Boğmaca aşısından sonra bebeklerin normalden yedi kat daha fazla hayatını kaybettiği iddiası

İDDİA 24: Boğmaca aşısını takiben üç gün içinde bebekler normale göre yedi kat daha fazla oranda ölüyor.

YANLIŞ

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti’nin 273. sayfasında Soner Yalçın, okuyucularına “Boğmaca / ‘Pertussis’ aşısını takiben üç gün içinde bebeklerin normale göre yedi kat daha fazla oranda öldüğü de bir bulgu değil mi?” sorusunu yöneltirken, iddiasına kaynak olarak herhangi bir makale sunmuyor. Kaynak gösterme(me) sorununun bir hayli belirgin olduğu bu kitapta dile getirilen bu ve benzeri iddiaların orijinal kaynağını bulabilmek için internette detaylı bir tarama yapmak gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:  Kara Kutu’nun yöntemi - I: Nasıl yazıldı? Nasıl basıldı?

Araştırmamız sonucu, aşı karşıtı çalışmalarıyla öne çıkan ABD merkezli bir derneğin internet sitesinde iddiaya rastlıyoruz. Neil Z. Miller imzasını taşıyan yazıdaki iddia, 1987 yılında Am J Public Health isimli bir dergide yayımlanan “Diphtheria-tetanus-pertussis immunization and sudden infant death syndrome” başlıklı bir makaleye dayandırılmış. Alexander M. Walker ve arkadaşlarının hazırladığı bu makaleyi okuduğumuzda, aktarılan bilgilerin aşı karşıtları tarafından çarpıtıldığı anlaşılıyor. Güncel çalışmalar incelendiğinde DTP kısaltmasıyla bilinen ve Türkiye’de de karma aşı adıyla sıklıkla gündeme gelen aşılardan olan tetanoz-difteri-boğmaca aşısının, ani bebek ölüm sendromuna sebep olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılıyor.

İlgili çalışma ne diyor?

Çalışma kapsamında ABD’de Group Health Cooperative of Puget Sound (GHC) isimli organizasyona bağlı hastanelerde 1972 ila 1983 yıllarında gerçekleşen 35 bin 581 doğum içinden, araştırmanın dahil edilme kriterlerine uyan yaklaşık 26 bin 500 bebeğin gelişimi incelenmiş. Süreç içerisinde 29 bebeğin görünüşte sağlıklı olmalarına rağmen açıklanamayan nedenlerle öldüğü, yani bebeklerin ani bebek ölüm sendromu (ABÖS) nedeniyle yaşamlarını yitirdikleri tespit edilmiş.

Bu 29 ABÖS vakası içerisinden altısında bebekler, öldüklerinde henüz boğmaca aşısı olmamıştı. Yapılan analizde bu aşıyı olmayan bebeklerin ölüm oranının, aşıyı olan bebeklerin ölüm oranından 6,5 kat fazla olduğu sonucuna ulaşılmış. DTP aşısı olduktan sonraki üç gün içerisinde karşılaşılan ABÖS vakası sayısı ise dört. Buradan ise DTP aşısının ilk dört günündeki bebek ölüm oranının, en son 30 gün önce aşı olan bebeklerin ölüm oranından 7,3 kat daha fazla olduğu gibi bir neticeye ulaşılmış.

Çalışmanın yayınlandığı derginin 947. sayfasında bu çalışmayla, DTP aşısı ile ABÖS arasında açık bir nedensel ilişki tespitinde bulunulmadığı ifade ediliyor. Bir sonraki sayfada ise görece oldukça az sayıda rastlanan ABÖS vakası nedeniyle çalışmanın “random error” veya “rastgele hata” denilen bir çeşit ölçüm hatası içerebileceği kabul ediliyor. Rastgele hataları, ölçüm sonuçlarına tesadüfen karışan ve nedeni tam olarak tespit edilemeyen hatalar olarak düşünmek mümkün.

Çalışmanın sonlarına doğru (sf. 949) araştırmacılar, elde ettikleri sonuçları endişe verici bulsa da, bu sonuç doğrultusunda boğmaca aşısına karşı eyleme geçilmesini önermediklerini, yalnızca çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade ediyor. GHC’ye bağlı tüm hastanelerde görülen, DTP aşısı yapılan gün ve sonrasındaki üç gün içerisinde yaşanan ABÖS vakalarının (toplamda dört bebek ölümü) hepsi aşıyla ilgili olsa bile -ki çalışma böyle bir neden sonuç ilişkisi sunmuyor- bunun tüm ABÖS vakalarının oldukça sınırlı bir kısmına işaret edebileceği belirtiliyor.

Bebeklere boğmaca aşısının yapılmaması durumunda hastalığın ortalığa çıkma riskinin yüksek olduğundan söz edilirken, makalenin yazıldığı dönem ABD’de DPT aşıları arasındaki altı ayın bile uzun olduğu ve bunun ciddi sonuçları olabileceğinden bahsediliyor.

Çalışma boğmaca aşısı karşıtı değil   

Aşı karşıtı isimlerin satır aralarını gizlemek ve benimsedikleri fikirler doğrultusunda bilimsel çalışmaları çarpıtmak gibi bir huyları var. Bu sırada çalışmayla ilgili ilginç bir detaya daha rastlamak mümkün. Makalenin ilk sayfasında çalışmayı gerçekleştiren isimlerden Alexander M. Walker ve Hershel Jick’in “Boston Collaborative Drug Surveillance Program” isimli bir projede görev yaptıkları belirtiliyor. Çalışmanın son sayfasında ise bu projenin FDA tarafından desteklendiği ve şu kuruluşlardan fon aldığı belirtiliyor: Burroughs Wellcome Co., Ciba-Geigy, Glaxo Inc., Hoffmann- La Roche Inc., Lederle Laboratories, Lilly Research Laboratories, McNeil Pharmaceuticals, Merck Sharpe and Dohme Research Laboratories, Pfizer Inc., Winthrop-Breon Laboratories.

Soner Yalçın’ın izlediği mantıkla düşünürsek bu firmaların, kendisinin Kara Kutu’da yer verdiği ifadelerin kaynağı olduğunu tespit ettiğimiz bir çalışmayı desteklemiş olması mümkün olmasa gerek. Gerçi Yalçın’ın bu çalışmadan çıktığını düşündüğü sonuç da aslında tam olarak düşündüğü gibi değil. Çalışmanın ulaştığı nokta boğmaca aşısı karşıtlığı hiç değil. Çalışma potansiyel bir ilişkiyi irdeleyen bilimsel bir girişimden ibaret ve gelecekte gerçekleştirilecek çalışmaları bu ilişkiyi irdelemesi yönünde teşvik ediyor. Bilim de esasında böyle ilerliyor.

Yalçın’ın 1987 yılında gerçekleştirilmiş bir çalışmaya dair bir bilgi kırıntısını çarpıtıp mutlak bir nedensel ilişki gibi sunmasını bir yana bırakırsak o günden bu yana 33 sene geçmiş. Bu sırada bahsi geçen ilişkiyi irdeleyen onlarca çalışma literatüre girmiş. Peki güncel literatür DTP aşıları ile ABÖS arasında herhangi bir bağlantıya işaret ediyor mu?

DTP aşıları ani bebek ölümlerine sebep olmuyor

DTP aşıları ile ABÖS arasındaki bağlantıya dair yapılan çalışmaları detaylıca irdelediğimiz bir başka yazımızda da ifade edildiği gibi, güncel bulgular DTP aşıları ile ABÖS arasında herhangi nedensel bir ilişkiye işaret etmiyor

İlginizi Çekebilir:  Difteri tetanoz ve boğmaca aşılarının ani bebek ölümü vakalarıyla bağlantısı yok

Özetle, boğmaca aşısını takiben üç gün içinde bebeklerin normale göre yedi kat daha fazla oranda öldüğü iddiası doğru değil. Yapılan aşı ile ani bebek ölümü sendromu arasında nedensel bir ilişki bulunmuyor. Kaldı ki Yalçın referans vermediğinden uzun arayışlar sonucu tespit edebildiğimiz orijinal kaynağın da böyle bir iddiası yok. Çalışmanın limitasyonları bizzat araştırmacılarca açıklanmış. 1987 yılından bu yana yapılan çalışmalara göz atıldığında ise halen DTP aşıları ile ABÖS arasında herhangi nedensel bir ilişkinin tespit edilemediği ortada. Bu durumu Yalçın’ın değiştiremeyeceğini anımsatmakta da fayda var.

#SalgınVar okuma rehberi

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitap hakkındaki çalışmaya dair Teyit ekibi tarafından yayınlanan 63 yazı bu rehberde yer alıyor.

Komplo teorileri hakkındaki yazıları okuyarak kitabın içinde düşülen genel yanılgıları anlayabilirsiniz: 

Manisalı eczacıları kim öldürdü?

Komplo Teorileri I: Aşırı şüpheci tutum etrafımızı sardığında

Komplo Teorileri II: Bilimsel görünme çabası

Komplo Teorileri III: Sağlığımızı korumak için ne yapabiliriz?

Bu bölümdeki yazılar Kara Kutu’nun yazım sürecine mercek tutuyor. Kitaptaki kaynak gösterimi, izlenen metodoloji ve tespit edilen intihaller sizi şaşırtabilir. Ayrıca kitapta yer alan ve Yalçın’ın konuşmalarından hareketle oluşturulan safsatalara ve daha fazlasına göz atabilirsiniz: 

Kara Kutu’nun yöntemi – I: Nasıl yazıldı? Nasıl basıldı?

Kara Kutu’nun yöntemi – II: Kaynakça nasıl hazırlanmış?

Kara Kutu’nun yöntemi – III: 30 farklı kaynaktan yapılan intihaller

Korelasyon nedensellik değildir

Kara Kutu’nun ‘kozmik odasındaki’ intihaller

Safsatalar I: Komplo teorilerini safsatalar ile süslemek

Safsatalar II: Hatalı akıl yürütmenin kitabı

Özellikle ‘doğallık safsatasını’ özümsedikten sonra homeopati üzerine iddiaları inceleyebilirsiniz:  

Homeopati: Sulandırılmış Tıp

Kapitalizm homeopatiyi teğet mi geçti? Sektöre genel bakış

ABD’deki en büyük kütüphanelerin homeopati okullarıyla ilişkisi olduğu iddiası dayanaksız

İDDİA 1: Patofizyoloji kürsülerinin 12 Eylül’den sonra kapatıldığı ve yıllardır bu dersin verilmediği iddiası

Türkiye’de tıp eğitimi nasıl kurumsallaştı?

Rockefeller’ın -muhtemelen- girmekte zorlanacağı diyarlarda modern tıp ve tıp müfredatı: Kuzey Kore örneği

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti isimli kitabın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde yer alan iddiaların ele alındığı yazılar bu bölümde: 

İDDİA 2: ABD ve Avrupa’da Augmentin’in evcil hayvanlarda kullanımının yasaklandığı iddiası

İDDİA 3: 12 yaşındaki her çocuğun kolesterol ilacı alması tavsiye edilmiyor

İDDİA 4: İlaçların farklı ülkelerde daha ucuz olmasının nedeni fiyat politikaları

İDDİA 5: Yan etkileri olan serzone isimli ilacın ‘henüz’ toplatıldığı iddiası

İDDİA 6: Bazı psikiyatrik hastalıklar piyasayı canlandırmak için mi uyduruldu?

İDDİA 7: Beyindeki organik değişimler mutasyon anlamına mı geliyor?

İDDİA 8: Gebelikte antidepresan kullanımının bebekte otizm riskini artırdığı iddiası

İDDİA 9: Serotonin ile depresyon arasında ilişki yok mu?

İDDİA 10: Sadece çocuklar üzerinde ve belli bir evre için yapılan araştırmanın sonuçları genellenebilir mi?

İDDİA 11: ABD’deki yaygın ölüm sebepleri arasında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğu iddiası

Aşılar kitapta önemli bir yer tutuyor. Çalışmamızın önemli bir kısmı, bu nedenle aşılar hakkındaki iddialara ayrıldı:  

Aşılar bağışıklığı zayıflatıyor mu? Vücudumuzun ‘askerleri’ nasıl çalışıyor?

Aşılarda bulunan maddeler o kadar ‘korkutucu’ mu?

Aşılar etkisiz mi?

Sürü bağışıklığı: ‘Benim çocuğum istersem aşılatmam’ denebilir mi?

KONDA: ‘Aşı zorunlu olmamalı diyenlerin önemli bir kısmı uluslararası şirketlerin bizi hasta etmek istediğini düşünüyor’

Osmanlı’dan günümüze Türkiye’de aşı çalışmaları

İDDİA 12: Türkiye’de ilk aşı kampanyasının 1985’te yapıldığı iddiası

İDDİA 13: Türkiye’de zorunlu aşı uygulaması olduğu iddiası

İDDİA 14: Menenjit aşısının 2013 yılında aşı takvimine eklendiği iddiası

İDDİA 15: Almanya’daki zorunlu kızamık aşısı yasasının ‘kıl payıyla’ kabul edildiği iddiası

İDDİA 16: Almanya’da çocuk doktorlarının yüzde 92’si çocuğunu aşılatmıyor iddiası

Finlandiya İngiltere İrlanda Hollanda ve İsveç’te aşıların zorunlu olmaması ne anlama geliyor?

İDDİA 17: FDA’da görevli Morris’in grip aşısı hakkındaki açıklamayı 2009’da yaptığı iddiası

İDDİA 18: İsrail’de hiç aşı yapılmadığı iddiası

Wakefield I: Aşı ve otizm arasındaki ilişki olduğu iddiaları nereden çıktı?

Wakefield II: Kızamık virüsü için aşı patenti almış

Wakefield III: Otizmli ailelerin avukatlarından para aldı

Aşı ve otizm arasında bağ olduğu tartışmalarını kimler kitleselleştirdi?

Aşı otizm arasında bağ olduğunu söyleyenlerin bilimsellik iddiası

Bugün 50’lerinde olanların çocukluğunda çevrelerinde otizmli çocuk yok muydu? 

İDDİA 19: İki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı civa miktarı 100 gramdan 237 grama yükseldi iddiası

İDDİA 20: Neil Z. Miller aşı karşıtı derneklerle ilişkili

İDDİA 21: Houweling makalesinde aşıların zararlarından bahsetmiyor

İDDİA 22: Prof. Dr. Claire-Anne Siegrist aşının uzun dönemdeki faydalarının bilindiğini belirtiyor

İDDİA 23: Kızamık aşısının kadınların yüzde 55’inde romatoit artrit gelişmesine neden olduğu iddiası

:point_right::skin-tone-2: İDDİA 24: Boğmaca aşısından sonra bebeklerin normalden yedi kat daha fazla hayatını kaybettiği iddiası

Difteri tetanoz ve boğmaca aşılarının ani bebek ölümü vakalarıyla bağlantısı yok

İDDİA 25: Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok

İDDİA 26: Aşılarda kullanılacak antijenleri patent sınırlamaları mı belirliyor?

İDDİA 27: Gluten ve kazeinin otizme yol açtığını gösteren bulgu yok

Aşı üretimi kâr maksimizasyonuna dayanıyor ve bu halk sağlığını tehdit ediyor

Facebook’un reklam politikası Kara Kutu’daki aşı karşıtı iddiaların yayılımını engelledi mi?

Son olarak Kara Kutu’da modern tıbbın karşısına anti kapitalizmin konduğunu görüyoruz. Tıp ve anti kapitalizm ilişkisine dair yazılar aşağıdaki gibi:

Sosyalist deneyimlerde modern tıp: Sovyetler Birliği

Tıbbi enternasyonalizm: Küba

Bastırılmış bir deneyim: Allende ve Şili

İddia hakkında hazırladığımız analizi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler. Okuduğunuz bu analizi daha fazla kişiye ulaştırabilmek, daha çok iddiayı daha kısa zamanda inceleyebilmek için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz. 

Kaynaklar 

Walker ve diğerleri, Diphtheria-tetanus-pertussis immunization and sudden infant death syndrome, 1987

Institute of Medicine, Adverse Effects of Pertussis and Rubella Vaccines: A Report of the Committee to Review the Adverse Consequences of Pertussis and Rubella Vaccines, 1991

Kapak görseli: The Daily Beast