Birleşik Krallık’ta Muhafazakâr Parti Twitter hesabını teyit platformu gibi göstererek seçmenleri yanılttı

Partinizin ideolojisini sanki bir doğrulama hizmetiymiş gibi sundunuz. Bu yaşanan distopik.

Emily Maitlis, BBC Newsnight

Bu sözler BBC’nin Newsnight sunucusu Emily Maitlis’e ait. Maitlis bu sözleri, 12 Aralık 2019’da Birleşik Krallık’ta yapılacak erken seçimden önce ilk kez canlı yayında buluşan Boris Johnson ve Jeremy Corbyn’ın tartışması sırasında yaşananlar için söyledi. Maitlis’e göre yaşananlar “distopik” çünkü canlı yayın sırasında Muhafazakâr Parti’nin Basın Ofisi, Twitter hesabının adını “factcheckUK” olarak değiştirdi ve doğrulama platformu olduğu izlenimi vererek Corbyn aleyhine içerikler paylaştı.

Birleşik Krallık Başbakanı Muhafazakâr Parti Başkanı Boris Johnson ve muhalefet lideri İşçi Partisi Başkanı Jeremy Corbyn, 19 Kasım 2019 günü ITV’de canlı yayında kamuoyunun merak ettiği konuları tartıştı

Canlı yayın tartışması sırasında Muhafazakâr Parti, Twitter’daki “Resmi Muhafazakâr Parti Basın Ofisi” hesabınının adını “TeyitBirleşikKrallık” anlamına gelen “factcheckUK” olarak değiştirdi. Twitter tarafından hesaba önceden verilmiş mavi tik ise, profildeki bu değişiklikten etkilenmedi. Dolayısıyla, canlı yayın boyunca muhalefet lideri Corbyn aleyhine tweetler atan hesap, “factcheckUK” adı altında yaklaşık 80 bin kullanıcısına erişmeye devam etti.

Tartışma sırasında @CCHQPress, onaylanmış profil ismini “factcheckUK” olarak değiştirmiş ve canlı yayın bittikten sonra orijinal haline çevirmişti.

Tepkiler üzerine açıklama yapan Muhafazakâr Parti’den James Clevery ise Emily Maitlis’in kamuoyunu kasten yanılttıkları eleştirilerini kabul etmedi. Clevery’in iddiasına göre dijital ekibinin çalışanları, İşçi Partisinin yaydığı yanlış bilgiye karşı bu şekilde müdahale etmeyi tercih etmişti:  “Bunu yapma nedenimiz, tartışma sırasında yüz üstüne çıkan tutarsızlıklara, yalanlara dikkat çekmekti.”

James Clevery, bütün canlı yayın boyunca Twitter hesaplarındaki @CCHQPress ifadesinin korunduğuna dikkat çekerek, hesabın bütün süreç boyunca kendi kimliğini açık etmiş olduğunu savundu. Yani Muhafazakâr Parti’nin açıklamalarına göre Twitter kullanıcıları “factcheckUK” yerine @CCHQPress ifadesini değerlendirerek, bunun Muhafazakâr Parti Basın Ofisi olduğunu anlayabiliyordu.

Fakat Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı imzacısı, Birleşik Krallık merkezli bağımsız doğrulama platformu Full Fact’ten Will Moy, Twitter’daki bilgi akışının çok daha farklı ilerlediğini belirtiyor. Twitter’da kullanıcıların karşısına çıkan bir tweet başka birçok tweetle birlikte geliyor ve özellikle de yeniden paylaşıldığında artık kullanıcılar sadece “factcheckUK” ismini görüyor.

Ayrıca @CCHQPress sadece ismini değil, kapak görselini, rengini ve logosunu da değiştirmişti ve Muhafazakâr Kampanya Anamerkezi’ anlamına gelen “Conservative campaign headquarters” açıklamalardan kaldırılmıştı.

Muhafazakâr Partinin basın ofisinin, tartışma sırasında kendi Twitter hesabını “factckeckUK” olarak değiştirmesi uygun değil ve yanıltıcı. Lütfen bu hesabı @FullFact, @FactCheck ya da @FactCheckNI gibi bağımsız doğrulama platformlarıyla karıştırmayın.

Will Moy’e göre, Twitter bu durumu büyük ihtimalle fark etmişti. Eğer Twitter’ın Muhafazakâr Partiye karşı bir yaptırımı olmuş olsaydı, parti orijinal ismine dönmüş olacak ve dolayısıyla da seçmenleri yanlış yönlendiremeyecekti. Yani Moy’a göre Twitter, canlı yayın sırasında müdahale etmeliydi:

“Hesabın adını zorla değiştirebilirlerdi. (…) Böyle bir seçenekleri vardı. Yapmalıydılar. Fakat buradaki sorumluluk Twitter’da değil. Bir siyasi parti, bir doğrulama platformunu taklit ediyor. Açıkça konuşalım. Doğru bilgi sunmuyorlardı, partinin ideolojisini aktarıyorlardı. Ciddi bir teyitçinin aksine, kaynak göstermiyorlardı. (…) Neden özsaygısı olan bir siyasi parti, kendi kampanyasını öne sürmek için başka birinin kimliğine bürünmeyi seçsin ki?”

Twitter ise yaşanan bu olaydan sonra şu açıklamayı yaptı:

“Twitter kendini Birleşik Krallık seçimleri boyunca sağlıklı bir tartışma ortamı yaratmaya adadı. Onaylanmış hesaplar da dahil olmak üzere, insanları yanlış yönlendiren davranışları yasaklayan küresel kurallarımız var. Birleşik Krallık seçim tartışmaları sırasında olduğu gibi, onaylanmış profil bilgisini değiştirerek insanları yanlış yönlendirme teşebbüslerinin her biri, nihai düzeltici faaliyet prosedürüne tabii olacak.”

İktidar partilerin kendi ideolojileri doğrultusunda sözde “doğrulama platformu” kurduğu tek ülke Birleşik Krallık değil. First Draft’a göre daha önce buna benzer olaylar Türkiye, Çekya, Hindistan ve Meksika’da da gözlemlenmişti. Şu zamana kadar teyitçiler seçimler sırasında en büyük çabayı, sosyal medyada yayılan ve seçmen davranışlarını etkilemek için kasten üretilen yanlış bilgileri doğrulamaya harcıyordu. Bu örnek ise bağımsız doğrulama platformu olduğu izlenimini vererek kamuoyunu kasten yanıltmaya çalışan aktörlerin varlığını ve bilgi ekosistemini nasıl tehdit ettiklerini bir kez daha ortaya çıkardı. 

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynaklar

BBC, Election debate: Conservatives criticised for renaming Twitter profile 'factcheckUK', 20 Kasım 2019

The Guardian, Tories pretend to be factchecking service during leaders' debate, 19 Kasım 2019

Twitter, BBC Radio 4 Today, They could have forcibly re-named the account, 20 Kasım 2019

The Guardian, Twitter accuses Tories of misleading public with 'factcheck' foray, 20 Kasım 2019

First Draft, The UK just joined the club of countries where the ruling party created its own ‘fact-checking’ service, 19 Kasım 2019

Kapak Görseli: Angela Hsieh / NPR