Bu hesabın arkasında bir adminden fazlası var!

Daha iyi bir dünya hayali var. O hayali gerçekleştirmek için hazırlanan planlar ve stratejiler var. Kısa ve uzun dönemde planları hayata geçirmeyi sağlayacak araçlar, kurallar ve belirlenmiş yöntemler var. Ve tabii ki bugünlerde 15 kişiyi bulan inançlı bir ekip var.

Mücadele ettiğimiz sorun, artık tekrara yer bırakmayacak şekilde çok belirgin: internetteki yanlış bilgi. Sadece “yalan” olarak tanımlanıp geçilemeyecek kadar çeşidi olan, her bir türünün farklı düzeylerde demokrasiye, insan haklarına, toplumsal düzene etkileri olan bir problem. Batan bir sektörün can çekişmeleri, topluluklar arasındaki iletişimde yaşanan yarılma, beynimizin dünyayı anlamadaki başarısızlığı ve bizi her dakika dopaminle besleyen teknolojik oyuncaklarımız problemi devamlı besliyor.

En görünür olanından en derininde yatanına kadar problemin tüm katmanları, ayrı birer müdahale alanı. Her biri ayrı kanallardan besleniyor ve her birini çözecek yetenek seti dünya üzerindeki farklı insan ve topluluklar arasında bölünmüş vaziyette. Toplumsal sorunların neredeyse tamamında olduğu gibi, artık bilgi düzensizliği diye anmaya başladığımız bu sorunu da, gücünü Kripton’dan almayan herhangi bir insan evladının tek başına çözme kudreti yok. Güç birliği yapabilecek irade olduğu sürece kırmızı pelerine yeltenmek de akıllıca değil.

Ortak soruna karşı topyekun mücadele

İnternetteki bilgi kirliliği ne sadece bu ülkenin ne de sadece bu zamanın sorunu. Toplumların baş etmesi gereken önemli bir konu olarak yıllardır tartışılıyor. Popülist liderlerin yükselişi, post-truth tartışmaları bu mücadele alanına dair yeni yaklaşımları zorladı ve tanımları görünür kıldı. Bunu arkasına rüzgar olarak alan çözüm odaklı kuruluşlar ve girişimler de yeni yaklaşımlar geliştirmeye başladı.

Bugün Hindistan’dan Meksika’ya, Filipinler’den Amerika Birleşik Devletleri’ne, Güney Afrika’ya birçok ülkede yanlış bilgi sorununa cephe almış sayısız çaba var. Alanın uzmanları kürenin kuzey kısımlarındaki küçük kıtada, politika yapıcılara bilgi düzensizliği ile mücadele için rehberler hazırlarken, Amerika kıtasının güneyinde yaklaşan başkanlık seçimi öncesi 60 medya kuruluşu yanlış bilgiye karşı güçlerini birleştiriyor.

Finlandiya’nın, yeni medya okuryazarlığı eğitimlerini ülke genelinde yaygınlaştırarak sahte haber farkındalığını artırmadaki başarısını kanıtladığı sıralarda, Malezya yalan haber paylaşanı cezalandıracak kanun teklifleri hazırlıyor. Indiana Üniversitesi’nde akademisyenler troll ve botları ifşa edecek araçlar geliştiriyor. Dünyanın dört bir tarafında yapay zeka, makine öğrenmesi, blockchain üzerine çalışan yazılımcılar, mühendisler, interneti bilgi kirliliğinden arındıracak teknolojiyi kodlamayı sürdürüyor.

Orijinal görsel kaynağı: Countering
Misinformation Fake News
In India – Factly


Ve tabii bizim de bir parçası olduğumuz, bu soruna çözüm geliştirirken kendimize çizdiğimiz çözüm yolu, fact-checking, bir hareket olarak büyümeye devam ediyor. 65’i International Fact-Checking Network (IFCN) tarafından belirlenen temel ilkeleri kabul etmiş, 158 aktif teyit organizasyonu her gün, politikacıların söylediği iddiaları araştırıyor, medya ve sosyal medyayı meşgul eden şüpheli bilgileri inceliyor.

Lobicilikten, eğitim geliştirmeye, müfredat hazırlamaktan, haber organizasyonlarını işbirliği yapabilecekleri bir platformda buluşturmaya, yasal düzenlemelerden akademik çalışmalara, teknoloji geliştirmeye ve günlük yayın yapmaya, birçok çözüm önerisi var. Bunların hiçbiri birbiriyle rekabet eden, günün birinde birinin başarılı olacağı ve diğerlerine tepeden bakarak nasıl da başka yöntemlerin çalışmadığıyla ilgili ahkam kesecek çabalar değil. Her biri kendi varlığıyla kıymetli ve mücadele alanının oluşmasına öyle ya da böyle imkan tanıyan çalışma alanları. Kimse süper kahramanlığa soyunmuyor, bir bütünün küçük ya da büyük parçası olmaktaki rolünü oynuyor.

Değişim: küçük ama etkili, yavaş ama düzenli

Toplumsal bir sorunla baş ediyor ve günün sonunda sosyal etkiyi yaratabilmek istiyorsanız, sorunun değil çözümün bir parçası olmak için işin neresinden tutacağınız size kalmış. Teyit’te her şeyden minik minik değil, olduğu yerde güçlü bir ya da iki yöntemi belirlemek ve planlarımızı onların üstüne kurabilmek için her sene bir değişim teorisi hazırlıyoruz. Nereye varmak istediğimizi gözden geçiriyor, uyguladığımız faaliyetlerin doğru olup olmadığını anlamaya çalışıyoruz. Temel faaliyetlerimizi belirledikten sonra ise, her bir faaliyeti yürüten çemberlerin liderlerine stratejilerini belirlemek için sorumluluk bırakıyoruz.

2017’de hazırladığımız bu ilk değişim teorisi, bize “internet siten ve sosyal medya hesaplarında düzenli yayın yap, akademik çalışmalara katkıda bulun, medya kuruluşlarına yol göster, eğitim içeriği hazırla” diyordu. Nitekim binden fazla içeriği analiz edip sitemizde açık kaynaklarıyla yayınlarken, #teyitpedia yazı ve çevirileriyle sorunun farklı veçhelerini göstermeye, aynı zamanda yararlanmak isteyenler için doğrulama yöntemlerine dair kaynaklar sunduk. Doğrulama El Kitabı’nı çevirerek pek çok basın kuruluşuna ve üniversiteye gönderdik. Her ay neredeyse iki akademik çalışma için görüşümüze danışılıyor. Yurttaş gazeteciler, iletişim fakültesi öğrencileri, gazeteciler için teyit tekniklerini anlattığımız eğitimleri sürdürüyoruz.

Dünyayı kurtarmaya çalışmıyoruz. Ancak ekipçe ortak bir hayal için, etkiye odaklanarak işler üretiyoruz. Eleştirel düşüncenin yaygınlaştığı, dijital medya okuryazarlığının arttığı bir dünya hayali için daha fazla doğrulama organizasyonunun ortaya çıkmasını kolaylaştırmak da sorumluluk listemizin başlarında yer alıyordu.

Türkiye’de Teyit’in sosyal medya ve medyada ortaya çıkan sahte haberlerle mücadele eden tek ve en büyük organizasyon olması, onun hakikati tekeline alan bir mecra olduğunu göstermiyor; aksine bu sorunun ne kadar büyük olduğunu, insanların bir çözüm arayışında olduğunu ve Teyit’in bu konuda başarılı bir yayın stratejisi izlediğini gösteriyor.

Yukarıdaki efemeradan da anlaşılacağı gibi, Teyit’in planları arasında hakikati tekeline geçirme gibi bir planı yok. Aksine ekosistemi büyütecek çalışmaları artırma, başka aktörlere yol gösterici olmak gibi stratejileri var. Nitekim Türkiye’deki doğru bilgi ekosistemini güçlendirmek isteyen Malumatfuruş, Journo, Oy ve Ötesi, NewslabTurkey, Veri Okuryazarlığı Derneği gibi aktörlerle devamlı yan yana gelmemiz, kendi doğrulama birimini kurmak isteyen bir üniversitenin akademisyen ve öğrencilerine içgörülerimizi aktardığımız toplantılar yapmamız da ancak bununla açıklanabilir. Teyit’i kabul ettiği tarafsızlık, şeffaflık gibi ilkelerle birlikte klonlamak isteyen herkese, her zaman deneyimimizi aktarmaktan kıvanç duyarız.

Türkiye’de yanlış bilgiyle mücadele için ekosistemi besliyoruz

Teyit’in proje asistanı Selin Yıldız geçen haftalarda kaleme aldığı içgörü yazısında, kullanıcılarımızı gazetecilikte sosyal etkiyi düşünmeye davet ederek, toplumda yarattığımız değişimin peşine düşmenin önemini vurguluyordu. Kendisine değişim elçisi rolünü uygun gören herhangi bir kurum için alanı domine eden, kendisini tekelleştiren, rekabetçi yöntemler kurum kültüründe ya da organizasyonun tarihinde kendisine asla yer bulamaz.

Teyit’in bu yıl başlattığı Factory programı, bunun son ve en açık örneği. İki ayrı şehirde, farklı geçmişlerden gelen, çeşitli disiplinlerde uzmanlaşmış, çoğulcu grupları yan yana getirerek yanlış bilgi sorununa bizim göremediğimiz anahtar deliklerinden bakmalarını istedik. Sorunu anlayacak ve tanımlayacak kadar uzmanlaşmış olsa da, her ekip ürettiği çözümün en uygun yöntem olduğuna inanma eğilimindedir. Bu yüzden kurumlar zamanla köhner, işlevsel ve verimli olmayan yaklaşımları üretip durur. Factory, bizim alan tuttuğumuz ama asıl görevin katılımcılarında olduğu etkileşimli bir yöntem sundu. Kendi çözümümüz dışındakilere körleşmemizin önüne geçti. Öğrenci, akademisyen, yazılımcı, tasarımcı, hangi deneyimde olursa olsun insanların bu ortak probleme çözüm üretebileceklerini gösterdi.


Teyit, Factory’de üretilen çözüm önerilerinin geliştirilmesi için destekler yaratmaya, onların kullanıcıya ulaşmasını sağlayacak kolaylaştırıcılığı gruplara sunmakta istekli. Bu çaba, tek bir çözümde (bizim örneğimizde her gün yanlış bilgilerin çürütüldüğü bir yayıncılık) ısrarcı olmamanın, bir ekosistem yaratmanın kolaylaştırıcısı olmanın, adım atmak isteyen herkes için yoldaki çalıyı çırpıyı temizlemenin en belirgin örneği.

Özetle, bir sorunu çözmenin tek bir yolu yok. Biz bir yol seçtik. Başka yollar seçmek isteyenler için de hızlandırıcı olmak istiyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz.

Hakikatin sahibi değil, onu dile getiren aktörler

Bazı ilkel topluluklarda lider, her gün görece yüksek bir kaidenin üzerine tırmanıp topluluğun kurallarını seslenirdi. Bir agorada çıkıp konuşma yapmanın yaygın olduğu uygarlıklardaki insanlara kıyasla, bu ilkel topluluklardaki lider, herkesin bildiğini herkese anlatmakla görevliydi. Bu rituel topluluğun ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen topluluğun üyelerinden hiçbiri lideri dinlemezdi. Liderin her gün kelimesi kelimesine tekrar ettiği şey topluluğun hakikatiydi ve lider topluluğun herhangi bir üyesinden farkı olmadığına ilişkin bu hakikati aslında her gün tekrar tekrar kendine hatırlatırdı. Lider hakikatin belirleyicisi, kuralın koyucusu, hakikatin tekeli değil, sadece söze ses kazandıran kişiydi.

“Benim hakikatimin“diğer hakikatlerle” meydan muharebesine giriştiği hakikat sonrası çağda, toplumu bir araya getiren ortak hakikati seslendirmek dahi giderek imkansızlaşırken, herhangi bir aktörün onu tekelleştirme gayreti içine girmesi de bir anlam taşımıyor. Böyle bir çabanın karşılık bulmayacağı gerçeği bir yana “çoklu hakikatler” varsayımının bu kadar yaygın olduğu bir dönemde popülerleşmesi de mümkün değil.

Sokrates’e göre asıl ve en büyük tehdit hakikati zaten bildiğini düşünecek kadar kibirli olanlardan gelir çünkü o zaman yanlışa dayanarak harekete geçecek kadar fevri olabilirler. Sokrates’in yöntemiyle, insanların doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için onları kışkırtmalı ve sahte haberin başına bela bir at sineği olabilmeliyiz.

Bugün, daha çok insan ve grubun, topluluklarımızı bir arada tutacak ortak hakikatleri seslendirmek için o kaidenin üzerine çıkmaya cesaret edebilmesi gerekiyor.

Kaynaklar

Lee Mcintyre, Hakikat-sonrası, Tellekt Yayınları

Teyit, Etki odaklı bir gazetecilik düşünebilir miyiz?, Selin Yıldız

Kapak görseli: Leigh Wells / Getty Images

Teyit ekibinin çalıştığı alanla ilgili bilgi, birikim ve deneyimlerini aktardığı İçgörü yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.  

Kaynaklar

Lee Mcintyre, Hakikat-sonrası, Tellekt Yayınları

Teyit, Etki odaklı bir gazetecilik düşünebilir miyiz?, Selin Yıldız

Kapak görseli: Leigh Wells / Getty Images