Alman meclisine 2012 yılında sunulan raporda yeni koronavirüs salgınının anlatıldığı iddiası

İDDİA: Alman meclisine 2012 yılında sunulan risk raporunda, yeni koronavirüs (Covid-19) salgını anlatılıyor.

YANLIŞ

Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde Alman Robert Koch Enstitüsü ve bilim kurulları tarafından hazırlanan bir raporun Covid-19 salgınını 2012 yılında öngördüğü iddiaları yer aldı. İddia, Teyit’e ihbar olarak da gönderildi. Alman federal meclisine (Deutscher Bundestag) sunulan raporda, Modi-SARS olarak adlandırılan bir salgından ve bu salgına neden olacak virüsün yayılımı, kuluçka süresi gibi bazı bilgilerden bahsediliyor. 

Ancak meclise sunulan bu raporun Wuhan’da ortaya çıkan Covid-19 salgınından bahsettiği iddiası doğru değil. Raporda, Modi-SARS adlı varsayımsal bir virüsten ve bu virüsün yaratabileceği salgın ihtimaline karşı, Almanya’nın alacağı önlemlerden bahsediliyor. Raporda yer alan tek risk bu salgın da değil. Sıradağlarda karlar ya da buzlar erirse oluşacak aşırı su baskını gibi senaryolar da düşünülmüş. 

Raporda varsayımsal bir virüsten bahsediliyor

Bundestag’a 2012 yılında Robert Koch Enstitüsü ve bilim kurullarının birlikte hazırladığı Risk Analizi ve Halkı Koruma başlıklı bir rapor sunulmuş. Rapor, 2013 yılında yayınlanmış ve meclisin sitesinde yer alıyor, yani kamuya açık. Alman doğrulama platformu Correctiv, Almanya’nın gizli planıymış gibi sunulan raporun, farazi bir senaryo üzerine hazırlanmış olduğunu aktarmış. Correctiv, Almanya Sivil Koruma ve Afet Yardımı Federal Ofisi’ne konuyla ilgili bir e-postayla ulaşmış. Ofis, risk analizi raporlarının, federal düzeyde olası tehlikelerin, ülkedeki kamu düzeni ve güvenliğine olası etkilerine karşı hazırlandığını bildirmiş. Raporda yer alan tahminler, sivil savunma ve afet korumasında önleyici planlama yapmayı mümkün kılıyor. Nitekim sonraki yıllarda kuraklık riski analizi gibi konular da gündeme gelmiş.

2012 yılında yayınlanan raporda iki risk analizi var: İlki dağlardaki kar ve buzulların erimesiyle oluşabilecek su baskını riski (Sayfa 24). Diğeri ise farazi Modi-SARS virüsünün sebep olabileceği bir salgın. Risklerin ülke düzeyindeki ve uluslararası düzeydeki gelişimleri de raporda yer alıyor. Her iki analizin de başlangıç kısmında bu risklerin ne kadar zaman içinde gerçekleşebileceğine dair bir zaman öngörüsü var. Modi-SARS virüsüyle ilgili öngörü, 100 ile bin yıl arasında gerçekleşebileceği yönünde (Sayfa 56). 

Gelelim olası salgına sebep olan virüsle ilgili raporda verilen bilgilere. Öncelikle varsayımsal Modi-SARS virüsünün neden seçildiği açıklanmış. Salgın senaryosu, olası en kötü ihtimaller düşünülerek yazıldığından, insanlığın tanımadığı, yeni bir virüs üzerine kurulmuş. Bu nedenle, hem varsayımsal, hem de gerçekçi olabilmesi açısından 2003’te ortaya çıkan SARS’a benzer bir virüs kurgulanmış. Adına da modifiye edilmiş SARS, yani “Modi-SARS” denmiş (Sayfa 5). Bugünkü salgına neden olan Covid-19 virüsü daha önce var olan bir virüsün mutasyona uğramış hali değil. Almanya’nın varsayımsal bir virüs seçmesinin nedeni de olası bir pandeminin seyrini görebilmek. 

Ayrıca rapordaki şu ifade de varsayımların temelinin SARS-Cov’a dayandırıldığını açıkça belirtiyor. 

Varsayımsal Modi-SARS virüsü, neredeyse tüm özellikleriyle doğal SARS-CoV ile aynıdır.

Varsayımsal Modi-SARS, SARS benzeri bir virüs

Raporda Modi-SARS virüsünün, Güneydoğu Asya ülkelerindeki hayvan pazarlarından çıkabileceği yazıyor. Bir ülke ya da şehir belirtilmemiş. Peki, bu öngörü nasıl oluşturuldu? 2003 yılında ortaya çıkan SARS salgınında ilk vakalar Çin, Vietnam ve Hong Kong gibi ülkelerde ortaya çıkmıştı ve misk kedileri üzerinden insanlara tutunmayı başaran virüsün ilk kaynağının, yarasalar olduğu düşünülüyor. Yani, rapordaki virüsün ortaya çıkışı, insanlığın daha önce yaşadığı bir tecrübeden yola çıkılarak kurgulanmış. Dahası, 2003 yılından bu yana koronavirüslerin zatürreye neden olabilecek, SARS benzeri bir salgın hastalık yaratma potansiyeline işaret eden birçok akademik çalışma da yapıldı. Gıda ve Tarım Örgütü’nün de 2011 yılında yayınladığı bir raporda, Çin’de bulunan hayvan pazarlarında enfekte olan hayvanların SARS benzeri salgın hastalıklara neden olabileceği uyarısı  yer alıyordu (Sayfa 102). Yani yarasalardan insanlara geçebilecek bir koronavirüsün yaratabileceği tehdit uzun süredir biliniyordu. Son 30 yılda tespit edilen 37 yeni bulaşıcı hastalıktan üçte ikisinden fazlası hayvanlardan bulaşmıştı. Bu nedenle hayvanlardan insanlara geçecek bir virüs senaryosu o kadar da şaşırtıcı değil.

(Kaynak: MDPI, Bat Coronaviruses in China) Şubat 2019’da yayınlanan bir akademik çalışma: “Müstakbel SARS yahut MERS benzeri koronavirüs salgınlarının yarasalardan kaynaklanması muhtemel; Çin’de ortaya çıkma ihtimalleri daha da güçlü” 

Semptomların hepsi SARS virüsüyle aynı

Senaryoda hastalığın semptomlarından, kuluçka süresinden ve Almanya’ya nasıl yayılacağından da ayrıntılı bir şekilde bahsedilmiş. Semptomlar arasında ateş ve kuru öksürük olabileceği ve hastaların birçoğunda da nefes darlığı yaşanacağı bilgisi yer alıyor (Sayfa 58). Ancak raporu hazırlayanlarda bu öngörünün oluşması doğal. Çünkü, bu semptomlar SARS virüsünün ortaya çıkardığı semptomlarla tıpatıp aynı. 

Raporda kurgusal virüsün kuluçka döneminin üç ila beş gün arasında olacağı, ancak iki ila 14 günlük bir süreyi de bulabileceği söyleniyor (Sayfa 58). Bu süre SARS virüsünde 2-7 gün idi. Ancak izolasyon süresinin 10 günü aşabileceğini söyleyen çalışmalar da vardı

Pek çok ülkede benzer pandemi simülasyonu yapılıyor

Raporda olası salgında Almanya’da sağlık sisteminin çökebileceği, ciddi ekonomik sorunlar yaşanabileceği gibi varsayımlar da yer alıyor. Bunun sebebi, raporun olası en kötü senaryo üzerine kurulu olması. Olası pandemi raporları hazırlayan tek ülke Almanya da değil. Misal Türkiye’de 2019 yılında yayınlanan pandemi eylem planından, bugün yaşadığımıza benzer bir senaryonun öngörülebildiği anlaşılıyor. Olası bir influenza salgını senaryosu üzerinden hazırlanan planda, gerektiğinde eğitime ara verilmesi, işyerlerinin kapatılması, seyahat kısıtı gibi önlemler yer alıyor (Sayfa 179). 

Sonuç olarak 2012 yılında Alman meclisine sunulan risk raporu, olası bir salgının simüle edilerek gerekli hazırlığın yapılması için hazırlanmış. Eldeki bilimsel veriler, olası salgınların tahmin edilmesi ve hatta modellenebilmelerine izin veriyor. İddia bu haliyle yanlış bilginin en yaygın türlerinden çarpıtmaya örnek. 

İddia hakkında hazırladığımız analizi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler. Okuduğunuz bu analizi daha fazla kişiye ulaştırabilmek, daha çok iddiayı daha kısa zamanda inceleyebilmek için bizi Patreon sayfamızdan destekleyebilirsiniz. 

Kaynaklar

CDC, SARS Response Timeline

CDC, Frequently Asked Questions About SARS

Correctiv, Coronavirus: What the alleged “government secret plan” 2012 was really about, 18 Mart 2020

FAO, Investigating the role of bats in emerging zoonoses, 2011

German Federal Assembly, Report on risk analysis in civil protection, 3 Ocak 2013

German Federal Assembly, Report on risk analysis in civil protection 2012

German Federal Assembly, Report on risk analysis in civil protection, 2018

Nature, A SARS-like cluster of circulating bat coronaviruses shows potential for human emergence, 9 Kasım 2015

NCBI, What You Need to Know About Infectious Disease, 2010

New Zealand Goverment, New Zealand Influenza Pandemic Plan, 2017

MDPI, Bat Coronaviruses in China, 2019

Sağlık Bakanlığı, Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı, 2019

The National Academies, Animal Carriers

Türk Toraks Derneği, SARS, 25 Şubat 2011

Virology Journal, Bat origin of human coronaviruses, 2015

WHO, SARS (Severe Acute Respiratory Syndrome)

Kapak Görseli: AP-Markus Schreiber