Melih Bulu’nun doktora tezinde intihal yaptığı iddiası

Melih Bulu’nun doktora tezinde intihal yaptığı iddiası

Doğru Doğru

Bulgular

Melih Bulu'nun doktora tezinde Scribbr adlı intihal tespit uygulaması yüzde 20 oranında benzerlik tespit etti.

Bulu’nun doktora tezinde, farklı çalışmalarla benzerlik gösteren kısımları tezin literatür taramasından oluşan ilk yarısında yer alıyor. Bu bölümdeki birçok uzun alıntı tırnak içine alınmadan, yorumlanmadan veya doğru bir biçimde atıfta bulunulmadan doğrudan aktarıldığı için intihal yapıldığı söylenebilir.

Literatür taramasında yapılan intihaller, çalışmanın bilimsel araştırma etiği açısından sorunlu olduğunu ortaya koyar nitelikte.

Tezin ikinci yarısında, doktora çalışmasında izlenen metodoloji, edinilen veriler ve elde edilen sonuçların aktarıldığı bölümlerin özgün bir içeriğe sahip olduğu söylenebilir.

Bu içerik 2 yıldan daha eski tarihlidir.

2 Ocak 2021 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Melih Bulu’nun, 2003 yılında teslim ettiği doktora tezinde intihal yaptığı iddia edildi. Bulu’nun tezinde farklı kaynaklardan birebir alıntılara yer verdiği öne sürülüyor.

melihbuluintihaliddiasingorsel

Tezin literatür taraması kısmında intihal tespit edilebiliyor

Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’nde yazdığı doktora tezini Scribbr adlı intihal tespit uygulamasına yüklemek ve tezinde ne ölçüde intihal yapmış olabileceğine dair izlenim edinmek mümkün. Bulu’nun doktora tezine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Tez Merkezi üzerinden erişilemiyor olsa da, ilgili çalışma Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nden PDF olarak indirilebiliyor. 

Tezin teknik bir sorundan dolayı PDF olarak Scribbr’a yüklenememesi nedeniyle, tezi Microsoft Word dosyasına çevirerek intihal tespit sistemine aktardık. Dosyadaki bazı karakterlerde bozulmalar yaşandıysa da, Word dosyası intihal taraması için kullanılabilecek nitelikteydi.

intihalnedirkutu1

215 sayfalık tezin kapak, özet ve içindekiler kısmının yanı sıra, çalışmanın kaynakça ve ekler bölümünü de çıkardığımızda geriye 101 sayfa kalıyor. Bu 101 sayfada Scribbr, yüzde 20 oranında benzerlik tespit etti. Scribbr,

  1. 2003 yılı sonrası Bulu’nun kendi doktora tezine referans vererek yaptığı farklı çalışmaları,
  2. 2003 yılı sonrası farklı kaynakların Bulu’nun doktora tezinden yaptığı alıntıları,
  3. Bulu’nun doğru bir biçimde atıfta bulunarak tezinde yer verdiği bazı alıntı kesitleri tespit etti ve bunları benzerlik olarak sıraladı. 

Bu kaynaklar doğal olarak çalışmanın kapsamı dışında bırakıldı. Yüzde 20’lik orana da bu şekilde ulaşıldı.

Bu oranı okurken, bu oranın tezin doğrudan yüzde 20'sinin intihal olduğu anlamına gelmediğine dikkat etmek gerek. Öte yandan benzer olduğu ortaya konan kısımlara ayrıntılı bakıldığında, bu oran dahilindeki kayda değer bir bölümün intihal olarak değerlendirilebileceği anlaşılıyor. 

Alıntılar özgünlükte belirsizlik yaratıyor 

Günümüzde üniversitelerin Scribbr benzeri bir sistem olan Turnitin üzerinden yaptığı intihal değerlendirmelerinde, genel olarak yüzde 10-15 civarında benzerlik, tolere edilebiliyor. Ancak bu da benzerliğin türüne göre değişiyor.

Scribbr’ın benzerlik tespit ettiği bölümleri görüntülemek için tıklayın.

Bulu’nun doktora tezine kuşbakışı baktığımızda, farklı çalışmalarla benzerlik gösteren kısımların tezin ekseri literatür taramasından oluşan ilk yarısında yoğunlaştığı söylenebilir. Bu bölümdeki birçok uzun alıntı tırnak içine alınmadan, yorumlanmadan veya doğru bir biçimde atıfta bulunulmadan doğrudan aktarılmış; bu nedenle de tezin bu kısmında intihal yapıldığı ifade edilebilir.

biralintinedenintihalsayiliyorkutu2

Tezin ikinci yarısında ise doktora çalışmasında izlenen metodoloji, edinilen veriler ve elde edilen sonuçlar aktarılmış. Bu bölümün özgün bir içeriğe sahip olduğu görülüyor. Öte yandan literatür taramasında yapılan intihaller, çalışmanın bilimsel araştırma etiği açısından sorunlu olduğunu ortaya koyar nitelikte.

Tezin teslim edildiği dönemde referans verme standartları

2003 yılında teslim edilen doktora tezindeki intihal iddiaları sonrası Melih Bulu, bu kısımların literatür taraması kısmında bazı alıntıları tırnak içine almamış olmasından kaynaklandığını, paragraf sonlarında ilgili çalışmalara referans verdiğini aktarmıştı. Peki o dönem referans gösterme biçimlerine ilişkin akademide bir farklılık var mıydı? Bugün intihal olarak değerlendirdiğimiz göstergeler, 2003 yılında intihal bağlamında değerlendirilemez olabilir mi?

Bulu’nun doktora tezinde intihal sayılabilecek birebir alıntıların önemli bir kısmında gerçekten de paragraf sonlarında belli bir çalışmaya referans veriliyor. Öte yandan Bulu’nun metin içinde referans verirken yaptığı teknik hatanın, bugün olduğu gibi 2003 yılında da intihal olarak nitelendirildiğini söylemek mümkün. Nitekim Boğaziçi Üniversitesi’nde yaygın olarak kullanılan APA, Chicago ve MLA tarzı metin içi atıf yöntemlerinin, 2003 yılındaki versiyonlarına baktığımızda da Bulu’nun yaptığı hataları görebiliyoruz.

apaornek

Örneğin APA’in 2003 yılında kullanılan beşinci versiyonunda metin için alıntılama biçimlerine verilen örneklere bakıldığında sayfa sayısının da önemli olduğu görülüyor. Bulu’nun tezinde verdiği referansların büyük bir kısmında sayfa sayısını da belirtmediği görülüyor. MLA ve Chicago yazım tarzlarında da uzun alıntıların tırnak kullanılmadan veya alıntı olduğu anlaşılır şekilde sayfa kenarından ek birkaç santim daha uzaklaştırılmadan (görselde üçüncü örnekte yer aldığı gibi) verilebilmesi söz konusu değil. Tüm yazım tarzlarında bu tarz kullanımlar intihal kapsamına girebiliyor.

Alıntının nerede başlayıp nerede bittiğinin anlaşılmadığı intihallerden bazı örnekler

Bulu’nun tırnak işareti kullanmadan yer verdiği uzun alıntıların önemli kısmının sonlarında referans verilen kaynağın yazılı olduğunu belirtmiştik. Öte yandan bunların büyük kısmında sayfa numaraları da belirtilmemiş. Bu bizi Scribbr sayesinde edinilebilen bir başka bulguya götürüyor: Bulu literatür taramasının bir kısmını, orijinal kaynağı değil, orijinal kaynağa atıfta bulunan ikincil kaynak veya kaynakları okuyarak hazırlamış olabilir.

Scribbr’ın Bulu’nun doktora teziyle yüzde 6 benzerlik oranıyla ilk sırada gösterdiği Maureen Kilkenny ve Laura Nalbarte tarafından hazırlanan ve 2000 yılında yayınlanan “Keystone Sector Identification: A Graph Theory-Social Network Analysis Approach” isimli çalışma, tam olarak böyle bir kaynak. Bulu’nun doktora tezinin 36. sayfasından 43. sayfasına kadar olan bölümün büyük bölümü doğrudan bu kaynaktan alınmış. Sekiz sayfa boyunca yapılan bu intihal örneğinde, birçok farklı kaynaktan söz edildiği de görülüyor, ancak bu kaynaklara Kilkenny ve Nalbarte’nin çalışmasında nasıl referans verilmişse, Bulu’nun tezinde de öyle yer verilmiş.

intihalgorsel1

Bulu’nun direkt olarak kopyalayıp tezine yapıştırdığı neredeyse sekiz sayfaya yakın bölümden küçük bir kısım. Bu alıntı Bulu’nun literatür taramasının bu kısmını hazırlarken  değil, Kilkenny ve Nalbarte’nin çalışmasını kopyaladığını, onların Wasserman ve Faust’a atıfta bulunurken kullandığı cümleleri aldığını gösteriyor.

Doğrudan kopyalanıp yapıştırıldığı söylenebilecek bu sekiz sayfa boyunca Bulu, toplam üç yerde Kilkenny ve Nalbarte’ye atıfta bulunmuş. Scribbr’ın benzerlik tespit ettiği 36 ve 43. sayfalar arasındaki bölümleri yeniden görüntüleyerek, atıf biçimindeki yetersizliği bir kez daha görmek mümkün.

Bu sekiz sayfa içerisinde 38, 39 ve 40. sayfalarda yer yer yine benzer bir duruma rastlanıyor. Ancak bu sefer Wasserman ve Faust’un orijinal çalışmasından direkt olarak kopyala yapıştır yapıldığı görülüyor.

Stanley Wasserman ve Katherine Faust tarafından 1994 yılında hazırlanan “Social Network Analysis: Methods and Applications” isimli kitapla Bulu’nun doktora tezi arasındaki benzerlik oranı toplamda yüzde 2 olarak belirtilmiş (Benzerliklerin belirtildiği dosyadaki 3 numaralı kaynak). 38 ile 40. sayfalar arasında dört defa bu kaynağa atıfta bulunulmuş olsa da yapılan bu uzunluktaki bir alıntılama araştırma etiği açısından sorunlu olmayı sürdürüyor.

Benzer bir soruna Bulu’nun tezinin 19. sayfasında rastlanıyor. Sayfa bütünüyle Michael Stormer’ın 1992 yılında yayınlanan “The Limitations to Globalization: Technology Districts and International Trade isimli çalışmasından” alınmış. (Benzerliklerin belirtildiği dosyadaki 5 numaralı kaynak)

intihalgorsel2

Hessel Verbeek’in 1997 tarihli “Innovative Clusters: Identification of value-adding production chains and their networks of innovation” başlıklı doktora tezi ile Bulu’nun doktora tezinin 27, 28 ve 29. sayfaları arasındaki benzerlik de dikkat çekici. Bunun yanı sıra 1998 yılında yayınlanan, Theo J.A. Roelandt ve Pim den Hertog tarafından hazırlanan “Cluster Analysis & Cluster-based Policy in OECD-Countries” isimli çalışmadan da bazı kesitlere rastlamak mümkün. OECD’nin sayfasında yer alan bu çalışmalar benzerliklerin belirtildiği dosyadaki 2 numaralı kaynak olarak öne çıkıyor.

2000 yılında Ranjay Gulati, Nitin Nohria ve Akbaar Zaheer tarafından yayınlanan “Strategic Networksadlı çalışma ise yine benzer kesitlerin ortaya konduğu dosyada dört numaralı kaynak olarak karşımıza çıkıyor.

intihalgorsel3

Bulu’nun ilgili çalışmadan yaptığı direkt alıntıların bununla sınırlı olmadığını hatırlatmakta fayda var.

Tez için yapılan çalışma özgün, ancak tezde intihal yapılmış

Prof. Dr. Melih Bulu’nun doktora tezinde oldukça uzun alıntılarda tırnak işareti kullanmadan direkt olarak alıntı yapması ve atıfta bulunma yöntemlerini doğru bir şekilde uygulamamasının intihale yol açtığı görülüyor. Yapılan intihalin çalışmada izlenen metodolojinin anlatıldığı veya erişilen bulguların sunulduğu bölümde olmadığını hatırlatmak gerek. Çalışmanın bu yönüyle özgün olduğu ifade edilebilir.

Öte yandan yüzde 20’ye varan benzerlik oranıyla böyle bir doktora tezinin günümüzde bilimsel araştırma etiğini izleyen herhangi bir üniversite tarafından onaylanmasının pek mümkün olmadığı rahatlıkla söylenebilir. Nitekim bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde de intihal durumunda hem lisans hem de lisansüstü öğrencilere çeşitli yaptırımlar uygulanıyor. 

2003 yılında teslim edilen tezin danışmanlığını Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Güven Alpay’ın yaptığı tezi onaylayan kurulda ise, Prof. Dr. Muzaffer Bodur, Prof. Dr. Hayat Kabasakal, Prof. Dr. Beyza Oba ve o dönem doçent olan Prof. Dr. Ayşegül Toker’in yer aldığı anlaşılıyor.

Tezin literatür taraması kısmındaki bu problemin 2003 yılında tespit edilememesinin bir nedeni o dönem Turnitin benzeri intihal tespit sistemlerinin henüz geliştirilmemiş olmasıydı. Ancak yine de böylesi durumlara karşı doktora öğrencilerinin hazırlıklı olması, özellikle tez danışmanının bu tarz durumlara itina ile yaklaşması, tezi değerlendiren kurulun dikkatli davranması beklenebilirdi. Retrospektif bir biçimde bakıldığında bu tarz yorumlarda bulunmak mümkün. Her ne kadar dönemin sağladığı intihal tespit teknolojileri bakımından tez danışmanı ve tezi değerlendiren kurul için denebilecek pek fazla şey olmasa da tezin yazarının akademik etiğe daha duyarlı olması beklenirdi.

Türkiye’de akademik usule riayet ve belli kadrolara gelenlerin akademik derecelerinin açık olmaması uzun zamandır bir sorun. Daha önce de eski Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın doktora tezi ile ilgili çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Üniversitelerde kadroların liyakat esasınca dağıtılmadığı eleştirileri de uzun zamandır gündemde.

Türkiye’de akademinin sorunlarının başarıya etki ettiği de söylenebilir. Dünyanın en iyi 500 üniversitesini sıralayan çeşitli endeskler var. Bu endekslerde Türkiye’den genelde bir ya da iki üniversite yer alıyor. Örneğin Times Higher Education’ın sıralamasında, Türkiye’den Çankaya Üniversitesi ve Koç Üniversitesi ilk 500’de yer alıyor. QS World University Rankings’in sıralamasına göre sadece Koç Üniversitesi ilk 500’de yer alırken, US News’e göre Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ilk 500’de.    

Güncelleme: 18/07/2021

Yazının "Boğaziçi Üniversitesi rektörü Melih Bulu’nun doktora tezinde intihal yaptığı iddiası" olan başlığı "Melih Bulu’nun doktora tezinde intihal yaptığı iddiası" şeklinde değiştirildi.