Kayseri’de Suriye uyruklu bir kişi, çocuğa cinsel istismar gerekçesiyle tutuklandı. Olaya ilişkin iddiaların ardından Pazar akşamı Kayseri'de Suriyeli sığınmacılara yönelik başlayan saldırılar, farklı illere yayıldı. Yaşananlarla ilgili sosyal medyada da çok fazla paylaşım yapılmaya devam ediyor.
Türkiye'nin sığınmacı politikasını eleştiren paylaşımlarda, Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğu iddiasıyla bir söz de paylaşıldı. “Gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir” sözünün Atatürk’e ait olduğu iddia edildi.

Böyle bir söze güvenilir kaynaklarda rastlanmıyor
Genellikle güncel olaylar hakkında bir yorum geliştirme kaygısıyla Atatürk’e atfedilerek paylaşılan birçok sözün aslında gerçeği yansıtmadığı daha önce Teyit tarafından da ortaya konmuştu. İçerikte de bahsedildiği gibi, bu ve benzeri iddiaları tarihsel kaynaklar kullanarak araştırmak en doğru yöntem olarak karşımıza çıkacak.

İddia paylaşımları incelendiğinde, sözün Atatürk tarafından ne zaman ve nerede söylendiğine dair herhangi bir bilginin yer almadığı göze çarpıyor. Bu da birçok söylevi ve demeci tarihi ve açık kaynaklarda kendine yer bulan Atatürk’ün böyle bir söz söyleme ihtimalini bize sorgulatıyor. Zira, elimizde yer ve zamana dair bilgiler bulunsaydı, bunları kontrol etmek daha kolay olacaktı.
Anahtar kelimeler kullanarak sözü araştırdığımızda, benzer başka sözlerin yine Atatürk’e atfedilerek zaman zaman paylaşıldığını görüyoruz. Örneğin, aynı söz “Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir" şeklinde de paylaşılmış. Ya da, “Vazifeyi ihmale uğratan merhamet, vatana ihanettir” sözü de etkileşim almış. Benzer bağlamı taşıyan bu sözlerin izini 2011 yılına kadar sürebiliyoruz. O zamandan bu yana söz, defalarca kez kullanıcılar tarafından kaynak gösterilmeden paylaşılmış.
Atatürk tarafından söylenmiş sözlere ve verilmiş demeçlere uzman kurum ve kişiler tarafından yayınlanmış içeriklerden ulaşabildiğimiz gibi; Atatürk tarafından yazılmış kitaplar da bize yol gösterebilir. Çünkü, sözü Atatürk’e atfeden paylaşımların dışında herhangi bir tarihi kaynak bulamadığımız noktada iddialar gerçekliğini yitirmek durumunda kalıyor.
Atatürk tarafından yazılan ve 1927 yılında yayınlanan Nutuk, hem Milli Mücadele dönemini anlatması; hem de Atatürk’ün toplumsal meselelere dair görüşlerini barındırması açısından önemli bir kaynak. İncelediğimizde, Atatürk’ün Nutuk’ta böyle bir söz söylemediğini görüyoruz.

Merhamet ile ilgili kısımlar incelendiğinde, kitapta “İnsaf ve Merhamet Niyaz Etmekle Millet İşleri, Devlet İşleri Görülemez” isimli bir bölüm yer aldığını görüyoruz. Fakat burada Atatürk’ün demek istediği, millet ve devlet işlerinin başkalarından insaf ve merhamet dilenerek görülemeyeceği. Yani günümüzde paylaşılan söz ile iletilmek istenen anlamdan uzak.

Kaynak: Nutuk (sf. 273).
1930 yılında tarihçi Afet İnan’ın ismi ile basılan, Atatürk’ün de yazımında yer aldığı diğer bir kitap olan Medeni Bilgiler, Atatürk ve çevresi tarafından tartışılan konuları barındırıyor. Kitap merhamet ve merhametsizlik kavramlarından bahsetse de, iddia sözüne bu kitapta da direkt olarak rastlanmıyor. Atatürk bu kitapta, büyük kumandanların zaman zaman merhametsizlik gibi kusurları olabileceğinden; fakat savaş meydanında bunun gerekli bir sağlamlık olduğundan bahsetmiş.

Kaynak: Medeni Bilgiler (sf.231).

Bunlara ek olarak, Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayınlanmış Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri ve Atatürk’ün Türklük ve Milliyetçilik Anlayışı kitapları da incelendiğinde, iddia sözüne rastlanmıyor.
Atatürk’ün düşmana merhamet göstermenin aciz ve zaaf olduğunu belirttiği bir demeci de bulunuyor, ancak buradan “gereğinden fazla merhameti vatana ihanet olarak kabul ettiği” anlamı yine çıkmıyor.

Kaynak: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri (sf.302).

Yanlış bilgiler hassas zamanlarda toplumda korku ve güvensizliğe yol açıyor
Tarihsel kişiliklere sorgulanmadan atfedilen sözlerin arkasında aslında paylaşılan düşünceye destek bulma motivasyonu yatıyor. Bu doğrultuda anonim sözler bir anda paylaşım sahibinin tercihiyle bir tarihsel kişiliğe layık görülüyor.
“Gereğinden fazla merhamet vatana ihanettir” sözünün de bugün Türkiye’nin sığınmacı politikalarını eleştirmek için kullanıldığı söylenebilir. Kayseri’de yaşanan olaylarla birlikte, sosyal medyada günümüze ait olmayan görüntüler de paylaşılıyor. Sosyal medyada doğruluğu kontrol edilmeden paylaşılan bilgiler, toplumda kimi zaman nefret uyandırabiliyor. Tüm bunların, özellikle hassas konularda ve zamanlarda, büyük bir kesimde korku ve güvensizlik uyandırdığı da şüphesiz.
Gündemde yer kaplayan konular üzerinden yapılan paylaşımların teyite ve sorguya daha öncelikli olarak muhtaç olduğunu hatırlamakta fayda var. Birincil ve güvenilir kaynakların kontrolü, demeçlerin mekan ve zaman bağlamlarını araştırmak veya çeşitli doğrulama kaynaklarını takip etmek dezenformasyon ile mücadelede etkili olabilir.









