Yapay zeka hayatımıza hızla entegre olurken, çevresel maliyeti de mercek altına alınıyor. Son zamanlarda ChatGPT gibi modellerin her etkileşimde bir pet şişe su tükettiği konuşuluyor. Peki bu ne kadar gerçek? Yapay zekanın görünmeyen su ayak izi hakkında ne biliyoruz?
Yapay zekâ robotları soğumak için suya ihtiyaç duyuyor
Günümüzde popüler olan ve yoğunlukla kullanılan iki büyük yapay zekâ dil modeli bulunuyor. OpenAI tarafından işlenen ChatGPT ve Google’ın Bard’ı.
Yapay zekalı sohbet botlarını büyük verilerle eğitmek yüksek miktarda enerjiye mal olurken, bu teknolojik sistemleri soğutmak da çok fazla su gerektiriyor. Bu suyun ise en az içme suyu kadar temiz olması ihtiyacı, bu firmaların su tüketiminin su kıtlığına olan etkisini gündem yapıyor.

Konuya dair bir araştırma olup olmadığına baktığımızda bu gündem üzerine yazılmış birçok habere ulaşabiliyoruz.
Haberlerin içeriğinden aslında yapay zekanın su tüketimi iddiasının bir makaleden kaynaklandığını görmek mümkün. Kaliforniya Riverside Üniversitesi ve Teksas Arlington Üniversitesi bünyesindeki akademisyenler tarafından yayınlanan “Making AI Less Thirsty” olduğuna ulaşıyoruz.
Araştırma yapay zeka teknolojisinin yüksek miktarda su tüketimine odaklanıyor.
Araştırmanın yayınladığı verilere göre OpenAI tarafından piyasaya sürülen “Önceden Eğitilmiş Transformatör 3” (Generative Pre-trained Transformer), GPT-3 bile sadece eğitimi esnasında 700 bin litre su tüketmiş. Bu miktar 370 yüksek model arabayı çalıştırmak ya da bir nükleer reaktörün soğutma kulesini doldurmak için kullanılacak güce eşit.

Tüketim hesaplanırken veri merkezlerinde kullanılan ve buharlaşan su miktarına bakılıyor. Bunun sebebi araştırmanın suyun geri dönüştürülemeyen kısmına odaklanması. Teknoloji şirketlerinin sunucu odalarının sıcaklığı 10 ila 26 derecede sabit tutulması gerek. Bu ideal sıcaklığı korumak ise zor, çünkü söz konusu sunucular elektrik enerjisini ısıya dönüştürüyor. Bu noktada ise soğutma kuleleri bu ısıyı enerjiye çevirmek, daha sonrasında soğuk suyu buharlaştırmak ve odayı soğutmak için çalışıyor.
Yani bu soğutma kuleleri enerji tüketiminin başlıca kaynağı. Ortalama bir veri merkezinin harcadığı her bir kilovat/saat için yaklaşık 3,7 litre su kullanılıyor. Ayrıca bu suyun deniz suyundan gelebilecek bakteri üremesini engellemek için temiz ve tatlı olması gerek.
ChatGPT’nin bir sohbet esnasında tükettiği su miktarı da bu sayılardan gelen hesaplamalar sonucu ortaya çıkıyor.
Hesaplamalara göre, GPT-3’den sonra kullanıma açılan ChatGPT, herhangi bir kullanıcıyla gerçekleşen yaklaşık 25-30 soruluk bir sohbeti tamamlamak için 500 mililitre su tüketiyor. Su tüketimi üzerine paylaşılan ve hesaplanan bu sayılar yayınlanan söz konusu araştırmaya dayanıyor.

Örneğin, Google’ın yayınladığı 2023 Çevre Raporu’na göre şirket bir yıl içinde 21 milyar litre su kullandı. Google’ın 2021 Çevre Raporu’ndaki su tüketimi ise bu miktardan yüzde 20 oranında daha azdı.
Uzmanlar tüketimdeki bu artışı Google’ın yapay zeka alanındaki yeni ürünlerine bağlıyor.
Endişeler bu tüketimin su kaynakları üzerinde yaratacağı etkiye yönelik
Microsoft’un açıklamasına göre, inşa ettikleri son yapay zeka süper bilgisayarı (AI Supercomputer) 10 bin grafik karta ve 285 binden fazla işlemci çekirdeğine sahip. Bu da uygulamanın ölçeğinin büyüklüğüne dair bir fikrimiz olması adına önemli.
ChatGPT başta olmak üzere, yapay zeka modellerinin popülaritesi göz önüne alındığında, gerek araştırmacılar gerekse de vatandaşlar bu tüketimin yaratacağı olumsuz etkiden kuşkulanıyor. Bunun üzerinde suyun temiz olma ihtiyacı büyük rol oynuyor. Yapay zeka modellerinin kullandığı suyun en az bir içme suyu kadar temiz ve saf olması gerek. Çağın en büyük problemlerinden biri olarak görülen sürdürülebilirlik ve kuraklık sorununun ortasında ise bu ihtiyacın gerekliliği tartışılıyor.

Üretim merkezleri genellikle ABD’de yer aldığı için, ülkenin su kıtlığına olan endişesi daha büyük. Harvard Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre 2071 yılına kadar ABD’deki 204 tatlı su havzasının yarısı aylık su talebini karşılamayacak konuma gelecek.
Tüm bu eğitim ya da soğutma işlemlerinin ne kadar sürdüğü bilgisi henüz paylaşılmamış. Bu da yapay zekanın su tüketiminin çevresel etkisinin ne kadar süre içinde görüleceğini bilinmeze yakın kılıyor.
Bu tüketimin de yeni çıkan yapay zeka modelleri ile azalacağına dair inanç yok denecek kadar az.
OpenAI'ın Mart 2024'te tanıttığı GPT-4'ün ise 100 kelimelik bir e-posta oluşturmak için yaklaşık 519 mililitre su kullandığı ortaya çıktı. Bu, yaklaşık 14 ampülü bir saat boyunca çalıştıracak bir enerjiye tekabül ediyor.
Kurumsal tüketim günlük hayatı etkileyecek konumda
Araştırmalar, yapay zekaya olan yüksek ilginin çevresel kaynakları daha önce hiç görülmemiş ölçekte zorladığını gösteriyor. Su tüketimindeki büyük payın teknoloji şirketleri başta olmak üzere, çoğunlukla kurumsal faaliyetlerden kaynaklandığı düşünülüyor.

The Washington Post, Eylül 2024’te yapay zekanın çevresel etkisi üzerine bir yazı yayınladı. Yazıya göre veri merkezleri bazı bölgelerde yerel su kaynaklarının dörtte birini tüketiyor. Yazı, yapay zekaya olan talebin artması ve büyük modellerin eğitilmesinin aylar süren yoğun sunucu operasyonları nedeniyle enerji yükünün arttığını da aktarıyor.
Dünya Ekonomik Forumu, 2030 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun neredeyse yarısının ciddi su sıkıntısı yaşayacağını öngörüyor. ChatGPT başta olmak üzere, yapay zekâ modellerinin popülaritesi göz önüne alındığında, tüketimin yaratacağı olumsuz etki kuşku yaratıyor.
Forbes’un aktardığına göre, yapay zekanın küresel su tüketimi 2027’ye kadar 6,6 milyar metreküpe ulaşacak.
Her "lütfen" demenin bir bedeli var
Son günlerde ünlü yapay zeka robotu ChatGPT hakkında gündem olan bir diğer bilgi de, sohbet botu ile konuşurken komutların sonuna "lütfen" ve "teşekkürler" ifadelerinin eklenmesi üzerineydi.

OpenAI CEO'su Sam Altman Nisan 2025'te X hesabında verdiği bir yanıtta, komutların sonuna bu ifadeleri eklemenin on milyonlarca dolara mal olduğunu söylediğini yazdı.

Bu cevap, herhangi somut bir veri ile desteklenmedi ancak kelime başına tüketilen su miktarı düşündürüldüğünde, kibarlık içeren ifadelerin ekstra masraf ve tüketime yol açması muhtemel.
Bir kesim yapay zeka sohbet botuna karşı kibar olmak gereksiz görürken, bazı uzmanlar kibar hitapların önemli olduğunu savunuyor. Microsoft'un tasarım yöneticisi Kurtis Beavers, nazik komutların daha işbirlikçi ve saygılı cevaplar adına önemli olduğunu söylüyor.
Yapay zeka ile iletişimde kibar komutların seçilmesi gündemi, teknolojik verim ve sürdürülebilirlik arasındaki dengeye tekrar dikkat çekiyor.

Yapay zekanın sorumlu politikalarla geliştirilmesi gerek
Yapay zekanın hayatımızdan çıkma ihtimalinin düşük olduğunu göz önünde bulundurursak, su tüketimini düzenlemek için izlenecek yöntemler değerli hâle geliyor.
İşletiminde ciddi miktarda su kullanılması gereken yapay zekaya dair taleplerin artmasını endişe verici bulan araştırmacılar, kurumlar için sosyal sorumluluk vurgusu yapıyor. Zira, faaliyetlerinin potansiyel çevresel etkilerini topluma şeffaf olarak aktarmak, şirketlerin kurumsal sosyal sorumlulukları arasında yer alıyor.
İlk etapta kurumların, su ayak izlerini şeffaf bir şekilde açıklamaları gerektiği söz konusu. Zira sorumluluğun gerçek sahipler (yapay zeka şirketleri ve yetkili organlar) tarafından alınması gerektiği düşünülüyor. Buna ek olarak, su sıkıntısı yaşayan bölgelerde kompakt modellerin ve gelişmiş soğuma yöntemlerinin tercih edilmesi bir seçenek. Fakat yenilenebilir enerjiye tam geçiş tamamlanmadan, su krizi tehditinin yok olması beklenmiyor.
Teknoloji devleri, iklim taahhütleri kapsamında belirledikleri ara hedeflerde 2030 yılına kadar tükettiklerinden daha fazla suyu geri kazandırma sözü verdi. Bu, su kullanımını azaltma, yerel su ekosistemlerini onarma ve suya erişimi ve kalitesini iyileştiren çabaları desteklemek gibi aksiyonlar anlamına geliyor. Mevcut su sıkıntısı ve yetersiz şeffaflık göz önünde bulundurulduğunda bu, gerçekçi gözükmüyor.






