak olduğu belirtiliyor. Kinolin sarısına ayrılmış sayfada yüksek oranda maruz kalındığında özellikle ciltte alerjik tepkime riskinin yüksekliğine dair araştırmalara ve vaka raporlarına rastlamak mümkün. Bu araştırmalar sabun gibi deriye doğrudan uygulanan kinolin sarısı katkılı ürünlerle gerçekleştiriliyor. Fakat kinolin sarısının bazı ülkelerde gıdalara katılmasının yasaklanmasının arkasındaki neden bu görünmüyor.

Norveç hükümetinin websitesinde bahsi geçen Southampton renklerine, kinolin sarısının yasaklanmasıyla ilgili bir Google araması yapıldığında rastlanabiliyor. İngiliz The Independent ve The Guardian gazetelerinin websitelerinde Southampton Six* denilen 6 katkı maddesiyle ilgili haberlere erişilebiliyor. Southampton Üniversitesi’nde gerçekleştirilen yüksek bütçeli ve geniş kapsamlı bir araştırmada hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı gibi problemlerle kinolin sarısı içeren gıdalar arasında güçlü bağlar olabileceği belirtiliyor. Ayrıca haberlerde İngiltere’de gıda standartlarını düzenleyen ve denetleyen Food Standard Agency’nin (Gıda Standartları Birimi-FSA) websitesinde konuyla ilgili sayfa 2012’de güncellenmiş. Sayfada hiperaktivite ve söz konusu katkı maddelerinin hiperaktiviteyle potansiyel bağından bahsediliyor. Ancak hiperaktivitenin birçok farklı sebebe bağlı olduğu konusunda bir uyarı da var. Ayrıca AB standartlarıyla ilgili bilgi veriliyor.

Konuyla ilgili bir başka kapsamlı araştırma Refined exposure assessment for Quinoline Yellow (Kinolin sarısı teşhiri üzerine araştırma değerlendirmesi) başlığıyla Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) websitesinde yayınlanmış. 2015 tarihli araştırmada kinolin sarısının kullanıldığı 28 gıda kategorisinden altısıyla ilgili 6 binden fazla rapor analiz edilmiş. Araştırmada 3 farklı senaryo göz önünde bulunduruluyor. Araştırmada üç farklı senaryoda kinolin sarısı içeren gıdalar tüketildiğinde gündelik kabul edilebilir limitin üzerine çıkılıp çıkılmadığı test ediliyor. Bu üç senaryodan ilkinde bir gruba içeriğinde, AB standartlarına göre izin verilen en yüksek seviyede kinolin sarısı bulunan gıdalar tükettiriliyor. İkinci senaryoda sadece belirli firmalara ait, üçüncü senaryoda ise farklı markalara ait kinolin sarısı içeren gıdalar tükettiriliyor. Araştırmanın sonucuna göre hiçbir senaryoda günlük kabul edilebilir dozun üzerine çıkılmıyor.

E-104 koduyla da bilinen kinolin sarısının iddiada bahsi geçen kozmetik ürünlerde ve daha fazlasında kullanıldığı doğru. Deri rahatsızlığına yol açtığını ve alerji riskinin yüksek olduğunu gösteren vakalar olsa da araştırmalar genellikle kinolin sarısının farklı koşullarda etkilerinin test edilmesini tavsiye ediliyor. Bu nedenle doğrudan kinolin sarısı kullanılan tüm ürünlerin alerjik reaksiyona ya da deri rahatsızlığına sebep olduğu söylenemediği için iddianın bu bölümü belirsiz.

Kinolin sarısının yasaklandığı iddia edilen Amerika, Norveç ve Avustralya içerisinden Avustralya’nın E-104’ü yasakladığı iddiası doğru değil. Ancak Norveç ve Amerika’nın bu renklendiriciyi gıdalarda kullanılmasını yasakladığı iddiası doğru. E-104’ün deri hastalıklarına neden olduğu yapılan çalışmalar sonucunda kesin olarak tespit edilemediğinden bu iddia ise belirsiz.