Araştırma: Sahte habere inanma eğiliminin sebebi politik yanlılık değil, tembellik

Cognition dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre sahte içeriğin yayılması ideolojik at gözlüklerinden ziyade bu içeriğe dair muhakeme eksikliğinden kaynaklanıyor.

3 bin 446 kişiyle iki aşamalı olarak yapılan çalışmanın bulgularına göre, partizan yanlılıklarından bağımsız olarak daha analitik düşünen insanlar daha az analitik düşünen insanlara göre sahte haber başlıklarına inanmaya daha az yatkın.

Çalışmanın eş yazarlarından ve Regina Üniversitesi’nde yardımcı doçent olan Gordon Pennycook, sahte haber çalışmasına olan ilgisinin iki temel sebebi olduğunu söylüyor: “Öncelikle, sahte haberlerin yayılması oldukça önemli bir sorun teşkil ediyor ve psikologların bununla ilgili söyleyecek bir şeyleri olmalı. Sonrasında ise aslında sahte haberlerin yayılması farklı siyasi bilişsellik teorilerini test etmek için bize bir fırsat sağlıyor.”

Çalışmada katılımcılar ya politik olarak nötr ya da Demokratlar’a* veya Cumhuriyetçiler’e hitap eden sahte ve gerçek haber başlıklarını okudular. Örneğin, Cumhuriyetçilere hitap eden bir sahte haber başlığı şöyleydi: “Seçim Gecesi: Hillary Sarhoştu, Mook ve Podesta’yla Yakınlaştı.”

Sonrasında katılımcılar başlığın ne kadar doğru olduğunu düşündüklerini, bu haberi sosyal medyada paylaşmaya ne kadar eğilimli olduklarını ve bu hikâyeyi daha önce görüp görmediklerini belirttiler.

Analitik düşünme becerisi ise Bilişsel Yansıtma Testi kullanılarak değerlendirildi. Bu test, ilk akla gelen cevaplarının sezgisel fakat yanlış olduğu soruları içeriyordu. Testte doğru cevaplar vermek biraz daha fazla düşünmeyi gerektiriyordu.

Donald Trump destekçileri sahte haberlere inanmaya Hillary Clinton destekçilerinden biraz daha yatkındı. Fakat genel itibariyle, bilişsel testte yüksek puan alanlar politik ideolojilerine hitap edip etmemesinden bağımsız olarak sahte haber başlıklarına daha az güvendi.

Pennycook “Umutsuz değiliz” diyor. “Çalışmamızdaki insanlar sahte haberler söz konusu olduğunda çok da keskin yandaşlar gibi davranmadılar. Bunun yerine, sahte haberlere ‘düşenler’ bilişsel olarak tembel davranıyorlardı. Biraz daha çabayla çok daha iyi yerlere gelebiliriz.”

Araştırmacılar yaş, toplumsal cinsiyet ve eğitim değişkenlerini kontrol ettiler. Fakat bu çalışma, tüm araştırmalar gibi, bazı soruları yanıtsız bırakıyor.

Pennycook “Facebook’un sahibi olmadığım için gerçek bir sosyal medya platformunda bu çalışmayı yürütmedik” diyor. “Çalışmamızın sonuçlarını ne ölçüde genelleyebileceğimizi söylemek zor. Aslında daha yeni başlıyoruz, o yüzden değinilmeyen sorular değinilenlerden çok daha fazla.”

“Yanlı değil, tembel: Yandaş sahte haberlere yatkınlık gerekçeli muhakemedense muhakeme eksikliğiyle daha iyi açıklanabilir” adlı çalışma Gordon Pennycook ve David G. Rand tarafından kaleme alındı.

*ABD’deki iki partili sistemin partileri: Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti

Yazar: Eric W. Dolan, Susceptibility to fake news is driven more by lazy thinking than partisan bias10 Temmuz 2018

Çeviren: İlayda Ece Ova

Yazar: Eric W. Dolan, Susceptibility to fake news is driven more by lazy thinking than partisan bias10 Temmuz 2018

Çeviren: İlayda Ece Ova