Araştırma: En çok kullanılan teyit yöntemi aynı haberi farklı kaynaklardan okumak

teyit.org’un yürüttüğü saha çalışmasının raporu “Medya Kullanımı ve Haber Tüketimi: Güven, Doğrulama, Siyasi Kutuplaşmalar” yayımlandı.

Araştırma tasarımının Gülin Çavuş, İpek Şencan, İstatistik Atölyesi, Onur Kalkan, Selin Yıldız; veri analizinin Onur Kalkan; tasarımının Işık Evirgen ve redaksiyonun Ali Osman Arabacı tarafından yapıldığı rapor Türkiye’de medyayı ilgilendiren birçok konunun ele alındığı büyük çaplı bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı.

Rapor, Türkiye’de medya kullanımı ve algısı üzerine yapılmış temel araştırmalardan biri olması dileği ile oldukça geniş bir yelpazede veriye dayalı bilgi ortaya koyuyor.

Araştırma boyunca amaçlananlar şöyle;

  • Türkiye’de medya araçlarının ve haber kaynaklarının kullanım trendlerine yönelik bilgi üretmek; haber takibine ve haber takip etmekten kaçınma davranışlarına yönelik tespitler yapmak,
  • Kullanıcıların haber medyasına, farklı medya ortamlarına ve haber kaynaklarına yönelik güven seviyelerine dair ölçümler yapmak, güven seviyelerindeki farklılaşmalara dair öncül analizler yaparak toplumsal farklılaşmaları ele almak,
  • Haberlerin doğruluğundan şüphe duyma davranışına yönelik göstergeler üretmek,
  • Özellikle sosyal medya kullanımındaki paylaşım yapma, endişe duyma ve kapalılık eğilimlerine dair tespitler yapmak,
  • Doğrulama yapma davranışı ve yöntemlerine dair bilgi üretmek; medya kullanım ve algısına dair toplumsal farklılaşmaların politik bir bağlamı olup olmadığına yönelik gözlemlerde bulunmak.

Ankete dayalı araştırma tekniğinin kullanıldığı çalışmada, Türkiye genelini temsil edecek şekilde bin 500 kişi ile görüşmeler yapıldı. Uygulanan anket, Türkiye’deki medya kullanıcılarının takip ettikleri medya araçlarını, haber türlerini, haberleri hangi kaynaklardan ne sıklıkla takip ettiklerini, haber kaynaklarına ne kadar güvendiklerini, haber paylaşma, haberlerin doğruluğundan şüphe duyma ve bunların doğruluğunu kontrol etme davranışlarını ortaya koymaya yönelik sorulardan oluşuyor.

Kullanıcılar interneti sosyal medya erişimi için tercih ediyor

Katılımcıların yüzde 97,7’si günlük olarak internete bağlandığını ifade ederken, yüzde 91,5’i internete bağlanırken araç olarak en çok telefonu tercih ettiğini belirtti.

Kullanıcıların internet kullanma amaçlarının başında sosyal medya geliyor. Bunu sırasıyla haber almak / bilgi edinmek, eğitim ya da oyun oynamak için kullandığını belirten katılımcılar takip ediyor.

50 yaş ve üzeri katılımcıların neredeyse yarısının interneti haber veya bilgi almak amacıyla hiç kullanmadıklarını belirtmesi, araştırmanın ortaya koyduğu dikkat çekici sonuçlardan. Bu oranın yaş azaldıkça düştüğü de görülebiliyor.

 


Haberleri takip etmemenin en büyük nedeni zaman bulamamak

Raporun ‘Medya ve Haber Kullanımı’ bölümünde haber takip alışkanlıklarıyla ilgili veriler kullanıcıların yüzde 91,5’inin haberleri ve gündemi takip ettiğini gösteriyor. Haberleri takip etmeyenlerin büyük çoğunluğunu ise 20 yaş altı ve 50 yaş üstü grup oluşturuyor.

Katılımcıların haberleri takip etmeme nedenlerinin başında yüzde 26 oranıyla zaman bulamamak geliyor. Yalan / yanlış haberlerin olması ve haberlerin doğruluğuna güvenmeme ise en sık görülen diğer nedenlerden.

Kullanıcılar haber kaynağı olarak en sık WhatsApp ve Messenger gibi mesajlaşma uygulamalarını tercih ediyor. Bunu sosyal medya platformları, çevrimiçi medya ve haber uygulamaları ile görsel medya (TV kanalları) takip ediyor. Basılı medya kaynaklarının kullanımının oldukça düşük olduğu ise dikkat çekici sonuçlardan.

Sosyal medya platformlarını kullanım sıklığına göre haber takip durumları incelendiğinde Facebook’u kullanan katılımcıların yarıdan fazlası haberleri de oradan takip ettiğini belirtiyor. Instagram kullanıcılarına bakıldığında ise bu platformdan haber takip etmeyenlerin oranının takip edenlere kıyasla daha fazla olduğu görülüyor. Twitter kullananlar ise haberi, platform üzerinden daha yoğun takip ediyor.

En çok takip edilen haber türlerine bakıldığında ise ‘Politika’ ve ‘Spor’ haberlerinin başta olduğunu görüyoruz. ‘Sağlık’ ve ‘Bilim’ haberleri ise yakın oranlarla gün içinde az takip edilen haberler olarak belirtiliyor.

Katılımcıların internet kullanımı arttıkça şüphecilikleri de artıyor

Araştırmanın ‘Medya ve Haber Güveni’ bölümünde güven ve güvenilirlik kavramları ele alınırken bu kavramlarla ilgili veriler okuyucuya sunuluyor.

Araştırmada, bireylerin haber medyasına duyduğu çok boyutlu güvenin oldukça düşük olduğu bulgusu 2013 Edelman Güven Barometresi Raporu ve Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü Dijital Haberler Raporu 2018 verileriyle karşılaştırılarak sunuluyor.

Mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya, çevrimiçi medya ve haber uygulamaları, görsel medya, basılı medya mecraları güven oranları bazında ayrı ayrı incelendiğinde de habere güven / güvensizlik dağılımının birbirine yakın olduğu gözlemleniyor.

Araştırmada habere güvenin eğitim, yaş, medya araçları kullanım alışkanlıkları ve siyasi görüş ile ilişkisi de inceleniyor. Bu doğrultuda eğitim seviyesi yükseldikçe habere olan güvenin azaldığı görülüyor. İnternete dayalı tüm platformlarda ise 20 yaş altı grubun medyaya duyduğu güven 40 yaş üstü grubun duyduğu güvenden yüksek. Kullanıcılardan alınan cevaplardan medya aracını kullandıkça o medya aracına daha çok güvendikleri ya da güvendikleri medya araçlarını daha sık kullandıkları anlaşılabiliyor.

Katılımcıların üçte biri okuduğu haberden daha sık şüphe ediyor

Örneklemin geneline bakıldığında katılımcıların sadece yüzde 36,4’ü şüpheciliği yüksek bireylerden (ankete “her zaman” ve “sık sık” cevabını verenlerden) oluşuyor. Bu kişiler şüphe duyma nedenlerini haberlerde her türlü görüşe eşit mesafede yaklaşılmaması ve haberlerin kaynağa / veriye dayalı bilgi içermemesi olarak iki ana nedende topluyor.

Şüphecilik davranışının medya ortamlarına göre de farklılık gösterdiği görülebiliyor. Basılı ve görsel medya kullanımı arttıkça şüphecilik azalırken, internet kullanımı arttıkça şüpheciliğin de arttığını söylemek mümkün.

Sol ve merkez solun habere güveni daha düşük

Raporun ‘Siyasi Görüş ve Kutuplaşmalar’ bölümünde siyasi görüşler çerçevesinde farklılaşan grupların birbirleriyle oluşturduğu yakınlaşmalar ve uzaklaşmalara yer veriliyor. Raporda siyasi görüş tanımı Türkiye’de ideoloji ve tanımlamaların geçişliliği sebebiyle araştırmaya katılan bireylere bırakıldı ve toplamda (Muhafazakâr ,Liberal, Laik, İslamcı, Türk Milliyetçisi, Sosyalist, Demokrat, Kürt Milliyetçisi, Atatürkçü, Ülkücü, Kemalist, Ulusalcı, Sosyal Demokrat olmak üzere) 13 grup tanımlandı.

Sonuçlara göre sol ve merkez solda medya ve habere olan güvenin, sağ ve merkez sağa göre daha düşük olduğu görülebiliyor. Sosyalist, Kürt Milliyetçisi, Sosyal Demokrat, Ulusalcı, Liberal ve Laik gruplar kendilerini “medya ve habere güveni düşük” olarak tanımlıyor. Muhafazakâr, İslamcı, Ülkücü gruplar ise tüm gruplardan daha yüksek medya ve haber güvenine sahip.

Ankette haber paylaşma endişesine dair sorulan soruların yanıtlarına göre kendini Türk Milliyetçisi veya Muhafazakar olarak tanımlayan gruplar tüm gruplar içinde en az seviyede haber paylaşma endişesi taşıyor. Sosyal Demokrat, Ulusalcı, Kürt Milliyetçisi, Atatürkçü katılımcıların ise haber paylaşma endişesi oldukça yüksek.

Yapılan incelemeler medya ve haber güveni ile birlikte siyasi görüşler bağlamında en çok farklılaşan değişkenlerden birinin, karşılaşılan bilgiyi doğrulama davranışı olduğunu ortaya koyuyor. Ülkücü, Muhafazakâr, İslamcı, Demokrat ve Türk Milliyetçisi katılımcılar daha az doğrulama davranışı sergilerken, Sosyal Demokrat, Liberal, Sosyalist, Ulusalcı katılımcılar doğrulamaya en sık başvuranlar.

Haber ve gündem en çok Twitter’dan takip ediliyor

Raporun ‘Sosyal Medya ve Etkileşimleri’ bölümünde sosyal medya kullanımı, sosyal medyada haber paylaşımı / haber paylaşımı endişesi ve sosyal medyada fanusa kapanma davranışları ele alınıyor. Araştırmada, “kapalılık” adı verilen kavramla bireylerin sosyal medya kullanımlarında farklı görüşten insanlar ile etkileşime girmeye ne kadar kapalı oldukları ölçülmeye çalışıldı.

Katılımcıların günde en az bir kez kullandıkları sosyal medya platformlarına bakıldığında birinci sırada Instagram (yüzde 65,3) yer alıyor. Instagram’ı sırasıyla YouTube, Facebook, Twitter, Snapchat ve Linkedin takip ediyor. Haber ve gündemi takip etmek içinse kullanıcıların en çok Twitter’ı tercih ettiği görülüyor. 40-49 yaş aralığındaki katılımcıların ise haber takip etmek için en çok YouTube’u kullandıkları görülüyor.

Ünlülerin ve politikacıların haber paylaşma davranışına etkisi düşük

Kullanıcıların paylaşım yapma durumlarına ilişkin görüşleri ise karşılaştıkları haberi kimin paylaştığına göre değişkenlik gösteriyor. Kullanıcılar haber kaynaklarında görüp beğendikleri haberleri, takip ettikleri ünlü kişi ve politikacıların sosyal medyada paylaştığı haberlere kıyasla kendi sosyal medya hesaplarında paylaşmayı daha çok tercih ediyor.

Katılımcıların üçte biri haber paylaşmaktan endişe duyduklarını belirtirken, dörtte biri ise endişe duymadığını ifade ediyor.

Raporda aynı zamanda gelir düzeyi ve haber paylaşma endişesi arasındaki ilişki de inceleniyor. Gelir düzeyi 6 bin – 9 bin TL arasında olan kullanıcıların haber paylaşmadaki endişe seviyesinin gelir düzeyi bin 603 TL ve altında olan kullanıcılara göre daha az olduğu ortaya çıkıyor.

Sosyal medya kullanımında daha yoğun kapalılık davranışı sergileyen katılımcıların doğrulama davranışlarında da azalma görülüyor. Bireylerin kapalılık seviyeleri birbirine yakın olsa da kendini ‘kapalı’ olarak tanımlayanlar en geniş grup.

En çok kullanılan doğrulama yöntemi: aynı haberi farklı platformlardan incelemek

Araştırmanın en önemli konularından birini raporun ‘Doğrulama Davranışı ve Yöntemleri’ bölümü oluşturuyor. Medya araştırmalarının şu ana dek ihmal ettiği tespit edilen bu konu özellikle bireylerin medya kullanım niteliklerine yönelik önemli bulgular içeriyor. Raporda “doğrulama” kavramı bireylerin karşılaştıkları bir haberin doğruluğunu kontrol etmek için çeşitli eylemlerde bulunması olarak tanımlanıyor.

Doğrulama davranışı ile ilgili veriler incelendiğinde göze çarpan ilk bulgu, haber almak / bilgi edinmek amacıyla internet kullanımı ile internete dayalı platfomların haber amaçlı kullanımının artmasıyla, doğrulama davranışında da artış olduğunun görülmesi. Buna ek olarak eğitim seviyesi arttıkça doğrulama davranışının da arttığı görülüyor.

Doğrulama davranışı haber türlerine göre de farklılık gösteriyor. Politika, iş/ekonomi, spor, bilim konu başlıklarında sıklıkla doğrulama yapılırken sağlık, magazin ve eğlence konularında kullanıcıların doğrulama davranışı düşüyor.

Kullanıcıların kullandıkları doğrulama yöntemleri de eğitim seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. En çok kullanılan doğrulama yöntemi ise aynı haberi farklı platformlardan incelemek.

Doğrulama sonrasında bireylerin fikirlerinde nasıl bir değişim gerçekleştiği de raporun ortaya koyduğu önemli bulgular arasında. Sonuçlara göre hiç şüphe etmeyenlerin hiçbir zaman fikir değiştirmemeye, nadiren şüphe edenlerin nadiren fikir değiştirmeye, ara sıra ve sık sık şüphe edenlerin ara sıra fikir değiştirmeye, her zaman şüphe edenlerin ise sık sık veya her zaman fikir değiştirmeye daha meyilli olduğu görülüyor.

teyit’in İsveç Konsolosluğu’nun desteğiyle 2018’in Haziran ve Ağustos ayları arasında yaptırdığı saha çalışmasından edinilen bulguların, medya çalışmalarında önemli bir yer tutacağını, yanlış bilgi ve medyaya güven konusunda daha fazla girişimi harekete geçireceğini umuyoruz.

Raporun Sivil Düşün AB Programı desteğiyle hazırlanan matbu versiyonunu edinmek isteyen medya organizasyonları, iletişim araştırmacıları ve akademisyenler [email protected] adresine e-posta göndererek talepte bulunabilirler.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.