2018 yankı fanuslarından kaçanların yılı olacak

Bu yazı Nieman Lab’in 2018 yılında gazeteciliği nelerin beklediğine dair uzmanların öngörülerine yer verdiği içerik dizisinden alınmıştır.


Facebook’ta ve Twitter’da bizimle aynı değer yargılarına sahip insanları takip ediyoruz ve dijital dünyalarımız daha kişisel ve “steril” hale geldikçe, perspektiflerimiz içine nüfuz edilemez ve yeni fikirlere kapalı yankı fanuslarına evriliyor.

2018’de bu filtre baloncuklarını delmeye ve kendi temayül ve ilgilerimizin dışında kalanı daha iyi anlamaya doğru bir meyil göreceğiz.

Bunu yapmanın bir yolu farklı haber kaynaklarını okumak, okurları ilgi alanları dışında kalan konuları keşfetmeye teşvik etmek yahut sosyal platformların algoritmalarını değiştirmelerini sağlayarak kullanıcıyı görmeye alışık olmadığı şeylere muhatap kılmak olabilir. Kurumları ve okurları yeni alışkanlıklara daha bütünlüklü bakmalarını sağlasak ve tipik medya davranışlarını bir mesele haline getirmek için teşvik etmenin yolunu bulabilsek nasıl olurdu?

Nihayetinde, yankı fanuslarının yarattığı döngüyü kırmak için oluşturulacak güvenilirlik okur, medya kuruluşu ve sosyal medya platformlarının çabalarından, çok parçalı bir bütün olarak inşa edilecek. Medya kuruluşlarının yanı sıra, Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya platformları artık toplumsal kutuplaşmanın pek çok fazında nasıl bir etkileri olduğunu kabul etmeli. Tüm bunların özünde ise, okurun kendi yankı fanusunun inşasında oynadığı rolü görebilmesi var.

Haber menüsünü çeşitlendirmek

Haber ve medyayı bir tür beslenme biçimi olarak düşünseydik ne olurdu? Bu durumda sağlıklı bir haber menüsü için nasıl içeriklere ihtiyacımız olurdu? Yahut doymuş bir okurun haber tüketimi konusunda ideal tavrı ve alışkanlıkları nasıl olmalı? 

Facebook gibi medya platformları belirli makaleleri fikir bazlı ve bilgi/veri bazlı içerik olarak işaretleyebilir, böylece okur ön kabulleri olan bir metin okuduğunun farkında olur. Platformlar ayrıca, kullanıcının okuma alışkanlıklarını ve okur davranışı grafiklerini kullanıcının bizzat kendisiyle paylaşabilir. Bu vesileyle okur, belli bir konuya ilişkin hangi görüşten kaç yazı okuduğunu görebilir ve edindiği fikrin toplumun genelini mi yoksa kendi yankı fanusunu mu yansıttığına karar verebilir.

Yankı fanuslarını kırmak kimin sorumluluğu?

Bu, yayınların inisiyatifinde mi? Yoksa sorumluluk gazetecilere ve okuyucuya mı ait? Son okur editörümüz Liz Spayd New York Times’ın “sayfalarında daha geniş bir yelpazeden görüşlere yer vermek adına kamusal bir sorumluluk üstlendiğini duyurduğunu” yazmıştı. Spayd yazısında ayrıca bu açıklamadaki temel tartışmanın gazeteyi çevreleyen liberal yankı fanusunu kırmak olduğunu da belirtmişti. Biz de The Reader Center‘ı (Okur Merkezi) kurarak geri bildirimler ve kullanıcı kaynaklı içerikler vasıtasıyla geniş bir yelpazeye yayılan okurlarımızın sesini duymayı öncelikli hale getirdik. Bunlar kutuplaşmadan ve tamamen kurumsal bir yapıdan uzaklaşmak için atılan bazı adımlar fakat okuru yankı fanusunun içinde düşünmekten kurtarmak adına elbette daha fazlasını yapabiliriz.

Fakat genele bakıldığında görülüyor ki, bu sorumluluk paylaşılmalı. Mevzunun tüm tarafları inşasında rol aldıkları sistemleri ve baloncukları parçalamada aktif rol almalı. 2018’de, filtre baloncuklarını delmek ve yankı fanuslarını parçalamak bir kişinin çabasıyla olmayacak. Bilakis, haber organizasyonlarından sosyal medya platformlarına ve en önemlisi okura, tüm tarafların karşılıklı ve işlevsel çabasıyla çözülebilecek bir sorun bu.

Kaynak: Hannah Cassius – Nieman Lab Çeviri: Rumeysa Sena Şahbaz