BM verilerindeki cinayet oranlarına bakılarak kadına şiddet abartılıyor denebilir mi?

İDDİA: BM verilerine göre erkeklerin kadınlardan daha fazla cinayet kurbanı olması kadına şiddetin abartıldığını gösteriyor.

YANLIŞ

Gazeteci Melih Altınok Twitter hesabından kasten cinayete kurban giden erkeklerin oranının kadın cinayetlerine göre daha fazla olmasını veri alarak kadına yönelik şiddetin abartıldığını ima eden bir paylaşım yaptı. “BM verilerine göre öldürülen her 10 kişiden 8’i erkek” başlığıyla paylaşılan gönderide yer alan görselde, “BM araştırmasının sonuçlarına göre taammüden cinayete kurban giden erkeklerin dünya genelindeki oranı yüzde 79. Buna göre yeryüzünde cinayete uğrayan her 10 insandan 8’i erkek. Dünya genelinde cinayet sonucu hayatını kaybeden kadınların oranı ise %21. BM verilerine göre kasten işlenen cinayetlerde erkek ölümleri kadın ölümlerinden 4 kat daha fazla.” ifadeleri yer alıyor. 

Söz konusu paylaşım 441 kullanıcı tarafından beğenilirken 185 kullanıcı tarafından retweet edildi.

İddia görselde yer alan ifadeler Yeni Akit gazetesinin 18 Temmuz 2018 tarihinde “cinayet kurbanı erkekler kadınlardan 4 kat daha fazla” başlığıyla yayınladığı haberine ait. Söz konusu haberde iddianın Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) gerçekleştirdiği “Küresel Cinayet Araştırması”nın 2013 verilerine dayandığı belirtilerek “cinsiyet kapsamında” gerçekleşen cinayet vakalarının değerlendirildiği belirtiliyor. Dünya genelinde kasten cinayete kurban giden erkeklerin oranları ve kadınların oranları karşılaştırılarak kasten gerçekleşen erkek cinayeti oranının yüzde 79, kadın cinayeti oranının ise yüzde 21 olduğu bilgisinin aktarıldığı haberde, erkek ölümlerinin kadın ölümlerine oranla dört kat daha fazla gerçekleştiği ifade edilmiş. Bunun da kadına yönelik şiddetin abartıldığını gösterdiği belirtilmiş. 

UNODC’nin Küresel Cinayet Araştırması’nın 2013 yılı raporunda yer alan rakamlarda dünya genelinde erkeklerin cinayete kurban gitme oranının kadınlarınkinden daha fazla olduğu doğru. Öte yandan haberde belirtildiği üzere “cinsiyet kapsamında” bir değerlendirme yapabilmek için küresel düzeyde kadın ve erkek cinayeti oranlarına bakarak değerlendirme yapmak yanıltıcı. Böylesi bir değerlendirmeyi yapabilmek için UNODC’nin Küresel Cinayet Araştırması’nın 2013 verilerinde “cinsiyete bağlı cinayetler” olarak değerlendirilen kadın cinayetlerinin detaylı olarak ele alındığı partner/aile içi cinayet kategorisine bakmak daha anlamlı bir sonuca ulaştırabilir. Dolayısıyla bir anlamda söz konusu haberde doğru bir veri “cinsiyete bağlı cinayetler” üzerine yanlış bir bağlamda sunulduğu için böylesi bir iddia yanlış bilginin en yaygın yedi türünden “bağlamdan koparma” olarak değerlendirilebilir. İddiada doğru bir bilginin içerisindeki durumlar, araştırmanın anlatmak istediğinden farklı bir anlatı oluşturmak amacıyla sunulmuş ve araştırma verileri başka bir anlatıyı temellendirmek amacıyla Melih Altınok’un tweetinde yer aldığı söylenebilir.

Kadın cinayetleri partner/aile içi cinayet kategorisinde “cinsiyete bağlı cinayetler” olarak değerlendiriliyor

UNODC’nin gerçekleştirdiği Küresel Cinayet Araştırması verilerinde dünya genelinde erkeklerin yüzde 79 oranında daha fazla cinayete kurban gittiği raporda yer alıyor. Kadın cinayet oranları ise yüzde 21 olarak görülüyor. Raporda erkek cinayetlerinin kadın cinayetlerinden dört kat daha fazla olduğu da kaydedilmiş. Öte yandan erkek cinayetlerinin çoğunlukla organize suç örgütleri tarafından işlendiği ve bu cinayetlerin faillerinin de çoğunlukla erkekler olduğu belirtilmiş

Ancak iddia haberde belirtildiği gibi “cinsiyet kapsamında” kadın ve erkek cinayetlerinin değerlendirmesinin yapılabilmesi için küresel düzeyde olduğu belirtilen genel cinayet oranlarına bakmak yeterli değil

Raporda kadın cinayetleri detaylı olarak partner/aile içi cinayet kategorisine dahil edilerek “cinsiyete bağlı cinayetler” olarak değerlendirilmiş. BM, partner/aile içi şiddet sonucu ortaya çıkan cinayetlerin araştırılarak kadınların öldürülmesindeki “cinsiyetçi” motivasyonun açığa çıkabileceğini ifade ediyor. Erkeklerin ağırlıklı olduğu diğer cinayet türlerinin aksine kadınlar daha çok partnerleri ve aile üyeleri tarafından öldürülüyor.

Dolayısıyla araştırmadaki verilere göre kadınlar aile ve partnerleriyle ilişkileri bağlamında cinayette erkeklerden daha çok risk altında. Raporda “erkeklerin ağırlıklı olduğu diğer cinayet türlerinin aksine, partner/aile içi cinayet suçundan kaynaklanan kadın cinayet kurbanlarının yüzdesi, tüm bölgelerdeki erkek cinayetlerinin yüzdesinden çok daha yüksek” olduğu belirtiliyor. Cinayete kurban giden kadınların üçte ikisi partner/aile içi cinayetlerde öldürülüyor. Bu cinayetlerin sebebi ise “cinsiyetçilik ve eşitsiz güç ilişkilerine” bağlanıyor

2012’de kadın cinayet kurbanlarının neredeyse yarısı erkek cinayet kurbanlarının yüzde altısından daha azına kıyasla, partnerleri veya aile üyeleri tarafından öldürüldü. Nitekim kadın cinayet kurbanlarının büyük bir kısmı kendilerine önem vermesi beklenen yakınları tarafından öldürülürken, erkeklerin çoğu tanımadıkları insanlar tarafından öldürülüyor. Dolayısıyla küresel düzeyde kadınların aile üyeleri veya partnerleri tarafından öldürülme oranı erkeklerden yaklaşık iki kat daha fazla. Kadın cinayetlerinin en çok olduğu bölge ise Asya ve Afrika kıtaları. 

Küresel Cinayet Araştırması 2019 raporu 8 Temmuz 2019’da yayımlandı

UNODC’nin 2019 yılı Küresel Cinayet Araştırması ise 8 Ağustos 2019’da yayımlandı. Buradaki verilere bakıldığında dünya genelinde 2017 yılında kaydedilen cinayet kurbanlarının yüzde 81’inin erkekler olduğu görülebiliyor. Raporda erkek cinayetlerinin faillerinin de yüzde 90’ının erkeklerden oluştuğu ifade ediliyor. Yaşları 15 ile 29 arasında olan erkeklerin bu cinayetlerde kurban olma riski, diğer yaş gruplarına göre daha fazla. Bu cinayetler çoğunlukla organize suç örgütleri ve çeteler tarafından işlenmiş

Öte yandan 2019 Küresel Cinayet raporunda da her ne kadar kadınlar dünya genelinde cinayet kurbanlarının çok daha küçük bir kısmını oluştursa da, kadınların eşleri, sevgilileri ve yakınları tarafından cinayete kurban gitme oranının erkeklere göre çok daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Kadın cinayetleri 2019 raporunda da “cinsiyete bağlı cinayetler” olarak değerlendiriliyor

Küresel Cinayet Araştırması’nın son raporunda da kadın cinayetleri “cinsiyete bağlı cinayetler” (gender-related killings) olarak değerlendiriliyor. Raporda küresel olarak tüm cinayetlerde erkeklerin öldürülme oranının kadınlardan daha fazla olmasına rağmen kadınların en çok eşleri, sevgilileri ve aile üyeleri tarafından gerçekleştirilen cinayetlerin kurbanı olduğu bilgisi yer alıyor. Sadece 2017 verilerine bakıldığında bile dünya genelinde 87 bin kadının kasten öldürüldüğü görülüyor. Bu cinayetlerin yüzde 58’i eşleri, sevgilileri ve aile üyeleri tarafından gerçekleştirilmiş. Araştırmada partner/aile içi cinayetlerde öldürülenlerin yüzde 64’ünün kadın, yüzde 36’sının ise erkek olduğu belirtiliyor. Öte yandan sadece partner cinayetlerine bakıldığında bu oranının kadınlarda yüzde 82 olduğu görülebiliyor.  

Dünya genelinde tüm kadın cinayetlerinin yüzde 34’ünün partnerler, yüzde 24’ünün aile üyeleri, yüzde 42’sinin ise aile dışından ilişkilerde gerçekleştiği raporda yer alan veriler arasında. Araştırma, kadınların partnerleri tarafından gerçekleştirilen bu cinayetlerin nadiren rastlantısal (yani öldürmedeki asıl dürtünün cinayet amacı olmadığı) olduğunu da ifade ediyor. Dolayısıyla bu cinayetlerin büyük bir çoğunluğu kasten işleniyor.

Dünya genelinde cinayet sonucu ölenler savaşlarda ölenlerden daha fazla

Dünya genelinde işlenen cinayetlerde ölenlerin, silahlı çatışmalar ve terör saldırılarında ölenlerden daha fazla olduğu, araştırmada yer alan bir diğer nokta. Araştırmada belirtildiğine göre sadece 2017 yılında 464 bin kişi cinayet sonucu hayatını kaybederken, aynı yıl 89 binden fazla kişi savaş ve çatışmalarda, 26 bin kişi ise terör eylemleri sonucu hayatını kaybetti. Cinayetlerin büyük çoğunluğu organize suç örgütleri ve çeteler tarafından işleniyor. 

UNODC’nin bir diğer çalışması olan Cinsiyet ve Organize Suç raporunda erkeklerin organize suçların faili olma oranının çok yüksek olduğu bilgisi bulunuyor.  Rapor bu duruma sebep olan unsurun fiziksel saldırganlığa eğilimi içeren suç davranışında rol oynayabilecek olan karmaşık ve katmanlı “toksik maskülenite” olduğuna yer vermiş. “Toksik maskülenite” baskınlık ve gücü vurguluyor. 

Joshua S. Goldstein’ın “Savaş ve Toplumsal Cinsiyet: Toplumsal Cinsiyet ve Savaş Sistemi Birbirini Nasıl Şekillendirdi?” isimli çalışmasında da tarihte erkeklerin savaşlara asker olarak katılmaları ve çeşitli terör faaliyetlerinde yer almaları sebepleriyle kadınlardan sayıca daha çok öldüklerinin altını çiziyor. Goldstein bu tezini erkeklerin sistemli şiddet eylemlerine (savaş, terör gibi) müdahil olma durumlarının kadınlardan daha fazla olması ile açıklıyor.

Sonuç olarak haberde belirtildiği gibi Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin gerçekleştirdiği Küresel Cinayet Araştırması’nın 2013 verilerinde küresel düzeyde erkekler kadınlara oranla daha fazla cinayete kurban gitmiş. Ancak haber metninde ifade edildiği gibi “cinsiyet kapsamında” bir değerlendirme yapmak için dünya genelinde kadın ve erkek cinayetlerinin oranlarından yola çıkmak doğru bir sonuca ulaştırmıyor. BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi Araştırması’nda “cinsiyete bağlı cinayetler” partner/aile içi cinayet kategorisinde değerlendiriyor. Doğru bir sonuca varmak için bu veriler dikkate alınmalıydı. İddia, doğru verilerin yanlış bir temelde değerlendirilmesinden dolayı yanlış bilginin en yaygın yedi türünden “bağlamdan koparma”nın örneğini oluşturuyor. 

İddia hakkında hazırladığımız analizi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler. Okuduğunuz bu analizi daha fazla kişiye ulaştırabilmek, daha çok iddiayı daha kısa zamanda inceleyebilmek için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz. 

Kaynaklar

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi Küresel Cinayet Araştırması, 2013

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi Küresel Cinayet Araştırması, 2019

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi Cinsiyet ve Organize Suç, 2019

Joshua S. Goldstein, Savaş ve Toplumsal Cinsiyet, 2001

Kapak görseli: UN Women