Atatürk’ün Türkiye’nin Azerbaycan ile kara sınırı olması için İran’dan toprak satın aldığı iddiası

Atatürk’ün Türkiye’nin Azerbaycan ile kara sınırı olması için İran’dan toprak satın aldığı iddiası

Sonuçlandırılamadı Sonuçlandırılamadı

Bulgular

Mevcut Türkiye-İran sınırı 1932’de yapılan bir antlaşmayla çizildi.

Atatürk’ün şahsen para verip İran’dan toprak satın aldığına dair tarihi bir kayda ulaşılamıyor.

Antlaşmanın kabul edildiği 18 Haziran 1932 tarihli meclis tutanağında da böyle bir bilgi yer almıyor.

Teyit, konuyla ilgili bilgi almak için Dışişleri Bakanlığı’na ile Türkiye Nahçıvan Konsolosluğu’na ulaştı, ancak yanıt alamadı.

Bu içerik 2 yıldan daha eski tarihlidir.

Sosyal medyada uzun zamandır paylaşılan bazı gönderilerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye'nin salt Azerbaycan ile bir kara sınırı olsun diye kendi parasıyla İran’dan toprak satın aldığı iddia ediliyor. İddia son günlerde Azerbaycan'la Ermenistan arasında yaşanan çatışmaların peşinden tekrar gündeme geldi. 

nahcivan sinir iddiasi

Mevcut sınır, 1932’de yapılan bir antlaşmayla çizildi 

Tahran’da Türkiye ile İran arasındaki sınırı belirlemek üzere 1932’de bir antlaşma imzalandı. Baskın Oran’ın Türkiye Dış Politikası kitabında, Türk İran sınırının 1932’de imzalanan bu antlaşma ile son halini aldığı belirtiliyor. Antlaşmayla, Ağrı Dağı bölgesi tümüyle (Küçük Ağrı bölgesi de dahil olmak üzere) Türk tarafında kaldı ve karşılığında Van’ın Kotur bölgesinden bir arazi verildi. 

Doç Dr. Ahmet Özgiray’ın 1995’te Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi’nde yayımlanan makalesinde ve Prof. Dr. Nihat Erim’in 1952’de kaleme aldığı makalede de, İran’ın antlaşmayı 1932’de yapılan görüşmeler sonucu kabul ettiği ve Küçük Ağrı Dağı bölgesini Türkiye'ye vermeye razı olduğu yazıyor. Antlaşmaya göre sınır, Aras nehri ile Karasu ırmağının birleştiği yerden başlayarak, Boralan Gölü’ne kadar Karasu'nun talvegini (akarsu yatağının en derin noktalarını birleştiren çizgi) takip ettikten sonra, Küçük Ağrı Dağını, Tendürek Dağını, Kâzım Paşa'yı, Başkala'yı, Şemdinan'ı ve Gelişin Dağı’nı Türkiye’de bırakacak şekilde düzenlendi.

1920 ve 1930’lu yıllarda sınırın belirlenmesi süreci ile iki ülke arasındaki ilişkileri inceleyen akademik çalışmalara baktığımızda, Atatürk’ün şahsen para verip İran’dan toprak satın aldığına dair tarihi bir kayda ulaşamadık. Antlaşmanın kabul edildiği 18 Haziran 1932 tarihli meclis tutanağında da böyle bir bilgi yer almıyor. 

nahcivan sinir kapisi acilis

1992, Nahçıvan Sınır Kapısı açılışı

Teyit, konuyla ilgili bilgi almak için Dışişleri Bakanlığı’na ve Türkiye Nahçıvan Konsolosluğu’na ulaştı, ancak yanıt alamadı.

Yani İran Türkiye sınırının nasıl çizildiğine yönelik tarihi bilgiler olsa da, Dilucu sınır bölgesini “Atatürk’ün kendi parasıyla” satın aldığını gösteren hiçbir delile ulaşılamıyor.

Atatürk’ün Nahçıvan’a verdiği önem

Nahçıvan Başkonsolosluğu internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Atatürk'ün “Türk Kapısı” olarak nitelediği Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Azerbaycan’ın Türkiye’yle tek fiziki bağı olması nedeniyle önem taşıyor. Bölgedeki sınır kapısı ise 1992 yılında açılmış. 

Nitekim, Mustafa Kemal Atatürk, 1920’de Nahçıvan'ın Ermenistan'a hediye edilmek istenmesinden rahatsız olmuş ve “Nahçıvan Türk kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız” sözlerini sarf etmiş. Yani sosyal medyada dolaşan iddialar, Atatürk’ün Nahçıvan konusundaki hassasiyetinden ötürü ortaya çıkmış olabilir.

Olmayanı kanıtlamak kolay değil

Teyit, iddiaları incelerken doğru, güvenilir ve açık kanıtlar bulmaya çalışıyor. Daha sonra bu kanıtlar doğrultusunda iddia doğru, yanlış ve karma kategorisinde belirli kriterlere göre isimlendiriliyor. 

Ancak bazı iddialarda sonuca ulaşmak kolay olmayabiliyor. Örneğin Atatürk’ün kendi parasıyla Dilucu sınır bölgesini satın aldığını belgelerle kanıtlayamadığımız gibi, aksinin söz konusu olmadığını da ortaya koyamıyoruz. Sosyal medyada sıkça görülen ve Atatürk'le ilişkilendirilen sözler de, yazılı kaynaklardan teyit edilemediği için sonuçlanamayabiliyor. Teyit, olmayanı kanıtlamanın olanı kanıtlamaktan daha zor olduğunu anlatmıştı.

Kısacası Teyit, yapılan araştırmalar sonucu, analizi doğru, yanlış ya da karma olarak nitelendirmeye yetecek nitelikte delile ulaşamadı. Bu haliyle “sonuçlandırılamadı” kategorisinde yer alan analizin sonucu, resmi kaynaklardan yanıt alınması durumunda güncellenebilir.