Bir sosyal girişimin destekçi kampanyası ve Patreon’da bir yıl

Patreon üzerinden Şubat 2018’de başlattığımız destek kampanyasında bir yılı geride bıraktık. Şimdiye kadar kampanyaya farklı dönemlerde 191 kişi katılarak teyit’e toplamda 5 bin 423 dolar destekte bulundu. Şu an 72 aktif destekçimizden aylık 447 Dolar destek alıyoruz.

Kampanyaya başlamadan önce uzun bir süre hangi yöntemin daha uygun olacağına dair araştırmalar yaptık ve ilgili yasalar çerçevesinde en uygun yolun arayışına girdik. Kısaca bahsetmek gerekirse; Türkiye’de bir dernek ya da vakıf izin almadan (izinsiz yardım toplayabilen kurum statüsünde olmadığı sürece) yardım kampanyası düzenleyemiyor. Bağış ise yardımdan farklı olarak, kurumun doğrudan talep etmediği fakat almayı kabul ettiği bir ayni yada maddi destek olduğundan bunun için sadece makbuz kesiyor olmak yeterli. Biz yaptığımız işin doğası gereği yardım ya da bağış yerine kullanıcıların ürettiğimiz içerikler ve üstlendiğimiz misyon için bize destekte bulunmalarının daha uygun olacağını düşünerek kampanyamızı Patreon üzerinden başlattık.

Patreon 2013 yılında ABD’de kurulmuş bir kitlesel fonlama platformu. Patreon üzerinden destek toplamak dijital içerik üreticileri arasında (bloggerlar, podcast yayıncıları, yeni medya platformları vb.)  dünyada ve Türkiye’de de son yıllarda popülerleşiyor. Medyascope, Evrim Ağacı, Ünsal Ünlü ve İrfan Değirmenci Türkiye’de öne çıkan örneklerden.

Patreon’da destekçiler üreticilere diledikleri miktarda aylık düzenli olarak destek sağlayabiliyorlar. Fakat tek seferlik destekte bulunmak isteyenler de kredi kartlarından çekim işlemi tamamlandıktan sonra desteklerini iptal edip tek seferlik katkıda bulunabilirler.

Patreon’un Türkiye’deki destekçiler için, kendi kampanyamızda da doğrudan gözlemleyebildiğimiz bazı dezavantajları da var. Bunların başında desteğin yalnızca dolar ile yapılabiliyor olması geliyor. Türkiye gibi kurun stabiliteden uzak olduğu bir ülkede dolar üzerinden destek toplamak bir hayli zor. Özellikle TL’nin dolar karşısında değer kaybettiği dönemlerde destekçi sayısında ve bulunulan destek miktarında azalmayla karşılaşıyoruz.

Diğer dezavantaj ise Patreon’un Türkçe dil seçeneğini kullanıcıya sunmuyor oluşu. Bu da haliyle Türkiye’de yaşayan kullanıcıların sistemi kullanırken zorluk yaşamasına sebep oluyor. Bazı aylarda çok sayıda destekçinin kartından ödemelerin alınamaması da Patreon’da kampanya yürütenlerin sıkça karşılaştığı diğer bir sorun. Ödemelerin alınamamasının en yaygın nedeni Patreon’un yalnızca kredi kartı ve sanal kart kabul ediyor olması. Destekçiler sisteme eğer banka kartı bilgilerini girmişlerse ödeme maalesef gerçekleşemiyor. Bunun dışında kartın yurt dışı ve internet kullanımına kapalı olması, kurun artışından kaynaklı bakiye yetersizliği gibi sorunlar da ödemelerde sıkıntı yaratabiliyor.

Yürüttüğümüz destek kampanyasına geçmeden önce teyit’in hali hazırdaki gelir modeline dair kısa bir bilgilendirme yapmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Mevcut gelir yapısında en yüksek paya sahip olan gelir kalemi Facebook. Mayıs ayında Facebook’la yapmış olduğumuz anlaşmayla platformdaki yanlış bilginin önüne geçiyor ve Facebook kullanıcılarının yanlış bilgiyle daha az karşılaşmasını ve dolayısıyla da bu tür bilginin daha az etkileşime girmesini sağlıyoruz. Diğer önemli gelir kalemimiz ise hibeler. Hibe başvurularında alışılmışın aksine önce fikri oluşturuyor daha sonra buna uygun fon kaynakları arayışına yöneliyoruz. Bu da aslında ekibin iş gücünün ve motivasyonunun misyona bağlı kalmasını sağlıyor.

Diğerlerine nazaran daha küçük bir paya sahip gelir kaynağımız ise destekçi katkıları. En başta bahsettiğim gibi destekçilerden yaklaşık 1 yılda sağlamış olduğumuz gelir 5 bin 423 dolar. Bu gelirle şimdiye kadar büyük oranda ofis masraflarımızı karşılayabildik. Bu kampanyaya başlarken belirlediğimiz ilk hedefti. İkinci, üçüncü ve dördüncü hedeflere ulaşıldığında yeni teyitçilerin istihdam edilmesine destekçilerimiz önemli bir katkıda bulunmuş olacak.

Peki, teyit gibi destekçiden sağlanan geliri az olmasına rağmen günden güne ekibini büyütebilen bir organizasyon neden ısrarla kullanıcıdan destek istiyor ve bunu neden önemsiyor?

Bu kampanyanın temel motivasyonu en başından beri teyit’in gelir modelinde kullanıcı desteğine yer açmaktı. teyit gibi sosyal girişimler başta olmak üzere tüm medya organizasyonları için elbette, sürdürülebilir gelir modeline sahip olmak en hayati meselelerden biri ve sürdürülebilir gelir modeli de aslında gelir kalemlerini çeşitlendirmekle mümkün. Tek gelir kaynağıyla operasyonel masraflarını karşılayan bir ekip, en temelde kendisini ekonomik olarak güvende hissetmeyebilir. Fakat kullanıcı destekli model hem ekibin yaptığı işe motivasyonunu arttırır, hem de organizasyon için finansal bağımsızlığını sağlama yolunda önemli bir adım atılmış olur. Kullanıcısı tarafından finanse edilen bir medya organizasyonu olmak sektördeki diğer tüm kurumlar gibi bizim de hayalimiz.

Kullanıcıdan topluluğa

Kullanıcı desteği derken hangi kullanıcıyı kastediyoruz? Örneğin; sadece teyit’in sosyal medya hesaplarından ya da internet sitesinden analizleri takip eden ve sonra da hiçbir iz bırakmadan giden kullanıcıyı mı, yoksa bir şekilde bizimle etkileşime giren, yorum gönderen, bizimle konuşan kullanıcıyı mı? Öte yandan kullanıcı profillerini yayın yaptığımız platformlara göre sınıflandırmak da mümkün. Her sosyal medya platformu farklı bir dinamiğe sahip. Dolayısıyla platformların doğası gereği farklı içerik stratejileri geliştirirken, farklı etkileşim ve iletişim stratejileri üzerinde de durmak gerekiyor.

Varmak istediğim nokta şu ki; şayet daha kitlesel bir kampanya yürütmek istiyorsak kullanıcı desteğini hedeflerken de uygulanacak yöntemin ya da kurgulanacak söylemin yeknesak bir kullanıcı tahayyülüyle belirlenmemesi gerekiyor. Kimi kullanıcı için bağımsız bir yayın yapmak iddiası güçlü bir argüman olabilirken, kimi kullanıcı için ne kadar farklı platformda ne kadar farklı tipte içerik ürettiğiniz daha anlamlı olabilir. Kullanıcıyı tanımak, onların birer destekçiye dönüşürken hangi motivasyonlara sahip olduğunu  anlamamıza da yardımcı olacaktır.

15 Mayıs 2018 tarihinde paylaştığımız teşekkür mesajı

Kitleselleşmeyi düşünürken bir taraftan da temas edip sonrasında kaybettiğimiz destekçilere değinmek gerekirse örneğin, Facebook’la yaptığımız anlaşma sonrasında 2 destekçimiz onların desteğine artık ihtiyacımız olmayacağını belirterek desteğini sonlandırmıştı. Benzer bir tepkiyi Modyo TV ile yaptığımız ve kısa bir süre içerisinde sonlanan iş birliğinden sonra da bazı destekçilerimizden almıştık. Bu iki farklı reaksiyon üzerine düşündüğümüzde, ilk örnekte destekçi, sağladığı desteğe artık ihtiyacımızın kalmadığı düşüncesiyle desteğini çekmişti. Burada bizden kaynaklı olduğunu düşündüğüm sorun şu: destekçilerimize onların sağladığı destekle, ticari bir anlaşma çerçevesinde sağlanan gelirin aynı değerde olmadığını anlatabilmiş olmamız gerekirdi. Kaldı ki altını çizerek belirtmek gerek; yapılan ticari bir anlaşma olsa da gayesi salt kâr elde etmek değildi. Bu anlaşmadaki en önemli motivasyon yanlış bilginin yaygın olduğu bir platformda, bu yayılmaya karşı daha etkin bir rol üstlenebilmekti. Yani aslında ticari bir anlaşmayı yaparken dahi önceliğimiz, bunun kendimize biçtiğimiz rol ve üstlendiğimiz misyonla paralellik gösterip göstermediği. Bizi bir sosyal girişim olarak sivil toplum örgütleri ile kâr amacı güden girişimlerden ayıran da bu.

Söz konusu ikinci destekçi kaybı ise, Modyo TV ile yapılan anlaşmaya verilen ve ideolojik saiklerin ön planda olduğu bir tepkinin sonucuydu. Bununla ilgili anlaşmanın detaylarına ilişkin daha önce yayınladığımız bir yazı var. Doğru bilgiyi yaymaya çalışmanın ve bunu yapmak isterken ilkelerinden taviz vermeden kullanabildiğin araçları sonuna kadar kullanmanın nasıl bir pozitif etki yaratabileceğini anlatmak konusunda da yine bize çok iş düşüyor.

Sıradan bir sosyal medya kullanıcısı teyit’i sadece internetteki şüpheli bilgileri inceleyen bir platform olarak görüyor. Fakat teyit bilgi kirliliği meselesini kendisine dert edinen bir sosyal girişim. Dahası kendisine biçtiği bir misyon, yaratmak istediği bir sosyal fayda ve günün sonunda teyit’e ihtiyacın kalmadığı bir sistemin hayali ile yaşıyor. Bunu ancak hayatta kalarak gerçekleştirebilir. Türkiye gibi kutuplaşmanın giderek arttığı, bilgiye sahip olmanın gün be gün değersizleştiği bir coğrafyada bir çokları için olduğu gibi hayatta kalmak teyit gibi bir organizasyon için de oldukça zor. Hayatta kalmak için de yaptığımız işe bağlı ve buna maddi, manevi katkıda bulunan bir topluluk en temel ihtiyacımız.

Sonuçta kitlelerin bizi desteklemesi ve desteğini sürdürmesi için hem hali hazırdaki destekçilerimize hem de topluluğumuzun bir parçası olmasını arzuladığımız kullanıcıya teyit’i ve üstlendiği misyonu yeniden ve yeniden anlatmamız gerekiyor. Bunu anlatırken de öncelikle kullanıcı profilimizi iyi tanımak ve söylemlerimizi de bu yönde çeşitlendirmek iyi bir yöntem olabilir. Bunu yaparken nasıl bir yol izleyeceğimize dair katkılarınız bizim için çok değerli. Lütfen fikirlerinizi yorumlara bırakmayı unutmayın.