“Doğrulama” bir hükümetin resmi açıklamalarını nasıl değiştirir?

Uluslararası Af Örgütü’nün Papua Yeni Gine’deki silahlı saldırıya ilişkin doğrulaması, bir hükümeti mülteci ve sığınmacıların tehlikede olduğunu kabul etmeye zorladı.

14 Nisan’da, Avustralya hükümeti tarafından 800’den fazla sığınmacı ve mültecinin tutulduğu Papua Yeni Gine’deki Manus Adası Gözetim Merkezi’nde bir silahlı saldırı meydana geldi. Medya, saldırının  sığınmacı ve mültecilerin tehlike altında bulunduğu merkeze yapıldığını bildirdi. Manus polis şefi David Yapu ise iddiaların aksine, “Askerler, havaya birkaç el ateş etti, bu durum merkezde hizmet veren yerel halk ve uluslararası kuruluşlar adına hizmet verenler arasında büyük korku ve paniğe yol açtı” dedi.

Uluslararası Af Örgütü, olaydan binlerce mil uzaklıkta bir araştırma yürüttü ve bu araştırma ile bulduklarını şu raporda sundu: “Ateş Hattında: Papua Yeni Gine’de bulunan, Avustralya’nın Mülteci Merkezi Manus Adası’nda silahlı saldırı.” Rapor 15 Mayıs’ta yayınlandıktan sonra Şef Yapu açıklamasını değiştirdi: “Bazı atışlar merkeze doğru yapıldı ve mermilerin bazıları duvarı delerek içeri girdi.”

Bu raporu yazmak için, Af Örgütü’nün araştırması, yönetmiş olduğum Uluslararası Af Örgütü’nün Dijital Doğrulama Birlikleri (Digital Verification Corps) tarafından incelenen, kampta yaşayan mültecilerin çektiği çeşitli fotoğraflar ve videolar ile desteklendi. Doğrulama Birlikleri dört farklı üniversitenin gönüllülerinden oluşan bir ağ. Af Örgütü için, 14 Nisan’da Manus Adası’ndaki olayların araştırılıp içeriğin analiz edilmesi ve doğrulanmasına ağırlık verdik.

14 Nisan’da Manus Mülteci Merkezi’nden geldiğine inanılan toplam 21 fotoğraf ve 6 videoyu inceledik. Mültecilerden gelen fotoğraf ve videoların bazıları Avustralya ana akım medyasında (Australian Broadcasting Corporation ve Fairfax Media gibi First Draft partnerleri) zaten yayınlanmış ya da mülteci hakları savunucuları tarafından sosyal medyada paylaşılmıştı.

Aşağıda, ekibimize ulaşan fotoğraf ve videoların örnekleri ile içeriği doğrulamada attığımız adımları görebilirsiniz.

1) Daha önceki örnekleri ortadan kaldırmak

Bu içerik 14 Nisan’dan önce internette yayınlandı mı? Tersine görsel arama açık kaynak araştırmacılığında her zaman hayat kurtarır. Görsel araması yaparken Google ve TinEye‘ı birlikte kullanıyoruz ki birinde bulamadığımızı diğerinde bulabilme ihtimalini atlamayalım.

Tersine görsel arama, görüntüleri değerlendirmek için halen öncelikli araç olmasına rağmen, biz aynı zamanda bu aracı YouTube üzerinden paylaşılan videolar için de kullanıyoruz. Videoyu incelerken, videodan bir sahnenin görüntüsünü yakalayarak, tersine görsel arama yapıyoruz. Bunu yapmak için, Af Örgütü tarafından geliştirilen, YouTube Data Viewer aracını kullanıyoruz.

Bu olayda, görüntülerin ve videoların hiçbiri 15 Nisan tarihinden önce çevrimiçi olarak tespit edilmedi. Yani materyalin olaydan önce var olduğunu gösteren hiçbir bilgiye sahip değiliz. Bu demek oluyordu ki, daha derinlemesine bir araştırma yapmak zorunluydu.

2) Konumu doğrulamak

Görüntülerin konumunu belirlemek, gazetecilerin kısıtlı erişimine açık olan Manus Adası gibi gizli ve kontrol edilen yerlerde zorlayıcı olabilir.

Fotoğrafların merkezde çekildiğinden emin olmak için, merkezin başka fotoğrafları var mı bunu kontrol etmemiz gerekti. Flickr diğer fotoğraf paylaşım platformlarına göre popülerliğini yitiren, sınırlı bir platform olmasına rağmen, resmi kaynaklar tarafından yayınlanmış eski fotoğrafları aramak için iyi bir yer. “Manus Adası Gözetim Merkezi” için hızlı bir Flickr araması, Avustralya Yeşiller Partisi milletvekillerinden oluşan bir heyet tarafından 2013’te çekilen görüntülerden oluşan bir albümü karşımıza çıkardı.

Avustralya Hükümeti’nin mülteci gözetim merkezinde, göçmenlerin yaşadığı koşulları gösteren, Yeşiller Partisi milletvekillerinin Flickr Albümü. Manus Adası, 2013.

Yeşiller Partisi milletvekillerinin bu albümü, konumu doğrulamak için iyi bir başlangıçtı ve tersine görsel aramanın bir başka iyi kullanımını ortaya çıkardı. Yeşiller Partisi Milletvekili Hanson Young tarafından çekilen fotoğrafların tersine görsel arama için kullanılması, yayınlanmış buna benzer diğer fotoğrafları görmemizi sağladı.

Böylelikle, Hanson Young’ın fotoğrafları ile birlikte, Manus Adası’ndaki binaların neye benzediğine referans olabilecek bir kolaj oluşturduk.

Manus Adası’ndaki bina fotoğraflarının kolajı

Bu doğrulayıcı bilgiyi bulmak, 14 Nisan gecesi olan olayları aydınlatmada kilit nokta oldu.

3) Olay yerini bulmak

Haber metinleri ve ek kaynaklar, silahlı saldırının Fox Yerleşkesi’nde gerçekleştiğini bildirmişti. Fox Yerleşkesi tam olarak, elimize geçen haritalarla eşleşmiyordu ancak, 2014 yılında ABC News tarafından hazırlanmış “Foxtrot Yerleşkesi” haritası bize Google Earth Pro aracılığıyla elde edilen uydu görüntülerini aramak için ilk ipucunu verdi.

Fox Yerleşkesi ya da Foxtrot Yerleşkesi?

Manus Adası Gözetim Merkezi için -2.0378774 147.367698 coğrafi konumunu aramak, bize merkezin tam bir uydu görüntüsüne ulaşmamızı sağladı. 2014’ten itibaren incelemek için Google Earth’te bölgenin en son görüntüsünü seçtik ve bu görüntüyü ABC News’in açıklamalı haritası ile karşılaştırdık.

-2.0378774 147.367698 coğrafi kodunun yakınındaki Google Earth ekran görüntüsü.

Sonra ekran üzerinde, Foxtrot Yerleşkesi etrafındaki bölgeye yakınlaştık:

Manus Adası Gözetim Merkezi’nde Foxtrot Yerleşkesi olduğuna inanılan alanın Google Earth ekran görüntüsü

Kırmızıyla işaretlenen yerde, 2014’te ABC News’un haritasında Foxtrot Yerleşkesi olarak tanımlanan yeri görüyoruz. Burada belirgin olarak, kuzeyden güneye doğru uzanan, dört adet yeşil çatılı, üç kesintili parmaklıklı binalar olduğu ortaya çıkıyor. Bu yeşil çatılı binalar güneyde ve batıda çitler ile çevrili. Bu binaların incelenmesi, olayın “nerede” gerçekleştiğini belirlemek için gereken doğrulayıcı bilgilerin çoğunu sağladı.

Bu aşamada şunları biliyoruz:

  1. Flickr albümü yeşil binaları gösteriyor.
  2. Manus Gözetim Merkezi’ne ait internetteki diğer görüntüler yeşil binaları gösteriyor.
  3. Olayın Foxtrot yerleşkesinde olduğu varsayılıyor.
  4. Foxtrot yerleşkesi yeşil çatılı binaları içeriyor.
  5. 14 Nisan tarihli ve sonraki sosyal medya görüntüleri yeşil binaları gösteriyor.

Daha sonra binaların şekillerine bakmaya, ve detaylı görseldeki genel coğrafyaya odaklandık. Daha yakından bir inceleme sonucu görüntülerin, uydu görüntüsündeki görüntülere karşılık geldiğini gördük.

Foxtrot yerleşkesinin Google Earth görüntüleri ile 2014’ten önceki basın fotoğrafları ve 14 Nisan 2017 olaylarının sosyal medya görüntülerinin karşılaştırılması. (soldan sağa)

Uydu görüntüsündeki çatı şekli (1), sosyal medya fotoğraflarındaki çatı şekli ve Avustralya Yeşiller Partisi’nin (APP) fotoğraflarındaki çatı şekli ile uyuşuyor. APP’nin resimlerindeki ve sosyal medya görüntülerindeki panjurlar (2) ve çitli yapı (3) uydu görüntüsü ve sosyal medya görüntüleriyle uyuşuyor. Ayrıca yukarıdaki görüntüler, Yeşiller Partisi’nin albümündeki görüntülerle de uyuşuyor.

Doğruladığımız farklı içerikler ve doğruluğunu kanıtlamaya çalıştığımız içerikler arasında bağlantılar bulmak, doğrulama sürecinde önemli bir adımdı.

Bu araştırmayı olayın kampta gerçekleştiğini doğrulayan, farklı bölgelerde çekilen daha fazla içerikle birlikte yürüttük.

Örneğin bu video, kavisli bina çatıları nedeniyle kampta çekilmiş olabilir:

Manus Gözetim Merkezi: 14 Nisan 2017 tarihinde paylaşılan videonun ekran görüntüsü, Google Earth görüntüleri  ve 14 Nisan 2017’de paylaşılan aynı videonun bir diğer ekran görüntüsü.

4) Başka ipucu var mı?

İçeriğin Manus Adası’ndaki Gözetleme Merkezi’nden geldiğini tespit ettikten sonra başka ipuçları aramaya devam ettik. 14-15 Nisan arasındaki görüntüler ve daha önceki görüntülerdeki parmaklıkların ve duvarların aynı olup olmadıklarını karşılaştırılması gibi.

Videolardan birinde bulunan bir diğer ipucu masadaki bir cep telefonuydu. Çözünürlük, bu telefonun, Nisan 2016’da piyasaya sürülen Samsung J7 telefon modeli olduğunu öne sürmek için yeterliydi.

Solda: 14 Nisan 2017’de Manus Adası’nda çekilen videodan bir ekran görüntüsü. Sağda: Samsung J7 cep telefonunun tanıtım görüntüsü

Cep telefonunun Samsung J7 olup olmadığını doğrulamayı başaramadık bu yüzden bu bilgiye final raporunda yer vermedik. Fakat doğrulayabilseydik bu bize görüntülerin çekildiği tarih ile alakalı daha net bir zaman aralığı verecekti ve bu videonun Nisan 2016’dan önce çekilmediğini daha kesin bir şekilde söylememizi sağlayacaktı.

Resmi anlatıyı değiştirmek

Uluslararası Af Örgütü, Manus Adası Gözetim Merkezi’nde 14 Nisan 2017’de yaşanan olayları araştırarak resmi anlatıyı değiştirdi. Şunu vurgulamak önemli: Bu araştırma, farklı kıtalarda bulunan insanlar tarafından masa başında, sahaya inmeyerek yapıldı. Bu içerikte olduğu gibi; doğrulayıcı kanıtlar arttıkça, bu kanıtların gücünü de göz önünde bulundurduğumuzda, bu gücün nasıl kontrol edileceğini ve kullanılacağını bilmek kritik önem taşıyor.

Kaynak: Sam Dubberley / First Draft News Çeviri: Başak Özen