Çiftçinin kezzap kullanarak biber yetiştirdiğini itiraf ettiği iddiası

İDDİA / Video: Kezzapla sebze yetiştirdiğini itiraf eden çiftçi.

YANLIŞ

Sosyal medyada yer alan paylaşımlarda bir video ile bir çiftçinin sebzeleri yetiştirirken kezzap, cıva gibi ürünler kullandığını itiraf ettiği iddia edildi. Abdullah Abdurahmanoğlu isimli Facebook sayfasında 28 binden fazla paylaşım alan video dogabekleriz isimli Instagram hesabında ise 21 binden fazla görüntülenme aldı.

Video, 21 Şubat tarihinde Beyaz TV’de Bircan İpek, İlkay Buharalı, Ali Eyüpoğlu ve Ece Erken’in sunduğu Söylemezsem Olmaz programında yayınlanarak ürünlerin zehir saçtığı belirtildi.

Ancak videonun çiftçinin sebze ve meyve yetiştirirken boya, kezzap, karbonmonoksit gazı kullandığını itiraf ettiğini gösterdiği iddiası doğru değil. Video, Antalya’da bir çiftçi tarafından sebze üretiminde kullanılan zararlı maddelere ilişkin yapılan haberleri eleştirmek için çekilen ironi amaçlı bir video.

Video çiftçilere yönelik haberlere tepki 

7 Şubat 2018 tarihinde ATV Ana Haber’de hazırlanan Özel Dosya’da çiftçilerin meyve ve sebzeleri yetiştirirken hormon, ilaç ve ağır metaller kullandığı iddia edilmişti (dakika 31). Uzman görüşlerine de yer verilen özel haberde sebze ve meyvelerin kimyasal enjekte edilerek anormal derecede büyütüldüğü belirtilmişti.

Bu haber üzerine Antalya’da çiftçilik yapan Muhsin Kavalcı 8 Şubat tarihinde bir video çekerek sosyal medyada paylaştı. Videoda, sivri biberleri çekerek bu ürünleri üç gün önce toprakla buluşturduklarını, üç gün içinde biberlerin büyüdüğünü ifade etti. Bu hale gelmesi içinse kezzap uygulaması yaptıklarını belirtti. Muhsin Kavalcı bu videoda ayrıca sebzelere karbonmonoksit gazı uyguladıklarını, biberlerin diplerine boya enjekte ettiklerini, ürünleri diktikten sonra dibine kezzap döktüklerini açıkladı. Muhsin Kavalcı’nın çekmiş olduğu bu videolar pek çok kişi tarafından gerçek olduğu düşünülerek paylaşıldı.

Video ironi amaçlı çekildi

Videonun gerçek sanılması üzerine Kavalcı, Facebook’tan tekrar açıklama yaparak bu videoların ironi amaçlı olduğunu ve yetiştirdikleri ürünlerin kimyasal içermediğini belirtti.

Videoyu çeken ve teyit.org’a açıklamada bulunan üretici Muhsin Kavalcı videoya ilişkin şunları söyledi;

Bu video tepki olarak çekildi. Çok uzun yıllardır ürünlerle ilgili olarak olumsuz haberler yapılıyor. Ben bir üretici olarak kızgınlığımı belirtmek için kendi Facebook sayfamda bir video paylaştım. Sadece bir tepkiydi. Bir anda gündem oldu ve bu kadar yaygınlaştı. Çiftçinin sesi olmak için yaptım. Bu videoda söylediğim şeyleri gerçek sanmak akıl mantık dışı. Bu yüzden ironi içeren, abartılı bir video. 6 senedir biyolojik mücadele veriyorum. Çiftçiler beni destekliyor, bu videoyu yayınladığım için teşekkür ediyor çünkü bu sürecin nasıl olduğunu biliyorlar ama başkaları yanlış anladı. Ben 3 dönüm arazisi olan kendi halinde bir üreticiyim ve artık tepkimi göstermek istedim.

Tepkiler üzerine ATV’nin özel dosya haberinde Muhsin Kavalcı ve bölgede çiftçilik yapanlara da yer verildi.

Ayrıca Beyaz TV’de videonun gösterilmesinin ardından Kavalcı canlı yayına bağlanarak videonun ironi amaçlı çekildiğini ifade etti.

Ayrıca Muhsin Kavalcı’nın videoyu çekme amacını anlattığı video da görülebiliyor;

ZMO Başkanı Güngör: “Cıva ve kezzap bitkiyi öldürür.”

teyit.org’a konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Özden Güngör sosyal medyada yaygınlaşan videodaki bilgilerin doğru olamayacağını aktararak;

40 yıllık ziraat mühendisiyim, bitki koruma uzmanıyım. Bu videoda yer alan bilgilerle ilgili beni arayıp ZMO olarak ne yapacaksınız diye soruyorlar. Bitkiye kezzap dökülür mü? Bitki stomaları gelişemez, asit döküldüğünde ki kezzap gibi bir asit döküldüğünde bitki anında ölür. Karbonmonoksit gazı salındığı belirtiliyor videoda, aynı şekilde böyle bir şey mümkün değil. İroni yapılmış videoda ancak pek çok kişi inanmış ve bizi aradı. Buna dikkat etmek gerekli. Cıva ağır metaldir. Bitki bünyesine girmez, girse de bitkiyi öldürür. Videoda aynı şekilde biyolojik preparatlar var bunlar da faydalı böcektir. Orada uçarlar ve her zararlının faydalı böceği vardır. Bu faydalılar uçarlar, zararlıları yerler. Buna biyolojik mücadele denir, bunlar da biyolojik mücadele etmenleridir. İlaç kullanmadan kendi faydalısıyla imha edilir. Bu sistem ne yazık ki Türkiye’de oturmuş değil. Zaman içerisinde o kadar çok ilaç kullanılmış ki denge mahvedilmiş. Zararlıları imha etmek isterken daha zararlı türler ortaya çıkmış.

Türkiye’de ilaç kullanımına da değinen Güngör bu oranın çok yüksek olmadığını belirtti;

Türkiye’de çok ilaç kullanılmıyor. Hektar başına 2 kilogram ilaç kullanılıyor. Sadece Antalya, Adana ve Mersin’de hektar başına 3 kilogram ilaç kullanılıyor. Bunun da nedeni polikültür bölgeler olması. Türkiye’de ilaçların yüzde 30’u Akdeniz’de, yüzde 15’i Marmara’da, Harran’da, Ege’de, yüzde 6 Karadeniz’de, Doğu Anadolu’da ise binde 5 oranında ilaç kullanılıyor. Sıkıntı üreticilerimizin bilgilendirilmemesi. Türkiye’de üretici kesimin yaşlı olması ve yeniliklere açık olmaması da başka bir sıkıntı. Ayrıca sebze ve meyvelerde hormon kullanılması da hep yanlış yansıtılıyor. Hormonlu çilekler gösteriliyor. Bir kere çilekte hormon olmaz. Hormon kabul etmez. Bir bitkiye ne verirseniz verin bir günde 10 santimetre büyüyebilir mi?

Üreticilerin dikkat etmesi gereken şeyleri ise Güngör şu şekilde açıklıyor;

  1. Tarlaya giden ziraat mühendisinin doğru teşhisi koyması gerekli. Zararlının ne olduğunu net bir şekilde bilmeli.
  2. Doğru teşhisin ardından doğru ilaç önerilmeli.
  3. Doğru doz uygulanmalı. Yani 100 litreye 5 gram deniliyorsa biraz daha fazla koyayım daha etkili olsun denilmemeli.
  4. Doğru aletlerin kullanılması gerekli. Örneğin pülverizatörlerle ilaçlanması gereken yer atomizerle yapılmamalı. Biri püskürtme yaparken biri basınçlı ilaçlama yapar.
  5. Hasatla ilaçlama arasındaki döneme dikkat edilmeli. İlaca göre bu süre değişir. Eğer erken toplanırsa bu insanlar için zararlı olur. 7 gün sürmesi gereken hasat ve ilaçlama arasındaki süre zarar etmemek için 3 güne düşürülebiliyor. Bu süreyi 1 güne indiren ilaçlar da var ama bu ilaçlar örneğin 100 TL iken 7 gün süren ilaçlar 30 TL. Çiftçi de ekonomik durumu iyi olmadığından bunu almak zorunda kalıyor. Ama erken alındığında kalıntı bırakıyor. Yurt dışına giden ürünlerin geri dönmesinin nedeni bu.
  6. Bayiler, çiftçiler 3 ilacı birbirine katarak karışım yapıyor. Bu da doğru bir yöntem değil.

ZMO Başkanı Güngör’ün Bereket TV’ye yaptığı açıklamalar da buradan izlenebilir;