Araştırma: Amerikalılar Covid-19 bilgi salgınıyla başa çıkmakta zorlanıyor

Bu araştırma ilk kez 11 Mayıs 2020 tarihinde Knight Foundation tarafından yayımlanmış ve Teyit tarafından çevrilmiştir.

Koronavirüs küresel salgınıyla birlikte ortaya, Dünya Sağlık Örgütü’nün “infodemi,” yani bilgi salgını olarak adlandırdığı, Covid-19 hakkında bir kısmı yanlış olan bilgi fazlalığı durumu ortaya çıktı. Amerikalılar, çok çeşitli bilgi kaynaklarına kolay erişebilmeleri nedeniyle koronavirüs hakkında bilgi edinmenin zor veya kolay olduğu konusunda eşit olarak bölünmüş durumda. Yüzde 58 virüs hakkında iyi bilgilendiklerine inanıyor. Yüzde 36 ise bunalmış hissettiklerini ifade ediyor.

ABD’li yetişkinler, virüsle ilgili yanlış bilgilerin büyük bir sorun olduğunu kabul ediyor. En yaygın iki yanlış bilgi kaynağını tanımlamaları istendiğinde, toplamda yüzde 68 sosyal medya, yüzde 54 ise Trump yönetimi cevabı veriyor. Ancak ilk cevap olarak Trump yönetimini (yüzde 47) verenler, ilk cevap olarak sosyal medya (yüzde 15) cevabını verenlerden daha fazla. Amerikalılar doğru bilgileri yanlış bilgilerden ayırt etme konusunda üç kaynağa eşit derecede güveniyorlar: sağlık uzmanları veya bilgi kaynaklarına doğrudan başvurmak, en güvenilir haber kaynaklarına bağlı kalmak veya normalde olduğundan daha fazla haber kaynağını taramak. Ancak genç ve yetişkinlerin stratejilerinde fark var.

Bu sonuçlar, Knight Foundation Trust, Media and Democracy girişiminin koronavirüse odaklanan özel Nisan 14-20 Gallup / Knight Foundation anketinin bir parçası.

Bilgi salgını

Koronavirüs esnasında Amerikalıların haberlere ilgisi arttı. Televizyon ve gazete gibi standart haber kaynaklarına ek olarak, internet ve sosyal medya aracılığıyla istedikleri zaman bilgi edinebiliyorlar. Koronavirüs hakkındaki mevcut bilgi miktarının, iyi bilgi edinmeyi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı sorulduğunda, yarısı kolaylaştırdığını, diğer yarı da zorlaştırdığını söylüyor.

İnsanların bilgi edinmenin kolay ya da zor olduğu hakkındaki görüşleriyle, medya hakkındaki tutumları arasında sıkı bir bağıntı var (partizanlık da dahil olmak üzere diğer değişkenlerden daha sıkı bir bağıntı bu). Medya hakkında olumlu görüşü olanların yüzde 70’i,  bilgi edinmenin daha kolay olduğunu söylerken, haber medyasına karşı olumsuz görüşleri olan kişilerin yüzde 64’ü daha zor olduğunu düşünüyor.

Ankete göre Amerikalıların yüzde 58’i, kendilerini koronavirüs hakkında iyi bilgi edinmiş olarak tanımlıyor. Haber medyası hakkında olumlu görüşleri olan Amerikalıların bu konudaki oranı (yüzde 79), haber medyasına karşı olumsuz görüşleri olanların oranının yaklaşık iki katı (yüzde 41).

Aynı zamanda, ABD’li yetişkinlerin yüzde 36’sı, koronavirüs hakkındaki bilgi miktarının boğucu olduğunu ifade ediyor. Bilgi edinmenin daha zor olduğunu söyleyenlerin yüzde 48’i, yani neredeyse yarısı, bilgi bolluğundan bunaldıklarını söylüyor.

Cumhuriyetçiler, Demokratlar ve bağımsızlar, tıpkı haber medyası hakkında olumlu veya olumsuz görüşlere sahip olanlar gibi, bunalmış hissettiklerini söyleme konusunda eşit oranlara sahipler. Ancak gençlerin, yetişkinlere oranla bunaldıklarını söylemeleri daha olası. Yaş farklılıklarının arkasındaki nedenler belirsiz. Gençler, yetişkinlere (55 yaş ve üstü) göre haberlere daha az dikkat ettiklerini belirtseler de dikkat seviyeleri orta yaşlı yetişkinlerle eşit.

Bilgi salgınıyla başa çıkma yöntemleri özellikle yaşa göre değişiyor

Koronavirüs hakkındaki bilgileri teyit derken hangi yolu izledikleri sorulduğunda, Amerikalıların üç yaklaşımdan faydalandığı ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 34’ü en çok güvendikleri bir veya iki kaynaktan bilgi aldıklarını söylüyor; yüzde 31 doğrudan sağlık uzmanlarına veya resmi sağlık kuruluşlarının internet sitelerine başvuruyor; yüzde 30 ise normalden daha fazla ve farklı haber kaynaklarına başvuruyor. Yeni koronavirüs hakkındaki bilgileri çözümlemek için yalnızca yüzde 4 arkadaşlarına ve ailesine güveniyor.

Genç ve yaşça daha büyük Amerikalılar koronavirüs hakkındaki bilgilerin doğruluğunu tespit etmek için çok farklı yaklaşımlar izliyor. 35 yaş altı çoğunlukla sağlık çalışanlarına veya sağlıkla ilgili internet sitelerine başvururken, 55 yaş ve üstü yetişkinler genelde en çok güvendikleri bir veya iki haber kaynağına bakıyor. Hatta gençlerin sağlık çalışanlarına başvurma olasılığı (yüzde 41), yaşça daha büyük yetişkinlere göre iki katından daha fazla (yüzde 18). Yaşça büyük olan yetişkinlerin en güvenilir haber kaynaklarını temel alma olasılığı (yüzde 49) gençlere kıyasla iki katından daha fazla (yüzde 23).

Gençler ve yetişkinler Covid-19 hakkındaki bilgileri değerlendirmek için farklı yaklaşımlar izleseler de partizanlar büyük ölçüde böyle yapmıyor. Cumhuriyetçilerin ve Demokratların ana haber kaynaklarına odaklanma oranları (sırasıyla yüzde 40 ve 36) veya birden çok haber kaynağına başvurma oranları (yüzde 32 ve 29) birbirine yakın. Demokratların sağlık çalışanlarına veya sağlıkla ilgili internet sitelerine başvurma eğilimi (yüzde 32) Cumhuriyetçilere göre biraz daha yüksek (yüzde 22).

Yanlış bilgi büyük bir sorun olarak görülüyor

Federal ve eyaletlerin seçilmiş yetkililerinin koronavirüsle nasıl mücadele ettiklerine dair taraflı olağan tartışmalara ek olarak, bu konudaki bilgiler, Covid-19’un olası tedavileri ve bu hastalıktan kaçınma yöntemlerini içeriyor. ABD’li yetişkinlerin yüzde 78’i, koronavirüs hakkındaki yanlış veya hatalı bilgilerin büyük bir sorun olduğuna inanıyor. Geri kalanların çoğu, bunun küçük bir sorun olduğunu söylüyor.

Çoğu önemli alt grup mensupları, koronavirüs hakkındaki yanlış bilgiden yüksek düzeyde endişe duyuyor: Demokratların yüzde 82’si, bağımsızların yüzde 79’u ve Cumhuriyetçilerin yüzde 73’ü bunun büyük bir sorun olduğuna inanıyor.

Amerikalılardan, en sık başvurdukları iki bilgi kaynağını söylemeleri istendiğinde çoğunluk, birinci ve ikinci seçenek olarak sosyal medyayı (yüzde 68) ve Trump yönetimini (yüzde 54) söyledi. Yüzde 45, Covid-19 ile ilgili yanlış bilginin en çok kaynaklandığı birinci ve ikinci mecra olarak ana akım ulusal medyayı söyledi. Diğerleri ise seçilmiş devlet yetkililerini, aile ve arkadaşları veya yerel haberleri seçiyor.

Sosyal medya, birinci ve ikinci seçeneklerde ilk sırada yer alsa da yalnızca yüzde 15’lik bir kitle sosyal medyayı “ana kaynak” olarak tanımlıyor. Amerikalılar çoğunlukla Trump yönetimini (yüzde 47) veya ana akım ulusal haberleri (yüzde 33) birincil mezenformasyon kaynağı olarak seçiyor. 

Partizanların, yanlış bilgiden en çok hangi şahısların sorumlu olduğuna dair net fikirleri var. Demokratlar için Trump yönetimi; Cumhuriyetçiler için ise ana akım ulusal haber medyası. Ancak Demokratların Trump yönetimini işaret etme olasılığı, Cumhuriyetçilerin ana akım medyayı sorumlu bulma olasılığından daha yüksek. Bağımsızlar ise eşit şekilde, Trump yönetimini ve ana akım haber medyası olduğunu düşünüyor.

Amerikalılar sosyal medya şirketlerinin koronavirüs hakkındaki yanlış bilgileri denetlemesini istiyor

On Amerikalıdan dördü sosyal medya şirketlerinin, koronavirüs hakkında yanlış bilgi içerdiğinden şüphelendikleri gönderileri internet sitelerinden veya uygulamalarından derhal kaldırması gerektiğine inanıyor. Eşit orandaki diğer bir kesime göre ise sosyal medya şirketleri, içinde yanlış bilgi olduğunu doğrulayana kadar gönderi platformda kalmalı. Yüzde 14’lük görece az bir kesim ise sosyal medya şirketlerinin, gönderilerin yanlış bilgi içerip içermediğine bakmadan platformda bırakması gerektiğini düşünüyor.

Demokratların, yanlış bilgiyle mücadelede Cumhuriyetçilere ve bağımsızlara oranla agresif bir yaklaşımı destekleme olasılığı çok daha yüksek. Demokratların çoğunluğu (yüzde 57) sosyal medya şirketlerinin, yanlış bilgi içerdiğinden şüphelenilen gönderileri hemen kaldırması gerektiğine inanıyor. Cumhuriyetçiler ve bağımsızlar sosyal medya şirketlerinin, yanlış bilgi içerdiğini kesinleştirene kadar gönderiyi platformda bırakması gerektiğini düşünüyor. Tüm parti grupları arasında en çok Cumhuriyetçiler, doğruluğunu teyit etmeden gönderilerin platformda bırakılması gerektiğini düşünmeye yatkın.

Çıkarımlar

Bulaşıcı hastalıkları inceleyen sağlık çalışanları dışında Amerikalılar, hastalık ABD’ye yayıldığında koronavirüs hakkında hiç ya da çok az bilgi sahibiydi. Bununla birlikte, haber medyası, internet ve sosyal medya gibi önemli bilgi kaynakları, bu bilgi boşluğunu doldurmaya yardımcı oldu.

İnsanların Covid-19 hakkında öğrendikleri bilgilerin doğruluğu ve niteliği, beden sağlığını etkileyebilir ve hatta ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Amerikalıların geniş bir bilgi yelpazesine erişebildiği bir zamanda “bilgi salgını” yalnızca bilim insanları ve hükümet yetkilileri tarafından bildirilen gerçek bilgileri değil, aynı zamanda asılsız söylentileri ve tamamen yanlış bilgileri de kapsıyor.

Bu nedenle, federal ve eyalet halk sağlığı kurumları, federal ve eyaletteki seçilmiş yetkililer ve haber medyası da dahil olmak üzere halkı eğitmeye çalışan kurumlara güven, küresel salgınla başa çıkma konusunda kritik öneme sahip. Kurumlara güvenin öneminin kanıtı olarak, haber medyası hakkında olumlu görüşlere sahip Amerikalılar, koronavirüs hakkında bilgi almanın daha kolay olduğunu söylerken, haber medyasını olumsuz olarak görenler, bilgiye erişmenin daha zor olduğunu belirtiyor.

Kaynak

Knight Foundation, Americans Struggle to Navigate Covid-19 “Infodemic,” 11 Mayıs 2020. 

Çeviri: Can Başaçek

Kapak görseli: tolerance.org

Bir sahte içeriği gerçeğinden ayırt etmenin yollarına, teyitçi gibi düşünebilmeyi sağlayan yöntemlere, doğrulama araçlarına, fact-checking dünyasından haberlere ve güncel gelişmelere yer verdiğimiz #teyitpedia yazısını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Bu kategorideki yazılarımızı daha hızlı sürede hazırlamamız ve daha fazla kişiye ulaştırabilmemiz için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz.

Kaynak

Knight Foundation, Americans Struggle to Navigate Covid-19 “Infodemic,” 11 Mayıs 2020. 

Çeviri: Can Başaçek

Kapak görseli: tolerance.org